Satın Alma, Tevfik Sırrı Gür Stadyumu ile Çamlıbel Limanı Fikir Projesi

MİMARİ RAPOR

TASARIM YAKLAŞIMI, MEKÂNIN RUHU VE ANLAMI:

İSKELELER ŞEHRİ MERSİN

Mersin kentinin tarihte ortay çıkışında 1825 yılında bir yük iskelesinin inşası en önemli etken olmuştur. İskele çevresindeki yerleşimler, köy kurulması ve kente dönüşmesi ile beraber 1950’li yılların sonuna kadar Mersin “iskeleler şehri” olarak anılmıştır. Limanın inşa edilmesi nedeniyle iskeleler ortadan kalkmıştır ve kentin bu önemli tarihsel izleri de silinmiştir. Günümüzde Mersin kenti pek çok işlevine rağmen öncelikle liman şehridir. Sanayi, tarım, ticaret, turizm işlevleri bu temel işlevi takip eder. Bu nedenle kentin var oluşu, kimliği limandır. Ancak limanın inşası nedeniyle tarihsel izlerin büyük bölümü ortadan kalkmış, kentin deniz ilişkisi kesintiye uğramıştır. İskeleler, kıyı promenadı, Gümrük Meydanı gibi deniz kenti kimliğinin mekanları ortadan kalkmış ya da anlam yitirmiştir.

Bu projede kentte yitirilmiş mekanların yeniden inşası, anlamların yeniden canlandırılması, mekanın ruhunun yaşatılması amaçlanmıştır. Bunun için denize dikey sokaklar ve denize uzanan iskeleler önerilmiştir. Bu eksenler günümüzdeki gereksinimlere uygun işlevlerde, ölçeklerde ve biçimlerde tasarlanmıştır. Kentin 1948 yılındaki yerleşim dokusu, denize dikey uzanan ve iskeleler ile sonlanan sokaklar, geri sahada ise kısmen ızgara biçimli sokaklar, avlulu yapılar, hanlar, bahçeli evler, sanayi ve depolama yapılarından ve çeperdeki narenciye bahçelerinden oluşmaktadır. Mersin Garı, Gümrük Meydanı, Yoğurt Pazarı, Azak Han gibi simgesel yapı ve mekânlar kentin imgesini ve temel odak noktalarını tanımlamaktadır. Tarihsel kaynaklara göre Mersin kentinde 19. ve 20. Yüzyılda toplam 13 iskele kurulmuştur: Devlet Demiryolları İskelesi, Alman İskelesi, Belediye İskelesi, Maden İskelesi, Taş İskele, Gümrük Meydanı İskelesi, Konstantin Mavromati İskelesi, Tuz İskelesi, Mersin İdman Yurdu İskelesi, Hamidiye Kışlası İskelesi, Gazhane İskelesi. 1948 yılı hava fotoğrafında ise 6 iskele tespit edilmiştir.

Liman kentinin hızla gelişimi kaçınılmaz olarak mekânda yapısal dönüşümler meydana getirmiştir ve tarihin tersine işlemesi olanaklı değildir. Buna karşın kentin denizle olan ilişkisinin sadece biçimsel yönleriyle öne çıkan düzenlemeler ile değil aynı zamanda işlevsel olan ve anlamsal değeri olan yapı ve açık mekânlar ile geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda ana çerçevesi “iskeleler kenti Mersin” imgesinden yola çıkılarak proje alanındaki işlevler ve mekânsal düzenlemeler önerilmiştir.

Günümüzde kentin denizle ile olan ilişkisi sınırlıdır. Özellikle kıyıda yapılan dolgu ve yeşil alan düzenlemesi nedeniyle denizi seyretme dışında bir faaliyet yapılamamaktadır. Doğal kıyı kesimleri ise kentin kullanımına kapalıdır. Bu tasarım önerisinde kıyı tipolojisinde (kesitlerinde) bir çeşitlilik sağlanmaya çalışılmıştır. İç turizm potansiyeli, kentlilerin rekreasyon gereksinimi, kurvaziyer liman projesi, deniz ulaşımı projesi ile birlikte ele alınarak çağa uygun bir iskeleler kenti Mersin imgesi oluşturulmaya çalışılmıştır. Önerilen iskelelerin her biri kentin iç bölgelerinden, konut ve ticaret bölgesinden, ulaşım odağından denize ulaşan bir sokak veya caddenin denize temas ettiği noktada konumlandırılmıştır.

