+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

"Hacimler Arası Akışkanlıklar, Uzamlar Arası Katmanlaşmalar En Çok Odaklandığım Konular"

7 Haziran 2019, 13:00
  defa okundu.

Mimarların ve fotoğraf sanatçılarının belirli konular üzerinde farklılaşan bakış açılarını aktardığımız Mimarlık + Fotoğraf söyleşi serisinde sorularımızı mimar, sanatçı ve eğitimci Murat Germen yanıtlıyor.

"Hacimler Arası Akışkanlıklar, Uzamlar Arası Katmanlaşmalar En Çok Odaklandığım Konular"

Mimarların ve fotoğraf sanatçılarının aynı sorulara getirdikleri farklı yorumlarla okuyucuları mimarlığa geniş bir perspektiften bakmaya davet eden Mimarlık + Fotoğraf söyleşilerinde sorularımızı Murat Germen yanıtlıyor. 

Murat Germen, Fulbright bursuyla gittiği Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) mimarlık yüksek lisans derecesini Amerikan Mimarlar Birliği (AIA) Altın Madalyası ile aldı. Dünya çapında seksenin üzerinde kişisel ve karma sergiye katkıda bulunan sanatçı, eğitimci ve arşivci Murat Germen'in farklı eserlerine ait 300'ün üzerinde edisyon, yurtiçi ve yurtdışındaki kişisel koleksiyonlar ile sanat merkezlerinin ve müzelerin koleksiyonlarına dahil edildi. Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde fotoğraf, sanat ve yeni medya dersleri veren Murat Germen'in fotoğraf, mimarlık, planlama, yeni medya, sanat konularında birçok basılı ve çevrimiçi yayını bulunuyor.

Mimarlık + Fotoğraf söyleşilerinde ortak sorular İmge Bolluğu, Kusurluluk / Kusursuzluk, Dijitalleşme ve Yorum konu başlıkları altında toplanıyor. Mimarlar ve fotoğraf sanatçıları günümüzde değişen fotoğraf çekme ve paylaşma alışkanlıklarımız sonucunda ortaya çıkan imge bolluğunu, mekân ve çevresiyle kurduğu ilişkideki gerçekliğin fotoğrafa yansımalarını, mimarlık ve fotoğraf alanındaki dijitalleşmeyi, fotoğrafın mimari bir temsil aracı olması ve estetik değeri arasındaki ilişkiyi farklı bakış açılarından değerlendiriyorlar.

İmge Bolluğu

Herkesin fotoğraf çekebildiği bugünde “imge bolluğu” meselesi ulaşılabilirlik ve ifade özgürlüğü anlamında size ne ifade ediyor? Sizce bu belgeleme ve arşiv konularında bir kolaylık sağlıyor mu?

İmge bolluğu uzun vadede kendi kendine ayar verebilecek bir konu, üzerinde çok durmamak lazım; tüm enflasyonlar eninde sonunda normale dönüyor. Belgeleme ve arşivcilik konularında yeteri kadar içerik üretilse ne âlâ, ama üretilen imgelerin büyük çoğunluğu insanların süfli hayatlarını “şahane” göstermeyi amaçlayan şahsi gösteriş hezeyanlarını içeriyor.

Fotoğraf: Murat Germen, TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası 50. Yıl Kitap & Sergi Projesi

Herkesin fotoğraf çekebilmesi durumu, fotoğrafı bir sanat olarak algılamamızı engelliyor mu? Çekilen fotoğrafların kalitesi ve estetik değeri nasıl bir anlam ifade ediyor?

Fotoğrafın adam yerine konması, rüştünü ispatlaması için sanat olarak algılanması gerekmiyor. Fotoğraf sanattan çok daha güçlü bir iletişim aracı, estetik ise aktarmak istediğinizi ne derece sarih ve sakin bir şekilde anlatmak istediğinizle alakalı bir boyut, yani işin grameri.

Fotoğraf karelerinin içeriklerinde de bir moda olduğunu görüyoruz. Yapıların kendini en iyi yansıttığı açıdan binlerce kopyası çekiliyor. Bir yapının, herkes için aynı fotoğraf anlamına gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şimdilerde her alanda yaşanılan ezbere, şahsiyetsiz, duruştan yoksun, reytingci, sansasyoncu hayatların fotoğrafa yansıması…

Kusurluluk/Kusursuzluk

Daha önce "imge bolluğu" konusunda bahsettiğimiz gibi insanlar zaman zaman yapıları tek ve temiz bir çerçeve içine alırken zaman zaman da gösterilmek istenmeyen kusurları gösteriyorlar. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aşırı estetikçi tutuma karşı bir duruş olarak kusurluluğu görselleştirmek yeni bir moda gibi görünse de aslında 1970'lerin modası. Yeni nesil bazı fotoğrafçıların bunu özgün ya da çağcıl bir şey gibi algılıyor, sunuyor olmaları hayli tuhaf. 


