Hakkı Can Özkan ve Ferhat Bulduk’un Eseri Kapadokya Bienali’ne seçildi

Mimarlar Hakkı Can Özkan ve Ferhat Bulduk, 2026 Kapadokya Bienali’nin açık çağrısına sundukları “Badireler / Ordeals” adlı projeyle bienalde yer almaya hak kazandı. 48 ülkeden 1038 sanatçının başvurduğu seçkide, değerlendirme sonucunda belirlenen 97 eser arasında Özkan ve Bulduk’un çalışması da sergilenmeye değer görüldü.

Sanatçılar, bienalin açık çağrısına sundukları “Badireler / Ordeals” başlıklı çalışmalarıyla, 48 ülkeden 1038 sanatçının başvurduğu seçkide değerlendirmeye alınan projeler arasından seçilen 97 eser içinde yer almayı başardı.

İlk edisyonu düzenlenen Kapadokya Bienali, 7 Mayıs – 3 Eylül 2026 tarihleri arasında Kapadokya’nın farklı noktalarında gerçekleştirilecek. Bienal, ilk yılında “Doğum” temasıyla sanatın dönüştürücü gücünü merkeze alarak toplumsal ve küresel sorunlara sanatsal yaklaşımlar geliştirmeyi amaçlıyor. Afetler, savaşlar ve ekonomik krizler gibi zorluklar karşısında insanın yeniden başlama cesaretine odaklanan etkinlik, sanatın iyileştirici ve birleştirici potansiyelini tartışmaya açmayı hedefliyor.

Sinemasal Kültür Sanat Derneği ve New Saga Fikir Sanat A.Ş. iş birliğiyle düzenlenen bienal, Kapadokya’nın doğal ve kültürel peyzajı içinde farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirerek çağdaş sanat üretimlerini bölgenin özgün coğrafyasıyla buluşturmayı amaçlıyor.

Özkan ve Bulduk’un “Badireler / Ordeals” adlı çalışması da bu uluslararası seçkide yer alarak, Kapadokya’nın eşsiz mekânsal bağlamında sergilenecek eserler arasında yerini alacak.

Eser Açıklama Notu:

Nevşehir, Ürgüp ve Göreme üçgeniyle tanımlanan Kapadokya’nın eşsiz coğrafyası, milyonlarca yıl önce gerçekleşen büyük volkanik patlamalar gibi devasa doğal “badirelerin” sonucudur. Ancak bu coğrafya yalnızca doğanın değil, insanlık tarihinin de ardı ardına gelen sınavlarına sahne olmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde ilk Hristiyan toplulukların baskıdan kaçarak yeraltı şehirlerine sığınması, Bizans çağında Arap akınları karşısında vadilerin savunma ve saklanma mekânlarına dönüşmesi, İkonoklazm döneminde sanatçı ve keşişlerin izole vadilerde yeni ibadet ve üretim alanları kurması, ardından Moğol istilalarının yarattığı büyük kırılma ve son olarak 1923 nüfus mübadelesiyle bölgenin sosyal dokusunun değişmesi; Kapadokya’nın tarih boyunca yaşadığı başlıca badirelerdir.

Bu yerleştirme, Göreme Panorama Terası’nda, Kapadokya’nın bütün ruhuna hâkim bir eşikte konumlanır. Bölgeyi biçimlendiren jeolojik oluşumlar yüzyıllar boyunca sayısız hikâyeye tanıklık etmiş; bu hikâyelerin en belirleyici olanları, bugün bildiğimiz yeraltı yerleşimlerinin yöre halkı tarafından inşa edilmesine zemin hazırlamıştır. Yerleştirmeyi oluşturan beş katman, bu coğrafyada yaşamayı mümkün kılan kolektif iradeyi, hayatta kalma cesaretini ve güçlü bir motivasyonu simgeler.

Her ne kadar korten plakalar düz ve tekil yüzeyler olarak kurgulanmış olsa da, tıpkı bu coğrafyaya oyularak yerleşmiş yapılar gibi zamanla oluşan çatlaklar birbirine açılan pencerelere dönüşür. Bu pencereler yalnızca eşsiz manzaraya değil, aynı zamanda bölgenin derin tarihine de bakar. Her bakışta, bugün büyülenerek izlediğimiz Kapadokya’nın acılar ve badirelerle yoğrulmuş geçmişi; tüm sancılarını aşarak bugüne ulaşma serüveni yeniden hatırlanır.

Etiketler

Bir yanıt yazın