Tasarım önerisinde 6 yeni iskele tasarlanmıştır:

  1. Kent merkezinde (proje alanının doğu kesiminde) Yolcu İskelesi,
  2. Kruvaziyer Liman Rıhtımı (Mevcut batı mendireği liman içi kesiminde)
  3. Çamlıbel İskelesi (Balıkçı Barınağı batı şeridinde)
  4. Cengiz Topel İskelesi (Cengiz Topel Caddesi’nin uzantısı)
  5. Kışlaİskelesi (Müftü Deresi’nin doğusunda, eski Hamidiye Kışlası İskelesi yerinde)
  6. Plaj Yolu İskelesi (Müftü Deresi’nin Batısında)

MERSİN MERKEZ KIYI KESİMİNİ EKONOMİK VE SOSYAL CANLANDIRMA STRATEJİSİ:

BÖLGESEL TURİZM MERKEZİ MERSİN

Mersin ili turizm açısından yüksek potansiyeli olmasına karşın oldukça zayıf bir performansa sahiptir. Uluslararası bir havaalanı olmaması, kıyıdaki yazlık konut yapılaşması, doğuda sanayi tesisleri nedeniyle turizm için yeterli yatırımın ve talebin gerçekleşmediği bir ildir. Ancak mevcut durumda geniş bir bölgenin iç turizm ve rekreasyon merkezi konumundadır. Taşucu, Susanoğlu, Narlıkuyu, Kızkalesi gibi önemli odaklarda ikinci konut, küçük oteller, gastronomi hizmetleri yoğunlaşmıştır. Yaz aylarında ve hafta sonu günübirlik turizm için yoğun bir talep bulunmaktadır. Mersin kıyıları, geniş bir bölgenin iç turizm destinasyonudur: Konya, Niğde, Kayseri, Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır illerinden yaz aylarında ve hafta sonu yoğun bir talep gerçekleşmektedir ki hafta sonlarında karayolu yetersiz kalmaktadır. 1990’lı yıllara kadar Mersin kentinden Taşucu’na kadar 100 kilometrelik kıyı şeridi yoğun bir plaj turizmi mevcuttu. Zaman içinde denizdeki kirlilik ve yapılaşma nedeniyle kent plajlarının tamamı yok edilmiştir. Bu tasarım önerisinde kent plajlarının canlandırılması ve iç turizme yönelik olarak kıyıda deniz turizmi ve rekreasyon odağı oluşturulması amaçlanmıştır. Müftü (Efrenk) Deresi’nin denize döküldüğü bölgede iki önemli plaj korunmuştur ancak aktif kullanılmamaktadır. Arıtma tesisinin faaliyete geçmesi ile birlikte deniz suyu kalitesi iyileşmiş ve denize girilebilir hale getirilmiştir.

Bu proje önerisinde iki plajın yeniden düzenlenerek aktif hale getirilmesi amaçlanmıştır: Mersin Plajı ve Çamlıbel Plajı. Derenin batısında kalan Mersin Plajı, yelken sporlarına da uygun olup mevcut durumda Mersin Yelken Kulübü bünyesinde çocuklara yelken eğitimi verilmektedir. Kulüp tarafından çeşitli branşlarda yelken kursları düzenlenmektedir. Mersin Plajı, su sporları ve deniz turizmi odağı olarak tasarlanmıştır. Derenin doğusunda kalan Çamlıbel Plajı ise askeri alan kapsamında kaldığından kentin kullanımına kapalıdır. Tasarım önerisinde bu alanın kent plajı olarak düzenlenmesi ve hem kentin hem de bölgenin deniz turizmi ve rekreasyon odağı olarak kullanılması önerilmiştir. Önerilen projede plajların ve gerisindeki kıyı bölgesinin hem kent içinden hem de Konya, Niğde, Kayseri, Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır illerinden yüzme, yeme içme amacıyla ziyaret edilmesi beklenmektedir. Bölgesel iç turizme hizmet etmesi için oteller, gastronomi mekânları, spor tesisleri, sosyal ve kültürel tesisler önerilmiştir. Bu mekânların çoğu aynı zamanda kentin gereksinim duyduğu olanakları barındırmaktadır.