Fotoğraf: Murat Germen, Zorlu Center (Emre Arolat Architecture, Tabanlıoğlu Architects)

Mekânı bütün gerçekliği ile yansıtmayı mı yoksa fotoğrafın kusursuz olmasını mı tercih ediyorsunuz?

Mekânı bütün gerçekliği ile yansıtmak imkânsız. Çekim yapılan günkü hava durumu, çekim için sağlanan erişim imkânları, mekânın hazır olup olmaması, fotoğrafçının enerji ve algı seviyesi gibi şartlara bağlı olarak aynı mekân farklı günlerde farklı kişiler tarafından çok farklı şekillerde görüntülenebilir. Kendi algıma en yakın görselliği üretmek için uğraşırım.

Mimarlar tasarladıkları yapılar hakkında konuşurken sık sık yapının bağlamından ve yerle kurduğu ilişkilerden bahsederler. Siz bir yapının fotoğrafını çekerken bu ilişkileri ve fotoğrafın bağlamını nasıl yorumluyorsunuz?

Çevresi ile iyi ilişki kuran mimarlık örnekleri azaldı, böyle bir ilişki gerçekten varsa onu ifade eden fotoğraflar muhakkak çekerim. Bunun dışında hacimler arası akışkanlıklar, uzamlar arası katmanlaşmalar en çok odaklandığım konular.

Dijitalleşme

Fotoğraf teknolojisindeki ilerlemeler mimari fotoğrafçılığı nasıl etkiledi ve bugünden farklı olarak gelişen teknolojiden gelecekte neler bekliyorsunuz? Bu gelişmeler fotoğrafçılığı nereye taşıyacak?

Yazılımsal düzeltme, birleştirme imkanları ve optikteki gelişmeler, fotoğrafı tadından yenmez bir hale getirdi. Bundan sonraki önemli aşama netleme hatalarını çekim sonrası düzeltebilme teknolojisi olacak.

Fotoğraf: Murat Germen, SSM ZERO Sergisi (Heinz Mack)

Mimari anlatım / görselleştirme biçimleri içerisinde yeni teknolojiler (modelleme, rendering) ile fotoğrafı nasıl kıyaslıyorsunuz? Fotoğrafın yeni teknolojiler karşısında önemini yitirdiğini düşünüyor musunuz?

Fotoğrafın yerini sarsacak bir görselleştirme henüz anasından doğmadı (gülüyor).

Bir nostalji arayışı olarak, analog makinelerin yeniden ele alınması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu durum üretim / tüketim dengesinde farklı bir yere sahip mi, yoksa sadece geçici bir moda mı?

Sadece moda!

Yorum

Mimari projelerde de olduğu gibi, bir işveren(mimar) ile çalışırken, kendi yorumunuzu ne ölçüde dâhil edebiliyorsunuz?

%100 ölçüde. Mimarın özellikle talep ettiği içerik ve açıları da şahsen tercih ettiğim sete eklerim. Fotoğraflarımla insanlarda "hiç bu açıdan bakmamıştım" veya "bu yapıyı muhakkak görmeliyim" hisleri yaratabiliyorsam bu bana yeterli.

Fotoğraf: Murat Germen, ARTER - Not All That Falls Has Wings (Selen Ansen)

Mimar olarak bir yapıya bakış açınızın, mimari fotoğrafa etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Muhakkak ki bir avantaj.

Fotoğrafı salt sanat olarak değerlendirmeniz mümkün mü yoksa bunu bir meslek pratiği olarak mı görüyorsunuz?

Her ikisi birden; resmin hem sanat alanında hem de sipariş işlerde kullanıldığı gibi.

Tersten bakıldığında mimarların da, artık tasarım aşamasında üç boyutlu algılamanın yanı sıra, bittiği aşamada nasıl fotoğraflarının çekilebileceğini, kadraja neyin sığacağı kaygısı ile tasarladığını düşünüyor musunuz?

Umarım öyle tasarlamıyorlardır, öyle yapıyorlarsa fotoğrafları da kendileri çekmeliler (gülüyor). Mimarlık ihtiyaca göre hacim tasarlama sürecidir, imge üretim süreci değil!

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
Künye
Kişi: Murat Germen
30 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Söyleşiler