3. Ödül, Cumhuriyetin 50. Yılında Bişkek Kenti 2040 Yılı Gelişme Planı Fikir Yarışması

Neon Mimarlık tarafından hazırlanan proje yarışmada 3. ödüle layık görüldü.

GELİŞİM SENARYOSU

Şehirlerin gelişim senaryolarını fiziksel eşikler, nüfus yoğunluğu ve kentin niteliği belirler. Kentlerin yatay gelişim senaryosunda dağınık yerleşmelere ulaşım altyapı maliyetleri, özel araçlara duyulan ihtiyacın artması ile yakıt ihtiyacı, çevre kirliliği ve doğal yapay eşiklere dayanarak; doğal alanları ve tarım alanlarının sınırlarına taşabileceği gelişimler açısından bu modelin sürdürülebilirlik açısında uygun olmadığı görülmektedir. Buna karşın dikey gelişim ‘kompakt’ kent formu, mekanların mümkün oldukça bir arada kullanılmasını, yüksek yoğunluklu ve mekansal gelişimi sınırlı bir gelişimi ifade eder.Bu durum trafik yoğunluğunun artmasına, toprak değerlerinin aşırı yükselmesine, enerji için yeterli kaynak bulunması sorunlarına, alt yapı ihtiyacının artışına sebep olur. Farklı arazi kullanım türlerinin bir arada olduğu karma bir gelişim modeli,alanın fonksiyonuna göre belirlenerek, iki senaryonun da olumsuzluklarını tolere edecek bir senaryo oluşturulmalıdır.

Planlama alanında MİA olarak belirlenen bölgede,aynı iş kolunda bulunan farklı programların, bir arada bulunmasının getirdiğ türlü kazanımlara erişmek üzere aynı yerde yer almak eğiliminde olmalarından da söz edilebilir. üksek katlı yapılar, aynı iş kolunda çalışanların bir araya gelmesine, aralarındaki iletişim ve etkileşimin güçlenmesine, iş yaşamı lie ilgili bilg akışının hızlanmasına,iş yaşamında gereken türlü belgelere ya da araç gereçlere kolayca erişilebilmesine ve belki de daha önemlisi çalışanların kolayca denetlenmesine uygun ortam oluşturarak sayıları giderek artan büyük şirketlerin, yönetim yerlerinin kent içinde bulunmasını yeğlemeler, bir yandan ekonomik canlılığa katkıda bulunmuş, bir yandan yararlanılabilecek durumdak kent toprağının miktarını artırmıştır.

Kent hem yatayda hem dikeyde, masterplanda alanlara öngörülen işlevler doğrultusunda gelişim senaryosu uygulanacaktır. Örneğin; MİA ve MİA da istihdam edilecek nüfusu kaldırabilmesi ve ulaşım maliyetlerini düşürmesi sebebiyle,dikey gelişim önerilirken, konut alanlarında kent çeperlerine doğru bir gelişim önerilmektedir.

GİRİŞ

Bişkek’in etki ve işlevsellik sınırlarının İl sınırlarını aşması nedeniyle bazı kararlar İl sınırı dışındaki alanlar da göz önünde bulundurularak ve bu alanları etkileyecek şekilde verilmiştir. Bişkek’in ekonomik ve sosyal ilişkileri başta Kant ve Tokmak İlçeleri olmak üzere tüm çevre illeri kapsamaktadır. Bişkek’in kentsel gelişme eğilimi ile doğal ve yapay eşikleri göz önünde bulundurularak “kapasite plan” niteliğinde hazırlanan Çevre Düzeni Planı; Bişkek’in kapsamlı bir yapısal dönüşüm sürecinden geçmesini amaçlanmaktadır. Bu dönüşümü gerçekleştirmeye yönelik stratejiler ve kararlar sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda belirlenmiş ve bu dönüşüm aracılığıyla Bişkek’in yaşam kalitesi yüksek küresel ölçekte, Türk kimliğiyle öne çıkan, marka değeri olan güçlenmiş bir eğitim ve hizmet kenti olması hedeflenmiştir.