ATATÜRK CADDESİ (TURİZM KENTİ ALIŞVERİŞ CADDESİ)

Tasarım önerisinde kıyı bölgesinin ulaşım omurgasını Atatürk Caddesi oluşturmaktadır. Atatürk Caddesi’nde bulunan ve eski adı “aşıklar parkı” olan yeşil alanın tarihteki biçiminde yeniden düzenlenmesi önerilmiştir. Herman Jansen planına göre inşa edilmiş olan meydan ise mevcut durumda otopark olarak kullanılmaktadır. Bu meydanın yeniden tasarlanması ve kentin etkinlik mekanlarından birine dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Çevrede ulaşım sisteminde yapılan düzenlemeye göre Atatürk Caddesi’nin taşıt yolu olarak kullanılması zorunlu olmayıp bu alan yaya öncelikli bir cadde olarak tasarlanmıştır. 19. Yüzyıl sonu ile 20.yüzyıl ilk çeyreğine kadar Gar ile Müftü deresi arasında ulaşım hizmeti veren “dekovil” hattının yeniden canlandırılması için günümüz ihtiyaçlarına uygun bir ulaşım olan tramvay önerilmiştir. Öneride Gardan başlayarak Uray Caddesi, Atatürk Caddesi boyunca Tevfik Sırrı Gür festival alanından geçerek Sahil Yolu Meydanı’nda sonlanması önerilmiştir.

Bölgedeki otopark ihtiyacını karşılamak için Cumhuriyet Meydanı uygun değildir, çünkü meydanın 150 metre kuzeydoğusunda 500 araç kapasiteli otopark bulunmaktadır. Atatürk Caddesi boyunca en uygun alan yeni tasarlanan Çamlıbel Meydanı’nın (Aşıklar Parkı) bulunduğu bölgedir. Mevcut durumda park yoğunluğu da bu alan çevresinde gözlenmiştir. Çamlıbel Meydanı’nın altında 150 araç kapasiteli otopark önerilmiştir. Bu alanın erişilebilirliği ve kullanım potansiyeli Cumhuriyet Meydanı’na kıyasla daha yüksektir.

YOLCU İSKELESİ-METRO İSTASYONU

Proje alanının doğusu sınırı Vefa Şehitleri Anıtı ile tanımlanmıştır. Bu alan kent merkezinin deniz kapısı olarak tasarlanabilecek potansiyel barındırmaktadır. Mersin Büyükşehir Belediyesi uzak mesafe deniz ulaşımı hizmeti vermeyi planlamaktadır. Bu amaçla Mersin-Girne, Mersin-Gazimağusa, Mersin-Tripoli, Mersin-Beyrut arasında deniz otobüsü seferleri için yolcu potansiyeli bulunmaktadır. Proje alanında deniz otobüsleri için en uygun konum anıtın deniz tarafı olarak görülmektedir. Proje alanının ilk iskelesi olan yolcu iskelesi bu alanda önerilmiş, yolcuların kent merkezi ve metro istasyonuna erişimi için yaya promenadı önerilmiştir. 2015 yılında onaylanmış olan Ulaşım Ana Planı’na göre Davultepe-Kent Merkezi-Gar arasında hafif raylı sistem önerilmiştir. Bu hattın 2019 yılında inşaatına başlanması planlanmaktadır. Proje alanına raylı sistemden erişim Özgür Çocuk Parkı-Tevfik Sırrı Gür Lisesi arasında önerilen raylı sistem (metro) istasyonundan sağlanacaktır.

KRUVAZİYER RIHTIMI

Kruvaziyer rıhtımı proje alanının ikinci iskelesi olarak önerilmiştir. Yarışma şartnamesinde önerilen alan gemi trafiği ve yolcu trafiği için uygun bir konumdur. Kruvaziyer rıhtımından Cumhuriyet Meydanı’na erişim için beklenen köprünün çevredeki yapılarla yarışmaması ve düşük maliyetli olması için balıkçı barınağı girişinde hareketli köprü (yatayda açılır kapanır) önerilmiştir. Bir döner mil üzerine yerleştirilen iki çelik kirişten oluşacak köprü yaya ve tekne trafiğine göre 90 derecelik yatay hareket edebilmektedir.

BALIK PAZARI VE KIYI TERASLARI

Balıkçı barınağının kuzeyinde Adnan Menderes Bulvarı cepheli yapıların zemin katları butik mağazalardan oluşmaktadır ve denizle ilişkisi sadece görsel düzeyde sınırlı kalmaktadır. Önerilen tasarımda balıkçı barınağının Atatürk Caddesi ve kentin bu bölgesi ile bütünleştirilmesi önerilmiştir. Bu kapsamda kentin tarihi dokusunda faaliyet gösteren ve çevre kalitesi sorunu yaratan ve tarihi yapılara uygun olmayan balıkçı pazarının kıyıda Balıkçı Barınağı’nın batısına taşınması önerilmektedir. Atatürk Cadddesi’ne bağlanan dikey sokak üzerinde kıyı boyunca yerleşecek balıkçı dükkanlarının bu bölgede olması işlevsel canlandırma sağlayacak ve çevredeki otel, rekreasyon alanı, kruvaziyer liman, plajlar gibi kullanımlarla bir bütün oluşturması amaçlanmaktadır. Balıkçı barınağının kentle ilişkisini engelleyen Adnan Menderes Bulvarı’nın yer altına alınmasıyla denize dikey yaya erişimi kolaylaştırılacak ve kentin deniz ilişkisi güçlendirilecektir. Bulvarın zemin üstü mekânları ise oturma dinlenme mekânları oluşturan platformlar şeklinde düzenlenerek denizle kademeli olarak erişim sağlamaktadır. Kıyı terasları olarak adlandırılan kıyı düzenlemesinde beton zeminler, taş kaplama zeminler, ahşap platformlar ve yeşil alanlar oluşturularak gezinti, yeme içme ve dinlenme için mekânlar tasarlanmıştır.

EFRENK (MÜFTÜ) DELTASI DOĞA PARKI

Kentin gelişimiyle birlikte stadyum, açık spor alanları, askeri alan ve yollar inşa edildiğinden Müftü Deresi deltasında doğal özelliği bozulmuştur. Bu nedenle Mersin kentinin doğal bir çevresi kalmamıştır. Kentte batıdan doğuya doğru yaklaşık 20km.lik bir şeritte bütün kıyı doldurularak kentsel kullanımlara açılmış, ancak doğal kıyı alanları yok edilmiştir. Tasarım önerisinde kentin tek doğal çevresi olarak korunabilecek alan deltadır. Alanda stadyumun yıkılması, askeri alanın taşınması, bulvarın yer altına alınmasıyla kıyı ve doğal çevre restorasyonu mümkün olabilecektir. Deltanın deniz ekolosisteminden kara ekosistemine geçiş özelliği dikkate alınarak bitkilendirme yapılacak ve arazi yapısı eski haline dönüştürülecektir. Burada iki farklı ekosistemin buluşma noktasına uygun bir doğal çevre yeniden canlandırılarak Müftü Deltası doğa parkı olarak kentlilerin denetimli biçimde ziyaret etmesine olanak tanınacaktır.

TEVFİK SIRRI GÜR FESTİVAL ALANI

Stadyumun yıkılması ve alanın doğa parkına dönüştürülmesi ile beraber bu bölgedeki etkinlik ve yapıların da bu temaya uygun tasarlanması gerekmektedir. Stadyumun batı tribünü (kapalı tribün) ve altındaki kapalı mekanların korunması önerilmektedir. Tribünün konser alanı olarak kullanılması, kapalı mekanların ise Mersin İdman Yurdu müzesi olarak kullanılması önerilmektedir. 1925 yılında kurulan kulübün pek çok başarısı, anı eşyaları, maç kayıtları ve fotoğrafları bulunmaktadır. Bu değerlerin korunması amacıyla müze yapılması önerilmiştir. Mevcut çim alanın kapalı tribün önündeki kısmının festival ve şenlik alanı olarak kullanılması, diğer kısımların ise doğa parkına dahil edilmesi önerilmiştir.

KENT PLAJLARI

1-Mersin Plajı (Efrenk Plajı)
Herman Jansen tarafından hazırlanan Mersin’in ilk kent planında Efrenk Deresi’nin batısında (mevcut durumda stadyumun güneyine denk gelmektedir) Mersin Plajı önerilmiştir. Bu alan 1980’li yıllara kadar halkın kullanımına açık bir plaj olarak kullanılmıştır. Plaja erişim sağlayan cadde uzun kentte “plaj yolu” olarak adlandırılmaktadır. Ancak daha sonra bir kısmının askeri alan sınırları içerisinde kalması, diğer kısımda ise tekne bakım yeri ve lunapark yapılması nedeniyle plaj olarak kullanılamamıştır.

Önerilen tasarımda Mersin Plajı’nın yeniden kente kazandırılması amaçlanmıştır. Plajın kara yönünde spor alanları, rekreasyon alanları, gastronomi mekanları ve bunlara erişim sağlayan dikey sokaklar önerilmiştir. Plajın önerildiği bölgede Plaj Yolu ve meydan önerilmiştir. Bu bölge aynı zamanda yelken sporları kursları için çok uygun derinlik ve bir dalga rejimine sahiptir. Mevcut durumda Yelken Kulübü bu bölgenin batısında geçici bir binada hizmet vermektedir. Tasarlanan meydanın çevresinde yelken kulübü, su sporları kulübü, sosyal tesisler ve ticaret birimleri önerilmiştir. Meydan, Silifke ve Atatürk caddelerine ve festival alanına bağlanan Plaj Yolu’nun denize açılma kapısı olarak işlev görecektir.

