İstanbul’da dönüşümde yenilenen evlerin anahtarını Başbakan Erdoğan verdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Projeleri Yıkım ve Toplu Anahtar Teslimi ile 437 Yeni İETT Otobüsünün Hizmete Alım Töreni”, Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlar ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Dönüşümde kimse mağdur edilmiyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Projeleri Yıkım ve Toplu Anahtar Teslimi ile 437 Yeni İETT Otobüsünün Hizmete Alım Töreni”, Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlar ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Zeytinburnu Sümer Mahallesi’nde yapılan törende Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Bürokratları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dönüşüm çalışmalarında hiç kimsenin mağdur olmasına izin vermediklerini, müsaade etmediklerini ve müsamaha göstermediklerini belirterek, tam tersine, son derece iyi niyetle, tamamen vatandaşı düşünerek önemli bir adım attıklarını söyledi. “Benim vatandaşım, benim İstanbullu kardeşim, en iyi konutlarda, en sağlıklı konutlarda, en sağlam konutlarda, korkmadan, tedirgin olmadan oturma, yaşama hakkına fazlasıyla sahiptir” diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Hiç kimsenin kümes gibi, kulübe gibi, derme çatma evlerde yaşamasına razı olamayız. Kendimiz için istemediğimizi kardeşlerimiz için isteyemeyiz, anlayışımız bu. Hiç kimsenin, üzerine yıkılacak gibi eğreti duran konutlarda yaşamasına göz yummayız. İstanbul için mukadder olan bir depremde, hiç kimsenin göz göre göre hayata gözlerini yummasına seyirci kalamayız. Ne yapıyorsak, sizin için, milletimiz için, İstanbul için ve Türkiye için yapıyoruz.”

Yapılan dönüşümlerle inşa edilen, yıkılan, ardından yenisi inşa edilecek konutlarla aslında Türkiye’de çürümüş bir sistemi ortadan kaldırdıklarını vurgulayan Erdoğan, “Şu binalarla çürümüş bir sistem ortadan kalkıyor. Yoksulun hep yoksul, zenginin de hep zengin kalması üzerine inşa edilmiş bir sistemi, biz bu kentsel dönüşümle birlikte tersine çeviriyor, herkese insanca yaşam imkanını getiriyoruz” dedi.

Vatandaşlardan aleyhte propagandalarına aldanmamasını, dedikodulara, yalanlara, iftiralara asla kulak asmamasını isteyen Erdoğan, “Biz bu yola sizlerle birlikte çıktık, bu yolda sizlerle yürüyoruz, Allah’ın izniyle bu yolda sizlerle yürümeye, her ne yaparsak sizin için ve sizlerle birlikte yapmaya devam edeceğiz. Allah göstermesin, depremlerde yıkımların altında kalıp da ‘Yandım Allah’ demektense umudun tohumlarının atıldığı bu yıkımların yapılması bizim ufkumuzun ne anlama geldiğini gösteriyor. Gerçekleştirilen törenle İstanbul genelinde 14 bin 663 konut ve 3 bin 65 iş yerinin yıkımını da yapıyoruz” diye konuştu.

Başkan Topbaş’a kentsel dönüşüm teşekkürü…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Zeytinburnu Sümer Mahallesi’nde deprem odaklı kentsel dönüşümü tamamlanan 1. Etap’ta 451 konutu hak sahiplerine teslim ettiklerini, Esenler Turgut Reis Mahallesi’nde, dönüşümünü tamamladığı 280 konutun da anahtarlarını verdiklerini hatırlatan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, toplamda 731 aileyi bu törenle resmi olarak evlerine kavuşturduğunu kaydetti. Başkan Kadir Topbaş ve ekibine teşekkür eden Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti;

“Hükümetler gecekondulara müsamaha gösterdikçe, gecekondular büyüdü, yayıldı ve şehri adeta kuşattı. Allah göstermesin bir yangın olsa o gecekondularda yaşayan kardeşlerimin kaçma ihtimali yoktu, itfaiye araçlarının oralara girmesi mümkün değildi. Köyünden kalkıp İstanbul’a gelenler, bu gecekondularda, son derece sağlıksız, kalitesiz, tehlikeli konutlarda hayata tutunma mücadelesi verdiler. Bu gecekonduların aralarından lağım sularının akmasına benim insanım mahkum mu? Ama mahkum edildi. Bu aciz hükümetler sebebiyle… Çocuklar o sularla oynayarak yetiştiler. Bunları ülkemizde biz gördük, yaşadık. Ama çocukların bu bedeli ödemesi gerekmiyor. Çocuklarımızın, torunlarımızın bu sıkıntıları çekmesi gerekmiyor. Sizin ve bizim çektiğimiz sıkıntıları, anne babalarımızın çektiği çileleri, artık çocuklarımızın çekmesi gerekmiyor. Bizim, hem İstanbul’da hem tüm Türkiye’de artık bu dönüşümü, bu değişimi sağlamamız, çocuklarımıza daha yaşanabilir şehirler emanet etmemiz gerekiyor. Başbakan olarak bu, benim de kabinemin de grubumun da belediye başkanı arkadaşlarımın da il genel meclisi üyesi arkadaşlarımın da görevi. Daha geniş alıyorum, partimin tüm birimlerinin görevi. Çünkü biz ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyemeyiz. Dedeler gecekonduda oturdu, babalar gecekonduda oturdu, çocukları da biz o gecekondulara, o çürük yapılara mahkum edemeyiz.”

Son 10 yılda 500 bine yakın konutu sahiplerine teslim ettiklerini ve etmeye devam ettiklerini aktaran Erdoğan, “Bir yandan İstanbul’daki çarpık kentleşmeyi durdurmak, bir yandan da İstanbul’u dönüştürmek için çok yoğun mücadele verdim. Sağolsun, Kadir Topbaş kardeşimiz de bizden aldığı bu emaneti hakkıyla taşıdı, İstanbul’daki dönüşümü hız kesmeden sürdürdü. Muhtemel bir depreme karşı hazırlıklı olmak için mücadele veriyoruz. Vatandaşımız, ‘İnsanca bir ortamda, sağlıklı bir evde, sağlıklı bir çevrede yaşasın’ diye bu gayretin içindeyiz. Siz de bize destek olursanız, siz bizim yanımızda olursanız, inşallah bu süreci suhuletle, huzurla, barış içinde, uzlaşma içinde tamamlar ve şehirlerimizi, ülkemizi süratle değiştiririz. Kentsel dönüşümün başlayacağı semtlerimizdeki vatandaşlarımıza da biraz sabır diyorum. Onların da modern konutlara kavuşacakları törenleri hep birlikte yapmayı umut ediyoruz” şeklinde konuştu.

1700 yeni otobüs de hizmete giriyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2011 yılında başlayan yenileme çalışmaları kapsamında, ”dezavantajlı grupların da kullanımına uygun 1700 yeni otobüs almaya karar verdiğini, bu kapsamda alınacak toplam değeri 875 milyon lira olan otobüslerin tamamının yerli üretim olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle konuştu;

“Bir yandan İstanbul’un ulaşım sorununa nefes aldırıyor, bir yandan otomotiv sektörünü destekliyor, istihdamı artırıyoruz. Burada üç sistem aslında çalışıyor. Bir, metro sistemi, iki hafif raylı sistem, üç lastikli sistem. Lastikli sistemde de iki ayrı sistem var. Birisi metrobüs bir diğeri de bu otobüslerimiz. Bunlarla İstanbul’da biz ne denli toplu taşımaya yönelecek olursak, İstanbul’un ulaşım sorunu, o kadar çabuk çözülür. Toplu taşımaya halkımız yönelmediği sürece, 1 aracın içinde 1 kişi seyahat ettiği sürece, 3 şerit değil, 4 şerit de yapsak, bunun altından kalkamayız. Belediyemiz İstanbul’da toplu taşıma ve katlı otoda park çalışmalarına da önem veriyor. O zaman benim vatandaşım hem psikolojik olarak rahat edecek hem de ‘Ben otoparka bıraktım, 20 dakika sonra, 40 dakika sonra filanca yerde olacağım’ diyecek. Kardeşlerim, zaman hesap zamanıdır. Unutmayın, zaman nakittir. Onun için zamanla oynamayacağız. Hem psikolojik olarak rahat edeceğiz hem de muasır medeniyetler seviyesinin üstüne ülkemizi çıkaracağız.”

