Park Otel’den CVK Park Bosphorus’a

Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Sami Yılmaztürk Park otelin yerine CVK Park Bosphorus’un yapılmasının yargı kararlarına rağmen durdurulamayış sürecini anlatıyor.

Beş sene süren bir mücadele sonucunda 1993-94 senelerinde 17 katı yıkılan Park Otel bir süre otopark olarak kullanıldı, yıllarca atıl kaldı.

Park Otel’in içinde yer aldığı parseller, ’80 darbesinin eseri kanun’ olarak anılan, imar kararlarının merkezi idarelerce alınmasına imkan veren ‘Turizmi Teşvik Kanunu’na dayanılarak Temmuz 1984’de ‘Turizm Merkezi’ ilan edilmişti. Park Otel ve Gökkafes gibi onlarca gökdelen inşaatı bu kanun sayesinde yapıldı.

Yıkılan Park Otel’in yerinde 20 sene sonra yükselen CVK Park Bosphorus Otel’in imar planları da aynı kanunla Turizm Bakanlığı’nca 2007’de hazırlandı. İmar planları, odaların açtığı dava sonucunda iptal edildi ama inşaat devam etti. 2011’de yargı kararlarını atlatacak şekilde yeni planlar geçirildi.

1993-94’teki yıkımda otel, yanındaki tarihi Alman Konsolosluğu’yla aynı yüksekliğe gelecek şekilde tıraşlanmıştı. 2007’de odaların açtığı ilk davada bilirkişi raporu, CVK Otel’in konsolosluktan yaklaşık 2 metre daha yüksek olduğunu tespit etti ve odaların itirazını haklı buldu. Tüm bu hukuksuzluklara rağmen otel 2013’te işletmeye açıldı.

Yürütmeyi Durdurulduğunda Otel Bitmişti

2007’de Kültür Ve Turizm Bakanlığı, Turizmi Teşvik Kanunu’na dayanarak Gümüşsuyu’ndaki araziye tekrardan inşaat yapılmasını mümkün kılacak (1/5000 ölçekli) bir imar planı değişikliği çıkarttı.

Şehir Plancıları Odası ile Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi bu plan değişikliğine dava açtı. Danıştay 6. Dairesi, otel yüksekliğinin Alman Konsolosluğu’nu aştığını tespit eden bilirkişi raporuna dayanarak 2010’da plan değişikliğini hukuksuz buldu ve iptaline karar verdi.

Madenci CVK grubu, Park Otel’i 2010’da Sami Ofer’den satın aldı. Grubun kurucusu Mahmut Çevik, bir röportajında otelin restorasyonuna 300 milyon dolar harcadıklarını belirtmişti.

2011’de bakanlık yeni imar planları hazırladı. Bu şekilde önceki yargı kararı işlevsiz kılınmış oldu. Beyoğlu Belediyesi inşaata 2011’de ruhsat verince Mimarlar Odası bu sefer ruhsata ve bu ruhsatın dayanağı olan imar planlarına dava açtı.

23 Kasım 2011’de davaya bakan Danıştay 6. Dairesi oy birliğiyle bu planların da yürütmesini durdurdu. Beyoğlu Belediyesi’nin itirazı Nisan 2012’de reddedildi.

Ancak bilirkişi sonrasında aynı yapıda hukuka bir aykırılık bulunmadığını ileri sürdü. Bu sefer Danıştay, Aralık 2012’de inşaatın tekrar başlamasına izin verecek şekilde odanın yürütmeyi durdurma talebini reddetti.

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi daha önce alınan yargı kararlarını da emsal göstererek Mart 2013’te bu kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na taşıdı.

Kurul, odanın itirazını kabul ederek Haziran 2013’te Danıştay’ın kararını bozdu ve tekrardan yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ancak bu kararın odaya tebliğ edilmesi altı ay sürdü.

“Turizm ve kentsel sit alanı ilan edilen ve korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmaz (Alman Konsolosluğu) yanında bulunan alanda gerek bodrum katlarında öngörülen kullanım kararları, gerek emsal üzerinden hesaplanarak tanınan yapılaşma hakları yoğunluk artışına yol açmakta, sosyal ve teknik yapıya yük getirmekte, ulaşım etütlerini etkilemekte ve kentsel maliyetleri arttırmakta planla sağlanan bütünlüğü zedelemektedir.”

Bu altı ay içinde yapı bitirilmiş ve Beyoğlu Belediyesi’nce otele iskân ruhsatı verilmişti. Mimarlar Odası’nın iskân ruhsatına 2014’te açtığı dava hâlâ devam ediyor.

Bugün TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanlığı görevini yürüten Sami Yılmaztürk, Park otelin yıkıldığı senelerde odanın ÇED Kurulu Sekreteri’ydi. Yılmaztürk, 20 sene sonra yeniden yükselen otelin yıkımı için sonu gelmeyen hukuk mücadelelerini anlattı.

Otelin yeniden yapımına 2011’de başlandı. 2007’de açtığınız davayla başlayan hukuk sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen inşaat bir türlü durmadı.

Aslında süreç hukuk garabetidir. Aynı mahkemenin daha önceki plan davasında verdiği bir bilirkişi raporu var. Bu rapora göre bilirkişiler açıkca hukukun nasıl çiğnendiği konusunda tespitler yaptı ve mahkeme bu bilirkişi raporuna göre iptal kararı verdi.

Bilirkişi, otelin Alman Konsolosluğu’ndan 1 metre 84 santim daha yüksek olduğunu tespit etmişti. Yapı aynı, değişmedi. Kullanım değişmedi. Yapıya yüklenen fonksiyonlar, kullanım şekli ve 1993 yılında ve sonrasında alınan yargı kararları yerli yerinde duruyorken Danıştay’ın sonraki kararını kabul etmek, yorumlamak mümkün değil.

Bugünlerde yatırımcının çok acelesi var, bir an önce inşaatı bitirmek ve para kazanmaya başlamak için. Belediyecilerin de acelesi var, aynı şekilde bir an önce işi bitirip ranttan pay almak için. İşte Park Otel dosyasında bu acelecilik nedeniyle onay sırası karıştırılmış belli ki.

Plan hiyerarşisini hiçe sayan, 1/5000’den önce 1/1000’lik planı yürürlüğe sokan bir belediye, bunu görmeyen, meslek etiğini hiçe sayan bilirkişi heyeti ve bu düzmece sürece onay veren Danıştay… Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Cemaat ikilisinin yarattığı yargı bu işte.

Sonuçta 2007’de açtığımız davayı kazanmamıza rağmen otel inşaatı durdurulamadı.

1993-94’te yıkılan binada da benzer hukuksuzluklar yaşanmamış mıydı?

Bugün de bir çok benzer örnek saymak mümkün. Planlar hep yatırımcının yönlendirmesi, talepleri doğrultusunda ve rant paylaşımındaki süreçlere göre inşaat başladıktan sonra değişikliklere uğruyor. Planlar değişiyor ama inşaatta bir değişiklik yok. Zorlu Center bunlara örnektir.

En son örneği de Validebağ Korusu bitişiğinde yeşil alanda yapılmakta olan cami. Bu caminin parseline ait plan tadilatı için hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı henüz onaylanarak yürürlüğe sokulmadan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nın yürürlüğe girdiğini ve ruhsat düzenlendiğini tespit ettik.

Yargı kararları bu şekilde aşılabiliyor. Plan iptal edildiğinde yeni plan tadilleri yapılarak yargı kararları boşa çıkarılıyor. Bugün açılan tüm davalarda benzer durumlar yaşanıyor aslında. Bazı davalarda beş altı plan değişikliğine şahit oluyoruz.

Bugün 16/9 gibi hukuksuzluğu yargı kararlarıyla tescillenen birçok bina yıkılamıyor. O dönem otelin yıkılması nasıl mümkün olmuştu?


Öncelikle toplumsal muhalefet güçlüydü, toplum daha bilinçliydi. Henüz o tarihlerde etik değerlerde bu kadar aşınma olmamıştı. Bugün yargı dahi hiçbir hukuk kuralını tanımıyor.

Tabii etik değerlerde aşınma aniden olmaz, bir süreçtir. Hatırlıyorum, Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı’ydı. Sakarya’da yapı yasağı bulunan birinci derece tarım arazisine TOYOTA fabrikası yapılmak istenmiş, Mimarlar Odası dava açmış ve kazanmıştı. Yargı yine geciken bir karar vermişti. Yargı kararı çıktığında fabrika çoktan bitmişti.

Demirel açılışı yapmak üzere davet edilince meslek odaları bu hukuksuz binanın açılışına gitmemesini talep etti. Demirel gitmiş ve açılışta ”Döviz için Çankaya’nın arka bahçesini bile veririm” demişti. Sanki kendisine ait bir arka bahçe gibi konuşabildiğini gördük. Bugünlerde durum çok daha vahim…

O dönemde Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin (SHP) iktidar ortağı olması, SHP il yönetiminin duruşu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Nurettin Sözen’in duruşu ve parti yönetiminin bu duruşa destek vermesi sürecin doğru sonuçlanmasını sağlamıştı. Gökkafes sürecindeyse aynı siyasi irade bulunamamıştı ne yazık ki…

Oda nasıl bir rol oynadı Park Otel’in yıkım sürecinde?

Park Otel mücadelesi, kent ve kamu-toplum yararına verilen mücadelelerde önemli bir ilktir. Bu şekilde bir yıkımın başka örneği yoktur.

1989 yılında Bedrettin Dalan’ın seçimleri kaybetmesinde Mimarlar Odası’nın tüm baskılara rağmen tek başına bir duruş sergilemesinin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Dalan, Mimarlar Odası’yla baş edemeyen bir iktidar konumundaydı.

Mimarlar Odası ve meslek odalarının gazete boyutlarında çıkardığı ‘Ölçü’ gazetesi 1989 seçimleri öncesinde seçim alanlarında halka dağıtılıyordu. Basın, Mimarlar Odasının açıklamalarına önemli yer veriyordu. O tarihlerde ilk defa Mimarlar Odası’nın yönlendirmesi ile toplum örgütlenmeye başlamıştı.

Park Otel’de, bugün de birçok davada olduğu gibi semt sakinlerinin avukatlığını Oda avukatı üstlenmişti, mücadelenin hukuki ayağını bugün aramızda olmayan Avukat Derviş Parlak yürütmüştü.

Park Otel sürecinde oda için de bir ilk yaşanmıştı. 1992 yılında otelin tadilat projesi Mimarlar Odası Mesleki Denetimi’ne sunulmuştu. Yönetim Kurulunda, bu projenin sorunsuz bir proje olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bir sorumluluk alınması gerektiği kanaati oluştu.

Bu tartışma sonrasında ilk defa Park Otel için mesleki denetim yetkimiz kapsamında bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Uygulaması raporu hazırladık. ÇED Danışma Kurulu da o tarihlerde kuruldu ve o günlerden sonra kurumsallaştı. ÇED Danışma Kurulunun ilk sekreteri görevini ben üstlendim. Oktay Ekinci Şube Başkanı, İsmail Erten arkadaşımız ise Şube Yönetim Kurulu sekreteriydi.

Park Otel’de olduğu gibi kent hukuku işletilebilseydi, bugün hangi binaların yıkılması gerekirdi?

Hukuk işleseydi bugün İstanbul’da hiçbir gökdeleni göremezdik. Gökkafes, 16:9, Ataköy aksındaki yüksek binalar, Meteoroloji’nin yerine yapılan Four Winds, Kadıköy’ün Park Oteli olarak anılan Hilton DoubleTree, Zorlu Center, Ali Sami Yen ve Likör Fabrikası arazisinde yükselen inşaatlar, Maslak 1453, Sulukule, Atatürk Orman Çiftliği’ne inşa edilen kaçak saray, Acıbadem Şehrizar konakları, Acarlar’ın Beykoz Konakları, Maslak hattındaki gökdelenler, Emek Sineması, Demirören AVM gibi yüzlerce proje sayılabilir. (Eİ/BA)

90’LARIN HAK MÜCADELELERİ YAZI DİZİSİ

* 90’ların Hak Mücadeleleri’ne Başlarken – Nadire Mater

BİR DAKİKA KARANLIK EYLEMİ

* Faksla Yayılan Çağrı: Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık – Elif İnce

* Ergin Cinmen Anlattı: Bir Dakika Karanlık: ‘Minimum Seviyede’ Bir Eylem

* Bir Dakika Karanlık ve 28 Şubat – Elif İnce

* Bir Dakika Karanlık’ın Yargılattığı “Susurluk Çetesi” – Elif İnce

90’LARDA LGBTİ HAREKETİ

* LGBTİ: Kaldırımın Altından Gökkuşağı Çıkıyor – Elif İnce

* 93’ün Yasaklı Onur Yürüyüşü – Elif İnce

* LGBTİ 2014 – Elif İnce

İNSAN HAKLARI MÜCADELESİ

* İnsan Hakları Mücadelesiyle 90’ları Aşmak – Hüsnü Öndül

VİCDANİ RET

* Vicdani Ret: 25 Senedir “Halkı Askerlikten Soğutuyorlar” – Elif İnce

* 2014: 400’e Yakın Retçi Var, Düzenleme Yok – Elif İnce

* Yıl 1990: Vedat Zencir’in Vicdani Ret Açıklaması

KÜRT SORUNU

* Seçmen, AKP ve HDP’nin İşaretini 90’larda Vermişti – Sezgin Tüzün

* ”Kürt Sorunu”nda Son 25 Yıl – Yavuz Önen

BERGAMA DİRENİŞİ

* Bergama Altın Madeni Direnişi: Toprağın Bekçileri – Elif İnce

* Bergama: Hukuk Dinlemeyen Maden – Elif İnce

* Bergama Direnişi Çevre Hukukunu Nasıl Değiştirdi? – Ali Arif Cangı

BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ

* Zonguldak Madenci Grevi ve Yürüyüşünden Tekel Direnişine – Sevkutan Nevsuhan

* Kadınlar ve Çocuklar En Önde Zonguldak Geleceğine Yürüyor – Nadire Mater

KAMU EMEKÇİLERİNİN MÜCADELESİ – KESK

* Kamu Çalışanlarının Çeyrek Yüzyıllık Yürüyüşü – Sami Evren

CUMARTESİ ANNELERİ/İNSANLARI

* Video-Haber: Cumartesi Anneleri’nin 500 Haftası – Beyza Kural

* Galatasaray Hafıza, İtiraz, Politikleşme, Sosyalleşme ve Küreselleşme Mekanı – Nimet Tanrıkulu

BARIŞ ANNELERİ

* 90’lardan Bugüne Barışa Yürüyen Anneler – Elif İnce

LEYLA ZANA

* Leyla Zana: Bir Gün, Bir Dil, Bir Tarih – Handan Çağlayan

MERVE KAVAKÇI

* Merve Kavakçı Meclise Başörtüsüyle Girince… – Zeynep Erdim

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

* Düşünceye Özgürlük: 80 Bin Kişi Kendini İhbar Etti – Elif İnce

* Ahmet Altan Yazısına “Atakürt” Başlığını Attığında

* Yıl 1995, Yaşar Kemal “Yalanlar Seferi”ni Yazdı

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

* Bir Zamanlar Gazeteciler Örgütlüydü – Elif İnce

* Özgür Basının Tutsak Yılları – Elif İnce

* Metin Göktepe: Devlet İlk Kez Suçunu Kabul Etti – Elif İnce

* Gazeteciliğin Tam da Ortasına Düştüm – Erol Önderoğlu

* Radyo Karacadağ’ın Serüveni – Mehmet Can Toprak

* Özal’ın Sinyaliyle Özel Kurulan Televizyonlar – Ayda Özlü Çevik

* Haddimizi Aşa Aşa Gazetecilik Yaptık – Berat Günçıkan

* 90’ların İşaret Fişeği: Yeşilyurt Köylülerine Yedirilen Dışkı – Celal Başlangıç

* Siirt Mücadele Manşetleriyle 1990 – Cumhur Kılıççıoğlu

* Aziz Ağabey – Ferhat Tunç

* Neye Kıl Oldun Abi? – Derya Bengi

* Yazmıştı – Fikret İlkiz

İŞKENCEYLE MÜCADELE

* “Manisalı Gençler”: Bir Vekilin Mücadelesi ve İşkenceye Mahkumiyet – Elif İnce

ALEVİ MÜCADELESİ

* Alevi Realitesini Tanımak – Erdoğan Aydın

ÖĞRENCİ MÜCADELESİ

* Mecliste Pankart: Harçlara Hayır – Elif İnce

* Hala Har(a)ç Ödeyenler Var! – Elif İnce

* 90’larda Öğrenci – Gençlik Hareketi – Erdem Aksakal

BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİ

* “Başörtüsüne Özgürlük için Elele” Zincirinden Bugüne – Elif İnce

* Kişisel Bir Başörtüsü Mücadele Öyküsü – Elif İnce

* Sakarya Platformu: Başörtüsü Yasağı Bitti Ama… – Elif İnce

KADIN MÜCADELESİ

* Aksu Bora Anlatıyor: 90’lardan Bugüne Türkiye’de Feminizm – Elif İnce

* Kadınların Yasalara ve Hayata Müdahale Başarıları – Elif İnce

* Kadın Mücadelesinin “Uzmanlaştığı” Yıllar – Ayşe Bilge Dicleli

* Ka.Der’in 17 Yılı – Elif İnce

* KAMER’in Cinsiyetçi Sistemle Mücadelesi – Elif İnce

* İlk Barış İçin Kadın Girişimi, Yıl 1996 – Elif İnce

SİVİL İTAATSİZLİK

* Savaşa, Milliyetçiliğe, Irkçılığa Karşı: Arkadaşıma Dokunma! – Ayşe Günaysu

KENT SAVUNMASI

* Kentin Direnişi: Park Otel’in 17 Katı Yıkıldı – Elif İnce

* Park Otel’den CVK Park Bosphorus’a – Elif İnce

Haberin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler

Bir cevap yazın