Anafartalar Çarşısı – Ankara Kent Enstitüsü

Başkent Üniversitesi GSTMF İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı 4. Sınıf öğrencisi Yasin Karagöz’ün Sadettin Polat ile birlikte 2018-2019 Güz dönemi Tasarım Stüdyosu V kapsamında tasarladığı Köy Enstitüleri’nin modern yüzü "Ankara Kent Enstitüsü".

Ankara Kent Enstitüsü; Ankaralıların kent belleğinde anı değeri taşıyan ve yıkım tehlikesiyle karşı karşıya olan ‘Anafartalar Çarşısı’nın yeniden işlevlendirmesi kapsamında ve Prof.Dr. Can Mehmet HERSEK, Doç.Dr. Gözen AKTAŞ ile Öğr.Gör. Ferhaz ERÖZ ile Tasarım Stüdyosu V dersi içerisinde tasarlanmıştır.

Projenin çıkış noktası ise yapılarımızın korunması için verdiğimiz savaş zamana karşı değil şehirlerimizi yönetenlere karşıdır. Bu insanların kent belleğimizde yer edinmiş, ulusal mimarlık tarihimize katkı sağlamış yapıların yıkım kararını alabilmelerine yönettikleri şehirlerin bir vatandaşı olmadıklarını ve yaptığıyla övünen bir toplumdan yıktığıyla övünen bir topluma geçişi eğitim sistemimizdeki eksiklikte olduğu tespit edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş yıllarında hemen hemen tüm yasalarını modern dünyada kabul görmüş ve çağdaş batılı örneklerini resepsiyon yoluyla kabul ederek oluşturmuştur. Bir konu hariç, Eğitim.

Uğur Mumcu bir konferansta Gülmece dergisindeki Türk vatandaşı tanımını şöyle ifade eder; “Türk vatandaşı kimdir? Türk vatandaşı; İsviçre medeni kanuna göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemeleri yasası usulü yargılanan, Fransız idari hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna gömülen kişidir.”

Tüm bu ithal yasaların aksine eğitim alanında atılan adımlar dünyada var olan hiçbir örneğinden devşirilmediği gibi tamamen bu topraklarda yaşayan insanların ihtiyaçları düşünülerek %100 yerli bir eğitim modeli oluşturuldu. Bu eğitim modelinin adı “Köy Enstitüleri”.

Köy Enstitüleri, ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 yılında açılmış okullardır. Tamamen Türkiye’ye özgü olan bu eğitim projesini tüm varlığını dönemin milli eğitim bakanı Hasan Ali Yücel ve ilkokullar genel müdürü İsmail Hakkı Tonğuç’a borçludur. Köy Enstitüleri’nde amaç; Eğitime köylülerden başlayarak tarım üretimini ve diğer meslek faaliyetlerini artırarak eğitimli nesiller yetiştirmek.

Nobel Kimya Ödülü sahibi Aziz Sancar Köy Enstitüleri’nde yetişmiş olduğunu ve ödülünü Cumhuriyet eğitim modeline borçlu olduğunu söylemiştir.

Unesco tarafından gelişmekte olan ülkelere önerilen Köy Enstitüleri, 1946 yılında Hasan Âli Yücel’in görevden alınmasına kadar yaşamaya devam etti. Kısa zamanda elde ettiği başarılar dünya devletleri tarafından dikkat çekti ve başarısının önünü kesmek adına ülke içinde ve dışında siyaset malzemesi haline getirilerek kapatılmaya mahkûm edildi.

Bu proje, büyüyen kentlerimizde yaşayan vatandaşlarına kentli olmanın anlamını ve kentte yaşamanın sorumluluğunu köy enstitüleri ilkelerinden yola çıkarak ve günümüz gereksinimlerimizle birleştirerek Bilinçli Kentli kavramını ortaya çıkarmak için tasarlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir