Katılımcı, Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

PROJE RAPORU

UZAK – YAKIN (DUALİSM)

1950-53 yıllarında Kore’de genel olarak 38.Enlemin Kuzey ve Güney’i arasında şiddetli çarpışmaların gerçekleştiği bir savaş yaşanır. Farklı ülkelerden birçok askeri güç, bu mücadeleye taraf olarak dâhil olur. Türk askeri birlikleri, uzun yolculuklar sonucu ulaştıkları dünyanın bu uzak bölgesinde sert ve zorlu çatışmalarda birçok kayıplar verir. Savaş sonrası geriye acı hatıralar yanında unutulmaz sıcak hikâyeler ve iki ülke arasında yakın dostluklar kalır. Kore Savaşı bu perspektifle birbirine zıt kavramları bünyesinde barındırır. 241.Piyade Alayı askerleri anısına Kore Şehitleri Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi tasarımında süreçte yaşanan bu zıtlıklara dikkat çekilir. Mimari kurgunun her aşamasında UZAK-YAKIN, SICAK-SOĞUK, SERT-YUMUŞAK gibi tezatlıklar vurgulanır. Ziyaretçilerin, bu savaşı yaşamış genç bir insanın hislerini deneyimlemesi hedeflenir. Gidilen yol uzaktır ancak gittikten sonra kurulan bağlar ise uzak olanı yakınlaştırır. Türk askeri, Kore Halkı ile sıcak bir ilişki kurar ve bu yakınlık yıllardır devam eder. Proje kurgusunda Kore Savaşına giden askerin yaşadıkları ana temadır. Bu deneyim projede gidiş ve dönüş yolu ile ifade edilir.

SINIR

Gidiş yolu; uzun süren, sert ve zorlu mücadelelerin olduğu bilinmeze yolculuk olan savaş ortamını tariflerken; dönüş yolu ise tam zıt bir şekilde yumuşak hatlı, huzurlu, eve dönüş olan barış zamanıdır. Bu kurgu arazide giriş aksında birbirine uzak iki anıtsal ağacın referans ettiği bir sınırın çekilmesiyle başlar. Bu sınır savaş ve barış arasındaki ince çizgiyi ve uzak yolda yaşanan ikilemleri ifade eder. Gidiş yolunda savaşı ve zorlukları sembolize eden, sert hatlı, zeminden yükseltilmiş, dar ve bozuk yüzeyli, yürümesi zor olan ahşap platformda ilerlenir. Bu yolun sınır hattı boyunca büyük parçalardan küçüğe doğru sıralanan anma duvarı, bütünü parçalara ayıran ve bireyi yalnızlaştıran savaşı hatırlatır. Uzak yolun sonundaki dar bir geçit ve geçidin sonunda su yüzeyi karşılar. Sonsuzluğun ve yeniden doğuşun sembolü olan bu nokta, savaşın sona ermesini ve barışı temsil eder. Dönüş yolu ise bilinene yolculuğun yapıldığı, rahat yürünen, huzur veren, yeşil alan içinde doğal olan toprak bir izdir. Bu yol eve dönüşü sembolize eder ve tören alanı ile ona bakan mono blok kütleyle sonlanır.

6.25

Kore Savaşı, 25 Haziran 1950 tarihinde başlar ve bu nedenle Kore Halkı Savaşı 6.25 olarak adlandırırlar. Arazi kotları incelendiğinde genel yüksekliklerin 62’li metrelerde olması ve anıtsal bir ağacın etrafında işaretlenen 62.5 metre kotu tören alanı için uygun yeri işaret eder. Bu alan giriş kotunu da yakalayan bir yükseklik olması sebebiyle bir odak noktası olarak seçilir ve alanın da başlangıç yüksekliği belirlenmiş olur. Bu kot uzak yol boyunca ahşap platformun üzerinde de taşınır ve geçidin sonunda bir rampa ile arazi kotuna bağlanır. Dönüş yolunda ise yol, doğal eğim ile devam ettirilir. Ancak odak noktasından sonra konumlanacak tören alanı ile yapı kütlesinin korunaklı ve yakınlaştıkça kendini hissettiren bir etkide olması için arazi eğimi 2.70 m kadar alt kota taşınır. Böylece anma alanına ulaşan yol yönlendirici olur. Ayrıca tören alanı üst kotta yer alan bahçeden de izlenebilir olur. Arazide çıkarılan hacimler daha sonra yapının üst kotuna eklenerek doğal bir eğim ile arazinin diğer kısımlarıyla da ilişki kurulur. Böylelikle anma alanının arkasında konumlanan yapıya hem alt kottan hem de üst kottan erişilebilir olunur.

PROGRAM

Proje genel olarak a) park alanı ve giriş, b)yaşanılan uzun yolculuk-savaş-barış ve eve dönüşü deney imleten anma yolu, c) açık tören alanı ile gerekli sergi, kütüphane ve şeref salonunu içeren kapalı hacimler olmak üzere üç ayrı bölümden oluşur. Arazinin endemik yapısı anıtsal ağaçları referans almaya itmiştir. Proje alanının güneyinde ve orta bölümünde yoğun ağaçlar hakim iken kuzeyinde boşluklar görülür. Ulaşım açısından doğu sınırındaki Pınarhisar Yolu daha yoğun kullanılır. Kuzeydoğu-Güneybatı aksında olan bu sınır yolu arazinin uzun tarafıdır. Yapılan analizler sonucunda arazinin kuzeydoğu tarafındaki yoldan girişin ve araç park alanının konumlanmasına karar verilir. Kapalı alan ihtiyacı ise kuzey bölümünde çözümlenir. Kuzeydoğu alanında yer alan giriş ile kuzeydeki kapalı hacim arasına arazinin en uzak yeri olan güneybatı ucuna gidip dönülen anma yolu yer alır. Anma yolu ise kapalı sergi hacmi önünde tören alanıyla sonlanır. Alana giren ziyaretçiler güçlü bir saçak ile belirli bir rota üzerinde iç bahçe olan anma yoluna yönlenir. Savaşa giden ve geri dönen askerin süreçteki yolculuğu kavramsal olarak anma yolunu şekillendirir.

YAPI

İhtiyaç programı ve fonksiyon ilişkileri kurgulandığında yapının anma alanını karşılayan bodrum katında Kalıcı Sergi Alanı ve Kapalı Etkinlik alanının yer alırken Kütüphane, Kafeterya ve Şeref Salonu gibi birimler ise bir üst katta çözümlenir. Giriş lobisi ve onu takip eden açık alanda yer alan Etkinlik Mekânı hem geçici sergilere hizmet edebilecek hem de küçük dinleti, seminer ve benzer etkinliklere ortam sağlayabilecek şekilde tasarlanır. Etkinlik mekânını U formunda saran mekanlarda ise Kalıcı Sergi Alanları konumlandırılır. Böylelikle tek noktadan giriş yapan bir ziyaretçi sergiyi tamamladığında yine aynı ortak alana varır.

Etkinlik mekanının üst kısmında yer alan galeri boşluğu hem düşey sirkülasyon hem de alt kata ışık ve doğal havalandırma sağlanması için oluşturulur. Üst katta bu galeri boşluğunun etrafındaki koridor birimler arası yatay sirkülasyonu mümkün kılar. Bütün tören alanını ve açık anma yoluna görsel olarak hâkim olan üst katın orta kısmında Şeref Salonu konumlanır. Yapıya üst kottan iki farklı giriş verilir. İlki yapının sağ tarafında otoparktan gelen aksı karşılar. Bu girişin daha çok idari birim ve şeref salonuna hizmet etmesi kurgulanır. Yapının sol tarafında yer alan diğer girişten ise kafeterya alanına ulaşılır. Yapının en arka kısmında kalan bölümünde Kütüphane yer alır. Okuma salonunu da içeren kütüphane kuzeye bakan cephesi ile uygun günışığı kullanıcılarına sağlanmış olur. Kütlenin kuzey kısmında ise servis merdiveni yer alır. Üst kottan böylece bu merdiven ile direkt olarak alt kattaki depo ve teknik birimlere ulaşmak mümkündür.

Ziyaretçi Merkezi yapısı tasarlanırken anıtsal bir kütle hissi oluşması için alanın doğal yapısına hem form hem de malzeme olarak SERT-YUMUŞAK, DOLU-ŞEFFAF zıtlıkları içeren seçimler yapılır. Brüt betonun soğuk ve katı duruşuna karşılık belli noktalarda camın ve ahşabın sıcak, şeffaf ve yumuşak etkisiyle yapıya SOĞUK-SICAK bir etki katılır. Bu yapı form olarak tasarlanırken tören alanı kotunda yer alan sergi kütlesi daha masif iken üst kottaki cephenin şeffaf olması tercih edilir. Ayrıca şeffaf kütle üzerindeki düşey ikili ahşap dikmelerin çatıdan kopuk kullanımı, giderek hafifleşen çatı saçakları gibi özgün detaylar ile plan şemasındaki mekânsal kurgularda Türk ve Kore mimarisinin ortak geleneksel izleri takip edilmeye ve yorumlanmaya çalışılır.

PEYZAJ

Peyzaj düzenlemesini yaparken; Kore savaşına giden, askerin ruh halini anlama hedeflenir. Bu sebeple ziyaretçiler parkın en uzak köşesine yönlendirilir. Ziyaretçiler bu yönde ilerlerken sağ taraflarında, ilk önce bütün sonra savaşın etkisini hissettiren parçalanmış bloklar, yol boyunca devam eder. Sol taraflarında ise bozuk perspektifli, eskimiş latalardan oluşan yol, dar bir koridor hissi oluşturarak bilinmeze doğru yönlendirir.

Yolun sonunda dar bir geçit artık savaşın sonlarını simgeler. Geçitten sonra yansıma havuzu ve zeytin ağaçları ziyaretçilerimize eve dönüşü müjdeler. Savaş bitmiştir. Keskin olan hatlar artık yumuşar. Dönüş yolunda gözün en uzak noktayı engelsiz görebilmesi için tijli ağaçlar tercih edilir. Sonbahar renklenmesi güçlü olan alana herdem yeşil ağaçlar da eklenerek kış görüntüsünde doluluk boşluk oranı dengelenir. Yürüme yolunun yumuşak hatları, toprak zeminde yürümenin rahatlığı, çiçekli ağaçların neşesiyle, topografyadaki doğal ve akışkan hareketlerle ziyaretçiler tören alanına yönlendirilir. Yol Asterasea çiçekleriyle bezenmiştir. Çiçeklerin ağırmetali ayrıştırması, dönüş yolundaki askerlerimizin zihinlerindeki savaş ağırlığından arınmasını temsil eder. Perspektifte görünen doğayla iç içe olan bina artık evde ve güvende olduğu hissini verir ve macera tamamlanmış olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir