Studio RE+N, Çin’in Lishui şehrindeki atıl bir platformu düşük maliyetli ve esnek müdahalelerle yeniden işlevlendirdi.

Fotoğraflar: Kejia Mei
2015 ile 2017 yılları arasında inşa edilen bu yerleşimin uzun yıllar boyunca etkin biçimde işletilemediği ve platformun uzun süre kullanılmadan kaldığı tespit edilmiş.
Atıl kaldığı dönemde yüzeyinin çatlamış olduğu, herhangi bir tesisin bulunmadığı ve ilkel bir umumi tuvaletin bakımsız bırakıldığı görülüyor. Merkezi konumuna rağmen, fiziksel erişilebilirlik eksikliği ve açık bir program kurgusunun bulunmaması nedeniyle alan büyük ölçüde göz ardı edilmiş.

Yenileme öncesi platform
2024 yılında yerleşim devlet destekli gençlik konutlarına dönüştürülmüş. Bölgeye yerleşen genç sakinlerin sayısının giderek arttığı, mevcut alanların ise günlük egzersiz, sosyal etkileşim ve toplumsal etkinlik gereksinimlerini karşılamakta yetersiz kalmış.

Platformun batı tarafında, yeni bir cadde arayüzü oluşturulmuş ve bir dizi kırmızı hafif çelik yapı aracılığıyla tanımlanmış. Metal ağ ile kaplanmış geçirgen ve doğrusal bir kanopi iskeleti kurulmuş ve cadde ile platform arasındaki kot farkını aşmak üzere bir spiral merdiven kulesi yerleştirilmiş.
Kanopiden sarkan kanvas paneller aracılığıyla ışık ve gölgenin düzenlenerek açıklıkla dengeli bir mikroiklim alanı oluşturulmuş. Böylece, daha önce içe dönük olan platformun cadde ile topluluk arasında çift taraflı açık bir arayüze dönüştürülmüş.

Kanopinin altında, dikey olarak dizilmiş inşaat demirlerinden oluşan geçirgen perdelerle çevrelenen hareketli hizmet modülleri yer alıyor. Bu modüller, katlanabilir masalar, oturma alanları, depolama rafları ve gelecekteki etkinlikler için tasarlanmış delikli panelli duvarlar içeriyor.
Hareketli basamaklı oturma elemanları, doğaçlama gösteriler ve topluluk buluşmaları için uygun bir ortam sunuyor. Tüm modüller, sahada hızlı biçimde monte edilebilmesi amacıyla prefabrik olarak üretilmiş ve gelecekte yapılacak düzenlemelere ve değişikliklere olanak sağlayacak şekilde esnek kurgulanmış.

Platform yüzeyinde, hava koşullarına dayanıklı SPU döşeme malzemesi kullanılarak pembe, mavi ve yeşil renklerde radyal ve eşmerkezli desenleri bir araya getiren bir zemin kurgusu oluşturulmuş.
Desenlerin doğu tarafındaki basamaklı oturma alanlarına kadar uzandığı ve bu sayede doğu-batı ekseni boyunca kamusal alanlar arasında süreklilik sağlandığı görülüyor. Cadde boyunca yerleştirilen ve birbirine kenetlenen montaj prensibine dayanan etkileşimli bir aydınlatma enstalasyonunun topluluk için simgesel bir öğe oluşturduğu ifade ediliyor.

Gece olduğunda, yapısal birleşim noktalarına entegre edilen LED şeritler aracılığıyla gündüz algılanan iskelet yapının yumuşak ve parıldayan bir görünüme dönüşüyor.

Proje bir tiyatro olarak tasarlanmamış olsa da, günlük buluşmalarla kendiliğinden bir sahneye dönüşmekte ve sınırlı malzemeyle yoğun bir toplumsal yaşam üretiyor. Bu durum, kamusal alanların önceden tanımlanmış işlevlere bağlı kalmak zorunda olmadığını ve kullanım yoluyla ortaya çıkan, zamanla gelişen bir sistem olarak şekillenebileceğini ortaya koyuyor.

