4. Mansiyon, Sucuzade Mahallesi Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması

PROJE RAPORU

Yarışma alanı “Tarihi Merkez” ile “Merkezi İş Alanları” olarak tanımlanan yeni kentsel gelişim alanlarının “Arayüz”ünü oluşturmaktadır. Bu bağlamda yarışma alanında geçmiş ile gelecek arasında köprü oluşturacak, her bir mekânın birbirlerine yabancılaşmalarının önüne geçecek, bir başka deyişle kentsel mekân tipolojisinde yumuşak geçiş imkânı sağlayacak bir kentsel gelişim stratejisinin oluşturulması önemlidir. Arayüz aslında kentsel bir yüzleşmeyi de tanımlar. Bu yüzleşmede geçmişin izlerini çağdaş dünyanın kentsel gereksinimleriyle buluşturan yaklaşım “metaforu” problemin çözümünü oluşturur. Yarışma alanı bu metaforun ilk kez deneneceği mekân olması nedeniyle geleceğe ipuçları vermesi bağlamında önemlidir.

Adana maalesef geçen yüzyılın başlarından itibaren örselenmeye başlanmış, ülkenin kentsel gelişme deneyimlerini olumsuz manada yaşamış bir kenttir. Yarışma şartnamesi ekinde verilmiş olan Kentsel Tasarım Araştırma Raporu’nda çarpıcı sonuçlara ulaşılmıştır. Kentsel altyapı, yapı kalitesi, trafik yoğunluğu, gürültü gibi kentsel ve çevresel faktörlerde halkın büyük kısmı şikâyetçi olurken, sosyal yaşam, çok kültürlülük, hemşerilik kavramlarında büyük oranda bir memnuniyetten söz edilebilir. Bu durum hemşerilik kavramının yani kente sahiplenme kavramlarının hala güçlü bir şekilde devam ettiğini göstermekte. Yarışma alanı ve çevresinin içinde barındırdığı kentsel yaşam figürleri, mekan tipolojileri, çok kültürlü yapısı bir bakıma kentsel kaos olarak algılanabileceği gibi, diğer taraftan çok farklı ve zengin kültürel dokunun önemli bir sentezi olarak da tanımlanabilir. Aslında kentsel anlamda Adana’dan çıkartılacak çok fazla dersler bulunmakta. Kentsel karmaşa ile kültürel zenginliğin bira adalığından türetilecek kentsel mekân tipolojisi bundan sonraki problemlerin çözümünde önemli ipuçları verebilecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu meseleye sadece kent düzenlemesi olarak bakılmasının yanlışlığıdır. Kentler yaşayan organizmalardır. Kentler içlerinde barındırdıkları canlı ve cansız varlıklarla kimliklerini kazanırlar. Konunun sosyolojik ve psikolojik yönlerini göz ardı eden kentsel stratejiler başarısız olmaya mahkûmdur. Bunun en tipik örneği ise Adana kentinin bizzat kendisidir.

KENTSEL TASARIM RAPORU

Tepebağ tarihi yerleşim dokusunu da içinde barındıran yarışma alanı ve çevresi bugün için çöküntü alanı haline gelmiştir. Bu olumsuz koşullara rağmen alanın tümü halen Adana ticaretinin atar damarı gibi işlevini sürdürmektedir. Tüm olumsuz koşullara rağmen alanın önemini kaybetmemesi bölgenin konumunun ve bağlamının ne kadar güçlü olduğunun da bir göstergesidir.

Yarışma alanı kent merkezinin dönüşüm stratejilerinin oluşturulmasında çok önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu alanda gerçekleştirilecek dönüşümün başarısı adeta bir domino etkisi yaratarak tüm tarihi merkezin dönüşümüne katkı sağlayacaktır. Bu nedenle alana salt mimari bir çözüm olarak yaklaşılmasından çok, daha geniş bir ölçek ve perspektifte konuyu irdelemek gerekir. Daha sade bir anlatımla kenti iyi okumaya ihtiyaç vardır.

Bu nedenle yarışma alanının tasarımında alan ölçeğinden önce kentsel ölçekte problemi tanımlamakla işe başlanılmıştır. Adana’nın can damarını oluşturan Seyhan nehri ile bugün dahi canlılığını sürdüren tarihi merkezin yarışma alanı ile kentsel ilişki kurma potansiyeli oldukça önemlidir. Aynı şekilde gelişmiş kent merkezinin yer aldığı Turhan Cemal Beriker Bulvarı’nın kuzeyi ile yarışma alanı arasında güçlü fiziksel bağların kurulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu amaçla Jansen planı analiz edilmiş ve yarışma alanına yönelen geniş cadde ve bulvarlar yeniden rehabilite edilmiştir. Bulvar konsepti bu organik bağın oluşturulmasında özellikle yayalar ve bisikletliler için önemli bir argüman olarak kullanılmıştır.

Batı ekseninde mevcut havaalanının devre dışı kalmasından sonra o bölgede geliştirilecek projelerin yeni merkez konsepti ile ele alınması önemlidir. Buradaki başarı tarihi merkez ile yeni merkez arasındaki kentsel mekân kalitesinin de belirleyicisi olacaktır. Batı ekseninde dikkat edilmesi gereken konu kentin sonlandığı bölgedeki tarım dokusunun ve meyveliklerin korunması ve kentin çeperinde yaşamlarını sürdürmesinin garanti altına alınmasıdır. Bu merkezde yapılacak yeni düzenlemelerin (özellikle merkezi iş alanı fonksiyonlarının) çepere yaklaştıkça yoğunluklarının düşürülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Doğu ekseni kent merkezinin rekreasyon odağı olmaya adaydır. Seyhan Nehri kentin tek nefes kaynağını oluşturmaktadır. Buna karşın kent adeta uzun yıllardır sırtını nehre dönmüş ve oradan beslenememiştir. Proje kapsamında üst ölçek kararı olarak tarihi ve yeni merkezin Seyhan ekolojisi ile bütünleşmesine çalışılmıştır. Bu bütünleşme doğu-batı ekseninde yaya sokakları ve kamusal mekân sürekliliği ile kendisini göstermekte, kuzey-güney ekseninde ise yeşil, yaya, bisiklet, toplu taşım sürekliliği şeklinde devam etmektedir.

Proje ile sadece çalışma alanı sınırları içinde değil, yakın çevresindeki kentsel dokunun karakterinin ve mekân kurgusunun nasıl olması gerektiğine yönelik de önerilerde bulunulmuştur. Bu yaklaşım meselenin kentsel ölçekte çözülmesi gerekliliğinin vurgulaması bakımından önemlidir.

Yarışma alanı ölçeği itibariyle kent merkezinde derin bir “kentsel çatlak” oluşturacaktır. Bu çatlağın kentin diğer alanları tarafından olumlu algılanması, kentin diğer bölgeleri tarafından yadırganmaması önemlidir. Bu bütünleşmenin başarısı tarihi merkezinin kimliğinin ve mekân tipolojisinin sürdürülebilirliğinin yanı sıra yeni merkezin ve merkezde yer alacak olan yerli ve yabancı aktörlerin (çocuk, genç, yaşlı) mutluluğunu da beraberinde getirecektir.

Tüm bu hususlar dikkate alınarak yarışma alanında alınan temel kentsel tasarım kararları şunlardır:

  • Yarışma alanının yerleşim tipolojisinin oluşturulmasında tarihi izler kılavuz olarak kullanılmıştır.
  • Alanın kent halkı tarafından günün her saatinde yoğun olarak kullanılmasını sağlayacak fonksiyon ve mekân dağılımları oluşturulmuştur.
  • Mekân tasarımlarında kentin coğrafik özellikleri (sıcaklık, nem, yükseklik vb)’nin yanı sıra kültürel değerleri ve gelenekleri büyük bir dikkatle ele alınmıştır.
  • Kentsel mekânlar her yaştan insanın biraradalığını teşvik etmekle birlikte, fonksiyonlara göre mekân ayrışmasına da imkan tanımaktadır. Bu yaklaşım “dinamik mekân anlayışı” olarak tanımlanabilir.
  • Yakın çevredeki dönüşüm tipolojilerinde salt mekânsal değişim değil, aynı zamanda geçmişin ticari alışkanlıklarının da korunmasına çalışılmıştır.
  • Mevcut ve imar planında tanımlanan ulaşım kararları yeniden ele alınmış, bazı radikal ulaşım çözümleri önerilmiştir.
  • Özellikle Saydam Caddesi standart bir ölçüye getirilerek bulvarlaştırılmıştır. Bulvar boyunca yaya önceliğini önemseyen planlama kararları alınmıştır.
  • Güney Kuşak Bulvarı ile proje alanı arasında yaya bağlantıları ve taşıt sirkülasyonu güçlendirilmiş, özellikle metro kullanımı ile yarışma alanına ve tarihi merkeze ulaşım olanakları arttırılmıştır.
  • Tarih merkezde tescilli sokaklara ek olarak yeni yayalaştırılmış güzergahlar tanımlanmış ve proje alanı ve çevresiyle bütünleşmesine çalışılmıştır.
  • Alanın otopark ve açık alan ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla Defterdarlık binasının bulunduğu bölge ile Alidede İş Merkezi’nin bulunduğu alan meydanlaştırılmış ve bu meydanların altında yeraltı otoparkları önerilmiştir.
  • Yarışma alanında önerilen meydan ile sözü edilen diğer meydanlar arasında yaya geçişleri önemsenmiş ve bu mekânlar adeta birer yaya jeneratörüne dönüştürülmüştür.
  • Yarışma alanında büyük meydanın yanı sıra küçük avlu meydancıklar tasarlanmıştır. Bu avlular geleneksel “Hayat” ların çağdaş birer yorumudur.
  • Avlularda geçmişten gelen su ögesi ve meyve ağaçlarına (portakal, mandalina, nar vb) yer verilmiştir.
  • Ana meydan yılın her mevsimi çeşitli organizasyonlara (şenlik, festival, miting vb.) ev sahipliği yapacak konsept ve kapasitededir.
  • Yarışma alanının güneyinde kalan üçgen alan permakültür ve iyileştirme bahçesi olarak tasarlanmıştır. Bu alanın herhangi bir park kimliği ile tasarlanmamış olması özellikle alınan bir karardır. Adana’nın her geçen gün kaybettiği tarım kenti kimliğine vurgu yapmanın yanı sıra tarımdan uzaklaşan kent halkının (özellikle çocukların) yeniden toprakla buluşmalarına olanak tanınmıştır. Bu alan özellikle toplumdan uzaklaşma eğiliminde olan yaşlı nüfusun kentle kaynaşmalarının yolunu açacak ve onları hayata bağlayacaktır.
  • Kentsel tasarım yaklaşımı sadece mekânsal tasarım olarak değil fonksiyon dağılımı ve yapı kütle kararlarıyla da özellikle gençler olmak üzere her yaştan kentliyi kent merkezine bağlamak ve yönlendirmek üzere ele alınmıştır.

PEYZAJ TASARIM RAPORU

Kamusal alan karakteriyle uyumlu olacak şekilde peyzaj tasarımında oldukça kolay anlaşılır, sade ancak iddialı bir tasarım yaklaşımı benimsenmiştir. Alanda yer alan çeşitli fonksiyondaki yapıların çeşitliliği dikkate alındığında peyzajın tarafsız bir altlık oluşturması önemlidir. Bu tarafsızlık daha çok meydanlarda kendisini göstermekle beraber, bina avlularına geldikçe peyzajın zenginliği (gerek döşeme farlılığı, gerekse bitkisel tasarım) kendisini hissettirmektedir. Bu zenginlik mekânların her birisinin kendine has karakteristiği ile en üst noktaya ulaşmaktadır. İç mekân ve avlularda hissettirilmeye çalışılan bu zenginliğin fazla yorucu olma riskine karşın zemin döşemesinde benzer malzemeler kullanılarak dil bütünlüğü sağlanmıştır. Alan bütününde yapılarda kullanılan açık renkli doğal taşlar (özellikle Anamur beji traverten, Antalya limra taşı) dikkate alındığında zeminde daha koyu bir malzeme kullanımı yapıları ortaya çıkarmanın yanında güneşten kaynaklı radyasyon salınımını ve yansımayı da azaltacaktır. Bu amaçla alan bütününde gri tonlarında doğal taş (farklı bazalt tonları ve doğal yöre taşları) kullanılmıştır.

Diğer önemli peyzaj elemanı su kullanımıdır. Su Adana için hayatın bizzat kendisidir. Su tarih boyunca tarımın ve yaşamın kaynağı olmuş, aynı zamanda sosyal yaşamın içerisine kadar girerek çevresel konforun sağlanmasında baş aktör olarak yerini almıştır. Suyun güçlü etkisi projenin de önemli çıkış yollarından birisidir. Bu bağlamda Tarihi merkezden başlayarak çalışma alanına ve alanın içindeki “Hayat” olarak adlandırabileceğimiz avlularına kadar bazen havuz, bazen ise su kanalı şeklinde dâhil olmaktadır. Su dinamik bir peyzaj elemanı olarak kullanılmıştır. Suyun her hali (durgun, hareketli, yansıma, çevresel klimatizasyon) kullanılmıştır.

Aydınlatma kamusal alanların konforu, güvenliği ve özellikle estetiği açısından oldukça önemlidir. Proje kapsamında yeni nesil aydınlatma çözümleri önerilmiştir. Alan bütününde dinamik aydınlatma önerilmiştir. Bu çerçevede günün belirli saatlerinde minimum aydınlatma değerleri kullanılırken insan hareketine bağlı olarak mekânların aydınlatma şiddetleri değişiklik gösterecektir. Aydınlatma direklerinin tümünde wi-fi, ses sitemi, mobese kameraları, harekete duyarlı sensörler yer alacaktır. Gece peyzajı alanın 24 saat kullanılmasında önemli bir argüman olacaktır. Kent mobilyalarında (oturma, çöp, bilgilendirme vb) aydınlatma armatürleriyle paralel dil bütünlüğü sağlanmıştır. Mobilyaların mümkün olduğunca sade bir tasarım dili olacak, sağlam ve sürdürülebilir olmalarına dikkat edilecektir.

Bitkisel tasarımda tamamen yerli bitki türleri kullanılmıştır. Adana’ya özgü, onu karakterize eden bitki örtüsü mekanın özgünlüğüne değer katacaktır. Özellikle turunç, nar, zeytin gibi meyveleriyle de etkili bitki türlerinin kullanılması ile bitkinin renk, doku, form etkisine ek olarak duyusal etkisi de ön plana çıkartılmıştır. Proje alanının güneyinde tasarlanan permakültür eğitim ve araştırma parsellerinin yanı sıra rehabilitasyon bahçeleri önerilerek Adana’nın tarım peyzajına önemli bir vurgu yapılmıştır. Bu özgün kullanım her yaştan kentliyi ortak bir paydada buluşturacak, kent sosyolojisine önemli katkı sağlayacaktır.

MİMARİ PROJE RAPORU

Genel Yaklaşım:

Adana İli Seyhan İlçesi Sucuzade Mahallesi sınırları içerisinde yer alan proje alanı, Tarihi Tepebağ Höyüğünden günümüze ulaşmış tescilli yapıların bulunduğu kentsel alana coğrafi olarak komşudur. Önerilen proje yaklaşımında, tarihi dokunun kentsel bellekte gün geçtikçe yitimine tanıklık eden Adana’da bir yandan tarihten gelen “izi” hissettirmek, bir yandan da çağın yeni olanaklarıyla kentliyi bütünleştirmeye yardımcı olmak amaçlanmıştır. Önerilen projede, Adanalıların gündelik hayatıyla organik bir “bağlantı” yakalayan ve belki “tanıdık” ama çağdaş yorumuyla bir o kadar “farklı” deneyimleri mümkün kılan kentsel mekân kurgusu ana ekseni oluşturmaktadır. Söz konusu mekân kurgusu iddiasıyla proje bir “kentsel arayüz” tanımlamaktadır.
Projedeki her bir yapı, boşluk, avlu, meydan, saçak ve gölgede bir tür “kentsel buluşmalar mekânı” olma potansiyeli gözetilmiştir. Gündelik hayatta kentsel alanda “yitirilen bir aradalığın yeniden tesisi” için özellikle günün her saati ve farklılaşan ihtiyaçlara göre işlev kazandırılmış, yan yana gelişlere olanak sağlayan mekân örgüsü projenin ilham kaynağı olarak öne çıkmaktadır.

Yunan şehir devletinde kamusal hayat, bios politikos, pazar meydanında, agora’da meydana gelir. Önerilen projede ise oldukça önemsenen kamusal hayatın izlerine, tasarlanan kent meydanında, Altın Koza Gösteri Merkezi’nin çağdaş bir agora işlevi gören geniş kamusal saçağı altında, açık fuayesinde ve meydanı kucaklayan kentsel sahnesinde, diğer yapılarla bütünleşen açık avlularda, havadar alt geçişlerde, arkadlarda, açık hava sinemasında, sokakta alışveriş kurgusunda rastlamak mümkündür. Proje konumu, mevcut işlevleri ve kullanıcıları itibariyle ticari, kültürel ve sanatsal aktiviteleri özellikle kentin genç nüfusuyla buluşturma mekânı olarak şekillenmiştir.

Projede önerilen başlıca yapıları Altın Koza Gösteri Merkezi, içinde açık hava sineması, medya kütüphanesi, cep sinemaları, atölyeler, kafeler, sergi alanı bulunan “Kültür Sanat Kutusu” işlevi gören Kültür Merkezi, Öğrenci Yurtları, Öğrenci Konutları, Havalimanı Ziyaretçileri için Gündüz Oteli, esnek bir kurguda çalışma mekanı olarak kurgulanmış Ofis Kütleleri ile alan içindeki tescilli yapıların yenileme çalışması ile Kadın Merkezi ve Sinema Merkezi olarak yeniden işleve kavuşturulması ile kent hayatına katılması önerilmiştir.

Proje alanı içindeki yapıların yanı sıra önerilen tramvay hattı boyunca sokak ve cephe iyileştirmeleri ile bütünlüklü bir tasarım dili oluşturulması ve yapıların kente geri kazandırılması hedeflenmiştir.

Konsept Gelişimi: Proje alanı içinde ve çevresinde bulunan tescilli yapılar, çevre sokak izleri ile yolların hâkim rüzgâr yönü (kuzeybatı) göz önünde bulundurularak üst üste çakıştırılmasıyla oluşturulan dolu-boş ilişkisinden yararlanılmıştır. Proje alanı içindeki tescilli yapıdan türetilerek oluşturulan doku (pattern) ile dolu-boş alanlar çakıştırılmış ve kuzeyde bulunan Beşocak Meydanı ile Nuri Has pasajından gelen aksı kucaklayacak Altın Koza Gösteri Merkezi Saçağı ve devamında bulunan meydan boşluğu tasarımda yerini almıştır. Diğer yapı kütlelerinde meydana bakan bütün zemin kat cepheler ticari işlevlerle (dükkan, kafe, restoran) hareketlendirilmiştir. Proje alanının doğusunda yer alan ve yoğun bir trafik akışı bulunan Saydam Caddesi’nin Adana tarihsel kent dokusu ile proje alanı arasındaki geçişi sağlamak ve meydanı büyütmek amacıyla önemli gün ve kentsel programlarda hareketli bariyer sistemi (babalar) ile basitçe gerçekleştirilecek bir “yayalaştırma kurgusu” benimsenmiştir.

Adana’nın tarihi kent dokusunda sıkça rastlanan avlu, alt geçit, çıkma gibi temalar yapı kompleksleri boyunca göndermelerle devam ettirilmiştir. Adana radikal denecek sıcak iklimi ile öne çıkan bir şehirdir. Küresel iklim değişimiyle birlikte artacak ısı farkları göz önüne alındığında gölge oluşturacak ve yağmurdan koruyacak saçaklar, üst örtüler, iç mekân ısıl konforunu etkileyecek yeşil iç avlular ile teras ve balkonlar önem kazanmaktadır. Bu anlamda en önemli ögeyi de bir kamusal saçak haline gelen, Beşocak Meydanı ile proje alanını bağlayan yaya hareketine imkân tanıyan Altın Koza Gösteri Merkezi’nin saçağı oluşturmaktadır.

Etaplama: Proje alanına dönük yapılacak etaplama çalışması iki faza ayrılmıştır. İlk etapta alanın kuzeyinde kurgulanan Altın Koza Gösteri Merkezi, Kültür merkezi, Sinema Müzesi, Öğrenci Yurtları ve Ofis Kütlesinin yapılması öngörülmüş, ikinci etapta ise Öğrenci Konutları, Ofis ve Ticari Birimler, Gündüz Oteli, Kadın Merkezi ve Permakültür Eğitim ve Araştırma Merkezi kurgulanmıştır. Her iki etabın uygulanması da bina blokları ile birlikte, altyapı ve çevre düzenlemeleri ile birlikte ele alınarak bir arada uygulama yapılması öngörülmektedir.

Altın Koza Gösteri Merkezi: Kongre, konferans, tiyatro, gösteri, bale, konser, festival işlevlerini bünyesinde buluşturan Altın Koza Gösteri Merkezi zemin kotta kamusal alana terk ettiği geniş mekân kurgusuyla standartların ötesinde yaklaşımıyla öne çıkmaktadır. Dev bir kamusal bir saçağın altında iklimsel parametreler de düşünülerek, alanın kuzeyinden gelecek yaya akışını içine alacak, proje alanına yayacak ve besleyecek biçimde akışkan bir plan şemasına sahiptir. Yapının açık avlusu bir tür fuaye işlevi görecek şekilde alt kotta kurgulanmıştır. Söz konusu açık avlu kurgusu; merdivenler ve oturma basamakları ile gösteri merkezinin giriş kotuna bağlanarak kentlilerin forumlarını yapacakları, çeşitli sanatsal-kültürel etkinliklerini düzenleyecekleri, yan yana gelecekleri güncel bir ihtiyaç mekânıdır. Kapalı fuaye alanı ise ihtiyaç duyulması halinde hareketli panel duvarlarla bölünerek kokteyl alanına ev sahipliği yapabilecek büyüklük ve kugudadır. Kentsel alanda yan yana gelmenin gittikçe zorlaştığı, kapalı mekânlara, bireyselliklere hapsolunan şu günlerde dayanışma ve etkileşimi arttıracak güçlü açık alan mekân kurgularına olan ihtiyaç elzem bulunarak gözetilmiştir. Yarışmanın ikinci etabında; merdivenler ve oturma basamakları meydan akışını bozmayacak şekilde yeniden ele alınmış, gösteri merkezi plan kurgusu sanatçıları ve sahne arkası ekibi de konfor koşullarına ulaştıracak şekilde kurgulanmıştır. Yangın çıkışı kullanıcıları güvenli bir şekilde yangın koridoru ve merdiven bağlantısıyla en kısa yoldan açık avluya ulaştıracak şekilde tasarlanmıştır. Gösteri merkezinin sağır duvarı aynı zamanda açık avlu için sahne | ekran işlevi görebilecektir. Yapı hem kuzeye (Beşocak Meydanı ve Nuri Has Pasajı) hem de güneye (meydan, tarihsel doku ile birleşme) yönlenmesiyle, açık fuaye alanını oluşturan amfileşmiş alanıyla, kamusal saçak kurgusuyla bir agora işlevi görmektedir.

Kültür Merkezi: Zemin kattan birinci bodrum kata inen amfileşmiş alanı, hem teras kotunda bulunan açık hava sinemasıyla Adanalılara tanıdık bir deneyim sunmaktadır. Kitle iletişim araçlarını ve kütüphane işlevini yan yana getiren çağdaş bir medya kütüphanesi ile farklı büyüklüklerde cep sinemaları, çeşitli atölyeler, kafeler ve meydandan da girişi olan sergi mekânı ile Adana için bir “Kültür Sanat Kutusu” işlevi gören Kültür Merkezi alanın kuzeyinde yerleşmiştir. Altın Koza Gösteri Merkezi ile Kültür Merkezi arasında yer alan tescilli yapı sinema merkezi işlevi kazandırılarak alanın kuzeyinde adeta bir kültür sanat nüvesi oluşturulmuştur.

Öğrenci Konutları ve Yurtları: Öğrenci konutları ve yurtları özellikle iklimsel konfor koşulları göz önünde bulundurularak çekirdekleri açıkta kalacak, avlularla zenginleştirilecek ve balkon kullanımına izin verecek şekilde tasarlanmıştır. Zemin katta bulunan spor merkezi, yoga-dans atölyeleri ve öğrenci kulüplerinin yerleşeceği sosyal mekân kurgusu ile günün her saati kullanıma olanak vermektedir. İç avlu kullanımıyla ve dinlenme birimlerinin iç avlulara bakacak şekilde yerleştirilmesiyle çevreden bir nebze kopmuş, özellikli bir yaşam alanı oluşturulmuştur.

Ofis Kütleleri: Ofis kurgusunda esnek kullanım alanları, açık ofis ve klasik ofis tiplerine uygun olacak şekilde kurgulanmıştır. Enerji verimli ve karbon emisyonu az yapılar amaçlanarak hava sirkülasyonu sağlayan üzeri açık iç avlular kurgulanmış, cepheler gölge etkisini arttıran çift cephe olarak tasarlanmıştır. Ofisler sosyal hayatın merkezinde yer almakta, ticari ve kültürel kullanımlarla bütünleşmekte ve tüm fonksiyonların birbirlerinin kullanımlarını destekleyip zenginleştirmektedir.

Gündüz Oteli:
Otel yapısı Saydam Caddesinin güney ucunda yer alan, alanın çevreden algısını ve kimliğini destekleyen yapılardan biridir. Alanın güney ucundaki permakültür alanı ile meydanı ve Nuri Has Pasajı’nı bağlayan aksın başlangıcını oluşturmaktadır.

Havaalanı ulaşım araçlarının duraklarına yakın olarak konumlanmış yapı, kent merkezinde kompleksin bir parçası olarak ve kimliğini okutabilecek özellikte tasarlandı.

Otel yapısının da ofis yapılarına benzer olarak enerji verimli ve karbon emisyonu az yapılar olmaları amaçlandı. İç avlu kurgusu, çift cephe kullanımı, baza üzerinde gölgede kalan terası ve üç yönden önü kapanmayacak şekilde konumlanması yapının avantajlarını oluşturmaktadır.

Topoğrafik Değerlendirme: Topoğrafik eğriler alanın tümünde +22 kotunu işaret etmektedir. Zemin kotu + 22 ye kurulmuş, yapı yükseklikleri ofis ve ticari birimlerde 4 m yüksekliğinde, kültür merkezinde 6 m ve üzeri yüksekliklerde, konutlarda ise 3m olacak şekilde, otopark katında ise servis alınabileceği düşünülerek ve bodrum kat ile bağlantı kuran avlular sebebiyle 4,5 m olarak kurgulanmıştır.

Taşıyıcı Strüktür: Projenin genel yapısı, 1 adet yaygın ve 1 adet de yarım bodrum katta otoparklar ve teknik hacimlerin teşkil edildiği katlar ile bodrum katların üzerinde yer alan gerekli mahallerde asma katları da olan zemin kat ve üzerinde 5 kat yükselecek şekilde biçimlenmiştir.Yapının betonarme ve geniş açıklıklarda çelik kirişlerle kompozit çözümler önerilmektedir.

Elektro-mekanik Sistemler: Yapılaşma, alan bütününde 24 saat yaşayacak şekilde senaryolaştırılarak kurgulanmıştır. Gündüz yaşayan mekanların gece ve akşam yaşayan mekanlarla bir araya gelmeleri sağlanmış. Özellikle avluların ve meydanın güvenli, canlı ve yaşayan mekanlar olmaları amaçlanmıştır.

Tüm yapı bodrum katta bir karma kullanım projesi gibi kurgulanmış, merkezi kojenerasyon-trijenerasyon ünitesi, çöp istasyonu, depolar, teknik merkezler, yönetim ve işletme alanları ayrı bir servis girişi olan servis avlusu etrafında kurgulanmıştır.

Yapının 24 saat yaşayan özelliğinden yararlanılarak, sürekli devam eden enerji ihtiyacı için yüksek enerji verimliliği sağlanması amaçlanmıştır.

Kojenerasyon sistemi; Isı ve elektriğin birlikte üretildiği “birleşik üretim” anlamına gelmektedir. Aynı yakıt kaynağından daha fazla kullanılabilir enerji açığa çıkarttığı için tek amaçlı üretim sistemlerinden daha verimlidirler. Verimli olmasının yanında egzoz gazlarını da değerlendirdiğinden CO2 emisyonu azalmaktadır. Kojenerasyon, 20. yüzyılın başlarından itibaren yerleşim birimlerine kurulmuş ve bölge ısıtılması amaçlanmıştır. Aynı zamanda bu sistemin kullanılmasının bir sebebi de yaz aylarında büyük klima tesisleri için buhara duyulan ihtiyaç olmuştur. Bu yönüyle de projemizle örtüşmektedir. Projemizde trijenerasyon önerilmektedir. “Üçlü üretim” anlamına gelen trijenerasyon sistemleri, ısı ve elektrik enerjisinin yanında kojenerasyonun atık gazından elde edilen sıcak su veya buhar ile soğuk suyun elde edildiği bu sistemlerdir.

Cephe malzeme seçimleri yakın çevre olanakları araştırılarak; Anamur Bej Traverteni ve Antalya Limra Taşı kullanılarak gölgelenen, UV geçirgenliği düşük fakat geçirgenliği yüksek cam-alüminyum cepheler ile tasarlanmıştır.

Islak hacimlerde gri su kazanımı ve su tasarruflu vitrifiye elemanları önerilmektedir.

Tüm yapının mekanik, elektrik ve elektronik sistemleri merkezi bir yönetimden kontrol edilebilecek ve bina enerji verimliliğine ve işletme giderlerine katkı sağlayacak şekilde değerlendirilecektir

Çevreye ez az zarar verecek hafriyat ve iksa önerileri çalışılarak şantiye ekibine iletecektir. Cephelerde açık renkler tercih edilerek ısı emiliminin azaltılması öngörülmüştür.

Açık Alan-Kapalı Alan Değerleri:
Proje alanında zemin katta yapılaşan toplam alan: 7.426 m2‘dir. Ticaret, sosyal ve kültür tesisleri kompleksi toplam yapısal alanı ise 72.603 m2‘dir. Yapı bazında dağılım ise şu şekildedir:
Kapalı otopark alanı: 21.289 m2
Kültürel tesisler: 21.217 m2
Ticari birimler: 3.529 m2
Spor tesisleri: 2.895 m2
Ofisler: 10.623 m2
Öğrenci konutları: 10.250 m2
Yurt: 2.796 m2
Otel: 7.209 m2
Bitkisel peyzaj: 4.115 m2
Yapısal Peyzaj:21.291m2

Maliyet, Fizibilite ve Uygulama Esasları Raporu
Yarışma konusu alana ilişkin tahmini toplam maliyetin belirlenmesinde; Adana Seyhan İlçe Belediyesi sınırları içerisinde ve Seyhan Nehri’nin batı yakasında bulunan Sucuzade Mahallesinin, Adana’nın tarihsel merkezine komşuluğu ve tarihi Tepebağ Höyüğünün bulunduğu tepenin ve Adana’nın Ramazanoğulları döneminden kalan en önemli anıtsal yapılarının yer aldığı merkezi kesimin hemen güneybatısında yer alıyor olması göz önünde bulundurulmuştur.

Bu bağlamda yaklaşık kentsel tasarım maliyetinin belirlenmesine ilişkin yaklaşımda TMMOB Mimarlar Odası Kentsel Tasarım Hizmetleri Şartnamesi yanı sıra Kültür Bakanlığı Kentsel Tasarım ve Çevre Düzenleme Yaklaşık maliyet yöntemleri ile belirlenen düzenlemeler kapsamında hareket edilmiştir.

Ayrıca tasarımın bir parçası olan bitkisel ve yapısal peyzaj unsurlarına ilişkin maliyetlerin belirlenmesinde de TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Peyzaj Mimarlığı Proje/Planlama Yaklaşık Uygulama Maliyeti yöntemi benimsenmiştir.

Yarışma şartnamesinin yarışmanın konusu ve yeri başlıklı bölümünde, 1. Etap Kentsel Dönüşüm Alanı’nın Kent Meydanı ve Çevre Yapıları için ayrılan çevre yolları hariç toplam 32.832 m2 büyüklüğündeki kesiminin kentsel tasarım ve bu alanda ayrıca ticaret, sosyal, rekreasyon ve kültür tesisleri kompleksi için ayrıldığı ifade edilmektedir.

Şartnamede yer alan aplikasyon krokisinde ise yarışma alanının belirlendiği bölgenin yüzölçümünün 3 ha, 2613 m2, 13 dm2 olarak belirtildiği görülmektedir.

1. Etap kentsel dönüşüm alanında hazırlanan kentsel tasarım projesinin, 4.115 m2 lik bölümünü bitkisel peyzaj, 21.291m2 lik bölümünü yapısal peyzaj, zemin katta 7.426 m2 olmak üzere, 72.603 m2 lik bölümünü ise ticaret, sosyal, kültür tesisleri kompleksi oluşturmaktadır.

Alanın büyükşehir yerleşik sınırları içerisinde olması ve çevresindeki tarihi doku göz önünde bulundurularak kentsel tasarım sınıfı 5 olarak kabul edilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde yaklaşık maliyet:

Kentsel Tasarım:
Kentsel Tasarım Hizmeti Sınıfı (KTS): 5 (TMMOB Mimarlar Odası Kentsel Tasarım Hizmetleri Şartnamesi m: 6.5)
Alan Birim Maliyeti (ABM) : 172,88 TL/m2 (T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2016 yılı 5. Sınıf yaklaşık birim maliyet ortalamasının 1/10’u)
Kentsel Tasarım Düzenleme Alanı: 32.832 m2
Kentsel Tasarım Düzenleme Yaklaşık Maliyeti: 32.832 m2 x 172,88 TL/m2 = 5.675.996,16 TL
Altyapı Düzenleme Yaklaşık Maliyeti: 5.675.996,16 TL x %25 = 1.418.999,04 TL
Kentsel Tasarım Yaklaşık Toplam Maliyet: 7.094.995, 20 TL
Kentsel Tasarım yaklaşık maliyetini oluşturan peyzaj unsurlarının toplam maliyete oranları ise;
Bitkisel Peyzaj: 908.159,39 TL (%16)
Yapısal Peyzaj: 4.767.836,77 TL (%84)

Proje kapsamında yer alan ticaret, sosyal, kültür tesisleri kompleksi içeriğinde yer alan yapıların alansal dağılımı ile T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetler Tebliğine göre yapı sınıfı ve inşaat genel giderleri ile yüklenici karı dahil yaklaşık birim maliyetleri şöyledir:

Kapalı otopark alanı: 21.289 m2 (3-A / 630 TL/m2)
Kültürel tesisler: 21.217 m2 (4-C / 1.030 TL/m2)
Ticari birimler: 3.529 m2 (4-A / 800 TL/m2)
Spor tesisleri: 2.895 m2 (3-A / 630 TL/m2)
Ofisler: 10.623 m2 (3-B / 750 TL/ m2)
Öğrenci konutları: 10.250 m2 (4-A / 800 TL/m2)
Yurt: 2.796 m2 (4-C / 1.030 TL/m2)
Otel: 7.209 m2 (4-C / 1.030 TL/m2)

Proje kapsamında yer alan yapısal ögelerin yaklaşık maliyetleri ise;

Kapalı otopark: 21.289 m2 x 630 TL/m2 = 13.412.070 TL
Kültürel tesisler: 21.217 m2 x 1.030 TL/m2 = 21.853.510 TL
Ticari birimler: 3.529 m2 x 800 TL/m2 = 2.823.200 TL
Spor tesisleri: 2.895 m2 x 630 TL/m2 = 1.823.850 TL
Ofisler: 10.623 m2 x 750 TL/ m2= 7.967.250 TL
Öğrenci konutları: 10.250 m2 x 800 TL/m2 = 8.200.000 TL
Yurt: 2.796 m2 x 1.030 TL/m2 = 2.879.880 TL
Otel: 7.209 m2 x 1.030 TL/m2 = 7.425.270 TL
Toplam Yapı Yaklaşık Maliyeti: 66.385.030 TL

Betonarme ve çelik taşıyıcı sistemli olması düşünülen yapıların yaklaşık maliyetlerinin ana iş kalemleri bakımından oransal dağılımı ise aşağıdaki şekilde öngörülmüştür:

Kaba inşaat (%40): 26.554.012,00 TL
Elektrik – Su tesisatı (%10): 6.638.503,00 TL
Isıtma tesisatı (%8): 5.310.802,40 TL
İnce işler imalatı (%40): 26.554.012,00 TL
Çevre düzenleme (%2): 1.327.700,60 TL

Projenin genel yaklaşık maliyeti:

Çevre düzeni altyapı :1.418.999,04 TL
Bitkisel Peyzaj Yaklaşık Maliyeti :908.159,39 TL
Yapısal Peyzaj Yaklaşık Maliyeti :4.767.836,77 TL
Tesisler Yapı Yaklaşık Maliyeti :66.385.030,00 TL
TOPLAM :73.480.025,20 TL

Proje alanına dönük yapılacak etaplama çalışması iki faza ayrılmıştır. İlk etapta alanın kuzeyinde kurgulanan Altın Koza Gösteri Merkezi, Kültür merkezi, Sinema Müzesi, Öğrenci Yurtları ve Ofis Kütlesinin yapılması öngörülmüş, ikinci etapta ise Öğrenci Konutları, Ofis ve Ticari Birimler, Gündüz Oteli, Kadın Merkezi ve Permakültür Eğitim ve Araştırma Merkezi kurgulanmıştır.

Her iki etabın uygulanması da bina blokları ile birlikte, altyapı ve çevre düzenlemeleri ile birlikte ele alınarak bir arada uygulama yapılması öngörülmektedir.

Bu kapsamda;
Birinci etap Altyapı, çevre düzenleme ve zemin altı yapım işleri yaklaşık maliyeti: 14.831.069,04 TL
Birinci etap yaklaşık maliyeti: 40.074.292,60 TL
İkinci etap yaklaşık maliyeti: 33.405.732,60 TL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir