Katılımcı, ÇEDBİK Sürdürülebilirlik Fikir Yarışması – 2022

Katılımcı, ÇEDBİK Sürdürülebilirlik Fikir Yarışması – 2022

PROJE RAPORU

Sürdürülebilirlik, kavram olarak üretirken kendini ve çevresini tüketmeyen, yenilenebilir, gelecek kuşakların yaşam hakkını ve ortamını koruyan bir olgudur [1]. Sürdürülebilirlik için toprak, enerji, malzeme, su korunumu, atık miktarının azaltılması ve insan sağlığı ve konforu kriterleri sağlanmalıdır. Sürdürülebilirlikte mevcut kaynakların doğru ve verimli şekilde kullanılması önceliktir. Kaynakların giderek yok olduğu bu dönemde ekolojik yapılar oldukça önemlidir. Sürdürülebilir bir yaşam elde edebilmek için sera gazlarındaki artışı minimuma indirip buna bağlı olarak, küresel ısınma gibi olumsuz değişimleri engelleyerek teknolojiye bağlı gelişen sistemler doğrultusunda yapı malzemelerinin seçimi ve geliştirilmesi gerekmektedir [2].

Revive’in malzeme seçimi, kaynak kullanımı, kabuk düzenlemeleri ve biçimi sürdürülebilirliğin bu gereksinimleri doğrultusunda ele alınmıştır. Güneş ışığının yapıda kullanımını mümkün kılan ve ısıyla temasında zararlı gaz salınımı yapmayan hatta bu gazların emilimine olanak sağlayan organik kenevir ve çift katmanlı PTFE cam elyaf kullanılmıştır. Ana iskeleti oluşturan CLT ürünü, düşük karbon salınımı, geri dönüşüm kolaylığı, ekolojik üretim süreci gibi sebeplerle yaygın olarak kullanılan malzemeler yerine tercih edilmiştir. Azalan su kaynakları ve yağmur miktarı göz önüne alınarak yapıda kullanılan su, bütünüyle doğadan karşılanmaktadır. Su konusundaki bu yaklaşım, sürdürülebilirliğin yapılardaki yeri kadar insan zihnindeki yerinin de önemli olduğunu vurgulamayı amaçlar. Elips biçimindeki pavyon, şeffaf ve hareketli dış örtüsüyle bütün çevre açılardan ulaşımı ve algılanabilirliği kolaylaştırırken, merkezindeki doğa etkisi merak uyandırmaktadır. Kabuk merkezinde yer alan su havuzu ve ona bağlantılı borular, suyun bitkiler ve depo arasındaki dolaşımını sağlamaktadır. Sergi elemanlarının yerleşimi sirkülasyon hattını tanımlayıp, odak noktaya ulaşımı güçleştirmekte ve bu sayede kaynağın önemini vurgulamaktadır. Modüller üzerinde yer alan bitkiler, yapının bulunduğu bölgede biyoçeşitliliğin artışına katkı sağlar. Modüller aynı zamanda farklı kullanım senaryoları (oturma birimleri, amfi, depolama vb.) oluşturmaktadır. Pavyonun farklı konumlarda bulunma ihtiyacı göz önünde tutularak kurulum ve taşıma kolaylığı sağlayan malzeme, boyut ve birleşim tekniklerinden faydalanılmıştır.

Kütle Oluşumu

1. Biri diğerinden büyük iki ahşap döşeme üst üste yerleştirilir. Ardından kazıklarla zemine sabitlenir. Bu sistem her zemin koşuluna uygun hale gelebilir.

2. İskeleti oluşturan ilk parça zemine sabitlenir. Daha sonra ikinci parça ilk parçaya oturtularak ana taşıyıcı oluşturulur.

3. Çatının 4 parçası ana taşıyıcının üstüne çelik desteklerle sabitlenir. Ardından kalan parçalar sabit olanların aralarına oturtulur.

4. Çift katmanlı PTFE kaplı cam elyaf, üst örtü ile ana taşıyıcı arasına gerilir. Sonrasında bu örtüye su boruları bağlanarak yapının strüktürü tamamlanır.

İç Mekan Kullanım Senaryosu

Pavyonun dairesel formu dış çevrenin bütününde algılanabilirliği sağlamaktadır. Açık ve yarı açık alan içerisinde dolaşım alanı ve sergileme mekanı yer almaktadır. Pavyon içerisinde sergi alanına ulaşmadan önce, kullanıcılar önerilen rota boyunca hiyerarşik sirkülasyona dahil edilir. Sergi alanında bulunan modüler elemanlar farklı fonksiyonlara hizmet etmektedir. Modüller, düzenleme biçimine bağlı olarak sergi alanı, oturma birimi, bitkilendirme ve çeşitli işlevlerde kullanılabilir. İhtiyaç olmadığı durumlarda modül, ahşap iskeletin içerisindeki 40×40’lık boşluklara yerleştirilir.

Kaynakça
[1] Sirel, A., Yücel, G.,F., An Ecological Originated Design Example in Basic Education Structures of Turkey: City of Adana Education Campus, Istanbul Aydın University, Istanbul.
[2] Garbe, T., 2008, Tents, Sails, and Shelter: Innovations in Textile Architecture, The University of Texas at Austin School of Architecture.
Etiketler

Bir cevap yazın