+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

"Kentsel Dönüşüm Sürecinin Bilinçaltımdaki Yansıması..."

9 Mayıs 2017, 13:59
  defa okundu.

Beğeniyle takip ettiğimiz sosyal medya hesaplarıyla yaptığımız söyleşi serisinin sıradaki konuğu Apartman Fontları...

"Kentsel Dönüşüm Sürecinin Bilinçaltımdaki Yansıması..."

Ezgican Cengiz: Apartman fontları görsellerini biriktirmeye ne zaman ve nasıl başladınız?

Aslında komik bir hikaye... 2015 yılı ilkbaharıydı. Kafaya koyduğum günü de çok net hatırlıyorum. 2008 yılında Ozan Sakin (@osakin) isimli bir arkadaşım Twitter'da "apartman fontu" diye bir apartman fontu paylaşmıştı. Sonra o fontu bulamadık ama neyse... Ben ilk kez o apartman fontunu, kapısını ve o başlığı görünce "Vay be!" demiştim. Yıllar yılları kovaladı. 2015 yılında Kadıköy'ün ara sokaklarına işim düşmüştü; Rasimpaşa Mahallesi'nde yürürken Can'ım Apartmanı'nı gördüm. O an "Başlıyorum!" dedim. Kentsel dönüşüm sürecinin bilinçaltımdaki yansıması diye okuyanlar da oldu.

Takipçilerinizin de paylaşımıyla geniş bir arşiv oluşturma yolundasınız. Paylaştığınız görseller aynı zamanda dönem hakkında bizlere ipucu veriyor. Siz en çok hangi dönemde yapılan binaların fontlarını beğeniyorsunuz?

60'ların başından 70'lerin sonuna kadar yapılan binaların fontları diyebilirim. Instagram hesabım sadece kapı fontları üzerine olduğu için bu yanıtı veriyorum; daha geniş bakacak olursak bu dönem özellikle Türk mimar, müteahhit ve mühendislerin Avrupa'da alevlenen minimalizm ve brütalizm ve "art deco"dan fazlasıyla etkilendiklerini görürüz. Ancak bizi Avrupa'dan farklı kılan, dönemin, malzeme ve teknik imkan bakımından modern yapılaşmada insanları kısıtlamış ve yaratıcı olmaya zorlamış olmasıdır. Hatta bir örnek ile anlatayım, dış cephe kaplama malzemesi bir dönem o kadar kısıtlı ki, vakti zamanında Eczacıbaşı'nın havuz zemini kaplamak için Türkiye'ye ithal ettiği mozaik kaplamaların bu dönem yapılarında dış cephelerin vazgeçilmez kaplama malzemesi olduğunu görürüz. Maalesef bu binalarda havuz da yok. BTB denilen bu malzemenin bina cephelerini kaplaması tamamen bir Türk ustası zekasıdır.

Apartman fontlarına gelirsek o dönem elbette CNC kesim, ahşap, çelik, cam, pleksi gibi malzemeler hem kısıtlı alanlarda kullanılıyordu hem de işçiliği pahalı malzemelerdi. Dönemin butik, çiçekçi, kasap vs. tüm vitrinlerini boyayan ustalar, nam-ı diğer tabelacılar inşaat bittiğinde kapı camlarına el boyaması varaklı fontlarla -ki o fontlar hala nerdeyse hiçbir font sitesi ya da basılı yayında yok, (benim gibi bir kaç arşivleme girişimi mevcut) - apartman ismini yazar, çoğu da altına ufak bir imza ile adını ve numarasını yazardı. Elbette gelişen teknoloji ve imkanlarla "tabela" bilgisayarda tasarlanabilir, birebir üretilebilir bir kalem oldu, ustalar da yavaş yavaş kayboldu ve hayranı olduğumuz apartman fontları da bu sevdiğimiz döneme ait birer anı olarak tarihteki yerlerini aldı.

Arşivinizi nasıl topluyorsunuz? Paylaşılacak içerikleri nasıl seçiyorsunuz?

Benim için her font eşsizdir, özeldir. Bu bir kıraathane ya da bakkaliye tabelası da olabilir, yeni dönem ya da eski dönem binası da. Sağ olsun takipçilerim her gün font örnekleri yolluyorlar. Adalar'dan, Türkiye'nin çeşitli şehirlerinden, yurtdışından her gün font geliyor. Ben de fırsat buldukça çekiyorum. Her gün iki-üç font paylaşmaya çalışıyorum. Bazen bir hafta ara veriyorum. Bir hafta sonra bir açıyorum font havuzu... Seç, beğen, al! Sorunuzun cevabına gelirsek, apartmanın ismine ve fontuna bakıyorum. İsim okunaklı, font dokunaklı ise paylaşmamak için bir sebep göremiyorum.

Fontlardaki estetik bir yana bazen unuttuğumuz veya bilmediğimiz kelimeler de apartman ismi olarak karşımıza çıkabiliyor, bu süreçte karşılaştığınız en farklı apartman isimleri neydi?

Bugüne kadar 800'ün üstünde font paylaşmışım. Komik kelimeler, tamlamalar, sorular, özel ve cins isimler karşıma altın varaklı, oymalı, renk renk, çeşit çeşit o kadar çok formda çıkıyor ki... Bazıları ihtişamdan yıkılıyor, bazılarıysa bir o kadar garabet. Favorilerimi sıralıyorum. Bu çocukları birbirinden ayırmak çok güç olsa da...

• Can'ım Apt.

• Fildişi Apt.

• Şark Apartımanı

• Süperbabaanne Apt.



• Keçeci Apt.



• Emel Apt.



• Bize Göre Apt.



• Petek Apt.



• Yonca Apt.

• Yonca Apt.

• Ses Apt.



• Frida Apt.



• Mine Apt.



• Nisan Bir Apt.

• Cici Apt.
• Ahmet Bey Apt.
• Şans Apt.
• Martı Apt.
• Ateşgibi Apt.
• Barış Apt.
• Cin Ali Apt.
• Lokomotif Apt.
• Ömür Apt.
• Oba Apt.

Buradan ulaşabilirsiniz.

Eski mahallelerin ve apartmanların birer birer yıkılıp yeniden yapılmasıyla paylaştığınız bu fotoğraflar giderek daha fazla yok olan bir tabela geleneğini de belgeliyor. Eski apartmanların fontlarıyla günümüz binalarının fontlarını karşılaştıracak olursanız neler söylersiniz?
Bu konuda eski dostum Efe Göynügüzel ile yaptığımız bir sohbeti hatırlarım. Şöyle demişti: "Günümüzde ismine font dediğimiz karakter binlerce türde karşımıza çıkıyor, dijital olarak tasarlanabiliyor, para ile alınıp satılabiliyor ve basılı ya da dijital, içinde metin olan her şeyde yerini alıyor. Her birinin özel bir adı var; "dimbek", "dimbek bold", "dimbek light", "dimbek condence"... Gördüğünüz gibi "dimbek"in dahi kendi içinde 4 farklı türü var. Bir de geriye gidelim. Diyelim ki büyükbaban Teşvikiye'de bir apartman yaptırdı, sene 1965. Font dediğin şey apartman ismini cama işleyen ustanın haleti ruhiyesi. Gösterecek kaynak da olmadığından belki bugün "şerifli" dediğimiz bir fontu en fazla "kuyruklu" diyerek tarif edebildik. Gerisi tamamen fırçasını alıp o merdivenin tepesine çıkan ustanın hayal gücüne kalmış."
Göynügüzeldir o. @gyngzl

Takipçileriniz için önerebileceğiniz, sizin de takip ettiğiniz hesaplar neler?
@fvonf 
@ligaturecollective
@pokraslampas 
@bonemagazine 
@mahallemoda 

Söyleşi için teşekkür ederiz.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
Künye
30 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Söyleşiler