Katılımcı (1. Kategori), Cami Tasarımı Fikir Yarışması

MİMARİ AÇIKLAMA RAPORU

Dini Ölçütler

Kuran-ı Kerim’de “Rükû Edenlerle Birlikte Rükû Edin” (Bakara s. 43) ifadesi yer almaktadır. “Rükû edenlerle birlikte rükû” etmek ancak cemâatle olur. Bu âyet-i kerîmede namâzın cemaatle kılınmasına büyük bir teşvik yapılmıştır. Çünkü cemaatte bedenlerin ve ruhların birbirinden destek almaları söz konusudur. Destek ancak bir araya gelmekle olur. Camiler toplayan, bir araya getiren, buluşup birleştiren İslamiyet’in birleştirici ve bütünleyici yönüne vurgu yapan ibadet mekanlarıdır. İlk yapıldığı günden itibaren camilerin öncelikli amacı namaz ibadetini topluca yerine getirmek olmakla beraber, aynı zamanda sosyal hayatın merkezinde yer almıştır. Bir araya gelmek, birleşmek projenin şekillenmesinde ve yer seçiminde başlıca rol oynamaktadır.

Yerin Seçimi

Hz. Adem, Hz. İbrahim, Hz. Eyyüp, Hz. Şuayp, Hz. Elyasa’nın burada yaşadığına inanıldığı için ”Peygamberler Şehri” olarak anılan Urfa’nın ortak kent olma özelliği ile İslamiyet’te birleştirici bir gücü vardır. Geçmişinden gelen bu manevi güç, tasarım alanının Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kalkınmada öncelikli iller kapsamında yer alan Urfa kenti olarak belirlenmesinde etkili olmuştur. Bu yer seçimiyle, yeni kurulmakta olan yerleşim alanı içerisinde tasarlanan Cami, bir arada olmanın temsilcisi Şanlıurfa’nın ruhuna ve bağlamına uygun olarak şekillenmiştir.

Cami Mimarisi

İslamiyet’te ilk mescit, toplu ibadet sırasında gölge elde etmek amacıyla, üzeri hurma dallarıyla örtülü çardak dizisi şeklindedir. Daha sonra mescide, ”mihrap”, ”minber”, ”vaaz kürsüsü”, ”kadınlar mahfili”, ”minare” gibi fonksiyonel ögeler eklenerek mekânsal organizasyonu tanımlanmıştır. Devam eden dönemde ”dış avlu”, ”son cemaat mahalli”, ”şadırvan” gibi ögelerinde eklenmesiyle cami günümüzdeki halini almıştır. Caminin günümüzdeki hali toplumun kültürel algısında belli ögeleri kanıksamış durumdadır. Kubbe ve minare günümüzde camiyi simgeleyen önemli ögeler haline gelmiştir. Dolayısıyla toplumun bu algısının dışına çıkmak kültürel algıya zarar verecektir. Bu algının dışına çıkmadan bu ögeler kullanılarak kopya yapılar tasarlamak yerine günümüz teknolojisi ile birlikte fonksiyonel olarak da kullanmak gerekmektedir.

Tasarlanan cami de harime doğal ışık almak ve iç hacmin arttırılması amacıyla kültürel algının dışına çıkmadan ve bu fonksiyonlara uygun bir şekilde, günümüz teknolojisiyle kubbe kullanılmıştır. Artık müezzinler ezanları şerefeden okumadıkları için fonksiyona uygun olmadığından şerefe kullanılmamıştır. Minarenin kelime anlamı düşünülerek ”yol göstericilik” fonksiyonuna uygun olarak geometrik bir şekilde tasarlanmıştır.

İhtiyaç Programı ve Arsa Verileri

Cami arsası, yeni kurulacak yerleşim bölgesinde bulunan aile sağlığı merkezi, kültür tesisi, ilk ve orta dereceli okullara ve çarşıya yakınlığı ile ortak bir merkezi oluşturması tasarım kararlarının alınmasında etkili olmuştur. Yaya, araç ve bisiklet yolları ile arsaya rahat bir erişim olduğu düşünüldüğünde arsada yapılacak olan meydan düzenlemesi ile yeni kurulacak yerleşimde bir toplanma, birleşme ve kesişim noktası oluşturulması planlanmıştır.

Rahat erişimin yanı sıra ihtiyaç programında belirtilen metrekareler dışında kalan alanlar, arsada peyzaj ve meydan düzenlemesi için alanların oluşmasına olanak sağlamıştır.

Meydan

Meydan ile Cuma ve Bayram namazlarında halkın hem toplu bir şekilde ibadet edebilecekleri hem de namaz öncesinde ya da sonrasında toplanabilecekleri, sohbet edebilecekleri, sosyalleşebilecekleri zengin bir mekan oluşturmak amaçlanmıştır. Meydandaki zemin kaplaması, cami cemaatinin çokluğu durumunda dış mekanda namaz kılmaya olanak sağlamak için saf düzenini belirler. Meydandaki havuz ile Urfa ikliminde ihtiyaç duyulan serinletme etkisinden yararlanılmıştır. Oturma elemanları ve bitkilendirme ise yeni yerleşim halkına kullanabilecekleri bir kamusal dış mekan sunar. Meydan önünde tasarlanan cami bu yönüyle, içe dönük ve kentten ayrışan değil, çevresiyle bütünleşen, yeni oluşan yerleşim alanının yaşantısına katkı sağlayan kentsel bir dayanak olmayı hedefler. Cami, konumlandığı arsa topografyasının eğimi ile birlikte düşünüldüğünde bölgenin siluetinin karakterini belirleyecektir. Cami aynı zamanda İslam şehrinin sembol yapıtıdır. Bu sebeple tasarlanan cami merkez alınarak yeni yerleşim alanları onun etrafında örgütlenmiş ve bütün yollar meydana bağlanmıştır. Meydana kucak açan yapısı ile Cami, kalabalığı bir araya getirecek ve iç mekana yönlendirecek planlama ile şekillenir.

Cami Planı

Plan şeması, basitçe işlevsel ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla, açık (meydan), yarı açık (son cemaat mahalli ve revaklı giriş), kapalı (ibadet mekanı) sıralamasıyla şekillenmiştir. İbadet alanı ve etkileşimi için tasarlanmış program dahilinde Cami’de zemin katın tamamı, ibadet mekanı, son cemaat mahalli ve cami görevli odası olarak planlanmıştır. Abdest mekanları ve herkese açık tuvaletler, teknik hacim bir alt katta çözümlenmiş böylece tuvalet görüntüsünden kurtarılmıştır. Bu planlama ile caminin ana girişinden itibaren ibadet mekanları dışında hiçbir fonksiyonla rahatsız edilmemesi amaçlanmıştır.

Girişler

Tüm planda kadın, erkek, engelli kadın ve engelli erkek için erişimin kolaylıkla sağlandığı alt mekanlar oluşturmak önemsenmiştir. Meydan kotundan hizmet veren engelli asansörü tüm katlara erişimi sağlar. Ana girişten bağımsız olarak kadınlar girişi ve Kuran Kursu girişi cephede özelleşmiş şekilde tasarlanmıştır. Acil durum tahliyesi için yapı giriş ve çıkışları iki farklı noktadan kurgulanmıştır. Zeminde ibadet mekanının arazi eğiminden kaynaklanan yükseklik farkı nedeniyle meydan ile +1.50 kot farkında konumlandırılması, alt mekanlar için doğal aydınlatma-havalandırma imkanı sunarken, çarşı yönünden açılan kadın giriş ve acil çıkışları için oluşacak kot farkını ortadan kaldırarak rahat erişim sağlar. Ana girişini çok yükseltilmeden 1.50 kot farkında bırakılması ve rıht yüksekliğinin 15 cm merdiven ile sağlanması yaşlıların ana ibadet mekanına rahat erişmesi için düşünülmüştür.

Sirkülasyon ve Mekanlar

Ana girişin soluna yerleştirilmiş olan merdiven sadece alt kata hizmet ederken erkek tuvaletine, abdesthaneye ve cami içinden Kuran Kursuna erişimi sağlar. Cami görevli odasının yanında konumlanması ile de cami görevlisinin bu mekanlara erişimini kolaylaştırır.

Kadınlar girişi, kadın mahfiline çıkışlar, sirkülasyon ve kadınların mahremiyeti dikkate alınarak planlanmıştır. Camide kadınlar için ayrılmış merdiven çarşı yönünden ve ana mekandan gelen kadına hizmet ederken, alt katta kadın tuvaletine ve abdesthaneye, üst kat kadınlar mahfiline erişimi sağlar. Ayrıca bu merdiven cemaatin çokluğu durumunda son cemaat alanından erkeklerinde mahfile erişimine olanak sağlar.

Alt katta doğal aydınlatma ve havalandırma ile planlanmış tuvaleti ve abdesthanelere engelli kadın ve engelli erkeğin erişimi bir hol ile sağlanmıştır. Bu hol Kuran Kursu ile kadın-erkek-engelli tuvaleti, abdesthaneler arasında bağlantıyı ve teknik hacimlere erişimi sağlar. Tuvaletin ve abdesthanelerin alt mekandaki konumu planlanırken diğer mekanları rahatsız etmemesine, ibadet mekanının altında yer almamasına ve kıble yönüne dikkat edilmiştir.

Strüktürel Çözüm

Yapının ibadet alanlarında kolon olmamasına özen gösterilerek kirişli-kirişsiz betonarme döşeme tipleri, kabuk kısımlarında ise çelik sistem kullanılmıştır. Urfa şehrine uygun TBDY-2018 ve Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına dair yönetmelikler dikkate alınarak tasarlanmıştır.

Cephe Karakteri

Cephede dinamik formlar ve simetriden yararlanılmıştır. Girişlerin özelleştiği kabuk alanları güneş kırıcılar, pahlı yüzey ve katmanlı yüzeyler ile desteklenmiştir. Meydanı kucaklayan bu kabuklar aynı zamanda çarşı ve yol cephesine davetkar görünüm sağlamıştır. Tepe pencereleri ile katmanlı bir görünüm sağlanan cephede kubbe, güneş kırıcı profillerin karakterine uygun olarak yapı ile bütünleştirilmiştir. Geleneksel revak görünümü daha keskin hatlar ile yorumlanarak girişte yarı açık alanı ve son cemaat mahallini oluşturur. Giriş ışık yarıkları ve yorumlanan revakla, insan ölçeğine yakın tutulması amaçlanmıştır. Bütün olarak kullanılan düşey pencereler cephede hareketi sağlarken, panoramik asansörü de içinde barındırmaktadır. Giriş merdiveni geleneksel Urfa evlerinde kullanılan tek kollu merdiven ile sağlanmıştır. Urfa mimarisinin ana malzemesi olan karker taşı (Urfa Taşı) cephede tek malzeme olarak büyük bloklar halinde kullanılmıştır.

Isıtma ve Soğutma Sistemi

Camilerde ısıtma ve soğutma önemli bir detay olarak karşımıza çıkmaktadır. Urfa’nın sıcak iklimi düşünülerek cephede güneş kırıcılar ve düşey pencereler kullanılmıştır. Doğal ve yerel malzeme olan Urfa taşı kullanılarak ısı yalıtımı sağlama özelliğinden yararlanılmıştır. Urfa taşı yazın sıcağı geçirmeyerek serin, kışın ise soğuğu geçirmeyerek sıcak tutmaktadır. Ayrıca sistem olarak VRF Klima Sistemi kullanılmıştır. Bu sistem enerji tasarrufu ile birlikte çalışıp kullanıcıların konforunu en yüksek seviyede tutmaktadır.

Lojman

Lojman yapısının, cami cephesine engel olmaması, çarşı tarafındaki girişe ve minare girişine yakın olması kıble tarafında konumlanmasında etkili olmuştur. Bahçe duvarı ile çevrilerek mahremiyet sağlanmak istenmiştir. Lojmanın iç mekanlarının planlanmasında eğim, manzara yönü ve mahremiyet dikkate alınmıştır. Salon ve oturma odası manzaraya ve çarşı giriş peyzaj düzenlemesine hakim yönde konumlandırılırken, mutfak ve yatak odaları mahremiyet gözetilerek arka park yönüne konumlandırılmıştır. Cephe karakterinin sade olmasıyla lojman yapısının ön plana çıkmaması amaçlanmıştır.

