Kendine Özgü Bir Ritme Sahip Cephe

Kendine Özgü Bir Ritme Sahip Cephe

Zaha Hadid Architects tarafından Dubai’nin yeni Horizon bölgesinde tasarlanan Symphony Tower, her cephesinde kendine özgü bir ritim oluşturan ve iç içe geçmiş mimari diliyle öne çıkan etkileyici bir yapı olarak dikkat çekiyor.

Render: Bloomimages

Zaha Hadid Architects tarafından, Imtiaz Developments için Dubai’nin yeni Horizon bölgesinde tasarlanan Symphony Tower; kentin doğduğu tarihi Dubai Creek’in en uç noktasında yükseliyor.

Yakınında yer alan ve koruma altına alınmış Ras Al Khor Doğa Koruma Alanı, Birleşik Arap Emirlikleri’ne özgü gül flamingolarının da aralarında bulunduğu göçmen kuş türlerini cezbeden, bölgenin en etkileyici vahşi yaşam sığınaklarından biri olarak öne çıkıyor.

Al Sadu ve Talli’nin (Emirliklerin metal ipliklerle dokuma geleneksel el sanatları) kendine özgü üç boyutlu geometrilerinden ve detaylı nakışlarından ilham alan kulenin dış iskeleti, gün boyunca güneşin gökyüzünde hareket etmesiyle ton ve derinlik açısından dönüşüm geçiren, iç içe geçmiş bir cephe oluşturuyor.

Kulenin dış iskeletinin ızgara düzeniyle şekillenen ve bu terasların farklı derinlikleriyle vurgulanan iç içe geçmiş mimari, her cephede kendine özgü bir ritim ve doku oluşturuyor.

Bu yapı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin geleneksel zanaatkârlarının ürettiği nakışların karmaşık desenlerini ve ince işçiliğini modern bir yorumla taklit eden etkileyici bir cephe dili yaratıyor.

Fotovoltaik paneller, gün boyunca topladıkları güneş enerjisini depolayarak kulenin aydınlatma sistemini beslerken böylece dış iskeletin yumuşak bir ışıltıyla ortaya çıkan üç boyutlu kafes yapısını gece boyunca zarif bir şekilde vurguluyor.

Cepheleri gölgelendirerek güneş kaynaklı ısı yükünü azaltan bu yapı ve teraslarla kurduğu koruyucu ilişki, kulenin açık hava yaşam alanlarını yılın büyük bölümünde konforlu ve kullanılabilir kılıyor.

Modüler inşaat tekniklerinin kullanılması; geri dönüştürülmüş çelik, düşük karbonlu beton ve sorumlu kaynaklardan elde edilen kaplamalarla desteklenerek kulenin karbon ayak izini önemli ölçüde düşürüyor. Buna ek olarak, gri su geri dönüşüm sistemleri, düşük akışlı armatürler ve kuraklığa dayanıklı peyzaj tasarımı sayesinde su tüketimi de etkili biçimde azaltılacak.

Etiketler

Bir yanıt yazın