Bişkek; su havzaları ve tarım alanlarının oluşturduğu kırılgan coğrafyada, demir yolu hattı boyunca doğrusal bir yerleşme sistemine sahiptir. Bu kırılgan doğal yapının, Bişkek’in varlığını sürdürebilmesi için kesinlikle korunması ve yeşil alanların arttırılması ve kazanımı yönünde kararlar verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, çevresel, ekonomik ve toplumsal sürdürülebilirlik; plan kararlarının temelini oluşturmaktadır.

Yöntem:
Bişkek ili toplam nüfusu yaklaşım 945.000 ‘dir. Mevcut dinamiklerin ve eğilimlerin devam etmesi durumunda 2milyona çıkacağı tahmin edilmektedir.

Makro formun belirlenmesindeki öncelikler; güneydeki tarım alanlarına, su kaynaklarına ve tektonik faaliyetlerin olduğu bölgeye doğru gelişmesini engellemek için sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde kontrol altına alınması, mevcut MİA üzerindeki baskı ve trafiğin oluşmaması için; çok merkezli bir yapının oluşmasının sağlanmalıdır.

Sürdürülebilirlik kapsamında, ormanlar, su toplama havzaları ve tarım alanlarının korunması önceliklidir. Halen işgalle oluşmuş yerleşmelerin, su kaynaklarını kullanılamaz hale getirmesi, yeşil alanların azalması, Bişkek’in kentsel yaşam kalitesinin geleceğini tehdit etmektedir. Kapsamlı bir korumanın gerçekleşebilmesi için mekansal önlemler dışında idari yapılanmanın da yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

apısal dönüşümün gerçekleşmesine yönelik olarak öne çıkan diğer bir husus ise bilgiyi sınırlı biçimde transfer eden patent ve lisanslarla üretim yapan bir ekonomiden, bilgi üreten bir yapıya dönüşümün gerekliliğidir. Bunun için ülke ekonomisinin lokomotifi olan İstanbul’da, bilgiyi üretecek ihtisas ve doktora düzeyinde üniversite mezunlarının yetiştirilmesine yönelik üniversitelere; bilginin uygulamaya dönüşmesi süreci için üniversite ve sanayi ile işbirliği içerisinde olacak teknoloji geliştirme parklarına ihtiyaç vardır.

Bilgi üreten bir yapıya dönüşümü desteklemek üzere, bilgi teknolojilerini geliştiren ve kullanan üretim tiplerinin geleneksel üretimin yerini alması hedeflenmiştir. Bunun için, post-fordist olarak da adlandırılabilecek bu üretim yapısının tamamlayıcısı olan destek sistemlerinin geliştirilmesi; talebe anında cevap verebilen eş zamanlı üretim için bilişim, lojistik, finansman, hukuk ve organizasyonel kapasite geliştirilmesi gibi sistemlerin ve unsurların yeni ekonomide yerlerini alması gerekmektedir. Bu doğrultuda, mevcut sanayi yapısının altyapısını, örgütlenme becerisini ve Bişkek’in bölgelerarası konumundan gelen avantajları kullanan, buna ek olarak Ar-Ge desteğiyle teknoloji üreten ve yeni teknoloji kullanan, etkin bir lojistik sistemle bölgesel ve küresel pazara açılan bir sektörel yapının “insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyecek şekilde” kurulması kararı alınmıştır. Bahsi geçen sektörlerin ve gelişmelerin yanında; bilgi, fikir ve tasarıma dayalı “kültür endüstrileri”nin de Bişkek’in sektörel yapısında yerini alması hedeflenmiştir.

Raporda bahsedilen sektörel yapının hizmetler yönünde gelişimine yönelik hedeflerin gerçekleştirilebilmesi, sanayi politikalarının bu hedefleri destekler nitelikte olmasına bağlıdır. Kent içinde kalan sanayi alanlarının desantralizasyonu, sanayinin bir çalışma alanı olarak kirleticilik boyutunun, çevresine çektiği nüfusun ve bu nüfusun yerleşmeyi seçtiği alanlar itibariyle Bişkek’in kentsel sürdürülebilirliği açısından oluşturduğu tehdidin yanında, Bişkek’in sektörel yapısının dönüşümü hedefi bağlamında da büyük önem teşkil etmektedir. Bu sebeple, taşınacak sanayi yapılarının boşalttığı alanların, Bişkek’in yapısal dönüşümü sürecinde yeniden yapılanan kültür, sağlık, eğitim endüstrilerine hizmet edecek alanlara dönüştürülmesi planlanmaktadır.

MİA, nüfus çekme ve şehrin gelişimini yönlendirme özelliğiyle, alan büyüklüğüne oranla çok daha önemli ve etkili bir kent parçasıdır. Dolayısıyla, sürdürülebilirlik ilkesinin sağlanmasında MİA’nın yöneliminin belirlenmesi önemli bir rol oynamaktadır. Mevcutta chuy caddesi ile demiryolu hattı arasında gelişen MİA, demiryolunun tampon oluşturmasıyla kuzeye doğru yönelmiştir. MİA’nın yoğunluğunun paylaşılması adına demiryolu hattının, şehir içi raylı siteme entegre edilmesiyle MİA yükü kuzey ve güney hattı arasında paylaşılacaktır.

Çekim merkezleri; hızlı ve yüksek kapasiteli raylı sisteme dayalı ve toplu taşıma öncelikli ulaşım sistemleriyle, nüfusun alana yerleşimini kontrol edebilecektir

Çevre Düzeni Planı’nın önemli kararlarından birisi de Bişkek’in sahip olduğu Orta Asya’nın İsviçresi sıfatı ile özdeşleşen dünya ölçeğinde spor odaklı turizm alanları kazanmaktır. Bişkek için belirlenen Turizm vizyonu kentin özgün değerlerini koruyarak, göller turizmi, kış turizmi ve ekolojik turizm alanları yaratmaktır. Turizm sektörüyle dünya pazarlarıyla rekabet ederken, kentlisiyle de bütünleşen bir turizmdir.

Kapsamda merkez bölgelerde turizmin çeşitliliğini arttırarak, Bişkek’in küresel düzlemde tanınırlığını ve cazibesini arttıracak etkinliklerin ve turizm faaliyetlerinin Bişkek’e taşınmasını sağlayacak altyapıların oluşturulmasına yönelik kararlar alınmıştır. Turizm faaliyetlerini kentin geneline yayma stratejisi kapsamında ise özellikle Bişkek’in dağlık alanlarında ve göl kenarlarında günübirlik turizm faaliyetleri, ekolojik turizm faaliyetleri ve alternatif turizm faaliyetleri kararları alınmıştır.

Bişkek’in Master Planı’nda, sürdürülebilirlik ilkesi ile uyumlu kentsel gelişmeye olanak sağlayan ulaşım kararları alınmıştır. Ulaşım sisteminin oluşturulmasında raylı sistemlere öncelik veren toplu taşımacılığın yaygınlaştırılması, kent içi yolcu ve yük taşımacılığında karayolu, demiryolu ve havayolunun birbirlerini tamamladığı entegre bir sistem bütünlüğünün sağlanması ilkeleri ile hareket edilmiştir. Taşıtlardan önce insanların ekonomik, hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşımına öncelik verilerek planlanan ulaşım sistemi; konut-işyeri mesafesinin en aza indirilmesi, kuzeydeki ormanlar ile su toplama havzalarının mutlak şekilde korunması yönünde arazi kullanım kararları ile desteklenmektedir.

Önerilen çok merkezli gelişme ve bunu destekleyen ulaşım sistemi ile konut-işyeri mesafesinin ve yolculuk zamanının kısalması, çalışanların rekreasyon ve kişisel gelişim etkinliklerine daha çok vakit ayırmalarına, dolayısıyla daha doyurucu bir kentsel yaşantı sürerek daha verimli çalışmalarına olanak sağlayacaktır.

Etiketler

Bir yanıt yazın