Şadırvan

Meydan ve otoparkın kesiştiği yerde peyzaj ile bütün olarak konumlandırılan şadırvan cephe karakterine uygun olarak modernize edilmiştir.

Aydınlatma

Sürdürülebilir mimarlık doğrultusunda, günışığını maksimum kullanmak hedeflenmiştir. Enerji tasarrufu ve doğal enerji kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması açısından, gün ışığı tasarım sürecine dahil edilmiştir.

Kuranı Kerim’de ”Allah, göklerin ve yeryüzünün nuru” (Nur s. 35)denmektedir. İslam da ışıktan nur olarak bahsedilir. Camide doğal ışığı her yönden mekana alarak iç huzuru yansıtan bir iç mekan oluşturmak amaçlanmıştır.

Doğal ışığın mekana düşey alınması mekanın işlevi ile yakından ilişkilidir. Cami gibi ibadet alanında düzgün ışığın gelmesi ve mekana homojen dağılması istenmiştir. Doğal ışık, ibadet duygusunu güçlendirmek, ilahi güçleri tasvir etmek ve simgesel etkiyi arttırmak amacıyla (kubbenin yanlarını açarak) yukarıdan ve mekana katılan üst ve yan pencerelerle alınmıştır. Özellikle kırılan ve yansıyan ışıklar yardımıyla mekan zenginleştirilmiştir.

Günışığının önemi kadar gece aydınlatmasının da camiler için önemi vardır. Gece cemaatle namaz kılmanın faziletli olması hakkında çokça ayet ve hadis bulunmaktadır. Bunlardan biri ”Bilin ki karanlıklarda mescitlere gelen kişilere, kıyamet günündeki parlak nur müjde olsun.” şeklindedir. Dolayısıyla karanlığı inkar etmeden, çevresel mekan ile ilişkisinin kesilmeden, kentsel simgenin algılanması ve gece ibadet mekanının davetkar olması amacıyla günışığı rengi kullanılarak aydınlatılmıştır. Enerji tasarrufu açısından güneş enerjili LED teknolojisi kullanılmıştır.

Minare Arapça kökeninde nur olan ”manara” kelimesinden gelmektedir. Manara yol gösterici kule demektir. Minare ışık verme amacını da içinde barındırmaktadır. Kentsel simgenin algılanması ve yol gösterici olması amacıyla minare aydınlatılmıştır. Ezan ise sadece namaz vaktini tanımlama niteliğinde değil yol gösterici niteliktedir.

İç Mekan

Dinimizde sadelik vardır. Bu nedenle iç mekan mümkün olduğunca sade tutulmaya çalışılmıştır. Kıble yönünde doğal aydınlatma sağlayan düşey pencerelerin önlerinde birkaç basamak ile yükseltmiş minber ve kürsü düşünülmüştür. İbadet mekanında dikkat dağıtmayan toprak tonlarında dingin renkler tercih edilmiştir. Aynı renk tonlarında saf düzenini belli eden desensiz halı ile süslemelerden uzak, ferah, dingin ve huzuru yansıtan bir iç mekan oluşturmak amaçlanmıştır. Üst pencereler, modern uzun düşey pencereler ile doğal ışık iç mimarinin başkarakterlerinden biri olmuştur. İç mekanın köşelerinde saf hizası doğrultusunda yer yer kitaplıklarla bütünleşmiş rahleler tasarlanmıştır. Caminin merkezi bir konumda olması nedeniyle dış mekân seslerinin içeri alınmaması için kalın yapılan duvarlarla iç mekan akustiği düşünülmüştür. Cam yüzeylerde ise akustik lamine camlar tercih edilmiştir. İç mekânda ses kalitesini arttırmak için zeminde Titreşim Emici Kauçuk Tabanlı Halı kullanılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir