Katılımcı (I am Prototype), Caferağa Spor ve Kültür Merkezi Mimari Proje Yarışması

Mimari Proje Raporu

Caferağa Spor ve Kültür Merkezi temel olarak Kadıköylüler için kurgulanmıştır. Tasarlanan tüm yerleşkenin bölge halkına sürekli olarak farklı amaçlarla hizmet etmesi gerektiği düşünülmektedir. Her ne kadar, bölge halkının kullanımına odaklanılmış olsa da bununla birlikte, mekânların biçimlenmesinde kullanıcılar için bir sınırlama öngörüldüğünü belirtmek yanlış olur.

Özellikle yaratıcı endüstrilerin kentte varlığını günden güne daha yoğun hissettirdiği son yıllarda, nitelikli ve güncel çalışma yöntemlerine uyum sağlayabilen yapıların kentin bütününde eksikliği daha da belirgin hale gelmiştir. Bu nedenle planlanan hacimlerin kent ölçeğinde de öne çıkan ve emsal oluşturabilecek mekânlar olarak İstanbul halkına da -kısmen de olsa- hizmet edebileceği hayal edilmiştir.

Kültür ve sporun bir gereklilik olduğu, farklı yaş gruplarına hitap etmesi gerektiği, erişimin davetkar bir yaklaşım sunması gibi amaçlar tasarımın çerçevesini belirlemiştir.

Tasarlanan hacimlerin nerede bulunduğu tasarımın şekillenmesinde öne çıkan verilerden biridir. Caferağa Spor ve Kültür Merkezi, önemli bir konut stokunun içinde, Kadıköy’de son yıllarda pekişen eğlence kültürünün merkezinde, gelişmekte olan ve daha da gelişmeye açık sanat oluşumlarıyla etkileşim kurmaya açık bir alanda yer alacaktır. Bu nedenle belirtilen ihtiyaç programına ek programlar da sunulmuştur.

Tasarlanan merkezin bölgeye rant sağlamaktan öte kamuyla sürdürülebilir ve bütünleşen bir kurgu olarak faaliyet göstermesi gerekliliği projenin her aşamasında yol gösterici olmuştur. Bu nedenle ölçek, sunulan hizmetler, malzeme kullanımı gibi hususlarda bölgeyle bütünleşen ancak yeni açılımları da mümkün kılan bir tasarım oluşturulmaya çalışılmıştır.

Kadıköy’ün son yıllarda göze çarpan değişimi bilinen bir olgu. Caferağa Spor ve Kültür Merkezi de bu açıdan kent hayatına doğru zamanda dahil olmaya aday bir yerleşke olarak dikkat çekiyor. Kentsel politikalar nedeniyle ne yazık ki kültür ve spor gibi bireylerin yaşamlarına nitelik katacak, hayat standartlarını yükseltecek aktiviteler kentte her geçen gün çeperlere itiliyor ve erişim oranı nüfusa arttıkça azalan bir eğilim gösteriyor.

Tasarım biçimlendirilirken yapı kurgusunun sokağa dahil olması bu nedenle öne çıkan bir özellik. Yerleşke, spor ve kültür için kullanılacak alanların yanında kentin devamı niteliğinde kurgulanmıştır. Yapılar bütününün böylece kentte yer kaplayan bir yığın olmaktan ziyade kent katmanlarıyla bütünleşen ve kente derinlik kazandıran bir değer olmasına özen gösterilmiştir.

Şu anda, Caferağa Spor Salonu ve Barış Manço Kültür Merkezi bağlamında spor ve kültür programları yan yana durmalarına rağmen, etkileşime kapalı ve yetersiz bir oluşum sergilemekte. Önerilen tasarımda, programların birbirinin üstünde konumlandığı, gerektiğinde farklı işlevler için değerlendirilebileceği, sokağın devamı, kentin bir parçası niteliğinde kurgulandığı sirkülasyon ve şeffaflık gibi hususlar açılımında algılanabilir.

Plan incelendiğinde, ihtiyaç programının farklı kütlelerin fark edilebildiği bir yaklaşımla şekillendirildiği görülebilir. Hacimlerden her biri kentle ve birbirleriyle bir bütün olarak iletişim kurmak üzere bağlam kazanmak ve aralarında açık, yarı açık ve kapalı alanlarla var olmak üzere konumlandırılmıştır.

Caferağa Spor ve Kültür Merkezi için getirilen öneri, yarışma kapsamında sağlanan tüm bilgiler ışığında kentsel değerler göz önüne alınarak, Kadıköy’ün ve İstanbul’un kentsel hafızası ve ihtiyaç programı çerçevesinde tasarlanmıştır.

Merkez, ek programlarla birlikte kentlilere yeni mekansal deneyimler sunmayı da amaçlamaktadır. Bununla birlikte tasarımın, yalnızca Kadıköy’de değil, tüm İstanbul’da ihtiyaç duyulan güncel mekan yoksunluğuna da yanıt vermeyi hedeflediği görülebilir.

Caferağa Spor ve Kültür Merkezi’nin yalnızca arada bir ziyaret edilen bir spor ve kültür merkezi yerine öncelikle bölge halkının, daha sonra da tüm İstanbul halkının farklı amaçlarla ve zamanlarda bütünleşebileceği bir kent parçası olması arzu edilmiştir.

Sirkülasyon, kütle kompozisyonu, mekansal şeffaflık gibi olguların öne çıkarılmaya çalışıldığı tasarımda,
25 kişilik protokol ve 25 kişilik basına ek olarak 1036 kişilik bir SPOR SALONU sokakla görsel olarak bütünlük kurmakta, ancak gerektiğinde bu görsel akışkanlık engellenebilmektedir. Bu alan ayrıca konserler ile çeşitli gösteri ve performanslar için de uygundur.
264 kişilik SAHNE SANATLARI MERKEZİ farklı amaçlı etkinliklere uygun olarak planlanmıştır.

Yine ihtiyaç programı çerçevesinde kurgulanan 81 kişilik SEMİNER SALONU da gerektiğinde muhtelif işlevler için değerlendirilebilir.

İhtiyaç programına ek olarak farklı işlevler de önerilmektedir. Gerektiğinde her biri 30 kişilik 4 farklı birim olarak kullanılabilecek WORKSHOP ODALARI bir bütün olarak da işlevlendirilebilecektir. Dört birim birleştiğinde daha geniş alana ihtiyaç duyulan sanatsal ve kültürel amaçlar için bir BLACK BOX olarak hizmet edecektir.

Ayrıca farklı programlamalara uygun 240 kişilik AÇIK HAVA SİNEMASI, arzu edildiği takdirde WORKSHOP ODALARI’yla bir bütün olarak çeşitli etkinlikleri gerçekleştirmeye uygundur.

Etiketler

1 Yorum

  • emre-becerir says:

    Merhabalar öncelikle projenizle bizlere verdiğiniz katkıdan ve emeğinizden dolayı teşekkür ederim. Benim proje hakkında dikkatimi çeken unsurlardan birisi +0,00 kot planında meydan için ve havuza ışık sağlaması amacıyla tasarladığın yırtıklar meydana gelen kişi açısından davetkar nitelik taşıyor ama meydanda bulunan kişileri aşağıya ulaşımı çizmiş olduğunuz çekirdek ile zayıf kaldığını düşünüyorum. -5,50 kot planında ulaşılan havuz danışma bölümünün soyunma biçimlenişi gayet verimliyken acil durumlar dikkate alınmadığı B-B kesitinde göründüğü gibi önce soyunma hacimlerini aşacak ve çekirdeğe ulaşıp üst meydana çıkacak ve o şekilde tedavi edilebilecek.aynı kot düzleminde büyük salona hizmet eden revire ise ulaşması imkansıza yakın.

Bir yanıt yazın