Eşdeğer Ödül, Taşınacak Olan Eskişehir Atatürk Stadyumu Alanında Yeni Fikirler Yarışması (A Kategorisi)

Proje Açıklama Metni

Konum itibariyle proje alanının, 

  1. Kent merkezine yakınlığı- özellikle Reşadiye Caddesi ile olan direk ilişkisi- ve istasyon ile sonlanan M. K. Atatürk Caddesi aksında yer alması;
  2. Kentin hemen hemen iki ucunda var olan,  ‘Kent Park’ ve ‘Sazova Parkı’ olmak üzere iki temel parkının merkezinde yer alması; yoğun kent dokusu içerisinde, çeşitli etkinliklerin düzenlendiği kentsel bir boşluk yaratılması, bir başka deyişle alanın büyük bir oranının kent parkı olarak bırakılması fikri, projenin temel kentsel tasarım yaklaşımını oluşturmaktadır. Bölgenin tarihindeki biçimlenişine yakından bakıldığında ise, her ne kadar bu bölge de stadyum kütlesi, eğitim kütleleri ve askeri nitelikteki bina kütleleri bulunsa da, kent dokusunun heterojen yapısının Hava Hastanesi, Stadyum binalarıyla farklılaştığı, yoğun doku içerisinde boşluklar açarak, kentsel artifakt haline dönüştüğü iddia edilebilir. Dolayısıyla kentin tarihinde ölçeksel ve biçimleniş farklılıklarıyla boşluk yarattığı düşünülebilecek bu arazinin, artifakt olma özelliğinin, daha da vurgulanarak tamamen bir kent boşluğuna dönüşmesi ve yoğun doku içerisinden ayrışmasının kuvvetlendirilmesi hedeflenmiştir. Aynı zamanda kentin ‘Kent Park’ ve ‘Sazova Parkı’ olmak üzere iki temel yoğun yeşil bölgesi ve kentin iki ucunda yer alan bu parkların arasında yer alan dokudaki  yeşillikleri devam ettirmek açısından bu bölgenin önemi kentsel ölçekli haritada da açıkça görülmektedir.

 

Yeşil Alan Kullanımına Dair Tasarım Yaklaşımı

Kentin meteorik boşluğunun vurgulanarak Park olarak ortaya çıktığı projede, sıkı ağaç dokusun olduğu (eski) Askeri Hastane Bölgesi ve halkın kullanımıyla şekillenecek çim alan olarak bıraktığımız iki farklı karakterde yeşil alan bulunmaktadır. Parkın çim alan bölgesi,

  1. Halkın kent içinde, gündelik hayatlarında kamusal alan olarak kullanabilecekleri boşluk, park;
  2. Konser, Kermes, sinevizyon ve maç gösterimleri vb. gibi çeşitli etkinliklerin düzenlendiği etkinlik alanı olarak değişik senaryolar düşünülerek halkın kullanımına bırakılmıştır.

Projenin ana karakterini oluşturan Park bölümündeki ağaç ve çim alan dışında, binaların planlamaları yapılırken dikkate alınan mevcut ağaç dokusuna ek olarak; özel mülkiyet alanlarından kamusal alana geçişte tampon bölge vazifesi gören  bölümde ise, tasarım dahilinde ekstra ağaçlar dikilmesi ön görülmüştür.

Grafik1.  

Arazinin mevcut durumu incelendiğinde; var olan eğitim yapıları ve bu yapıların sınırlarının duvarlar ile kent dokusundan, dolayısıyla halkın kullanımından ayrıldığı 3 No’lu parsel, Reşadiye Caddesi aksının, aynı zamanda tramvay hattına sınırı olan taşınacak Stadyumun bulunduğu 1 No’lu parsel ve askeri bölge olması nedeniyle halkın kullanımına tamamen kapalı, yoğun yeşil dokusuna sahip 2 No’lu parsel olmak üzere üç ayrı fonksiyona sahip olduğu görülmektedir. Proje kapsamında, birbirinden bağımsız olarak çalışan ve kamusal kullanım alanı niteliği bulunmayan bu parsellerin, merkezi bir park tasarlanılarak birbiriyle bağlanması düşünülmüştür. Geçirgenliğin artmasını sağlayabilmek adına, korunması gereken yapılar haricinde, sonradan eklenen bazı yapıların ve sınır duvarlarının kaldırılması, kentsel hafızaya dair bazı izleri korumak adına da, yalnızca stadyum saha izinin ve Askeri Hava Hastanesinin temel binasının fonksiyonu değiştirilerek arazi içerisinde bırakılması öngörülmüştür.

Grafik2.

Reşadiye Caddesi üzerinde kütüphane, cami ve çeşitli kamu binalarının bulunması ve aynı zamanda tramvay aksının da bu hat üzerinde yer alması nedeniyle, proje arazisine ulaşım açısından yoğun yaya potansiyeline sahip 3 ve 1 No’lu parseller arasında yer alan yolun, yavaşlatılmış bir döşeme ile yeniden düzenlenerek birbirine bağlanması, aynı zamanda proje dahilinde tasarlanılan parkın da meydanı haline dönüştürülmesi düşünülmüştür. Buna ek olarak yoğun yeşil alana sahip askeri bölge sınırlarının kaldırılması ve hali hazırda bulunan stadyumun taşınacak olması göz önünde bulundurularak, kullanım açısından günümüzde de yoğunluğa sahip olmayan 1 ve 2 No’lu parseller arasında var olan yolun, parkın içerisine araç sokmamak adına diğer ulaşım yollarının kullanımı düşünülerek iptal edilmiştir.

Grafik3.

Kent hafızasına spor aktivite alanı olarak kazınmış bu alanın; stadyum, taşınacak olmasına rağmen, tasarlanılacak ana kent parkı ile birlikte, kentlinin kent merkezinde, yeşil alan içerisinde yürüyüş, koşu gibi spor aktivitelerini yapabilecekleri nitelikte olabileceği düşünülmüştür. Dolayısıyla Stadyum özelinde var olan, ancak iptal edilecek tartan pistin, çok daha büyük ölçekte, halkın bütün araziyi kullanmasını da sağlayan/neden olacak ana bir eleman olabileceği öngörülerek, projenin temel tasarım kararlarında yer almasına karar verilmiştir. Böylece tarihinde halkın gündelik yaşamında kullanamadığı yoğun kent dokusu içerisinde yer alan bu üç parselin, gündelik hayatlarında nefes alabileceği bir kent boşluğuna dönüşerek kimlik kazanması hedeflenmiştir. Aynı zamanda temel kentsel tasarım kararlarında park olarak bırakılması planlanan alanın tartan bir pist ile net bir boşluk olarak tanımlanabileceği de göz önünde bulundurulmuştur. Ancak araç trafiği ile ilişki, parkın geçirgenliğinin spor yapan insanlar ile kesilmemesi ve parkın farklı kotlardan algısının ve kullanımının sağlanabilmesi adına bu pist bir üst kota alınmıştır/kaldırılmıştır.

Grafik4.

Tartan pist ile kent parkının net olarak bırakılmasının ardından, bu alanı yaşatmak için proje programına alınacak (dahil edilecek) olan binalar, parsellerin geri kalan kısmında, parkı (kamusal alanı) ve kentsel doku (özel mülkiyet alanları) arasında, yarı kamusal nitelikte, geçiş alanları(tampon bölgeler) olarak tasarlanmıştır. Böylelikle, hem fonksiyon niteliği açısından özel mülkiyet alanlarından kamusal alanlara yumuşak bir geçiş sağlanması, hem de parkın daha tanımlı olacağı düşünülmüştür.

Grafik 5.

Tümden gelim yöntemi ile parkın arta kalan alanlarında tampon bölge olarak nitelendirilebilecek, parkın yaşamasına hizmet edecek kütlelerin fizikselleşmesi, kent dokusu ve park arasındaki geçirgenlik kavramı göz önünde bulundurularak, çevredeki tüm aksların bina kütlelerin yerlerin belirlenmesinde önemli bir role sahip olmuştur.

Grafik 6.

Kentliye çeşitli aktiviteleri gerçekleştirebilecekleri bir kent boşluğu, park tanımlarken, tutarlı olabilmek adına, askeri arazide bulunan korunması gereken ağaçlar dışında da, parsellerde yer alan tüm ağaçlar korunarak, proje binalarının(biçimlerinin/formalarının) şekillenmesinde bu koruma ilkesinin temel tasarım kriteri olarak kullanıldığını söylemek yanlış olmayacaktır ki, tümden gelim yöntemi ile vaziyet yerleşim planının temel kararı olarak, kent dokusunda var olan aksların geçirgenlik unsuru olarak boşaltılmasına ek olarak, mevcut ağaçların bulunduğu yerler de boşaltılmıştır.

Grafik7.

3 No’lu parsel özelinde eğitim yapılarının bulunması, Reşadiye Caddesi ve bu alanı yavaşatılmış döşeme tasarlayarak sadece acil durumlarda aracın kullanımına açmamız, tramvay durağını bu bölgede çözümlememiz ve Eskişehir’de kullanımına başlanan kent bisikletlerini göz önünde bulundurarak bisiklet park yerlerini de bu noktada çözümlememiz gibi nedenlerle, temel yaya potansiyelimize sahip meydanda, çevre okulların da kullanımına açık Oditoryum ve Halkın Eğitim Merkezi (Atölye-Seminer Odaları) olarak kullanılan bir blok tasarlanmıştır. Okul bahçesi, meydan ve park geçişlerinin mümkün olduğunca geçirgenliğin artması düşünüldüğünden, atölyelerin bulunduğu blok ayaklar üzerine kaldırılmıştır. Oditoryum ve okul bahçesine araç ile ulaşım ise avlulardan tamamen ayrıştırılıp, oditoryum ve okul binalarının arka tarafından açılan bir yol ve açık misafir otoparkı ile çözümlenmiştir. Alan özelinde temel yaklaşım lastik tekerlekli toplu taşıma araçları, tramvay ve yaya odaklı düşünülmüştür.

Grafik8.

Eskişehir’in öğrenci kenti olması, kent özelinde iki büyük şehir üniversitesinin bulunması ve parkı yaşatabilmek adına, hem şehrin eğitim potansiyeli hem de öğrencilerin mekanı yaşatma potansiyeli göz önünde bulundurularak, kent parkı olarak tasarladığımız bu alanı geneli itibarı ile eğitim, kültürel, sosyal fonksiyonların bulunabileceği öngörüsüyle fonksiyonların programı oluşturulmuştur. Araştırmacılar için de uygun olduğu düşünülen bu kültürel, sosyal temalar üzerine kurgulanan parkın, öğrencilerin ve araştırmacıların konaklayabilecekleri yurtlar, kısa ve uzun süreli kiralayabilecekleri küçük ofisler, kulüp odaları ve bu birimlere hizmet edecek birimler ve her ne kadar dışarıdan kullanıma açık olarak düşünülse de, bu bölge de konaklayan öğrencilerin ve okul yapılarının kullanımına hizmet edecek, arazi de bugün kullanılmakta olan yüzme havuzu, fitness salonu ve açık hava spor sahalarının projeye uyarlandığı spor kompleksi ile, parkın gündüz ve gece yaşantısına da iki yönlü hizmet edeceği düşünülerek programa dahil edilmiştir. Parkın çim olarak bırakılan alanına cephe veren ve proje arazisinin en yüksek bina kütlelerini oluşturan bu bölgenin, parkın kullanım nüfusunu artmasını, aynı zamanda geniş bir boşluk olan çim alanın tanımlanmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu alana yüklenen fonksiyonların, (tasarlanan yurt ve ofis birimleriyle) Eskişehir kentinin temel özelliği olan endüstri ve eğitim kenti olma özelliklerine atıfta bulunarak, iç içe geçmiş bir şekilde mezun öğrenciler ve araştırmacıların interaktif olarak, endüstri ile ilişkilerini sağladıkları bir merkeze dönüşeceği düşünülmüştür.

Grafik9.

Arazinin mevcut özellikleri itibariyle orijinalinde askeri bölge de bulunan yoğun ağaç dokusunun olduğu bölge de ise Sosyal Merkez, Kitapçı Kafe, Kütüphane ve Askeri Hava Hastanesi için fonksiyon değişimi önerdiğimiz Görsel Sanatlar Merkezi, Sergi Salonu bulunmaktadır. Dolayısıyla parkta yapılan etkinlikler dışında bu bölgeyi kullanan halkın, yeşil ile ilişkisi güçlendirilmeye çalışılmıştır.

Grafik 10.

Tüm bu programa alınan yapı fonksiyolarının, çevre verileriyle parçalandıktan sonra, bir bakıma parmak yapı tipolojisine referans vermesi, üst kotta fonksiyonların tamamını bağlayan açık (tartan pist) bir yürüyüş yolu ile bağlanmış olması yanı sıra, yatayda ve düşeyde kampüsün temel sirkülasyonunu sağlayabilmek ve binalar arasında ortak bir dil oluşturmak maksadıyla, açılır kapanır paneller ile tasarlanmış bir sirkulasyon elemanı ile fonksiyonlar bağlanmıştır. 

Grafik11.

Araziyi istasyon aksıyla bağlayan M. K. Atatürk Caddesi kesişiminde ise, yoğun ağaç bölgesinin bulunduğu bölge de açık hava sergi duvarları ile başlayan promenand, ağaç dokusunun kesildiği noktadan itibaren, etkinliklerin olduğu günlerde ve parkın gündelik kullanımlarında kentli ihtiyaçlarını karşılayabilecek, küçük ölçekte/birer katlı değişken modüller/kiokslar olarak tasarlanmıştır. Bu bölümde esnek olarak parkın içine uzanan modüller yer yer kiokslara, oturma birimlerine, yerdeki bir döşemeye, ağacın içerisinden çıktığı bir çerçeveye dönüştüğü gibi, bir tanesini de hem kent boşluğuna kentin herhangi bir noktasından dikkat çekebilmek, hem parka gelenlerin kenti ve parkın bütününü yukarıdan izleyebilecekleri, çekirdek ve yukarısında gözlem terası bulunan sade bir gözlem kulesine dönüşerek projenin tanımlayıcı öğesi olarak tasarlanmıştır.

Grafik12.

Tasarlanan kent parkı, mevcut yoğun ağaç dokusunun bulunduğu ve tamamen halkın kullanımıyla şekillenecek (konser, eylem alanı ve halkın gündelik kullanımına yönelik bireysel kullanımlar, vb…) çim alan olarak düşünülen iki ayrı nitelik taşımaktadır. Askeri bölge de yıkılmasını önerdiğimiz binalar yerine ise bu iki ayrı niteliği daha da vurgulayabilmek adına yeni ağaçların dikilmesi önerilmektedir. Çim alan olarak bırakılması düşünülen park kısmında ise, çevre yol akslarından, çeperdeki fonksiyonlar ile ilintili sirkülasyon noktalarından ve askeri hastanenin içerisindeki ağaç adalarından referans alınarak, çim dokusunda değişim ve bu doku değişimleri arasında çok hafif izlerin gösterilmesinin, halkın parkı tanımlamalarını ve tematik olarak tanımlamalar yapmalarını kolaylaştıracağı düşünülerek yalnızca referans olabilecek izler şekilde bırakılmıştır. 

Bir cevap yazın