Katılımcı, İTÜ İşletme Fakültesi Mimari Proje Yarışması

Son turda elenen proje önerisi (78031). Mimari Rapor

Yarışma Alanı Okumaları
Yarışma alanı, semtin önemli merkezlerinden birinde yer alan İTÜ Maçka Kampüsü’nün güney kısmında, yerleşkenin ana caddelerle sınırlandığı, eski karakol binası olan şu an ise İşletme Fakültesi olarak kullanılan tarihi bina ile komşuluk oluşturduğu bir noktada yer almaktadır. Proje alanının halihazırda var olan İTÜ Kampüsü sınırlarına dahil olmasının yanında, şehrin Maçka Parkı civarına bağlanan önemli akslar üzerinde yer alması çok yönlü bir tasarım bakış açısı geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Yarışma alanı, batısında kalan Maçka Demokrasi Parkı’na olan yakınlığı ile kampüs dışında da yoğun bir yaya sirkülasyonuna sahip konumdadır. Yarışma alanının güneyinde yer alan Süleyman Seba Caddesi ise Beşiktaş semtinin merkezi ile direkt bağlantı kurarak yoğun bir araç ve yaya sirkülasyona sahiptir. Maçka ve Süleyman Seba Caddelerinin kesişiminde yer alan bu alan, kampüs için olduğu kadar kent için de yüksek potansiyeli olan bir bölgeyi tanımlamaktadır. Yeni fakülte binasının, Eski Karakol binası olan tarihi bina ile komşuluk oluşturacak olması önemli bir tasarım girdisidir. Tüm bu değerli karakteristik özellikler yanında yarışma alanı ve yakın çevresine dair güncel kullanımdaki en önemli sorunsal ise yakın çevre içerisinde konumlanan ve ağırlıklı üniversiteye ait yapılardan oluşan farklı kapalı kullanım alanlarının ve bu alanlar arasında kalan açık alanların birbirinden kopukluğu ve bir arada bir kent / kampüs hayatı oluşturamıyor oluşlarıdır. Kent merkezinde görece büyük bir alana sahip olan bu yerleşkenin, büyük bir öğrenci nüfusuna sahip olmasına, çevresinde birçok kentsel odak noktası bulundurması veya bu odak noktaları arası geçişlere komşu olmasına ve birçok farklı eğitim fakültesini sınırları içerisinde bulundurmasına rağmen ortak bir kampüs hayatı oluşturamıyor olması en büyük eksiklik olarak görülmektedir.

Proje alanının yukarıda tanımlanan ilk okumalarına göre birtakım sorular sorularak bu sorulara cevaplar verilmek istenmiştir. Bu sorular sıralanmak istenirse;
– Proje alanının, yakın çevresindeki tüm kente ve kampüse dair komşuluklarının nasıl daha iyi geliştirileceği,
– Maksimum zemin kat ve sosyal program kullanımının nasıl düzenleneceği, yapının kentli ve kampüs kullanıcıları ile nasıl buluşturulacağı, halihazırdaki fakülte binasının çevre ile kurduğu ilişkinin irdelenmesi,
– Birbirinden kopuk farklı kampüs yapılarına ait ortak kullanım alanlarının nasıl ilişkilendirileceği,
– İstenilen programdan ötürü yoğun bir yapılaşmaya sahip olacak yapının özellikle tarihi Karakol binası, Yabancı Diller Fakültesi ve çevresindeki diğer yapılar ile nasıl ilişki kuracağı,
– Alan içerisinde bulunan halihazırdaki yeşil dokuya dair nasıl bir prensip yaklaşımın getirileceği,
– Tarihi yapılar ve yeni işletme binasının mimari karakteristiği arasında nasıl bir uyum sağlanacağı.