Bu araçlardan 437 tanesini bugün hizmete aldıklarını, bunların 240 tanesinde sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) kullanıldığını kaydeden Erdoğan, CNG araçlar için Kağıthane’de dolum tesisi kurulduğunu ve burada aynı anda 16 araca dolum yapıldığını söyledi. İhalesi yapılan bin 700 araçtan 637’sinin Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edildiğini, 437 aracın bedeli 90 milyon avro (200 milyon lira) olduğuna dikkat

Bakan Bayraktar; “Dönüşümde gönüllülük esas”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da yaptığı konuşmada hükümet olarak kentsel dönüşümde kim hazırlıklıysa nerede rıza, gönüllülük varsa o belediye ile kucaklaşarak, beraber kentsel dönüşüme devam edeceklerini söyledi. Hükümetin öncülüğünde TOKİ ve belediyeler tarafından yapılan çalışmayla konut üretimi ve kentsel dönüşümün, başta Marmara olmak üzere Türkiye’nin her tarafına yayıldığını ifade eden Bayraktar, şöyle konuştu;

“Gelinen nokta itibariyle özellikle afet riski taşıyan binaların dönüştürülmesini eksenine koyan kanunun yürürlüğe girmesinin ardından yapılan kentsel dönüşümlerle, artık kentsel dönüşüm vatandaşlar tarafından içselleştirilmeye başlandı. Hükümet olarak kentsel dönüşümde kim hazırlıklıysa nerede rıza, gönüllülük varsa hangi belediye başarılıysa hazırlıklıysa o belediye ile kucaklaşarak, beraber kentsel dönüşüme devam edeceğiz. Türkiye’de inşaat sektörünün kazandığı tecrübeyi de kullanarak, özel sektör, halk ve belediyelerle şehirleri marka değeri yükselen, medeni dünyayla bütünleşen bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz.”

Başkan Topbaş; “2016 yılında günde 7 milyon kişi raylı sistem kullanacak”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise, şehirlerin ve şehir yapılarının medeniyetlerin izlerini taşıdığını, toplumların dünyaya haykırışlarının sembolü olduğunu belirterek, insanların karakterinin büyük bölümünün çevreye göre şekillendiğini söyledi.

8 bin 500 yıllık tarihi olan İstanbul’un düzensiz ve çarpık yerleşmeyle bugüne kadar geldiğini anlatan Kadir Topbaş, arzularının planlı bir şehir gelişiminin sağlanması olduğunu kaydederek, bu planlar sayesinde rota ve hedeflerini önceden belirlediklerini kaydetti.

Dünyada ciddi anlamda her alanda yaşanan değişimin bir ayağının da kentlerdeki değişimler, yenilikçi fikirler olduğunu ifade eden Topbaş, kentlerin temel sorunlarının başında yenilenmeye ayak uyduramamak geldiğini dile getirdi. Kentlerin diğer sorunlarından birisinin ulaşımla ilgili olduğunu vurgulayan Topbaş, şöyle konuştu;

“İstanbul’da yaşayan bir insan herhangi bir noktaya giderken hangi vasıtaları kullanabilir? Hangilerini tercih edebilir? Rahatlıkla gidebileceği yere nasıl ulaşabilir? Bunların planlarını yaptık. Başta toplu taşıma oranı olmak üzere düzenlemelerimizi buna göre hazırladık. Yaptığımız yatırımların yüzde 55’i ulaşımla ilgili. Arzumuz İstanbul’da sağlıklı bir ulaşım sistemi ortaya koymak. Bir şehrin medeniyet ölçüsü o şehirde yaşayanların toplu taşıma araçlarını kullanma oranına bağlıdır. Gururla ifade etmekteyim ki, bu oran İstanbul’da giderek artmakta. İnşallah, 2016 yılında İstanbul’da raylı sistem kullanma oranı 7 milyonları bulacak. Bugün kullanıma giren yeni otobüsler her türlü konfor ve güvenliğe sahip ve yerli üretim. Dünyanın krizde olduğu bir süreçte Türkiye’de üretilen otobüs sayısı verilen desteğin işaretidir.”

Programın sonunda İETT otobüslerinin hizmete alınmasına ve dönüşüm kapsamında yapılan bazı yıkımlara ilişkin olarak çeşitli ilçe belediyeleriyle canlı bağlantı kuruldu. Başbakan Erdoğan, anahtar teslimi sırasında vatandaşlarla da sohbet etti. Erdoğan, vatandaşlara, ”Evleri gördünüz mü?”, ”Çocuk var mı?” şeklinde sorular yöneltti. Evi olmadığını, 12 çocuğu bulunduğunu ve eşinin şeker hastası olduğunu söyleyen bir kadının sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’yı yanına çağırdı. Erdoğan, Çağırıcı’dan kadına yardımcı olmasını istedi.

Etiketler

Bir cevap yazın