Katılımcı (VIA Mimarlık), Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

Mimari proje raporu:

Varoluşsal Zıtlıkların Anımsanması

Savaş gündelik varoluşun alt-üst oluşudur.

Böyle bir eylemi anmak hem varoluşun zıtlanması hem de olumlanmasını içerir. Tasarım bu zıtlıkları ve ikilikleri bir araya getirip hem ayrıştıran hem de birleştiren bir rol üstlenir.

Savaş anının dinamizmi ve devinimi bu yıkımın sonlanmasından sonra yerini barışa ve huzura bırakmak zorundadır. Gündelik varoluş da esasen bu iki uç arasında daha küçük ölçeklerde olsa da gider gelir. Bu nedenle bir savaşı ve bitişini şehitleriyle birlikte anmak gündelik hayata da dair bir eylemdir.

Bu anlamda tasarım öncelikle kentlilerce her gün kullanılabilecek bir park önerir. Park ve onun peyzajı içindeki yapılardan daha önceliklidir. Bu parkın içindeyse mimari ve peyzaj tasarımı savaş-barış / kaygı-huzur / hareketli-sakin zıtlıklarındaki temaları bir ‘yin-yang’ şeması gibi işler ve yapılaştırır.

Peyzaj korunması gereken ağaçlar dışındaki tüm diğer ağaçları da koruyacak şekilde yapı parçalarını yerleştirir. Var olan 3 açıklığa ağaçların ortasına kuzey-güney aksında 3 yerleşim yapılır. Bu kuzey-güney aksı kuzeyde doğa, güneyde ise kent tarafına doğru programları yerleştirir.

Kuzeyde dere tarafına doğru kütüphane (ve altında geçici sergi / çok amaçlı salon), güneyde Lüleburgaz tarafına doğru kafe ve ofislerin yer aldığı kule yapısı yerleşir. Arada ise anma duvarı / tören meydanı (ve altında kalıcı sergi / müze) yer alır. Müze bir seri siper benzeri rampalardan girilen gömülü bir mekan (neredeyse bir ‘bunker’) gibi sembolleşir. Bu siperler arasından da tünellerle diğer iki yapıya yeraltından ve köprülü bir yürüyüş aksıyla yerüstünden bağlanır.

Doğa / dere tarafındaki kütüphane kütlesi etrafındaki su öğeleriyle de huzurlu ve sakin bir mimariyle (geleneksel Kore mimarisine de gönderme yaparak) kendini dışa vurur, dereye kadar da ahşap bir izleme platformuyla devam eder. Kent tarafındaki kule yapısı ise kafe, ofisler ve şeref salonuna çok daha dinamik, hareketli ve parçalı bir şekilde ev sahipliği yapar, peyzajda bir ateş öğesiyle sonlanır. Ortadaki müze ve üstündeki anma duvarlı meydan ise şarapnellerine ayrılmış bir bomba kütlesi gibi yeraltından göğe doğru yükselir.

Doğu-batı aksına ise doğuda giriş yapısı / otopark ve batıda meydan / anma duvarı yerleşir. Brüt beton tüm yapılardaki ana kurgulayıcı malzeme seçimidir, anma duvarında siyah patlatılmış granit taş kaplama malzemesi olarak kullanılır ve üzerine uygun bir metnin yazılacağı düşünülmüştür. Kuzey dere tarafındaki kütüphane yapısı daha doğal ahşap elamanlarla, güney taraftaki kule de corten çelik yüzeylerle (neredeyse eskimiş ve paslanmış bir ‘tank’ gibi) kaplanır. Bu tektonik zıtlıklar yine peyzajda kuzeyde su / ahşap ve güneyde ateş / metal ikilikleriyle güçlendirilir.

Böylece savaş ve barışın sembolik zıtlıkları kent, peyzaj, kütle, mimari dil, tektonik, mekan deneyimi ve psikolojisi gibi tasarımın tüm birleşenleriyle işlenerek insan varoluşunun bir park içinde her seferinde tüm yelpazesiyle yeniden anımsanmasına ve hatırlanmasına olanak sağlar.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir