Yeni İstanbul projesi Başbakan’ın çılgın projesi mi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çok merak edilen ve Gazeteport'un açıkladığı çılgın İstanbul projesi, "Yeni İstanbul" (Yeni İstanbul) Michigan Üniversitesi tarafından Kent Planlama Programı ile İstanbul Konut A.Ş. ortaklığıyla hazırlandı.

Eski ve yeni İstanbul’un havadan görünümlerine resimli olarak yer verilen projenin Michigan Üniversitesi Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Toubman Kentsel Tasarım Yüksek Lisans programı yayını olduğu ve 2008 tarihinde hazırlandığı göze çarpıyor.

ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ GÜZERGAHI 2008’DE BELLİYMİŞ

2008 tarihi önem taşıyor. Zira projede ‘Yeni İstanbul’un güzergahı kamuoyuna geçen yıl açıklanan üçüncü köprünün yapılacağı güzergaha ne kadar yakın olduğu dikkat çekiyor. Buradan üçüncü köprü güzergahının daha 2008 yılında AKP yönetiminin kafasında şekillenmiş olduğu sonucu çıkarılabilir.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Nisan 2010’da İstanbul’da 3. Boğaz Köprüsü’nü de içeren Kuzey Marmara otoyolu projesini açıklayarak, üçüncü köprünün Garipçe ile Poyrazköy arasında inşa edileceğini söylemişti.

Projede ayrıca İstanbul Konut A.Ş.’nin de adı geçiyor. Giriş bölümünde İstanbul Konut A.Ş. Genel Müdürü Musa Yetim’in önsözüne de yer veriliyor.

Michigan Üniversitesi’nin Kent Planlama Yüksek Lisans Programı bünyesinde hazırlanan “Yeni İstanbul” (New İstanbul) adlı proje, fotoğraflar ve haritalar eşliğinde sunuluyor.

Başbakan Erdoğan’ın İstanbul’a dair sözlerinin araya epigraflar halinde serpiştirildiği sunumda, dikkat çeken detaylar var. Projeye göre, Merkezlerin Merkezi olarak nitelenen Yeni İstanbul, Karadeniz kıyısına kurulacak.

Yeraltı şehri, yamaç oteli ve sığınağı, Eminönü’ne kadar ulaşan su kanalı, yeni hava limanı, ulaşım ağları, limanlar gibi çarpıcı ayrıntılar barındıran Yeni İstanbul projesinde üç hilal yapısı ve büyük önem atfedilen Atatürk Parkı öne çıkıyor.

Projedeki dini tonlar da gözden kaçmıyor. Bunlar arasında şehirdeki önemli binaların girişlerinin Mekke’ye yani Kıble yönüne bakması gibi dikkat çeken unsurlar yer alıyor.

YENİ İSTANBUL KARADENİZ KIYISINDA KURULACAK

Yeni inşa edilecek ve mevcutlarıyla entegre hale getirilecek ulaşım ağlarıyla İstanbul’a, Türkiye’nin geri kalanına ve dünyaya kolayca bağlanabilecek. Avrupa ve Asya’yı kara, hava ve deniz yollarıyla birbirine bağlayacak Yeni İstanbul bu iki kıtanın merkezi olacak.

Buna göre, Türkiye’de yeni inşa edilecek diğer şehirlerle birlikte, Yeni İstanbul, yeni yatırım fırsatları, ülkeye yeni nakit akışı sağlayacak, büyüyen kent nüfusunun özümsenmesine yardım edecek ve doğal kaynaklar ile kalkınma arasında sürdürülebilir bir dengeyi teşvik edecek.

FAY HATTINDAN UZAKTA, GÜVENLİ BİR ALANDA

Proje uyarınca, Yeni İstanbul bölgenin kuzeyinde Karadeniz kıyısına, Marmara fay hattından güvenli bir uzaklığa inşa edilecek. Bu da acil bir durumda bölge halkının ve GSMH’nin korunmuş olması anlamına gelecek.

Projede, New York ve Tokyo ile aynı enlemde ve her ikisine de eşit uzaklıkta olan Yeni İstanbul’un dünyanın küresel şehirleri arasında merkezlerin merkezi olacağı belirtiliyor.


Projedeki dini tonlar da gözden kaçmıyor.

YENİ İSTANBUL, ÜÇ HİLAL VE ATATÜRK PARKI

Doğal koruma alanlarının arasına yerleştirilen ve güneyden Karadeniz kıyılarına kadar genişleyen Yeni İstanbul, entegre demiryolları, su kanalı, karayolları ve hava taşımacılığı ile yakın çevresine ve tüm dünyaya kolay ve hızlı bir şekilde bağlanacak.

Dikkat çekici bir detay sahile paralel olarak tasarlanan yeni şehirin üç hilal modeli etrafında şekillenmesi ve büyük önem atfedilen ATATÜRK PARKI.

Projeye göre, Atatürk Parkı, Manhattan’ın Central Park’ı, Londra’nın Green Park’ı ve Tokyo’nun Imperial Palace bahçeleri ile yarışacak ve Yeni İstanbul’un simgesi olacak.

YENİ İSTANBUL ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ’YE DE YAKIN

Yeni İstanbul, mevcut ulaşım ağlarına bağlanacak yeni karayolları, demiryolları ve entegre bir ulaşım ağı sayesinde İstanbul’a, ülkenin geri kalanına ve dünyaya hızlı ve kolay bir şekilde bağlanacak.

Böylece Yeni İstanbul’un Türkiye’ye uluslararası yatırım ve yeni gelir akımları için benzersiz bir fırsat sunacağı ifade ediliyor.

Ayrıca Karadeniz kıyısı boyunca Karadeniz sahil yoluna dahil olacak bir karayolunun da planlandığı projeyle Yeni İstanbul, Garipçe ile Poyrazköy arasında inşa edilmesi tasarlanan üçüncü köprüye de oldukça yakın bir konumda yer alacak.

Projede sunulan haritalarda yeni demiryollarının inşasının ve bunların mevcut ağlarla iki büyük aktarma istasyonuyla birleştirilmesinin planlandığı görülüyor.

Yeni İstanbul’un Karadeniz’e olan kıyılarında inşa edilmesi planlanan iki yeni liman dikkat çekiyor. Limanlardan biri lojistik diğeri yolcu limanı olarak kullanılacak. Ayrıca burada yeni bir havaalanı inşasının planladığı da görülüyor.

Karadeniz kıyısında yeni inşa edilecek yolcu limanından Eminönü, Karaköy’e ve Harem’e ulaşabilecek bir su kanalı inşası planlanıyor. Bütün bu tren istasyonları, tren yolları, yeni ve mevcut karayolları, birbirleriyle ve yeni havaalanıyla bağlantılı olacak şekilde tasarlanıyor.

MANHATTAN MODEL ALINIYOR

Projede dünyanın en önemli küresel merkezlerinden biri olan Manhattan’ın arazi büyüklüğü, başarılı arazi kullanımı ve ulaşım ağları ile dünya standartlarında iş merkezleri, konut, kültürel ve eğitim tesisleri kapasitesi, bu tür tesislere sahip mahalle ve bölgelere sahip olması açısından Yeni İstanbul’a model teşkil ettiği kaydediliyor.

BÖLGENİN EŞSİZ DOĞASI KORUNACAK

Projeye göre, Yeni İstanbul bölgenin eşsiz doğal özellikleri etrafında ve bu doğal durumu ve dengeyi bozmayacak şekilde inşa edilecek.
Projede yer alan haritalardan anlaşıldığı üzere, yeni şehrin sınırları içerisinde plajlar, ormanlık alanlar, su kaynakları katı bir şekilde koruma altına alınıyor. Şehrin bunların çevresinde gelişmesi planlanıyor.

ARAZİ YAPISINA UYGUN BİR ŞEHİR OLACAK

Proje uyarınca, Yeni İstanbul’un sakinleri, ziyaretçileri ve çalışanları İstanbul’a ve iş, kültür, eğitim, rekreasyon ((insanların boş zamanlarında, eğlence ve spor amacı ile gönüllü olarak katıldıkları faaliyetleri ifade ediyor) ve konut alanları arasındaki ulaşımları, hızlı ve kullanışlı bağlantılarla sağlanacak. Yeni İstanbul, arazi yapısına uygun olarak inşa edilecek.

ÜÇ HİLAL BOYUNCA…

Şehir yoğunluğu, Yeni İstanbul’un inşa edileceği bölgenin ortasındaki üç hilal modeli boyunca yaratılıyor. Daha düşük yoğunluklar ve yükseklikler dağlara ve deniz kenarına giden eğimlerin üzerinde yer alıyor. Şehrin inşası yeni liman ve hava limanı bölgesinden başlayacak.

ŞEHRİN ENERJİSİ ALTERNATİF KAYNAKLARDAN

Proje uyarınca Yeni İstanbul’da şehir için gerekli enerji deniz, rüzgar ve güneşten sağlanacak ve bu tasarımıyla şehir dünya lideri olacak. Binalar inşa edilirken, iki katlı, akıllı cephe mantosuyla kaplanacak. Böylece gereksiz ısı kaybından kaynaklanan aşırı enerji tüketimi engellenecek.

BİNALAR ENERJİLERİNİ KENDİLERİ ÜRETECEK

Yeşil alanlı çatı sistemlerinin yanı sıra, binalardaki enerji ve su ihtiyacı, rüzgar türbinleri, güneş panelleri, yağmur suyu toplama sistemleri, deniz suyu ve yağmur suyundan yeniden yararlanmayı sağlayacak sistemler aracılığıyla sağlanacak.

Enerji çiftliklerindeki güneş ve rüzgar toplama sistemlerinin temelinde biodizel tesisleri bulunacak. Güneş panelleri güneşi takip edecek şekilde dönebilecek. Biodizel tesislerden şehir için ilave enerji sağlanacak. Her binanın kendi enerjisinin büyük bölümünü kendisinin üretmesi planlanıyor. Öte yandan koruma altındaki orman alanları taze ve serin bir mikro iklim yaratacak.

ACİL DURUM ÖNLEMLERİ VE DEPREM

Projeye göre, Yeni İstanbul deprem tehdidi altında yaşayan İstanbul halkının hem tahliyesi hem de geçici barınak sorunlarını çözecek planlarla tasarlandı.

Acil bir stratejileri, lojistik ve ilkyardım planlarını içeriyor. Şehirde acil durum tahliye alanları bulanacak. Bu alanlar acil durumlar dışında rekreasyon amaçlı kullanılabiliyor.

YER ALTI ŞEHRİ- YAMAÇ OTELİ

Projeye göre, şehirde, normal koşullarda metro, pazar yeri, toplantı merkezi, toplantı amaçlı otel, iletişim merkezi olarak kullanılan alanlar, acil durum halinde acil komuta kontrol merkezi, sağlık hizmetleri, gıda hizmetleri, iskan, yardım, lojistik merkezi, iletişim altyapısı görevi görecek şekilde dönüşmek üzere tasarlandı.

Yeni İstanbul’da yer altı şehri dikkat çekici unsurlardan biri. Buna göre, yer altında inşa edilmesi planlanan ulaşım sistemleri, ticaret merkezleri, sergi salonları, telekomünikasyon merkezleri ile acil durum sağlık üniteleri ve sığınma tesislerinin şehri yaşama elverişli ve uzun ömürlü kılacağı vurgulanıyor. Yer altı şehrine ait haritada, yer altı şehrinin üç hilal olarak nitelenen kesimde inşa edileceği anlaşılıyor.

Yeni İstanbul, sıkı deprem önlemleri, sürdürülebilir tasarım ve yenilenebilir enerji üretimiyle sakinlerine güvenli, temiz bir çevre sağlayacak. Ayrıca güvenlik ve acil durum yanıt sistemleri dominant ve kasvetli bir görünüm oluşturmadan yeni İstanbul’un çehresine entegre edilecek. Güvenlik ve acil durum yanıt sistemleri günlük yaşama uyum sağlayabilen, çeşitli acil durum senaryolarına yanıt sağlayacak şekilde hızla dönüştürülebilecek esnek alanlar kombinasyonu içermesi öngörülüyor.

Merkezi olarak konumlanan bir Acil Durum Komuta ve Kontrol Merkezi bir yer altı toplantı merkezini ve Merkezi İş Bölgesi içinde bir oteli de kapsıyor. Bu konum aynı zamanda bir olay sırasında acil telekomünikasyon ağından da sorumlu olacak.

Projede resimli olarak göze çarpan, ancak hakkında detay verilmeyen planlardan biri de denize bakan bir yamaçta inşa edilmesi düşünülmüş ve sığınak olarak da görev göreceği anlaşılan yamaç otel.

DEPREME KARŞI SIKI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Projeye göre, Yeni İstanbul’da olası bir deprem durumunda kullanılmak üzere tasarlanmış yer altı tahliye ve kurtarma alanları bulunacak. Şehir, 21. Yüzyıl şehrinde olması gereken sivil savunma tesislerine sahip olacak.

FELAKET DURUMUNDA KAMP ALANLARI HAZIR

Felaket durumlarında tahliye alanlarındaki merkezin etrafında, bu merkeze bağlı olarak insanların barınabileceği kamplar yer alacak. Bu kampların her biri en az 20 bin kişi alacak şekilde tasarlanacak.

ÜÇ BÖLGELİ YENİ İSTANBUL

Projenin ikinci bölümünde Yeni İstanbul’un üç ayrı bölgesi anlatılıyor: Merkezi İş Alanı Bölgesi, Göl Bölgesi, Deniz Kenarı Bölgesi.

1) MERKEZİ İŞ ALANI BÖLGESİ

Bunların ilki, Merkezi İş Alanı bölgesi.

Projeye göre,

– Merkezi İş Alanı sadece uluslar arası şirketlerin yeni bölgesel bürolarına ev sahipliği yapmakla kalmayacak, ayrıca şehrin çok sayıda kültürel etkinliğinin de merkezi olacak.

– Merkezi İş Alanı, şehrin sunması gereken tüm kamusal tesislerin ve küresel yatırım için yeni alanlar dahil olmak üzere özel fırsatların vitrini olacak.

– Merkezi İş Alanı’nın tasarımı, konumunun topografyasına (arazi özelliklerine) göre şekillenecek. Binalar, arazinin topografik özelliklerine uygun olarak çeşitli yüksekliklerde inşa edilecek. Vadiler, insanların kuzeyden güneye hem özel ulaşıma hem de toplu taşımacılığa imkan verecek yollara ev sahipliği yapacak.

– Merkezi İş Alanı’nın en önemli doğu ve batı ulaşım omurgasının hemen yanına birden fazla ulaşım sistemine hizmet verebilecek büyük bir istasyon yerleştirilecek.

– Projeye göre, Atatürk Parkı, Merkezi İş Alanı’nda önemli bir rekreasyon alanı ve görsel bir yapı. Zengin doğası ve bitki örtüsü, çeşitli rekreasyon fırsatları ve manzara koridorları sağlayacak. Atatürk Parkı yakınındaki caddelerde, önemli bir üniversite, lüks konutlar, şirketler, kafeler, restoranlar, müzeler, konser salonlar ve dükkanların dahil olduğu farklı alanlara hizmet edecek yapılar sıralanacak.

– Merkezi İş Alanı, bir akvaryum, Ulusal Kütüphane, Karşılaştırmalı Türk Sanat Müzesi, Doğal Tarih Müzesi, Bilim ve Teknoloji Müzesi ve Büyük Cami gibi çok sayıda büyük yapıya ev sahipliği yapacak.

Halkın ve ziyaretçilerin hareketli bir şehir deneyimini yaşayabilecekleri çok sayıda park, kamuya açık alan ve kanal boyunca dükkanlar, restoranlar ve gece kulüplerinin sıralandığı tahta kaldırımlar olacak. Şehir sakinleri ve ziyaretçiler şehir yaşamından uzaklaşmak istediklerinde çok uzağa gitmeleri gerekmeyecek, Karadeniz kıyısı boyunca uzanan ve Merkezi İş Alanı’nın hemen yanındaki doğal parkın keyfini çıkarabilecekler.

MERKEZİ İŞ ALANININ KONUMU

Merkezi İş Alanı, şehrin karayollarının, demiryolunun ve İstanbul’a uzanan kanalın kesiştiği bölgede kurulacak.

MERKEZİ İŞ ALANI PLANI

– Yeni İstanbul’un yüksek teknolojiyle donatılmış Merkezi İş Alanı, küresel şirket merkezleri, lüks ofisler, konut ve ticari kullanımlar; büyük kültürel ve rekreasyon tesisleri ve önde gelen kurumlar ve araştırma merkezlerinin birleşme noktası olacak.

– Merkezi İş Alanı, onu bölgenin doğal ve topografik koşullarına bağlayan şık caddeleri, su kanalı kıyıları ve denize cephesiyle Yeni İstanbul’u dünya çapındaki küresel şehirler arasına damga vurmasını sağlayacak.

– Bina yükseklikleri Merkezi İş Alanı boyunca rasyonel bir şekilde yayılacak. Gökdelenler önemli yollar kenarında inşa edilirken daha alçak binalar Karadeniz’e bakacak.

– Proje sunumunda yer alan harita ve çizimlerden şehrin Eminönü’ne kadar uzanması planlanan su kanalıyla ayrılan bölümlerinin köprülerle birleştirilmesinin tasarlandığı anlaşılıyor.

2) GÖL BÖLGESİ

– Yeni İstanbul’u oluşturan üç bölgeden biri olan Göl Bölgesi, projede şöyle anlatılıyor:

– Bölgenin batı bölümünün topografyası göller ve göletler arasına serpiştirilmiş bir dizi yükseltiye sahip. Bu durum mahallelere ve yayalara su kıyısına bolca ulaşım yönünde eşsiz bir fırsat sunuyor. Bölgenin tasarımında mevcut doğal kaynakların güzelliğinin korunması esas alınıyor.

– Gölün etrafında aşağı yukarı 100 metre genişliğinde bir yeşil kuşak (yeşil alan) bulunuyor. Yeşil kuşak gölün yakın çevresinde yapılaşmayı engelliyor. Bu alan yapıların sayısı gölden uzaklaştıkça artacak şekilde düzenleniyor.

– Göl bölgesinin tasarımında şehir sakinlerinin kullanabileceği sosyal ve kültürel tesislerin kullanıldığı yeşil alan olmasına önem veriliyor. Yapılaşmanın olmadığı göl boyunca parklar ve ahşap yürüyüş yolları insanları çeşitli etkinliklerin gerçekleştiği göl kenarına ulaştırıyor.

– Özel ulaşım ve toplu taşıma ağı, göl bölgesinin şehrin diğer taraflarına bağlıyor. Gölün etrafından uzaklaştıkça yükselen ticari binalar ve yaşam konutları organik şekillere sahip. Yapılar bu şekillerini gölün dairesel biçimine uygun olarak alıyor.

GÖL BÖLGESİ KONUMU

Göl Bölgesi’nin Yeni İstanbul’un Batı yakasında kurulması planlanıyor. Göl Bölgesi, şehrin çok sayıda gölüne, açık alanına ve ormanlık alanlarına rahatça ulaşım imkanı bulunan yaşam konutları ve yaşama-çalışma alanlarını sunuyor.

GÖL BÖLGESİ PLANI

– Göl Bölgesi, Yeni İstanbul’un diğer ağırlıklı yaşam bölgeleri gibi, küresel şehrin tüm imkanlarına ulaşım olanağı sunarken, aileler için güvenli ve sağlıklı bir ortam sağlıyor.

– Göl Bölgesi’nde okullar, parklar, rekreasyon alanları bulunuyor ve ortak kullanım için tesis edilen binalar, dini kurumlar ve marketlere ev sahipliği yapıyor. Bu yapıların tümü şehrin geri kalanına, ev ve iş arası yol süresini azaltan ve aile yaşamı için daha fazla zaman sağlayan hızlı ulaşım olanaklarıyla bağlanıyor. Göl Bölgesi’nde bir parktan iki bloktan fazla uzaklıkta bulunan ev yok.

– Göl Bölgesi’nde göl etrafında alçak binalar ve doğal yapılar bulunuyor, yüksek binalar bunların arka tarafında yer alıyor. Mahalle yaşamına olanak verecek şekilde çoklu kullanım. Göl üzerinde tahta köprü, yürüyüş alanı.

3) SAHİL BÖLGESİ

– Yeni İstanbul’un üçüncü bölgesi olan Sahil Bölgesi, şehrin doğu kıyısında konumlanacak ve doğu kısmından şehre yolculuk yapanlara açılan ilk kapı görevini görecek.

– Bu bölge terk edilmiş eski maden ocaklarının bulunduğu yerde. Bu da bölgede toprağın erozyon sorunlarına maruz kalmasına neden olmuş.
Dar ve derin bir vadi bölgeyi ikiye ayırıyor. Arazinin doğu kısmında denize doğru tepecikler ve sarp kayalıklar bulunuyor. Bölgenin batı kısmında sahil manzarasına hakim yükseltiler bulunuyor.

– Yeni İstanbul’un diğer bölgeleri gibi bu bölgenin de arazi yapısı, topografya özellikleri göz önünde bulundurularak inşa edilmesi öngörülüyor.
Bu bölgede dünya standartlarında eğitim veren bir ekoloji ve sürdürülebilirlik üniversitesi gibi kurumların yanı sıra bir aktarma istasyonu, belediye, yönetimsel birimler ve mahkemeler gibi merkezi hizmetler veren binalarla ve yüksek noktalarda şehir alanları bulunuyor.

– Karadeniz sahili boyunca marina ve diğer rekreasyon alanları yerleştirilirken, bölgenin yamaçlı olması nedeniyle cadde ve sokaklar yorucu olmayacak bir yürüyüşe imkan verecek şekilde ve yüksek noktalardaki kurumlardan deniz kenarı bölgelere kolay geçişe olanak sağlayacak biçimde düzenlenecek.

– Projeye göre, Sahil Bölgesi, Yeni İstanbul’un Karadeniz’e bakan yaşama-çalışma alanlarından birine örnek teşkil ediyor. Ailelerin, ziyaretçilerin ve iş gücünün plajlara, doğal alanlara ve parklara geçişine imkan veriyor. Hızlı ulaşımla şehrin geri kalanına bağlı olan Sahil Bölgesi’ndeki sokaklar ve bloklar arazinin doğal yapısına uygun olarak inşa edilecek. Her köşeden Karadeniz manzarası sağlanacak. Deniz kenarı, parklar ve ormanlar üniversite, cami ve ortak kullanıma açık binalar gibi önemli yapıların çevresini oluştururken, bölgenin hızlı aktarma istasyonuna bağlı büyük bir pazar da burada yer alacak.

ÖNEMLİ BİNALARIN GİRİŞİ MEKKE YÖNÜNE BAKACAK

Projede bölge için tasarım ilkeleri şöyle sıralanıyor:

1 Kamu alanları için yükseltiler
2 Kamu alanı ve oteller için deniz kıyısı
3 Bina yüksekliğinin topografyaya göre oluşması
4 Yapıların Karadeniz’e bakması
5 Önemli binaların girişlerinin Mekke’ye bakması
6 Bloklarda çoklu kullanım
7 Blokların tepesinde açık alan

DENİZ ÜZERİNDE KÜLTÜR MERKEZİ

Projede, marina ve sahil bölgesinde denizin üzerinde inşa edilmesi planlanan kültür merkezine dair resimler de yer alıyor.

DOLAŞIM

Sahil bölgesinde yaşayanlar, ziyaretçiler ve çalışanlar Yeni İstanbul’un diğer bölgelerine pratik ve hızlı ulaşım ağlarıyla rahatça geçiş yapabilecek.

AÇIK ALAN

Tüm bloklar ve binalar arasında yürümeyi kolaylaştıran mesafe ve konumlanma.

KAMU BİNALARI

Yaşam kalitesini artırmak üzere, üniversiteler, camiler, müzeler ve kültür merkezleri Sahil Bölgesine dağıtılacak.

RÜZGAR YÖNÜ

Rüzgar, doğrudan olmayan bir şekilde Sahil Bölgesi’nde dolaşarak şehrin sürdürülebilir sistemine katkı sağlayacak.

Bahçeler blokları park sistemine bağlayacak.

MANZARA KORİDORLARI

Sokaklardan ve bloklardan Karadeniz’in görülmesinin sağlanması.


Projenin mimarları

ARAŞTIRMA VE DİĞER ŞEHİRLERDEN VE YAPILARDAN YENİ İSTANBUL İÇİN ÇIKARILAN DERSLER

Hong Kong
Nüfus: 6.997.000
Yüzölçümü: 1104 km2
Hong Kong başlarda mükemmel doğal limanı ve canlı Çin ticaretine dayalı olarak gelişti. Fakat kentin dünyanın en önemli ticaret ve finans merkezlerinden biri olmasına imkan veren sürdürebilir ticari büyüme için gerekli işgücü ve diğer kaynaklar, topraklarının genişletilmesi ile mümkün oldu. Alanı ve doğal kaynakları hala sınırlı olan Hong Kong’ın toplu taşıma sistemini yaygın olarak kullanması büyük rahatlık sağlıyor. Toplu taşıma katmanları nüfusun büyük çoğunluğunu taşıyabilen etkin bir şebeke yaratıyor. Hong Kong’un ödüllü Octopus Card sistemi kullanıcıların ulaşım ve diğer mal ve hizmetler için önceden ödeme yapmasına imkan tanıyor.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Hong Kong’un büyük nüfusu ve ulaşım ihtiyaçları etkinlik ve mükemmellik sergiliyor.
2. Octopus’la 460’ın üzerinde ayrı alanda hizmet alınabiliyor; buna toplu ulaşım, giyim mağazaları, fırınlar, otoparklar, sinemalar, mini marketler, fast food zincirleri, yapı marketler, kişisel bakım ürünü dükkanları, fotoğrafçılar, fotokopiciler, süpermarketler ve otomatlar…

Londra
Nüfus: 7.657.000
Yüzölçümü: 1579 km2
Londra 2. Dünya Savaşı’ndaki ağır bombardımanın ardından tekrar inşa edildi. Bu süreçte çok çeşitli mimari üsluplar uygulandı. Bu mimari bütünlük yoksunluğu, Londra’ya kendine has karakterini vermektedir. Yüksek göç oranları Londra’yı ırksal ve kültürel çeşitliliğin had safhada olduğu kentlerden biri haline getirdi. Bugün dünyanın 2. büyük finans merkezi ve 6. büyük ekonomisi konumunda. Kent devasa bir toplu ulaşım ağına ve beş uluslararası havaalanına sahip. Yılda 27 milyon ziyaretçi çekiyor.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Bir toplu ulaşım sistemi İstanbul’un trafik sorununun üstesinden gelmesine yardımcı olabilir.
2. Bir kentin mekan duygusu vermesi için bütünlüklü bir mimari üsluba sahip olması gerekmiyor.

İstanbul
Kent merkezi meskenler ve ticarethanelerin karışımından oluşuyor. Toplam alanın yüzde 1’inden azı parklara ayrılmış durumda. Fay hatları üzerinde olan kentte 50 binden fazla binanın dayanıksız olduğu tahmin ediliyor. Kentteki binaların üçte ikisi tehlikeli deprem bölgesi içinde bulunuyor.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Kentin güvenliğini sağlamak için sıkı inşaat kurallarının devreye sokulması gerekiyor.
2. Kentin büyümeyi kaldırması için bir plana ihtiyacı var.

Paris
Nüfus: 12.067.000
Yüzölçümü: 14.518 km2
Yılda 30 milyondan fazla turistin ziyaret ettiği dünyanın en popüler turizm merkezi. Sayısız ikonik binaya, dünyaca ünlü kuruma ev sahipliği yapıyor. 19 asrın ortalarında yeniden düzenlenen kente geniş bulvarlar ve neo klasik taş binalar karakterini veriyor. Bu karakteri korumak için kent merkezinde katı kent planlama ilkeleri uygulanıyor.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Paris çok geniş yeşil alana sahip, böylece binaların sıralandığı caddeler canlılık kazanıyor.
2. Eyfel Kulesi ve Zafer Takı gibi kültürel ve tarihi hazineler eşsiz bir cazibe merkezi oluşturuyor.

Tokyo
Nüfus: 12.790.000
Yüzölçümü: 2.187 km2
Dünyanın en kalabalık metropollerinden biri. Güvenli caddeleri, en temiz taksileri ve en dakik trenleri ile ünlü. Deprem kent için daimi bir tehdit. İnşaat kuralları bu yüzden sıkı. Dünyanın dört bir köşesinden gelen farklı iş kolları, endüstriler ve yatırımlarla tam bir ‘küresel kent’.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Depreme dayanıklı inşaat teknolojilerinin kullanımı.
2. Kentin etkin şekilde işlemesini sağlayan iyi organize edilmiş ulaşım sistemi.
3. Çeşitlilik gösteren alt merkezlerle kentte kendine has mekanların yaratılması.

Yeni Songdo
Güney Kore’nin Incheon bölgesinde, başkent Seul’ün 65 kilometre güneyinde 607 hektarlık doldurulmuş alanda oluşturulan küresel bir ekonomi merkezi. Projenin 2014’te tamamlanması planlanıyor. Uluslararası şirketlerin rahatlıkla yerleşip faaliyet göstereceği dinamik bir 21. asır kenti olması amaçlanıyor.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Kentin, çevresinde bir faaliyet zincirinin oluşmasını sağlayan merkez görevi görecek şekilde, stratejik olarak konumlandırılması.
2. Kent alanının denize doğru geliştirilmesi.

La Defense
Kıta Avrupa’sının en büyük ticaret merkezi. 1958’de yapımına başlandı ve değişim geçirip gelişerek bugüne kadar geldi. 31.4 hektar üzerinde 1500 şirket faaliyet gösteriyor, 20 bin kişi yaşıyor, 350 milyon metrekare ofis alanı yer alıyor. Bölgenin simgesi haline gelen ünlü anıtsal modern kemer 1989’da inşa edildi.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Hayatı kolaylaştıran imkanlar yaratılması ve alanın 24 saat yaşayan bir ortam sağlayacak şekilde dengelenmesi.
2. Ekonomik refahın fiziki bir sembolünün oluşturulması.
3. Simge haline gelen anıtsal bir yapı inşa edilmesi.

Pudong
Huangpu Nehri ve Doğu Çin Denizi arasında kurulan yeni finans ve ticaret merkezi. 1.5 milyon insanın sirkülasyon halinde olduğu yaklaşık 130 kilometrekarelik bir bölge. Dünyanın en yüksek binası Şangay Dünya Finans Merkezi burada inşa ediliyor. Dünyanın en büyük 500 şirketinden 90’ının burada bürosu var.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Kapsamlı bir planlama modelinin uygulanması.
2. Altyapı, bölgesel bağlantılar ve ulaşımın ıslahı üzerinden adım adım geniş çaplı bir projenin örgütlenmesi.
3. Uluslararası firmaların yatırımlarını cezbetmesi.
4. Küresel yatırımla yerel yatırım arasında, yeni ekonomik kalkınma fırsatları yaratacak şekilde dengelenmesi.

Roppongi Tepeleri
13 hektarlık alanda, 4 milyar dolar harcanarak kuruldu. Japon enformasyon teknolojisi endüstrisinin simgesi. Sadece bir ticaret merkezi değil, önemli sosyal etkinlikler de sunuyor. Haftada 400 bin kişi burayı ziyaret ediyor. Önemli özelliklerinden biri, devletten hiç destek almaksızın, sadece özel bir teşebbüs olarak hayata geçirilmesi.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Vizyon sahibi güçlü bir müteşebbisin önderliğinde yaratılması.
2. Ekonomik faydanın yanında hayat kalitesinin yükseltilmesini öngörmesi.

Tsukuba Bilim Kenti
Tokyo’nun 40 kilometre kuzeyinde 27 kilometrekarelik alanda 1960’larda kurulan araştırma ve eğitim merkezi. Halen 200’den fazla araştırma kurumuna, 200 bin insana ev sahipliği yapıyor. Geniş yeşil alanları ve sosyal tesisleriyle de dikkat çekiyor. Çevreye duyarlı uygulamalar yaygın. Gelişmiş bir hızlı raylı sistemle diğer bölgelere bağlanıyor.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Eğitim ve araştırmaya yatırım yapmak.
2. Kentle çevre bölgeleri bağlayan hızlı ulaşım sistemlerine yatırım yapmak.

Aerotropolis
İsmi bir kavram haline gelme yolundaki merkez. Havacılıkla bağlantılı ofisleri, ticareti, sosyal etkinlikleri ve yaşam alanlarını bir araya toplayan kompleks anlamına geliyor. Havaalanlarını yerel gelişmenin güçlü birer motoru haline getirmeyi amaçlıyor. Bir aetotropolis havaalanı hattında 10 ila 40 kilometrelik bir çapta uzanabiliyor. Dubai Dünya Merkezi Havaalanı ve Hong Kong Uluslararası Havalimanı örnek olarak verilebilir.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Ticari ve meskene yönelik kullanımlar arasındaki ayrımı ortadan kaldırması.
2. Yabancı yatırımcılar için çok cazip bir seçenek oluşturması. İstanbul trafik ve dengesiz gelişim gibi sorunları nedeniyle yatırımcılar için zorluklar barındırıyor. Küresel bir kent olması için bu sorunlarını çözmesi gerekiyor.

Siber Kent
Enformasyon Teknolojisi merkezleri. Kaliforniya’daki Silikon Vadisi örnek olarak gösterilebilir. Britanya’nın Manchester kentindeki Media City UK de bir başka örneği olma yolunda.

Modern İslam Mimarisi
Geleneksel İslam mimarisi pek çok büyük organize edici ilkeye dayanır; bunların başında her şeyde Allah’ın Gücü’nün kabul edilmesi gelmektedir. Büyük kubbeler, minareler ve avlular Allah’ın gücünü ve büyüklüğünü yansıtır. Diğer kilit unsurlar geometri, ışık kullanımı ve sudur. Geleneksel İslam kenti açık ve kapalı alanların hiyerarşik dizilimi üzerinden örgütlenir. Açık, yarı açık ve mahrem alanlardan oluşan üçlü bir sisteme dayanır. Kentsel bölgedeki başlıca kamusal alanlar çarşılar ve merkezi camilerdir.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Allah’ı yücelten güzel ve anıtsal şehirler yaratmak için en son teknolojinin kullanılması.
2. Kilit önemdeki su ve manzara unsurlarının dahil edilmesi.

Sürdürülebilirlik
GÜNEŞ ENERJİSİ: 200 Megavatlık tek bir Güney Kulesi enerji santralı yaklaşık 200 bin meskene yetecek enerjiyi üretiyor.
RÜZGAR ENERJİSİ: Denizde kurulan rüzgar türbinleri karadakilerden boyut olarak daha makul ve daha az gürültülüdür. Ortalama rüzgar hızı açık deniz üzerinde ciddi şekilde daha fazladır. Genellikle karadakilerden daha yüksektirler, fakat büyük kısmı suyun altındadır. İnşası daha pahalı ve işletilme ve onarım maliyetleri daha fazladır.
SU ENERJİSİ: Havadan çok daha yoğundur. Bir su türbini cam ve karbon fiberden yapılır ve deniz suyundan fazla etkilenmeyen yan materyallerle güçlendirilir. Deniz hayatında sorun yaratmalarını engelleyecek yavaşlıkta dönerler. Türbin başına inşa ve sürdürme maliyeti, miktar arttıkça azalır.

NAKİL HATLARI DOĞRULTUSUNDA GELİŞME
ABD Virginia’daki Arlinghton County, Brezilya Curitiba, Danimarka Kopenhag, Almanya Münih bu tür gelişme modelinin örnekleridir.

Yeni İstanbul için dersler:
1. Nakil hatları boyunca doğrudan gelişme.
2. Çok katmanlı ulaştırma seçenekleri oluşturmak.
3. Kontrolsüz yayılmayı engelleyen politikalar.
4. Karşılanabilir çevre dostu ulaştırma seçeneklerinin sunulması.
5. Motorize olmayan ulaştırmayı cazip hale getirip otomobil kullanımının azaltılması.

Etiketler

Bir cevap yazın