Jüri Katılım Ödülü, DEGİAD – Yaşayan Pamukkale Ulusal Mimari Fikir Projesi Yarışması

Jüri Katılım Ödülü, DEGİAD – Yaşayan Pamukkale Ulusal Mimari Fikir Projesi Yarışması

PROJE RAPORU

Rasterleş”mesh”*

Rasterleşmek: Bir resim piksel haline dönüşmesi

Mesh: Izgara

Denizli ili, coğrafi durumu, mutedil ve elverişli iklimi, tarihsel değer ve zenginlikleriyle bir uygarlık yatağıdır. Denizli turizmi 1960’lı yıllarda gelişme göstermeye başlayarak, başka turistik merkezlere giderken Pamukkale’ye uğrayan turist sayısı da az değildir. Varış noktası olduğu gibi, Dinlenme merkezi olarak ta çalışma potansiyeli var. Pamukkale bize, çürümenin ve kusurların güzelliğinin bölgemizdeki alışılmadık karakterleri yorumlamanın anahtarı olduğunu öğretirken, etraftaki mahallenin bu çürümesinin bölgemizi gerçekten kötü yönde etkilediğini görüyoruz. Mimarlığın bir insanla yakın bir bağlantı aracı olduğu doğrudur, çünkü tasarlanan farklı atılımcılarla, insan ve mekan onu çevreleyen arasında büyük bir sinerji yaratırız. Bu mimari peyzaj ve dış görseller ile çevre, ekoloji vb. doğası ile implantasyonu ile ilgilidir. Bu yüzden iyi bir senfoni oluşturmak için ikisine de dahil etmek zorundayız.

Pamukkale Mahallesi’nin önemli erişim güzergâhları olan Mehmet Akif Ersoy Caddesi ile Turgut Özal Caddesi’ni birleştiren birden fazla bağlantı var, bunlardan birisi çalışacağımız alan Atatürk Cd., Sefa Sk., Traverten Sk. , Kuzey Sk., vs. Atatürk Cd. çok aktif halinde olmayıp, yerli halkın deyişine göre: “Cadde değil, Sokaktır bence!” Yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve genel olarak kat yüksekliği B+2 biçimindeki yapı yükseklikleri olan Atatürk Caddesi eskiden yaya yoluydu. Yayalar sürdürülebilir hareketin en temel figürüdür.

Caddeyi canlandırmanın en etkili yolu, eski haline kavuşturmak. Güçlü bir yaya kültürüne sahip mahaller, insanları etkileşime geçmeye ve içinde bulundukları yere renk katmaya teşvik eder. Gelecek planlamada, GPS analizleri takip ederek, mahallelere yardım edecek kamusal alanları sunulabilir, Atatürk Cd. örnek olarak sadece 1. adım olarak görülüp, bir sonraki aşamada hem konforlu yaya yolu hem de şehri bağlayan bisiklet yolları tasarlanabilir. Böylece mahallenin kentsel ve mimari kimliğinin daha nitelikli hale getirilebilir ve sürdürülebilir, sosyal, mekansal ve ekonomik koşullarını sağlar. Pamukkale köyünün yeni nefes katacak ciğere ihtiyacı var, turistler uğramayıp, birkaç saat ya da günübirlik kalıp gitmelerinin en temel sebebi, hiç gezilecek, zaman geçirecek, etkinlik yapılacak bir fırsat yoktur, aks boyunca halka açık yerler, yeşil müdahaleler, mikro etkinlikler, cephenin görüntüsünü iyileştirecek rötuş, böylece eskisi gibi gerçekten doğal çağdaş yaşam köyü duruma döner.

Caddedeki binaların cephelerini beyaz boyandıktan sonra, üstüne mesh takılacak, mesh seçilmenin sebepleri de şunlar: Gökyüzünün ve Pamukkale’nin renk tonları ile armoni sağlayan ama aynı zamanda göze batmayan gri rengi seçildi, binalar niteliksiz ve mimari anlamda aynı yada uyuşan karaktere sahip olmadığı için boyamak yetersizdir o yüzden saklaması daha mantıklı bir yaklaşım olduğunu düşünmüştük. Bir de Mesh kolay takılabilen ve sökülebilen bir malzeme, böylece istenen zamanda değişebilir ve ucuz bir malzeme aynı zamanda sürdürülebilir. Geri dönüşümlü olması ile birlikte, duvarla bırakılan boşluk ventelasyonu ve doğal hava sirkülasyonu sağlar. Görsel geçirgenliğinin yanında, bitkiler veya güneş panelleri kolaylıkla asılabilir.

Pamukkale’ye gelen turistler genelde bir kaç saat geçirip ayrılırlar çünkü etkinliklerin eksikliği kolayca farkedilebilir. Bu yüzden Pamukkale Mahallesi Atatürk Caddesi aksı boyunca rekreatif ve performatif etkinliklere zemin oluşturabilecek kamusal mekân kullanımı fikirlerinin geliştirildiği, ara mekanları sunarak farklı etkinlikleri barındırabilen bir sürü mekan yer almaktadır. Ara sıra yerel kimliği ortaya çıkaracak festivaller ve farklı küçük etkinlikler düzenlenebilir.

Bizim amacımız, Pamukkale köyü eskisi gibi gerçekten doğal yaşam köyü olarak değerlendirilsin, ilk kez 1987’de Brundtland Raporu’nda ortaya konan sürdürülebilirlik kavramının kentlere uygulandı. Sürdürülebilir mahalle. İnsan yerleşimi. Yaşanabilir mh… vs., sürdürülebilirlik sadece doğal ya da ekolojik değildir, kültürel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği belirli aşamalarla sağlanmaktadır. Tasarımımızı düşünürken de İnsan ölçeğine uygun çevre bütüncül olmalı diye karar verdik, çünkü tasarımımızın ana motivesi insandır. O tür yerleşimlerde mahalle kent tiyatrosu olarak çalışıp, baskı uygulanmadan, asıl önde olacak oyuncu insan olur. Bu da “görmek ve görülmek” kavramını sağlayabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir