+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

"Farklı İhtiyaçları Karşılamak Üzere Geliştirilmiş Bu Ürünler Gelecekte Tasarım Klasiği Olacak"

28 Mart 2017, 14:00
  defa okundu.

Yapı Malzemesi Söyleşileri serimizde sıradaki konuğumuz Akın Nalça. Kendisiyle modüler mimari çözümler üzerine kısa bir söyleşi yaptık.

"Farklı İhtiyaçları Karşılamak Üzere Geliştirilmiş Bu Ürünler Gelecekte Tasarım Klasiği Olacak"

Ezgi Can Cengiz: Uzun yıllar Burkhardt Leither'in Türkiye'deki temsilciliğini üstleniyordunuz, şimdi firmayı bünyenize katmanın tasarım ve üretim anlamında Akın Nalça'ya nasıl bir getirisi oldu?

Akın Nalça: Burkhardt Leitner Modular Space markasının yirmi yıl boyunca Ortadoğu temsilciliğini sürdürürken bazı ürünlerinin üretimini burada gerçekleştirip Almanya'ya ihraç ettiğimiz için bu alanda da iyi bir deneyim süreci geçirdik. Bu birikim, bundan yedi yıl önce ihtiyaç olarak gördüğümüz ilave mekansal sistemlerin tasarımına geçmemiz için bize cesaret verdi. Böylece 6 yıl önce ilk ürünlerimizi pazara ve kendi kullanımımıza sunacak hale gelmiştik.

Geçici mekan sistemleri konusundaki asıl deneyimimiz özellikle son yirmi yıldır Burkhardt Leitner ürünlerinin de kullanıldığı projeler, hizmetler ve üretimi alanında oldu. Ayrıca tüketici beklentileri açısından sahip olduğumuz birikim, farklı yaklaşımlar geliştirmemize yardımcı oldu.

Bir yıl önce Burkhardt Leitner'in tüm marka ve üretim haklarını alma kararımızı bu bilgi birikimine sahip olmamızın doğal bir süreci olarak görüyorum. Bundan sonra tasarım sektöründe iki ayrı alanda kurumsal olarak da yapılanmamızı ayrıştırarak faaliyetimiz devam edecek. Mekansal projeler ve fuar stantları için tasarım hizmeti sunmaya devam eden Terminal markası bu faaliyetine devam ederken; Burkhardt Leitner markamız Türkiye ve Almanya firmamız ile koordineli olarak, Ar-Ge'den tasarıma yepyeni bir örgütlenme ile kendi alanına odaklanacak.

Firmanızın 2017 mottosu olan "Duyu ve Duyarlılık" koleksiyonlarınıza nasıl yansıyor?
Burkhardt Leitner mekan konusunda çeşitli olasılıklara açık yüzlerce, hatta binlerce bileşenden oluşan geniş bir ürün ailesine sahip. Elli yılı aşan bir geçmişte ve yarattıklarında, Burkhardt Leitner'in kişisel olarak sanata yakınlığının, farklı kültürlerden biriktirdiği deneyimlerin, Bauhaus ve Ulm okullarının geleneğinin ve bir düşünsel altyapının izlerini görebilmek mümkün. Düşünsel ve felsefi olarak tutarlı bir yaratım sürecinin izlerini otobiyografik kitabında da bulabilirsiniz. Mottoları, modüler bir parçanın birleşenlerinin manyetik olarak birleşebilecek kadar hassas olduğunu ve kullanıcı duyularına seslendiğini çok net açıklıyor. Farklı ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirilmiş bu ürünler gelecekte bazı sistemlerin kalıcılık potansiyeli ile bir tasarım klasiği gibi kullanılabileceğini gösteriyor. Biz de elimizdeki koleksiyonların evrimini sürdürme kararlılığı ile onları kullanıcı beklentileri doğrultusunda geliştirmeyi önceliğimiz olarak gördük.



Geçici mekanlar için tasarlanan mekansal ürünlerle, konvansiyonel mobilya tasarımından farklı ne gibi tasarım girdileri kullanılıyor?
Geçici mekanlar için kullanılan ürünler, mekan, bütçe, zaman kısıtları doğrultusunda yapılan bazı iletişim, tanıtım aktivitelerinde kullanılan yapısal çözümleri kapsar. Burada ihtiyaçlar fazla değişmez; teşhir, sergi, dijital ve grafik iletişim yüzeyleri ile insani karşılaşma noktalarının farklı mekan koşullarına uyum sağlayabilmesi ve defalarca kullanılabilir olması esnek çözümler gerektirir. Bu sistemlerden, farklı sürelerle sınırlı bir etkinliğe yeterince özgünleşebilecek öneriler geliştirebilmeleri beklenir. Konvansiyonel çözümlerle yapılacak çözümler ise o zaman ve durumla sınırlı bir proje için, kısıtlara uygun en optimum çözümü aramaktan geçer. Ancak daha sonra farklı kriterlerle karşılaştığımızda bir önceki çözüm çalışmayabilir. Uygulaması, taşınması ve saklanması sorunludur. Yani zaman, bütçe, performans bileşenlerine cevap verebilecek en optimum çözümü bulmayı aslında brief belirler.

Modülerlik ve yapısal esneklik, beraberinde tasarımda özgürlüğü mü getiriyor?
Tasarımda özgürlük formlar ile sınırsızca oynamak ise bu anlamda bir özgürlük elbette modüler prensiplerle sağlanamaz. Ancak modernlikle başlayan modüler çözümler ile sınırsız özgürlüğün displine edilebilmesi sayesinde daha tanımlı özgürlük alanları yaratılabilmiştir. Bu döneme dikkatli bakınca biçimin yerini kavramsal arayışlara bıraktığına, bunun da düşünceyi özgürleştirdiğine tanık olduğumuz bir zamanda yaşıyoruz.

Kaldı ki binlerce yıl öncesinde bazı tapınak mimarilerinde bu prensiplerin geçerliliğini bugünden okumak mümkün.

Modüler yapı deyince aklımıza hep sergileme mekanları, fuarlar, müzeler ve ofis yapıları geliyor. Modüler sistemlerin kullanım alanları ve amaçları önümüzdeki yıllarda daha da çeşitlenebilir mi sizce?
Modülerliği kısaca, mimaride üretimin belli sayısal katlarla gerçekleşmesi ve bunların oransal ilişkisi olarak bu sayısal düzenin belli ritmlerdeki tekrarı ile bütünde aranan harmonik kurgu olarak tarif edebiliriz. Sizin de bahsettiğiniz; sergi, müze, fuar, ofis gibi alanlarda ihtiyaçlar zaman içinde değişme özelliği gösteriyor. Mekan kullanım ihtiyaçları değişiyor, sergileme teknolojileri hatta sergilenen ile ilgili bilgiler bile değişebiliyor. Artık enformasyon için mekan ötesi farklı mecralardan yararlanılıyor. Bu da projelerimizde esnekliğe ve değişimlere açık olmayı zorunlu hale getiriyor. Her şey çabuk eskiyor ve tüketim her alanda büyük boyutlarda. Bu nedenle her projedeki verimlilik ve sürdürülebilirlik unsurları onun başarısını kanıtlıyor.

Elbette modüler sistemler gelecekte çok farklı sektörlerde kullanılmaya devam edecek. Ulaşım, enerji, mimari vb. alanlar, ilk aklıma gelenler oluyor.

Söyleşi için teşekkür ederiz.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
Künye
Kişi: Akın Nalça
30 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Söyleşiler