Eşdeğer Ödül, “Simbiyotik [Mekanlar] 1: Okul” 3. Aurum Mimarlık Öğrenci Fikir Yarışması

Proje Raporu

PEYDERPEY

“Mekan, zamanla birlikte yoğunlaştıkça zamanla kültür ona kök saldıkça yere dönüşür.”

Christian Norberg-Schulz

Eğitim yapılarının içine kapanık ve kentten izole olmaları beraberinde mekansal zayıflıklar ortaya çıkarmaktadır. Oysa bir okul yapısının kentle ve dolayısıyla çevresiyle kuracağı birliktelikler; büyük potansiyeller barındırmaktadır. Bu birliktelik okul yapılarının eğitim ve öğretim karakterine kültür kavramının da ağırlıklı olarak yer edinmesini sağlayabilir. Biyolojide birlikte yaşam anlamına gelen “Simbiyoz”; eğitim işlevi ile farklı bir işlevin birlikteliğinde mekansal potansiyelleri açığa çıkarabilir.

Bu bağlamda simbiyotik ilişki örneklerinin görüldüğü farklı işlevlerin, kırsal-kentsel, tarım, turizm, doğa-insan, suni-doğal vb. faktörlerin bir arada yer aldığı Kapadokya’daki Ortahisar incelenmiştir.

Konsept

Tarım ve turizm bir dualite oluşturabilir mi? Bu dualiteden bir simbiyosis kurulabilir mi? Bir eğitim yapısından tarım ve turizmin ortak paydası çıkarılabilir mi? Belirli bir grup yerine çok katılımlı bir okul yapısı kurulabilir mi?

Bu sorgulamalar bu projedeki tasarım yaklaşımını şekillendirmiştir.

Ortahisar’da, kendi kendisini var eden bu varoluşunun bilgisiyle artiküle olan, zaman katmanlarıyla metamorfoz geçiren, bu özelliğinin getirmiş olduğu simbiyoz bir eğitim yapısı önerilmiştir.

Bu eğitim yapısı yerel halk ve kullanıcıların katılımıyla bölgeye peyderpey bir şekilde kazandırılacaktır. Christian Norberg-Schulz;

“Mekan, zamanla birlikte yoğunlaştıkça zamanla kültür ona kök saldıkça yere dönüşür.” der. Dolayısıyla zaman-mekan boyutunda bir kırılma yaratmadan, burada var olan kompozisyonun bir parçası olmak, bir ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik kurmak Peyderpey’in ana kurgusunu oluşturmaktadır.

Yerel halk, öğrenciler ve turistler gibi farklı profildeki kullanıcıların yer alacağı proje eğitim ve öğretim işlevinin yanı sıra konaklama işlevini de barındırmaktadır. Bu durumun çeşitli simbiyotik ilişkileri beraberinde getireceği düşünülmüştür. Bu oluşum-metamorfoz safhalarında geleneksel yapım teknikleri ve ekotarım eğitimleri yer alacaktır. Ortaöğretim veya yüksek öğretim gibi tanımlı bir kullanıcı profili yerine daha kapsayıcı girift bir sistem düşünülmüştür. Konaklama işlevi ile bu eğitimlerin ve sürdürülebilirliğin turistler aracılığıyla kentlere taşınması amaçlanmaktadır.

Tüm bu eş zamanlılıklar, metamorfoz, simbiyoz yaşam; bu eğitim ve konaklama yapısının tıpkı bir organizma gibi canlılığının bir göstergesidir.

Böylece “Peyderpey” tasarımı ile sürekli büyüyen değişip dönüşen canlı bir eğitim ve konaklama yapısının kurulması hedeflenmektedir.

Bağlam

Ortahisar’a yaklaştıkça çizgi şeklindeki ufuk, çizgiden uzaklaşıp farklı bir geometriye dönüşmektedir. Düz ufuk çizgisi; organik Ortahisar geometrisi içeresinde, insan tarafından oluşturulan çizgilerle içe geçerek bir doğa ve insan kompozisyonu oluşturmaktadır. Bu kompozisyondaki dualite Ortahisar’daki mekan kavramını tariflemektedir. Ortahisar’daki sınırları tarif eden taş duvarlar; çizgisel formu ile insanın bu bağlamdaki temsiliyetini vurgulamaktadır.

Kent yaşamında görülen insan doğa ayrımıyla kendini gösteren insanın doğaya aşkınlığı Ortahisar’da kaybolmakta ve çizgi-organik form kompozisyonunda da görüldüğü üzere birbiri içinde erimektedir. Doğa ve insanın sınırları iç içe geçmekte ve bir bütünü oluşturmaktadır. Bu bütünlük binlerce yıllık bir birikimle katmanlaşmıştır. Çizgi ve amorf formların bir simbiyozu söz konusudur. İnsan mı taşa şekil veriyor? Yoksa Taş mı insana? sorusu belirsiz kalmaktadır.

Burası dünyanın dört bir tarafından bu bütünlüğü deneyimlemek isteyenlerin akınına uğramaktadır. Bu karakterinin yanı sıra konumu gereği İç Anadolu Bölgesi’nde tarım ve hayvancılığın merkezinde yer almaktadır.

Buradaki insanlar; tarım yapanlar, esnaf ve turistler olarak üç grupta ele alınabilir. Turistlerin profili incelendiğinde çoğunlukla kentte yaşayan insanların olduğu görülmektedir. Tarım yapanlar ve esnaflar ise sürekli burada yaşayan insanlardır. Kent ve kır arasında bir durak niteliği taşımaktadır. Ortahisar’da bağcılık, çiftçilik, şarapçılık, çömlekçilik ve kilimcilik başlıca uğraşlar arasındadır.

Ortahisar’da ekolojik yaşam ve sürdürülebilirliğin güzel örnekleri kendini göstermektedir. Evler yumuşak işlenebilir kayaların oyulması ile yapılmış olup taş duvarlar ile amorf formların bir harmonisi söz konusudur. Mekan organizasyonu incelendiğinde avlular ön plana çıkmakta odaların kapıları avluya açılmaktadır. Tarımsal uğraşlar bu avluda sürdürülmektedir. Bu uğraşların değişimi ile mekan yapısının da değişimi ve geçiciliğine yansımaktadır. Yapıların bölümleri topografya ile uyumlu bir şekilde yapılmıştır. Yüzlerce yıllık bir birikimle katmanlılık görülmektedir.

Arazi Analizi

Ortahisar’ın eteklerinde turistik güzergah ve tarım arazilerine ulaşım güzergahları arasında yer almaktadır. Üç adet çıkmaz sokak buraya bağlanmaktadır. Dinamik bir topografyaya sahip alanın ortasında yumuşak kayaç yapısında bir tepelik bulunmaktadır. Bir kenarı yüksek kayalıklardan oluşmaktadır. Alanda bir aylandız ve bir adet ceviz ağacı yer almaktadır.

Senaryo

1. etapta yemekhane ve yunak birimi inşa edilecek. Kompost eğitimi istiridye mantarı yetiştiriciliği vb. eğitimler verilecek. Güneş panelleri kurulacak. Alandaki kayanın yanında bir taş işleme atölyesi kurulacak. Diğer yapı birimleri için kullanılacak taş buradan tedarik edilmiş olacak ve böylece eğitim süreci de başlamış olacak. Ayrıca bu atölyede ahşap işçiliği eğitimi de yapılarda kullanılacak olan kapı pencere gibi elemanlar üzerinden uygulamalı olarak verilecektir. İnşa süreci tamamlandığında metamorfoz geçirerek farklı bir işleve bürünecek.

2. etapta derslikler, laboratuvar ve idari birim araştırma ofisleri kurulacak. Atölye ve dersliklerin kurulmasıyla aşılama, bağcılık, tohum sertifikasyonu, vb. ekotarım eğitimleri başlayacak. Kış mevsiminde seralar kurulacak. Ayrıca geçmişte güvercin koğası ile doğal gübre üretiminin yapıldığı boranhaneler de yapılacak ve doğal gübre üretimi ve satışı gerçekleşecek. Güvercinler ile bir simbiyoz kurulacak. Geleneksel olan ile modernin dualitesinden çiftçiler de fayda sağlamış olacak. Bu sayede ürün kalitesinin ve verimliliğinin arttırılması sağlanacak.

3. etapta ise konaklama birimleri inşaası başlayacak. Birimler sırayla yapılacak olup bir uygulama atölyesi şeklinde ilerleyecek. Aynı zamanda çadırlar ile de konaklama işlevi sürdürülecektir. Taş işçiliği, ıslak hacimlerde tadelakt gibi geleneksel, sürdürülebilir yapım teknikleri eğitimleri de devam edecek.

Alana yerleştirilen 150 güneş panelleri; Ortahisar’ın günlük ortalama 7,2 saatlik güneşlenme süresi ile günde yaklaşık 300 KW elektrik üretecek. Mekanların inşası peyderpey bir şekilde devam ederken yaklaşık 5 yılda kendi maliyetini amorti edecektir. Ayrıca yağmur suyu da toplanarak seralarda kullanılacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir