Yapı Tasarım Yarışması: Kamusal Alanda Yenilikçi Adımlar

Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası’nın (ÇEİS), çimentonun estetik ve yenilikçi kullanımını teşvik etmek için, öğrenci ve profesyonel olmak üzere iki ayrı kategoride düzenlediği “Yapı Tasarım Yarışması”na proje teslimi için son tarih 15 Ocak 2020.

Yarışmanın Amacı

ÇEİS, çimentonun inşaat projelerindeki kullanım alanlarına, şekline ve maliyetine ilişkin ön yargıları yıkmak, çimentonun estetik ve yenilikçi kullanımını teşvik etmek ve çimentonun yapılarda yenilikçi kullanımı arttıkça yaratacağı maliyet avantajını ortaya koymak için ulusal bir proje yarışması düzenlemektedir.

Yarışmanın Türü ve Şekli

Yarışma, öğrenci ve profesyonel olmak üzere iki ayrı kategoride düzenlenmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti (TC) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) vatandaşı olan, mühendislik ve tasarım alanlarında faaliyet gösteren profesyonellere ve TC ve KKTC hukukuna uygun kurulmuş üniversitelerin mühendislik ve mimarlık bölümlerinde okuyan öğrencilere hitap eder.

Yarışmanın Teması

Her sene farklı bir temayla düzenlenecek olan yarışmanın ilk teması “Kamusal Alanda Yenilikçi Adımlar” olarak belirlenmiştir.

Kamusal Alanda Yenilikçi Adımlar

Beton ya da ona benzeyen yapı malzemeleri insan uygarlığının hep gündeminde oldu. Amaç kireç ya da volkan külünden oluşan tozu, su ve başka malzemelerle karıştırıp katılaştığında taş kadar mukavim bir malzeme elde etmekti. Endüstri Devrimi sonrası beton ve demir birleştiğinde sağladığı strüktürel, zamansal ve mekânsal imkanlar öyle etkileyiciydi ki çok kısa zamanda tekniğin imkanlarının gücüyle hızlıca yaygınlaştı ve büyümek isteyen kentlerin inşasını mümkün kılan, yüzyılın en yaygın kullanılan yapı malzemesi oldu. Bu eşik yapısal bir devrimdi!

Betonarme yapım şeklinin son 150 yılda uygarlık tarihini televizyon, otomobil ve bilgisayar kadar değiştirip dönüştürdüğünü söylemek hiç de abartılı olmaz. Çimentonun, kum, agrega ve farklı kimyasallarla pratik bir şekilde birleştirilerek sıvı halde, demirle örülmüş kalıpların içine dökülmesi sureti ile elde edilen ‘sıvı taş’ tereddütsüz mucize bir yapı malzemesi. Peki bu kadar çok kullanılmış, bulunduğumuz coğrafyada neredeyse tüm yapılı çevreyi kuran bu yapı malzemesini, sınırlarını, imkanlarını ne kadar tanıyor ve kullanıyoruz? Yeni araştırmalar ile farkına varılan yeni üretim/uygulama hallerini ne kadar biliyoruz? Konvansiyonel üretim/kalıplama/karışım oluşturma biçimlerinden farklı kullanımlarını neden araştırmıyor, ulaşılabilir olmanın avantajını “alternatif” olanı üretmek için kullanmayı neden denemiyoruz?

Yarışmacılardan bu soruların çağrışımlarını akılda tutarak, müşterek kullandığımız alanlarda yer alacak, bir yönü ile ortak kullanım senaryolarına (sergi-konser-atölye-etkinlik…) imkan veren, bir diğer yönü ile betonun konvansiyonel kullanımlarına alternatif hallerini gösterme/tanıtma amacına yönelik bir pavyon tasarlamalarını istiyoruz.

Yarışmacılardan istenen, çimento ve betonun ana taşıyıcı malzeme olduğu ve bu üç ayrı başlığı karşılayan-onlarla ilişkilenen kamusal bir müdahale önerisi tasarımıdır. Pavyonun tasarımının farklı kentsel mekanlara uyum sağlayabilecek, kendisini ve çevresini dönüştürme gücüne sahip, dolayısı ile rekreatif potansiyelinin düşünülmüş olması beklenmektedir.

Müştereklik/Kamusallık

Sadece ortak kullanıma referans vermesi bağlamında değil pavyonun yerleşeceği alanın seçilmesi de bu başlıkla ilgilidir. Yarışmacılar pavyonun programını oluştururken, kentsel alanda farklı kapsamlarda kamusal ilişkiler kuracak programlar ve hedefler belirleyebilirler. Programın çok daha tanıdık sergi, konser, atölye, sinema gösterimi gibi ortak kullanımları olması hedeflenebileceği gibi rekreatif ya da pavyonun kendisinin beton kullanımı bağlamında önerdiği alternatif var oluşun yeni kamusallıklar üretmesine izin vermesi de amaçlanabilir. İşlevlerin en azından bir kısmının farklı iklim koşullarında da yapılabilir olması önemsenmelidir.

