Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali (IABA), sekiz yıl aradan sonra yeniden kente döndü.
Sekiz Yıl Sonra Yeniden Kentte
Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali (IABA), sekiz yıl aradan sonra yeniden kente dönüyor. Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası mimarlık bienali olma özelliğini taşıyan etkinlik, 3–9 Kasım 2025 tarihleri arasında “ARADA / In-Between” temasıyla beşinci kez gerçekleşecek.
Bienal, Prof. Dr. C. Abdi Güzer başkanlığında, Prof. Dr. Lale Özgenel ve Hazal Türkyılmaz küratörlüğünde; Pil Fabrikası Yerleşkesi ve Mimar Sinan Kongre Merkezi olmak üzere iki merkezde eşzamanlı olarak hayata geçirilecek.
4.5 – Geçişin ve Yeniden Başlangıcın Adı
IABA, 2011’de Kesişmeler temasıyla başladığı yolculuğunu Şablon (2013), Geleceği Düşünmek (2015) ve Süreklilik (2017) temalarıyla sürdürdü. 2019’da planlanan 5. Bienal, COVID-19 pandemisi nedeniyle ertelendi.
Bu kesintinin ardından 2025 buluşması, “4.5” başlığıyla, hem bu aralığı hem de olağana dönüş sürecini simgeliyor. “4.5”, küresel belirsizliklerin ortasında yeniden düşünmeyi, yeniden üretmeyi ve yeniden başlamayı temsil ediyor.
Tema: ARADA – Yeni Dünya Düzeninde Mimarlık ve Kent
Değişen dünya düzeni, mimarlığın ve kentin doğasını dönüştürüyor.
Teknolojik gelişmeler, çevresel krizler, dijitalleşme, göç ve kimlik gibi olgular, mekânın anlamını ve sınırlarını yeniden tanımlıyor.
“Arada” olmak; yerel ile küresel, gelenek ile yenilik, fiziksel ile dijital, doğal ile yapılı çevre arasındaki akışkan sınırların tam ortasında bir konumlanmayı ifade ediyor.
IABA 4.5, bu aradalığı bir fikir alanına dönüştürerek mimarlık ve kent üzerine yeni düşünme biçimlerini, eleştirel yaklaşımları ve yaratıcı üretimleri görünür kılmayı amaçlıyor.
Çok Sesli ve Disiplinlerarası Bir Buluşma
Bienal; mimarları, plancılarını, sanatçıları, akademisyenleri, öğrencileri, yerel yönetimleri ve kentlileri aynı çatı altında buluşturacak.
Sergiler, paneller, atölye çalışmaları, sunumlar, mimar ve sanatçı turları, öğrenci etkinlikleri, deneysel çalışmalar, açık çağrı seçkileri ve kent yürüyüşleriyle Antalya, bir hafta boyunca disiplinler arası bir diyalog alanına dönüşecek.
Katılımcılar, bugünün dünyasında “arada” olma hâlini tartışarak, mimarlığın geleceğine dair yeni bakış açıları geliştirecekler.
Pil Fabrikası: Geçmişle Gelecek Arasında Yeni Bir Sahne
Bienalin ana merkezi olan Pil Fabrikası Yerleşkesi, endüstri mirasının yeniden işlevlendirilmesiyle geçmişle geleceği buluşturan özgün bir mekâna dönüşecek.
Ana serginin yanı sıra, yan sergiler, açık çağrı seçkileri ve deneysel mimarlık üretimleri bu mekânda yer alacak.
Pil Fabrikası, “arada” kavramının fiziksel karşılığını temsil eden çok katmanlı bir deneyim alanı sunacak.
Kongre Merkezi: Uluslararası Karşılaşmalar
Mimar Sinan Kongre Merkezi, davetli mimarların konuşmaları, paneller ve sunumlarla bienalin entelektüel buluşma noktası olacak.
Bu karşılaşmalar, farklı coğrafyalardan gelen katılımcıların katkısıyla zenginleşen bir fikir ve tartışma zemini oluşturacak.
Kente ve Mimarlığa Yeniden Bakmak
Yalnızca mimarlık profesyonellerine değil, kente, kentliye ve mimarlık kültürüne ilgi duyan herkese açık bir diyalog alanı olarak IABA 2025, mimarlığın kamusal alandaki görünürlüğünü güçlendirmeyi ve tartışmaları sergi salonlarının ötesine taşımayı hedefliyor.
Bienal, kısa süreli bir etkinliğin ötesinde, Antalya’nın mimarlık belleğinde kalıcı bir düşünsel zemin oluşturmayı amaçlıyor.
Mimarlığın kentle, toplumla ve zamanla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye çağıran Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali 4.5, 3–9 Kasım 2025 tarihleri arasında tüm katılımcılarını bu kolektif deneyimi paylaşmaya davet ediyor. 
“Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından iki yılda bir, belirlenen tema etrafında düzenlenen ve mimarlık ile kent gündemine dair bir tartışma ve paylaşım ortamı sunmayı hedefleyen Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali, 2025 yılı Kasım ayında 5. kez düzenlenecek. Bienal, Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası mimarlık bienali olma özelliğini taşıyor.
İlki, 2011 yılında Kesişmeler temasıyla düzenlenen bienalin: İkincisi 2013 yılında Şablon, Üçüncüsü 2015 yılında Geleceği Düşünmek, Dördüncüsü 2017 yılında Süreklilik temalarıyla gerçekleşti.
Bienalin olağan takvimi içinde 5. buluşmanın 2019 yılında düzenlenmesi planlanmıştı. Ancak, COVID-19 Pandemisi nedeniyle buluşma ertelendi ve bienal serisine ara verildi.
Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali serisi, 2025 yılındaki buluşmayla birlikte yeniden olağan ritmine dönmeyi hedefliyor. Teması, Arada olarak belirlenen 2025 yılı buluşması, bu ritmi yakalamayı amaçlayan bir anımsatma ve olağana geçiş etkinliği olarak öngörülüyor.
Bu anlamda, 5. kez düzenlenecek etkinliğin ismindeki ‘4.5’, bu geçiş sürecini sembolik anlamda temsil ediyor.
4.5 aynı zamanda, pandeminin küresel ve yerel ölçeklerde gündelik yaşam pratiklerine getirdiği, bazıları kalıcı hale gelen değişikliklerle farklı boyutlar kazanan yeni düzenler ve öncekiler arasındaki geçişe; yani bir çeşit ‘arada olma, arada bulunma’ durumuna da atıf yapıyor.”
Prof. Dr. Celal Abdi Güzer (Bienal Başkanı) – Hasan Çerçiler (Mimarlar Odası Antalya Şubesi Başkanı)
Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali (IABA), TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından iki yılda bir düzenlenen, mimarlık ve kent üzerine eleştirel tartışma ve paylaşım ortamı sunan uluslararası bir platformdur. Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası mimarlık bienali olma kimliğini koruyan IABA’nin ilk dört buluşması; Kesişmeler (2011), Şablon (2013), Geleceği Düşünmek (2015) ve Süreklilik (2017) temaları altında gerçekleşmiştir.
Bienalin 5. edisyonunun 2019 yılında düzenlenmesi planlanmış ancak COVID-19 pandemisi nedeniyle ertelenmiş ve bienal süreci geçici olarak askıya alınmıştır. 2025 yılı itibarıyla IABA, mimarlık ve kent üzerine eleştirel diyalog için önemli bir ortam olarak ritmini yeniden yakalayacak; 5. buluşma, bienalin sürekliliğini yeniden kuran önemli bir buluşmayı temsil edecektir.
IABA 2025’in temasını “Arada – Yeni Dünya Düzeninde Mimarlık ve Kent” olarak belirledik. Bu buluşmayı, durdurulanların hatırlatıcısı ve yenilenmiş bir normale geçişin ifadesi olarak kurguluyoruz. IABA 4.5 tanımlaması, geçmiş ve gelecek pratikler arasında bir geçiş sürecini simgeliyor; pandeminin günlük yaşam, mimarlık ve kent üzerinde yarattığı, birçoğu kalıcı hale gelmiş veya farklı boyutlar kazanmış dönüşümleri yansıtıyor. Dolayısıyla arada kalma/arada olma durumuna atıfta bulunuyor.
IABA 4.5 teması Arada, alışılmış ile bilinmeyen, beklenen ile öngörülemez arasında olmanın getirdiği gerilimler ve karmaşıklıktan ilham alıyor. “Yeni Dünya Düzeninde Mimarlık ve Kent Nereye Evriliyor?” çerçeve sorusu üzerinden eşiksel alanları, konuları ve durumları keşfetmeyi amaçlıyor.
Bu bağlamda, bienal; yapılı çevreyi şekillendiren dinamikleri gözlemlemek, sorgulamak, eleştirmek ve yorumlamak için kritik bir zemin sunarak yapay zekâ, dijitalleşme, hegemonik teknoloji, göç ve yerinden edilme, çatışma ve savaş, iklim krizi, çevresel aciliyet, gıda güvenliği ve erişimi, sürdürülebilir yaşam, sosyal ve mekânsal adalet, kültürel erozyon, kent kimliği, sağlık, güvenlik, toplum ve çağdaş kent mekânı gibi küresel ve yerel ölçekli meseleleri ele almayı hedefliyor.
Arada teması, çok katmanlı yorumlara ve farklı perspektiflere olanak tanıyarak yeni fikirlerin, eleştirel tartışmaların ve yaratıcı keşiflerin çıkış noktası olmayı amaçlıyor. Katılımcılardan bu anlamda, arada olma hâlini bir uzlaşma ve müzakere alanı, yaratıcı bir üretim zemini ve karşıtlıklar arasında yeni ilişkilerin keşfedileceği bir ortam olarak ele almaları bekleniyor.
Bienaldeki tartışmaların ve üretimlerin tematik konuların yanı sıra şu soruları da ele alabileceğini öngörüyoruz:
• Arada olma, zıtlıkların ortak zemin bulduğu bir uzlaşma alanı olabilir mi?
• Aradalık, mimarlık ve kentsel üretim için yeni modeller yaratabilir mi?
• Yerel ve küresel, doğal ve yapay, geleneksel ve yenilik gibi karşıt ilişkiler nasıl yeniden tanımlanabilir?
• Küresel iklim krizi, mimarlık ve kentlerin birlikte var olma biçimini nasıl şekillendiriyor?
• Mimarlık, aşırı tüketim ve üretim döngülerini nasıl yavaşlatabilir?
• Geleneksel karşıtlıkların ötesinde, mimarlar, plancılar ve tasarımcılar olarak hangi yeni temaları ele almalıyız?
• Mimarlık, acil sosyal ve ekonomik krizlere çözüm üretmek için disipliner ve ulusal sınırları nasıl aşabilir?
Prof. Dr. Lale Özgenel (Küratör) – Elvan Hazal Türkyılmaz Bilgiç (Küratör)