Katılımcı, Tarsus Şelalesi Turizm Tesisleri Mimari Proje Yarışması

Katılımcı, Tarsus Şelalesi Turizm Tesisleri Mimari Proje Yarışması

PROJE RAPORU

Tarsus ırmağı onun (Tarsus’un) içinden akar, delikanlıların gimnazyumunun hemen yanından geçer. Kaynağı çok uzakta olmadığından ve siteye girmeden az önce derin bir boğazdan geçtiğinden akıntı soğuk ve hızlıdır. Bu nedenle şişmiş kas ve kirişlerinden sıkıntısı olan hayvanlara ve insanlara da bu suya girmek iyi gelir.” 

(Strabon, Geographia 14, 12)

BAĞLAM

Tarsus 8000 yıl öncesine uzanan bir yerleşim geçmişine sahiptir. İç Anadolu’yu Toroslar üzerinden güneye bağlayan ulaşım yolu üzerinde olması, tarih boyunca önemli bir yerleşim olmasını sağlamıştır. Antik dönemde gelişen kentin, hemen yanındaki Tarsus Çayı (Kydnos Çayı) ile Akdeniz’e bağlanması ve şimdi bulunmayan Rhegma gölü sayesinde deniz ulaşımına da sahip olması, önemini arttırmıştır. Jüstinyen döneminde (MS 527-565) çayın taşması sonucunda suyun yatağı değiştirilmiş ve kentin içinden çıkarılarak güneyden geçirilmiştir.

Osmanlı döneminde de varlığını koruyan Rhegma gölü, günümüzde tamamen dolmuştur. Bolkar dağlarından başlayan Tarsus Çayı da üzerinde yakın dönemde yapılan Baraj nedeni ile su rejimini kaybetmiştir. Çay üzerinde bugün rekreasyon amaçlı kullanılan “Şelale Alanı”, çayın yatağı değişmeden önce Roma mezarlığı olarak kullanılmaktaydı. Günümüzde de çayın suyunun azaldığı dönemlerde konglomera kayalıklardan oluşan şelale içindeki kaya mezarları görünmektedir.

PLANLAMA

Tarsus tarihin uzun bir döneminde Tarsus Çayı ile var olmuştur. Başka bir deyişle Tarsus Çayı kentin ana yaşam kaynağı olmuş ancak günümüzde bu bağ kopmuştur. Kent “su kıyısı” olma özelliğini yitirmiştir. Su ile ilişki, nerdeyse, Tarsus Şelalesi etrafındaki rekreasyon alanı ile sınırlanmıştır.

Önerimiz “Tarsus’un yeniden bir su kıyısı kenti olmasını sağlamak” fikrine yaslı olarak geliştirildi. Bu doğrultuda su ile ilişkiyi arttırmak üzere su yüzeyleri büyütüldü. Bunun ilk adımı Tarsus Çayı’nın hemen güneyinden geçen “Kanal”ın ihya edilmesi ile atıldı ve bu kanal ile Çay arasında bir “Rekreasyon Adası” oluşturuldu. Tümüyle rekreatif kullanımlara tahsis edilen bu ada aynı zamanda Şelale ile başlayarak, Tarsus Çayı boyunca oluşturulması planlanan yeşil kuşağın da önemli bir parçası olarak kurgulandı. (Şekil 1)

Gerek alanın tamamında gerekse Şelale çevresinde “sakinleşme” yaklaşımı, tasarım ilkesi olarak önerimizin ana eksenini oluşturdu.

Su kıyısı doğal bir çekim yaratır. İnsanlar suya yakın olmayı, orada uzun zaman geçirmeyi isterler. Özellikle de bölgenin sıcak ikliminde… Kıyının kısıtsız kullanımını sağlamayı hedefleyen önerimizde, bugün geçerli olan ve Şelale çevresinin yapılaşma işgali altında olduğu, her boşluğun çay bahçesi, gözlemeci vb. niteliksiz mekanlarla istila edildiği bir yaşam biçimi yerine dingin, sakin, insanların yerlerde oturarak uzun süre dinlenebildiği, suya ayaklarını soktuğu, işletmelere terk edilmemiş kamusal kıyı alanları oluşturuldu.

Tasarımın odak alanı olan ve Doğal Sit orak tescilli olmasına rağmen çok kötü kullanılan Şelale çevresinin ‘gecekondu karakterli’ niteliksiz binalardan temizlenmesi, doğal karakterinin ortaya çıkarılması ve sakinleştirilmesi de tasarımın öncelikli önermesinin devamı oldu.

Şelale çevresini sakinleştirmek, geliştirmek ve rekreasyon alanının sürekliliğini sağlanması, alandaki trafik baskısının kaldırılması ile mümkün olacaktır. Bu amaçla, hemen Taş Köprü’nün doğusundan geçen ve imar planına göre gelecekte 20 metre genişlikte bulvara dönüştürülmesi beklenen araç yolu sınırlandırıldı ve yayalaştırıldı. Yakın çevre için planlanan yol şebekesinin bu önerimizi destekler nitelikte olması bu yaklaşımı kolaylaştırdı. Kent ölçeğinde bakıldığında ise Şelale alanının hemen dibinden geçen ve dokunun yaşamını zedeleyen, gürültü kaynağı yolun gerekli/zorunlu olmadığı tespiti doğrultusunda, yolun geçtiği mevcut köprü yayalaştırılarak bölgenin tamamı yaya ve bisiklet kullanımına göre planlandı.

Alanı ortadan kesen trafik yolunun kaldırılması nedeniyle bir yeni alternatif yaratıldı ve imar planı strüktürüne basit bir müdahale ile alanın doğusunda 15 metrelik yeni bir yol önerildi. (Şekil 2)

Kent mekanını zenginleştirmek için topoğrafyaya basit peyzaj müdahaleleri yapıldı: Hem mekânın perspektifini zenginleştirmek hem de ‘yeşil amfitiyatro’ gibi kamusal kullanımlara olanak sağlamak amacıyla Ada üzerinde küçük yapay tepeler oluşturuldu.

Bahar aylarında debisi yükselen ve su yüzeyi artan; ancak diğer dönemlerde suyu azalarak özellikle Şelale çevresinde kurak bir atmosfere bürünen Tarsus Çayı’nın su yüzeyini her mevsimde yüksek tutacak iki “Kabartma Seti” önerildi. Bunlardan ilki, Taş Köprü’nün hemen doğusunda, mevcut beton köprünün yanında yer alan Şelale çevresindeki suyun birikerek ‘kıyı etkisi’nin sürdürülebilirliğini sağlayacak olan set. Yaklaşık 700 metre doğuya planlanan ikinci su setiyle ise Rekreasyon Adası boyunca Tarsus Çayı’ndaki su seviyesinin sabit kılınması hedeflendi.

Su yüzeyinde tasarlanan iki iskele sayesinde Çay üzerinde gezi teknelerinin dolaşması; su kıyısında oluşturulan plaj ile suyun halk tarafından aktif olarak kullanılması ve dolayısıyla Tarsus Çayı’nın -geçmişte olduğu gibi- kentin yaşantısına daha güçlü olarak ve keyifle katılması amaçlandı.

Şelale ve Tarsus Çayı’nın güneyinde yer alan turistik ve ticari amaçlı yapılaşmalar da Şelale çevresinde olduğu gibi niteliksiz bir yapılardan oluşmaktadır. Tasarımımız bu bölgenin de iyileştirilmesine yönelik bir niyet olarak algılanmalıdır. Mülkiyet gözetilerek bu bölge mutlaka iyileştirilmelidir.

PEYZAJ

Tasarımın ana ilkesi olan ‘sakin bir mekân’ yaklaşımı peyzaj kurgusunda da esas alındı. Aralarında suya açılan boşluklar bırakılan ağaç dokusu, açık alanın ana mekanlarını oluşturdu. Boşlukların içinde dingin bir yaşam sağlanması hedeflendi ve – son zamanlarda park alanlarına egemen olan – her köşesine zorlama bir şeyler yapılmış, yorucu Millet Bahçesi yaklaşımına alternatif bir tavır geliştirildi.

Gerek Şelale çevresindeki Odak Alan gerekse etkileşim alanı ve proje önerisi olan Tarsus Çayı boyunca uzanan Ada içindeki mevcut bitki örtüsü özenle korundu. Ağaç türleri başta olmak üzere tüm bitki seçimlerinde endemik türler kullanıldı. Yaya yolları boyunca ağaçların gölge vermesi ve dolaşım konforunu arttırması sağlandı. Otoparklarda da benzer şekilde gölge amaçlı ağaçlar kullanıldı.

Tarsus Çayı boyunca uzanan (öneride biraz daha büyütülen) etkileşim alanını Şelale Alanı ile birleştiren yol şebekesi, yaya ve bisiklet yolları olarak düzenlendi. Yollar, araç trafiğinden arındırılmış, Çay boyunca uzanan kentsel ölçekteki yeşil sisteminin bir parçası haline getirildi ve yeni yaşam ilkelerinin taşıyıcısı olarak değerlendirildi. Etkileşim alanı içinde özellikle detaya inilmedi ve ilkesel bir ölçekte kalmak tercih edildi.

ODAK ALAN

Tarsus Çayı boyunca uzanan doğanın belirgin organik hatlarına kontrast olarak, Şelale’nin hemen kuzeyindeki Odak Alan, insan eli değdiğini hatırlatan gridal bir düzende tasarlandı. 6×6 metrelik bir sisteme oturtulan tasarım dükkanlar, pazar yeri, çok amaçlı salon, restoran, yüzme havuzu gibi kalabalıklara yönelik işlevlerle donatıldı. İki katlı çok amaçlı salon dışındaki tüm yapılar tek katta tasarlandı. Yapıların bütünlüğü, aynı gridal düzene oturan çelik bir pergola sistemi ile kurgulandı. Pergolaların işleve göre bazen tek kat, bazen de iki kat yüksekliğinde olması sayesinde, Çok Amaçlı Salon dışındaki yapıların çatılarına çıkılabilmesi ve böylece hem kullanım yüzeyinin artması hem de Şelale ile olan görsel bağın güçlenmesi sağlandı.

Odak alanın merkezine, Şelale yakınındaki Ada’yı kıyıya bağlayan ve (Justinanus döneminde yapıldığı kabul edilen) Taş Köprü ile onun aksını takip eden yaya yolunun bağlandığı Meydan tasarlandı. Farklı etkinliklere olanak sağlamak üzere planlanan bu kademeli meydanın (portatif tribünlerle) ihtiyaca göre kapasitesinin arttırılması ve konser, gösteri gibi etkinliklere ev sahipliği yapabilmesi amaçlandı.

Yalın bir strüktürle tasarlanan yapıların betonarme tekniği, alanda hâkim olması istenen “sıcak” etkiyi sağlamak üzere kullanılan ahşap kaplamalı çelik strüktürlerle donatıldı.

Etiketler

Bir cevap yazın