+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
Zınar Dağ Evi

Zınar Dağ Evi

13 Haziran 2017, 13:58
  defa okundu.

Deep Mimarlık tarafından tasarlanan ve inşaatı 2016 yılında tamamlanan konut, Mardin'de bulunuyor.

Servet Memiş, projeyi anlatıyor:

Geleneksel bir mimarisi ve tarihi dokusu olan bir bölgede yeni bir yapı tasarlamak her zaman zor olmuştur. Yapacağınız tasarımın hem geleneksel mimariye zarar vermemesi hem de günümüz mimari çözümlemelerine ayak uydurması gerekir. Şartlar böyle iken tarihi dokuyu kopyalamak belki de yapılacak en kolay şeydir. Bu dokudan bu mimariden tamamen uzaklaşıp çok farklı bir şeyler tasarlamak da, mevcut mimariye aykırı duracaktır. Eğer Mardin de bir yapı tasarlanacaksa geleneksel mimariyi göz ardı etmek olanaksızdır. Mardin de tasarlanmış olan bu dağ evi konumu bakımından tarihi Mardin evlerinden uzakta da olsa tasarım bakımından çok da uzaklarda değildir.

Tasarıma başlarken Mardin evlerindeki tipolojik özelliklerini, günümüz teknolojisini ve yenilikçi yapı malzemeleri ile harmanlayarak 2015’in Mardin evini yapmayı amaçladık. Mardin evlerindeki kemerli pencereler, eyvanlar revaklar, cumbalar iç mekanlarda kemerli geçişler gibi özellikleri deforme ederek, dekonstrüktivist bir anlayışa ortaya koymaya çalıştık. Tasarımda dikkat çeken en önemli şey hiçbir köşenin olmamasıdır. Yapı içerisinde ve dışarısında köşe noktaları ovalleyerek iç mekânda sınırları belirleyen köşeleri ortadan kaldırmış ve iç mekânda olduğundan daha geniş algılanabilen, bitiş noktası olmayan yüzeyler elde edilmiştir. Yapı konum olarak tarihi Mardin’e yandan bakan bir dağın zirvesindedir. Yapı dağ yamacındaki tarım arazilerine, üzüm bağlarına, çiftliklere ve karşıdaki tarihi Mardin’e yönlendirilmiştir. Cephelerdeki devasa pencereler sayesinde manzaradan maksimum düzeyde faydalanabilmek ve bu güzelliği yapının her noktasından hissedebilmek mümkündür.

Reklam

Etiketler


Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!
Ahmet Turan Köksal / 17 Haziran 2017, 02:11
Efendim,

Konu nerelerden nerelere geldi.

"karşılaştığım manzara Arkitera’dan daha kötü" diye yazmış Sinan Zahit.
Bunun ne anlama geldiğini çözmedim. Arkitera nedir? Site mi, görüş bölümü mü, kariyer bölümü mü, forum mu? Yoksa bu tartışma ortamından mı bahsediyor. Hepimizi harcıyor yani bir seferde Sinan Bey.

Müellifin biyografi kısmındaki detayı herhalde ben kaçırdım. Bakmamıştım belki ondandır. Nedir bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum aslında.

Şİmdiyse durum klişenin de, klişesi "Ankara'dan öte geçememişsiniz" cevabına kadar geldi.

Gitmeyi bırak ben 6 seneye yakın Doğuda, Güneydoğu'da idari görev yaptım. Hem de Mimarlık Fakültesi kurdum. Bundan dolayı o zamanlar da ve hatta daha çok bu zamanlar beni bu işim için ezmeye çalışıyorlar ama memnunum. Öğrencilerimin kazandığı yarışmalar yeter.

Fakat ne zaman Doğu hakkında bir yorum yapsak, hatta bu orada valinin başkanlık yaptığı bir il konseyinde bile olabilir hemen laf bu klişeye gelir. "Sanki istanbul, Ankara çok iyi de, siz Ankara'nın doğusuna geçmemişler Doğu'yu nereden bilirsiniz. Şunu yaptınız mı? Bunu tattınız mı? Şöyle oldu mu böyle olmadı mı?"

İşte bunu demeyin. Demeyin ki sonra "Eh tabii burası İstanbul, Ankara değil. Biz burada yalnız kaldık" demek durumunda kalmayın. Haydi dediniz, oldu bir kere, fakat sakın

"Bu çirkin, bu ukala, bu saygısız zihniyetle gelmeyin buralara konuşmayın buraları.
ALIN TOPUNUZU GİDİN KENDİ MAHALLENİZDE OYNAYIN TOZUTMAYIN BURALARI"

demeyin. "Kimi, nereden kovuyorsun" derler adama. Hiç iyi olmaz.

Projeyi konuşmak gerek (yine de gereğinden fazla ve farklı yönlere kayarak uzatıldığını düşünüyorum)

Bakın aşağıdakiler bir yorum değildir. Gerçeklerdir. Dayanamıyor ya da çürütemiyorsanız "Hiç bir şeyi beğenmezler. Ankara'dan öteye..." şeklinde tahammülsüzlükler göstermeyin.

Biri projesini buraya koyuyorsa, eleştirilmesine de tahammül etmelidir.

"Ay bunlar eleştiri değil karalama" derseniz size önemli bir sözü hatırlatırım.

HAKSIZ ELEŞTİRİ BİR NEVİ ÖVGÜDÜR (gizli hayranlıktır) (C. Aytmatov)

Yani bırakınız haksıoz eleştiriler gelsin. Hiddetlenmeye hemen kovmaya filan kalkmayın. Eleştiri haksızsa inanın yerini bulur.

Haksız eleştiri geldiğinde sinirlenmeyecek, "hiçbir şeyi beğenmeyenler bunlar" diye hint ve ressam fıkraları ile dimağları buğulandıracak hikayeler sarf etmeyin ya da "Bunlar batıdan geliyorlar Ankara'nın Doğusunu bilmezler" demeyin.

Derseniz sizin bileceğini iş. Ancak konu hakkında bu kadar ilerlenir. Zaten ben de pes edip bu konuyu takipten bırakacağım.

Proje YEREL DEĞİL.
Açıklaması anlamlı değil.
Çok önemli detay ve üretim sorunları var.
Sadece bir açıdan foto ve çelik konstrüksiyon fotolarııyla sunumunda eksikler var.
Bunu kibarca belirttik. Ne kadar çok kızdınız yahu.

Şİmdi bu projeye iki şekilde yaklaşmak gerekirdi.

İlk anlarda yaptığım gibi herhangi bir yorum yapmadan geçmek.
Ya da gerçekten açıklamasından ya da 7 adet fotosundan (ikisi biribirinin aynısı) bir mimari çözümleme yapmak.

Mimari eleştiri yapmak çok zordur. Ancak eleştiri yapmayana tahammülsüzlük ve zaten sanal bir yerden kovmak imkansızdır.

Fakat bravo! İmkansızı başarmak üzeresiniz.
 
Orhan Matta-Clark / 16 Haziran 2017, 23:14
bir ek daha; tanyeli'nin kastettiğinin tersi olan ”mardin'de mimarlık konuşmanın önünü açan, öncü” proje bu olamaz diye düşünüyorum. projenin öyle bir özgüveni olsa günümüz şartlarında daha derli toplu, anlaşılır bir sunumu olurdu.
 
Orhan Matta-Clark / 16 Haziran 2017, 23:05
”arkitera gibi bir kurumdan beklemezdim”ciler epeydir yoktu ya, özlemiştik. burası kimin mahallesi, ben neredeyim?
neyse, projeyle ilgili konuşuyorduk değil mi?
mimarın biyografisi ile yaptığı iş arasında o kadar büyük ve kuvvetli bağlar var ki, konuyu başka noktalara taşımaya gerek olmadan doğrudan proje üzerine konuşmaya yeter.
bu arada sanırım bana teşekkür borçlu müellif, biyografisindeki hatayı düzeltmiş. yine de benim vurgulamak istediğim kısım anlaşılıyor. ben teşekkür ederim kendisine.
 
Yunus Engindeniz / 16 Haziran 2017, 09:21
Cesur ama çevresindeki peyzaj, arsanın uyumu açısından yetersiz ve tabii ki işçilik olarak ta çok iyi olmadığı buradan açıkça gözüküyor. Bu gibi yenilikçi yaklaşımları destekliyorum.
 
Muhammet KARACA / 15 Haziran 2017, 19:56
Mardin’e birçok kez gittim. Mardinli arkadaşlarında bahsettiği gibi, yapılan bütün binaların, önerilen bütün projelerin teraslı kutulardan ibaret olduğunu çokça görebilirsiniz. Hatta Bünyamin ATAN'ın bahsettiği o ''ÜNLÜ'' mimarların Mardin için tasarlamış olduğu projeleri de çok iyi biliyorum. Mardin’in teraslarına özenilmiş, üst üste konulmuş kutular biri beyaza boyamış biri siyaha biri kahve rengine. Özünde hepsi aynı şey. Üstelik caminin yapılacağı arazı düz bir arazi Mardin’i ifade edicem niyetine düz araziye yapılmış teraslar. Çok mantıklı mükemmel bir emsal. Dışı taş içi beton riyakar yapılar tasarlamaktan, yukarıdakileri aşağıya kopyalamaktan vazgeçin artık. Kimisi tarihi kopyalayıp tarihten esinlendiğini söyler, kimisi de bu proje gibi absürt bir dille ifade eder. Herkesin farklı bir tasarım anlayışı, herkesin farklı bir mizacı vardır. Aslında bu işlerin iyi yada kötü nitelikli yada niteliksiz olmasını belirleyen tek bir kriter var. Projeyi yapan mimarın ''ünü''.
Bu projenin de bir çok sıkıntısı var , fakat en büyük problem,müellifin biyografisi... hiç kimsenin duymadığı, bilmediği, hiç bir seminer söyleşisi olmayan hiç bir yarışmada ödül alamamış ve Nürnberg de değil de Topkapı köyünde doğmuş sıradan 3 yıllık bir mimarın yapmış olmasıdır.
 
Sinan ZAHİT / 15 Haziran 2017, 19:26
Arkitera’nın ana sayfasında Zınar ismini görünce bir Mardinli olarak merak edip baktım. Doğrusunu söylemek gerekirse utandım, meslekten soğudum ama yapılan projeden değil yapılan yorumlardan dolayı utandım. Proje hakkında bir sürü yorum yapılmış üşenmedim hepsini okudum. Kimisi iyi demiş, kimisi kötü demiş, kimisi iyinin yanına bir sürü ama eklemiş, kimisi kötünün yanına. Fakat biri var ki projeyle hiç ilgilenmemiş direk projenin müellifine saldırmış. Orhan Matta-Clark.....yoruma ne anlam vereceğimi bilemedim. Kıskançlık mıdır çekememezlik midir… Mimarların kıskanç ve ukala olduğu tartışılmaz bir gerçek fakat bu, onun da ötesinde bir şey. Yani nasıl desem, ata versen at yemez ite versen it yemez bir yorum. Kim bu Clark diye merak edip üstteki twitter linkine tıkladım, karşılaştığım manzara Arkitera’dan daha kötü. Müellifin biyografisini '' insanın böyle biyografisi olunca böyle işler yapıyor tabi'' başlığıyla paylaşmış. Bu ne saygısızlık, bu ne kendini bilmezlik. Bunlar mı eleştirileriyle mimarlığı ileriye taşıyacak kişiler. Çok yazık, memleket kimlere kalmış. Mümkünse böyle karşısındakini küçümseyen hor gören insanlar Mardin’i ve mimarlığını konuşmasın. Hatta bırakın Mardin’i ve mimarlığı, hiç konuşmasın. Mardin’in de Türkiye’nin de Dünya’nın da bu zihniyetlere ihtiyacı yok. Gel gör ki müellifin biyografisinde küçümsenecek bir durum da yok.
Bir başka konu daha var. Şu yorum yapan Yüce Ulu Önder Hazreti mimarlara sormak gerek. hayatınızda kaç kere Mardin’e geldiniz? Savur’a Midyat’a kaç kere gittiniz? Mardin’i sadece ana haber bültenlerinde ve aşiret dizilerinde gören, Ankara’dan öteye gitmemiş Hazreti mimarların Mardin’i konuşması trajikomiktir.
Bir yerde sizlere de hak veriyorum. Eleştiri ve önerileriyle İstanbul’un Ankara’nın bütün problemlerini çözmüş, her köşe başına bir sanat eseri dikmiş; öyle ki İstanbul’u harita sınırları dışına taşırmış siz İstanbul’un Ankara’nın Yüce Ulu Önder Hazreti mimarları, sanat yapacak, eleştiri yapacak, prim yapacak yeni toprakların arayışına çıkmışsınız.
İyi ya da kötü hatta iyi ya da çok kötü hatta iyi ya da Allahın belası kadar kötü dilimiz döndüğü, kalemimiz çizdiği, ömrümüz yettiği kadar bir şeyler yapmaya bir şeyler değiştirmeye çalışıyoruz.
Bu çirkin, bu ukala, bu saygısız zihniyetle gelmeyin buralara konuşmayın buraları.
ALIN TOPUNUZU GİDİN KENDİ MAHALLENİZDE OYNAYIN TOZUTMAYIN BURALARI
 
Ahmet Turan Köksal / 14 Haziran 2017, 14:25
Şimdi Süperkent Mardin. Arkitera böyle bir projeyi önümüze koymuş. Ben iki üç defa gördüm görseli. Sonra yahu keşke daha iyi sunulsaymış dedim ve yorum yapmadan geçtim aslında. Sonra yahu fikir beyan etmemek de samimiyetsiz olur dedim ve gerçek fikrimi beyan ettim.

Daha yakın zamanda birisi burada yayınlanan başka bir proje içinde Revit'teki örnek proje diye kısa bir "esinlenme" anlamına gelsin diye yorum yapmıştı. Öyle kestirip atmak doğru değildir dedim.

Bence bu tür tartışmaları yapmak gerekir. Çirkin ya da güzel demektense uygun ya da değil denebilir.

Bulunduğu yere göre uygun ya da değil, onunla savaşan ya da taklit eden ya da yeni bir yorum getiren işleri tartıştıkça daha iyi sonuca geliriz.

Bu işin tümden gelim yönüyle, işçiliği ve detay çözümünde de bazı sorunlar var.

Yine bu tür eleştiri yazılarında teşbih, kıssa, fıkra gibi yollara daha az başvurmak gerekir bana sorarsanız. Venedik Bienali için yazdığım yazıda https://goo.gl/de54Bz
son okumalarda bayağı bir bölümü kırptım. Çok zor okunuyor ve anlaşılıyor. Amacım reklam yapmak değil ironili, hikayeli yazı yazmanın zorluklarını göstermek.

Tabii müellifin de konuya da dahlini bekleyebiliriz. Teşekkürler.
 
Cem Y. / 14 Haziran 2017, 14:05
Olmamış iste, istediğin ülkenin ressamının fıkrasını anlat.
Eleştirmenlik ile teknikerliğin farklı işler olduğunu anlamak için gereken fikirsel gelişimi niçin katedemiyor insanlar?
 
Cem Y. / 14 Haziran 2017, 14:04
Böyle saçma sapan yapıları, cahilce savrulan 'gel de sen yap' edasında hintli fıkraları anlatanları fikrine, yorumlarına saygı duyduğum koca koca abiler/ kimimize göre üstadlar tartışınca daha bir üzülüyorum.
 
Orhan Matta-Clark / 14 Haziran 2017, 14:01
Ben "uzun" sevmiyorum.
Mimarın biyografisini şuradan inceleyebilirsiniz.
https://goo.gl/FTvdGm
 
Tüm Yorumları Göster
 
Künye
Proje Yeri: Mardin, Artuklu
Proje Ofisi: Deep Mimarlık
Proje Tipi: Tek Ev / Villa
Proje Tipi Grubu: Konut
Tasarım Ekibi: Servet Memiş
Ana Yüklenici: İbrahim Arı Muhendislik
Alt Yüklenici: Deep Mimarlık
Grafik Tasarım: Omar Zaghloul
Statik Projesi: Zeynel Korkmaz
Mekanik Projesi: Mustafa Emra
Elektrik Projesi: Kendal Ak
Tesisat Projesi: Mustafa Emra
Çelik Projesi: Zeynel Korkmaz
Yangın Tahliye Projesi: Mustafa Emra
Maket: Servet Memiş
Fotoğraf: Mesut Zengin
Mimari Mesleki Kontrollük: Servet Memiş
Şantiye Yöneticisi: Servet Memiş
Proje Başlangıç Yılı: 2013
Proje Bitiş Yılı: 2014
İnşaat Başlangıç Yılı: 2014
İnşaat Bitiş Yılı: 2016
Arsa Alanı: 39,699 m²
Toplam İnşaat Alanı: 250 m²
İlgili Projeler