Pavyonun yerleşeceği alanın seçimi yarışmacıya bırakılmıştır. Alanın seçiminde pavyonun yaratacağı etki ve kamusallık konularının önemsenmesi istenmektedir.

Adaptif Olma/Uyarlanabilir Olma

Uyarlanabilirlik hem program, hem müşterek hallerin kendisi hem de bağlamsal çerçeve için önemlidir. Önerilecek kamusal/müşterek alan çözüm ya da karakterinin tek defaya mahsus bir önerme olmasındansa farklı kentsel durumlara adapte olma, uyarlanabilme olasılığının olması tercih sebebidir. Bu çerçevede yarışmacılardan önermenin belirlenen kamusal karakter ve programlar çerçevesinde değişen bağlamlarda nasıl çalıştığını sınaması beklenir. Uyarlanabilirlik aynı zamanda farklı kentsel durumları/programları birbirine bağlama/dönüştürme/dikme olarak da okunabilir.

Taşınabilirlik/Mobilite

Önerilecek pavyonun, bir yerden başka yere taşınması, sökülmesi ve yeniden uyarlanabilir şekilde kurulması beklenmektedir. Tasarlanacak kamusal karakterin, kullanım anı/süresi kadar sökülme ve tekrar kurulma prosedürlerinin de tasarlanması ve sürecin bir parçası olarak ele alınması önemlidir. Pavyonun geri ya da ileri dönüşüm tekniklerinin veya birgün tamamen yok olması durumunun senaryonun bir parçası olarak ele alınması olumlu bulunacaktır.

ÖDÜLLER

Profesyonel Kategorisinde

> Birincilik Ödülü 70.000 TL
> İkincilik Ödülü 40.000 TL
> Üçüncülük Ödülü 20.000TL
> Mansiyon Ödülü (4 Adet) 15.000TL

Öğrenci Kategorisinde

> Birincilik Ödülü 25.000TL
> İkincilik Ödülü 15.000TL
> Üçüncülük Ödülü 10.000TL
> Mansiyon Ödülü (4 Adet) 5.000TL

TAKVİM

> 25 Ekim 2019 – Yarışma duyurusu
> 25 Ekim 2019 – Kayıtların açılması
> 1 Aralık 2019 – Soru sormak için son gün
> 9 Aralık 2019 – Cevapların internet sitesinde yayınlanması
> 9 Aralık 2019 – Projelerin teslim sisteminin açılması
> 15 Ocak 2020 – Projelerin son teslim tarihi
> 20 Şubat 2020 – Kazananların duyurulması

DANIŞMA KURULU

| Suat ÇALBIYIK – ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı
| Tamer SAKA – TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı
| Yavuz IŞIK – THBB Yönetim Kurulu Başkanı
| Celal KOLOĞLU – İNTES Yönetim Kurulu Başkanı
| Mithat YENİGÜN – Türkiye Müteahhitler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

JÜRİ ÜYELERİ

| Ahmet TOPBAŞ – İnş. Yük. Müh., PE
| Cem İLHAN – Dr. Mimar TeCe Mimarlık
| Dürrin SÜER – Dr. Mimar M+D Mimarlık
| Ömer Selçuk BAZ – Mimar Yalın Mimarlık
| Tomris AKIN – Mimar, Dr. Öğr. Üyesi, MEF Üniversitesi

RAPORTÖRLER

| K. Bilge ERDEM – Editör, Binat İletişim & Danışmanlık
| Neslihan İMAMOĞLU- Editör, Binat İletişim & Danışmanlık

Genel katılım koşulları  >>

Profesyonel kategorisi için katılım koşulları >>

Öğrenci kategorisi için katılım koşulları >>

Soru ve cevaplar >>

Etiketler

17 yorum

  • Azat Yalçın says:

    Betonu aklama yarışması. Güzelmiş. Kimler aklıyor: mimarlar mühendisler. E adam üreteceği şeyi okumuş zaten. Ne üretecekti, YEŞİL Mİ, DOĞA MI?:D Kamusal mekanda pavyon apaçık Peyzaj Mimarının işi. Peyzaj Mimarı demeye korkuyorsunuz aman yarabbi gri yerine yeşil koyarlar diye. Korkunun ecele faydası yok…

    • SÜLEYMAN says:

      Siz mimarlığı hala peyzaj, iç, şehir bölge diye ayıranlardan mısınız ? Dünya çapında ün kazanmış birçok mimarların kapı kolu tasarımından yat tasarımına, mobilya tasarımından şehir ölçeğinde kadar birçok tasarımı bulunmaktadır. Mimari tasarımla doğayı. yeşili sadece peyzaj mimarları değil tüm mimarlar tasarlar. Mimar dediğin bir mekanı tek bir ögesiyle değil her şeyiyle tasarlar. Sanki tüm grinin sebebi mimarlar kurtarıcısı da peyzaj mimarları 🙂 Bunların hepsi bir yana hem betonu aklama yarışması olduğunu söylemeniz hem de bu işi kendiniz gibi peyzaj mimarlarına atfetmeniz oldukça çelişkili bir durum. olmuş 🙂

      • alper özen says:

        o değilde bide şu ünlü ama rezil ofislerin rezil projelerine de değinirsen kapı kolumu kalmış şimdide biyerimize şeetmesin.bunlarada bir açıklama getirin.ülkeyide 5 6 yaş grubu çocuklar yönetsin insan ayırımı yapmaya ne gerek var.bende sizin gibi karşıyım ayırımcılığa.

      • alper özen says:

        çok doğru diyon sanki azat kendisi beton çizmiyor para uğruna insan sağlığı ticareti yapan bir mimar oda.çoğu peyzaj mimarı oyuzden mimarlık okulu değilde peyzajı tercih ediyor.

        • SÜLEYMAN says:

          Sürdürülebilir mimari ve ekolojik tasarım konularını araştırmanızı tavsiye ederim. Leed sertifikası nedir bakmanızı öneririm. 0 atık ile doğa dostu şehir tasarım fikirlerine bakmanızı isterim. Mimarlar bunları da yapıyor. Günümüz mimarlığı bu yönde şekilleniyor. Mimarlığı kötülemek yerine gelişmesine katkıda bulunmanızı tavsiye ederim. Artık rahatlıkla mimarlığı seçebilirsiniz.

          • alper özen says:

            günümüz mimarlığı ve leed sertifikanız kapınıza kol olsun.mimar değilim ben bana istediğim projeyi çiz sen gerisine karışma işine bak.

      • Azat Yalçın says:

        Mimarlar ölü materyalle çalışır, Peyzaj Mimarı canlı materyal. Mimarlar diker, cebi doldurur, gider ama Peyzaj Mimarı diker, bakar. Yani evet MİMARLAR TASARLAR, PEYZAJ MİMARLARI YAŞATIR. Aramızdaki farkı doğru tespit etmişsiniz. Ayrıca, ”PavİLyon” kararı evet, Peyzaj Mimarına aittir. Yani ”Pavyon Beton OLMAYACAK” da bir tepki projesidir veya Mimarların gri doları Betonun dramatik bir aşağılamasını da ifade edebilir. Gelelim ”Mimarlar Otu Foku tasarlar” ifadenize. Yavaş tasarlasın. Tarih boyunca bu üçkağıtçı ifadeyle su mühendislerini, makine mühendislerini, hatta uçak mühendislerini bile ”MİMAR” demekten kaçınmadınız. Dünyanın her yerinde, başarılı bu insanları ve sanatçıları mimar olarak sıfatlandırıp; gerisini ”şu mühendisi bilmem ne (=boş adam)” şeklinde aşağılamanız da mesleğinizin ciddiyetini yok etmiştir. Bugün sırtı okşanan; etinden ve sütünden böylelikle yararlanılan bir pozisyondasınız. Kim bu ”asil” patronlarınız? Matematikçiler, bilişimciler, yazılımcılar ve derinliği karşısında çekinip suspus olduğunuz sosyologlar ve felsefecilerdir. Bu Dünyadaki hal, ki nispeten iyi, adam hiç değilse bir şeyin uzmanı. Türkiye’de ise ağa babalarınız müteahhitler, özel üniversitelerde okutup mühendis, avukat ettiği oğulları, hatta bakkallar bile var. Şuraya gülücüğü koyem mi şimdi?

  • alper özen says:

    çimento insanlık dışı bir kimyasaldır.ozon döngüsünü,suları,tarım faaliyetlerini geri dönüşümsüz yok eder.çimentoya,siyasete,bunu bilipte reklam yapan tarafsız basına saygılar…..

  • alper özen says:

    mekanınız cennet olsun fakat sizinle beraber o cennete girmek istediğimi sanmıyorum.umarım çimento kusarsınız.

  • alper özen says:

    birisi çimentonun pahalı,çürümeye mahkum olduğu,demir donatı ile kullanılmak zorunda olduğunu gerçeğini betonun borsa fonu olduğunu ,şekil özğürlüğü saftası için ise amerikayı yeniden keşfediyoruz ayağına betonla şekil yapılamayacağı statik donatı ile şekil yapıldığı gerçeğini hadi ordan diyerek yüzlerine fırlatmak isterdim ama maalesef muhtemelen benim akıl sağlığım bozuk.ve bu yarışma katılacak ekiplerin onurdan yoksun olduklarını alınlarına yapıştırıyor.saygılar ile bütün yarışmacılara çimento kaçmış.arkitera sansürledim sorun yoktur umarım. bu sefer saygılar.

Bir yanıt yazın