Proje Alanına Yaklaşım ve İlk Kararlar
İlk bölümde değinilen sorulara verilecek cevaplardan ilki yakın çevre ile var olacak komşuluk ilişkisi ile alakalıdır. Halihazırdaki işletme fakültesi binası bir sirkülasyon koridoru üzerinde yerleştirilmiş parçalı kütlelerden oluşmaktadır. Bu kütleler hem kendi içlerinde hem de tarihi karakol binası komşuluğunda birbirlerinden bağımsız açık alanlar tanımlamaktadırlar. Bu açık alanlar kendi içlerinde görsel ve erişim bağlamında kopuk olduğu için yalnızlaşmakta ve ortak bir açık kullanım alanı hayatı yaratamamaktadırlar. Bunun yanında Maçka Caddesinden Talim Yeri Sokak’a kadar olan alanda var olan yaklaşık 7 metrelik kot farkı yapının çevresi ile ilişki kurmasını zorlaştırmıştır. Kuzey güney yönündeki topoğrafik bu engel, doğu batı yönünde ise halihazırdaki yapının, kampüs yerleşiminde izlerinin silik olarak görülebileceği yaklaşım akslarına dik olarak yerleşmesinden ötürü kısıtlanmıştır. Bu noktada alınan ilk karar, yapının etrafında bulunan tüm yaklaşım kotlarının birlikte bir kent kotunda birleştirilmesi amacını taşımaktadır. Bu bağlamda yapılaşma alanının etrafına dair ilk olarak açık alan yaklaşım kararları alınmıştır. Maçka caddesinden Talim Yeri Sokağa uzanan doğrultuda, halihazırda duvarlarla kapatılmış sokak-kampüs ilişkisi Süleyman Seba Caddesi eğimi ile paralel azalacak şekilde rampa ve kısmi merdivenlerle ilk olarak +57.00 (+5.00) kotuna indirilerek meydanlaştırılmış, daha sonra ise Talim Yeri Sokağa bağlanmıştır. Karakol binası ile Yabancı Diller Fakültesi arasında kalan ve halihazırda âtıl otopark alanı olan aks ise tamamen yayalaştırılmış ve bu aks üzerinde kentsel basamaklar ile +57.00(+5.00) kotuna bağlanmıştır. Bunun devamında ise bu aks yemekhane binasının ön meydanı ile buluşturulmuş ve buradan da amfi-basamaklar ile Silahhane sokağa bağlanmıştır. Kuzey-güney yönündeki bu bağlantıya paralel olarak doğu-batı yönünde ise Yabancı Diller Fakültesi ile Suny Binası arasındaki yaya aksı güçlendirilerek, kampüsün kuzey sınırından Süleyman Seba Caddesine kadar uzanan bir öğrenci-yaya promenadına dönüştürülmüştür. Bu yaya promenadı üzerinde hem yabancı diller fakültesinin yan kapısı erişimini hem de Suny Binası ana girişlerini barındırdığından önem arz etmektedir. Süleyman Seba Caddesine kadar uzatılan bu aks kuzeyde +65.00 kotundan başlayarak halihazırda hafif bir eğimle +62.00 kotuna kadar inmektedir. Ulaştığı bu noktada kot +57.00 kotu ile bağlanmış ve doğu-batı yaklaşımı ile kesiştirilmiştir. Bu kesişim kuzey-güney aksında Karakol binası ile proje alanı arasındaki kısımdan devam ettirilerek Süleyman Seba Caddesine bağlanmıştır. Kurgulanan bu açık alan kullanım kararları ile tüm kampüs yapıları arasında kalan ve çevredeki ulaşım yollarına kesintisiz bağlanan bir ortak kullanım aksları ve kampüs içi yaya kullanım promenadları oluşturulmuştur. Bu bağlamda +57.00 kotu bir “kent kotu” olarak kendini tanımlamıştır.

Bir ortak kesişim ve yaşam platformu olarak ele alınan +57.00 kotu yeni fakülte yapısının da giriş kotu olarak ele alınmıştır. Bu alanda tarihi karakol binası ile yeni yapının kentsel anlamda ortak kamusal alanı olabilecek ve ortak siluetini oluşturabilecek Süleyman Seba Caddesi kısmındaki üçgen şeklindeki alan yapıya giriş meydanı olarak planlanmıştır.

İhtiyaç programında talep edilen kullanımlar genel olarak 5 farklı başlığa ayrılabilir. Bu başlıklar laboratuvar alanları, yönetim ofisleri, akademisyen odaları, amfi-derslikler ve ortak etkileşim alanlarıdır. Bu alanlardan ortak etkileşim alanları tüm diğer başlıkları periferisinde toplayacak şekilde merkezde yer almalı ve zengin yapı kullanımının da omurgasını oluşturmalıdır. Bu bağlamda yapıya giriş kotu olarak kullanılan +57.00 kotundan bağlanılan ve kente bir vista olarak açılan giriş fuayesi etrafında bu ortak alanlar kurgulanmıştır. +57.00 kotu ile Silahhane sokak kotu olan ve yapının 1. Bodrum kat kotu olarak kurgulanan +52.00 kotu ihtiyaç programındaki bu ortak kullanım alanlarını bünyesinde barındırır. +57.00(+0.00) kotundan galeri merkezinde planlanan ortak amfi ile +52.00(-5.00) kotuna güçlü bir bağlantı yapılmış ve tüm ortak işlevler bu iki kota yayılacak şekilde planlamıştır. Kütüphane, 24 saat boyunca kullanılabilecek ortak işlikler ve akademisyen dinlenme odaları 0.00 kotuna yerleşirken, çok amaçlı salon, kantin ve diğer ortak kullanım alanları -5.00 kotunda konumlandırılıp Silahhane Sokak ile ilişkilendirilmiştir. Ayrıca bu kotlar birbiri ile galeri içerisindeki bir amfi ile de bağlanmıştır. Bu doğrultuda -5.00 ve 0.00 kotları yapının kamusal kotları olarak görülebilir. Bu kotlar sadece yapıya ait diğer mekanlarını beslemek ile kalmaz aynı zamanda yemekhane yapısından ve yabancı diller ile Suny binası aksından ulaşılarak diğer kampüs yapılarının da ortak kesişimine zemin yaratır.

Zemin kat ile başlayan ve tarihi karakol binasının cephesi ile Maçka Demokrasi Parkını vista olarak sahiplenen bu galeri boşluğu, etrafında sirkülasyon elamanları ve üst katlardaki koridorlara dağıtılan ortak işlik alanları yer alır. Bu sayede yapıya ait ana sirkülasyonun bu kent vistasına sahip olması hedeflenmiştir. Bu sirkülasyon alanları etrafında yapıya ait amfi-derslikler bulunur. Amfi derslikler ve galeriyi dik yönde kesen diğer yatay sirkülasyon koridoru, akademisyenlere ait ofis alanlarını görece daha yoğun kullanımlı derslik alanlarından kopararak tarihi karakol binasına bir köprü ile bağlar. Bu ayrım sayesinde akademisyenler için daha düşük yoğunluklu ve özelleştirilmiş bir yapı parçası yaratılmış ve alan bir nevi sessizleştirilmiştir.

Bu bağlamda yeni yapı akademisyenlere ait ofis alanları, galeri, amfi derslikler ve ortak kullanım alanlarının parçalanarak kütleleşmesinden meydana gelmektedir. Dekanlık, enstitü ve laboratuvarlar ise tarihi yapı bünyesinde değerlendirilmiştir. Dekanlık ve enstitü tarihi yapının 1. Katında karşılıklı kollarında yer alacak şekilde planlanırken, tarihi yapının bütüncül yekûn mahallerine uygun olarak laboratuvarlar ise zemin katında düşünülmüştür.

Halihazır Yeşil Doku ve Peyzaj Yaklaşımı
İlk bölümde anlatılan okumalara göre ortaya çıkan diğer soru ise alan içerisinde bulunan halihazırdaki yeşil dokuya dair nasıl bir prensip yaklaşımın getirileceği hususu idi. Yeni yapı ele alınırken halihazırda bulunan sadece 1 ağacın kesinlikle korunması talep edilmesine rağmen, yapının parçalı kurgusu ve açık alan planlaması ile 11,13,20 ve 21 no’lu ağaçlar haricindeki tüm halihazır yeşil doku korunabilmektedir. Yapı konturlarına denk gelen bu dört ağacın da taşınması planlanmıştır. Bunun dışında yapılaşma alanı ve etkileşim alanı genelinde zengin bir açık alan kullanımı planlanmıştır. Bu bağlamda alınan peyzaj kararlarında halihazır ağaçların bir kısmının yumuşak peyzaj alanlarla sürdürülmesi bazılarının ise sert peyzaj alanlarında yaratılacak kısmi noktasal yeşil alanlarla korunması amaçlanmıştır. Tüm kampüs içerisinde kısmi yumuşak kısmi sert peyzaj kararları ve ortak toplanma nişleri yaratılmıştır. Bunlardan en önemlisi ana giriş meydanı ve yemekhane girişidir. Ayrıca farklı kotları birbirine bağlamak için planlanan kent basamakları ile öğrencilerin açık alanlardaki kullanımlarının zenginleştirilmesi hedeflenmiştir.

Tarihi – Yeni Yapı Cephe Mimari Karakteristiği
Tarihi Karakol yapısı üst kat cepheleri beyaz renkli sıva ve küfeki taşından, baza kısmı ise kum taşından oluşmaktadır. Maçka parkının yeşil dokusu karşısında beyaz rengi ile kendine ait bir aura tanımlayan bu yapı ile birlikte var olacak ek bir yapı tasarımında da, benzer doku ve renkte bir cephe karakteristiği amaçlanmıştır. Bir yandan şeffaf ön galeri cephesi ile tarihi yapının güneşin konumu ile değişen yansımalarını kendi üzerinde barındıran bir cam cephe, bir yandan da benzer dokuda ve renkte bej traverten taşı ile kaplanan cephe tasarımına gidilmiştir.
Bunun dışında diğer bir cephe karakteristiği ise, belli bir açı ile genişleyen cephe açıklıklarıdır. Bu açısal genişleyen cephe açıklıkları, amfi dersliklerde kuzey güney yönünde daha fazla gün ışığının tahta üzerine düşmesini sağlarken, sınıf içinde ters yönde oluşacak yansımaları engeller. Ofis alanlarında ise görece daha küçük mahallerin gün içinde daha fazla aydınlanmasına olanak tanır.

Etiketler

Bir cevap yazın