MÜFTÜ TÜNELİ

Proje alanında kentin denizle ilişkisini kesintiye uğratan, yaya erişimini kısıtlayan ve tehlike oluşturan Adnan Menderes Bulvarı’nın aşılmasına yönelik çeşitli çözümler değerlendirilmiştir. En önemli sorun ise Müftü Deresi’nin denize dökülen kısmında doğal çevrenin sürekliliğinin bozulması ve ekolojiye verilen zararlardır. Müftü deresi deltasında yaşayan canlıların yaşam ortamının korunması, yeniden canlandırılması, kıyı ekosistemi ile karaya geçiş ekosistemi arasında süreklilik sağlanması amacıyla taşıt yolunun tünel şeklinde inşa edilecek geçişle yer altına alınması önerilmiştir. Tünelin inşa edileceği kesimde zeminin alüvyon malzemeden oluşması nedeniyle -25m. Kotunda 2*2 şerit (9 metre çapında iki tünel) inşa edilmesini gerektirmektedir. Zemin özellikleri nedeniyle TBM (tünel açma makinesi) kullanılarak yapılacak tünel kazısı, iniş rampaları, asfaltlama, elektrik, havalandırma maliyetleri 29 milyon A.B.D. doları (130 Milyon TL) maliyet gerektirmektedir. Önerilen tünel projesi ile Müftü Deresi deltasının korunacağı, kentin denizle ilişkisi arttırılarak kentte bir çekim merkezi yaratılması, turizm ve ticaret faaliyetlerinin ekonomik, sosyal ve çevresel faydaları dikkate alındığında bu maliyeti karşılamaya değer görülmektedir.

YAPI VE AÇIK MEKÂN DÜZENLEMELERİ

Projede alanında kıyı bölgesindeki doğal kum alanı dışında yeşil alan, delta ve gezinti alanı olarak tasarlanan alan 220.000m2dir. Bu alan içinde 120.000m2lik bölümü Müftü Deresi deltası doğa parkı oluşturmaktadır. Tasarım önerisinde kıyı turizminin geliştirilmesi ve kentsel rekreasyon etkinliklerinin arttırılması hedefi doğrultusunda işlevsel ve yapısal öneriler sunulmuştur. Atatürk Caddesi’nin alışveriş caddesi, oteller ve kültürel etkinlikler kimliğiyle canlandırılması, kıyının plaj olarak kullanımı, kıyıdaki yapıların ise spor, kültür ve gastronomi işlevleriyle gece ve gündüz canlılığını sağlaması amaçlanmıştır.

Kıyı kesiminde kalan yapıların kapalı alan toplamı 4800m2dir (E=0,02). Yapıların ve açık mekânların sürdürülebilirlik ilkesine uygun olarak karbon ayak izi düşük ve geri dönüştürülebilir malzemelerle inşa edilmesi önerilmiştir.

Günümüzde artık beton çağının sona ermesi gerektiği yönünde güçlü söylem geçerlidir ve geri dönüşümü kolay olan çelik, ahşap, toprak bazlı malzemeler önerilmektedir. Yapılarda çelik strüktür üzerine işlenmiş ahşap, cam ve toprak malzeme kompozitleri kullanılmıştır. Açık mekânlarda da kaya-toprak bazlı (kil, bazalt, kum) harçlardan elde edilecek kompozit döşeme önerilmiştir. Mersin kentinde yaz aylarındaki aşırı sıcak sorununa karşı gölge ihtiyacı yüksektir. Bunun için yapı saçakları, pergolalar ve yoğun gölgeli ağaçlar önerilmiştir. Yerel iklime adapte olmuş kauçuk türleri yoğun gölge ve temiz mekânlar elde etmek için önerilmiştir. Açık mekânlarda ve yapılarda engellilerin erişimini kolaylaştırmak için gerekli genel çözümler sunulmuştur, ancak uygulama detayları düzeyinde çözümler gerekmektedir. Bitki önerilerinde yerel iklime uygun, sulama ihtiyacı en düşük düzeyde olan örtücüler, çalılar ve ağaçlar önerilmiştir. Proje alanındaki en hassas bölge olan Efrenk Deltasında toprağın yeniden kazılması, zamanla delta ekosistemine uygun bir habitatın oluşması için alana özgü bitkilerin tohum ve fidanlarının kullanılması, zaman içinde doğanın kendini yeniden üretmesi amaçlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir