3. Ödül, Odakule Pasajı Ulusal Tasarım Yarışması

3. Ödül, Odakule Pasajı Ulusal Tasarım Yarışması

Tarafımızca yapılan analizlerin ışığında; Pera Müzesi, Odakule ve Katolik Ermeni Kilisesi’ni "Bağlayıcı Vitrin" aracılığı ile Odakule Pasajı ortak paydasında birleştirmek, yarışma alanını bir sergi kompleksine dönüştürmek ana fikrimizi oluşturmaktadır.

PROJE AÇIKLAMA RAPORU

1970 yılı Kaya Tecimen yapısı Odakule’nin arsa sınırları dahilinde bulunan ve İstiklal Caddesi ile Meşrutiyet Caddelerini birbirine bağlayan, döneminin pasajı fakat bugünün geçidi olarak tanımlayabileceğimiz Odakule Geçidi diğer benzerlerinin aksine var olan potansiyeli ile bugünün sosyo-kültürel yaşantısını destekleyemeyen salt bir sirkülasyon tüneline dönüşmüştür.

Kaynaklarda görülen 1970 tasarımında, Odakule Pasajı fikri, her ne kadar bazı yönlerden benzerlikleri olsa da dönemindekilerinden oldukça farklı çizgilere ve fikirlere sahiptir.

Bu pasajın iç cephelerini masif, ağır kütle altındaki cam sergi alanları, paslanmaz çelik heykeller oluştururken tavanı da herhangi bir çatı örtüsü olmadan bir takım kütlesel hareketlerle saygı duruşunda bulunduğu Katolik Ermeni Kilisesi’nin duvarı boyunca tamamen gökyüzüne açılmaktadır.

Geniş sergi alanları ve cam cepheleri ile farklı işlevlere sahip, bilinen cam cepheli dükkan sıralarından oluşan 19. yy. pasaj kültürüne yeni bir anlam kazandırmış, sosyo-kültürel yaşantıyı destekleyici bir amaç edinmiştir. Dolayısıyla, mimari projesinden hem uygulama aşamasındaki değişikliklerle hem de 1970’ten günümüze kadar gelen süreçteki ihtiyaçlar doğrultusunda yapılagelmiş değişikliklerle uzaklaşan bu ara mekan, pasaj fikrinden kopup bir geçide dönüşmüştür. Bu analizler ışığında yarışma alanına getirilecek öneriler için birtakım stratejiler belirlenmiştir.

Bu stratejiler 3 başlık altında toplanmıştır.

1. BAĞLAYICI VİTRİN:

Odakule Geçidinin iki ayrı uç noktasında bulunan Pera Müzesi ve Katolik Ermeni Kilisesi, yarışma alanına komşu, değerli iki yapıdır. Günümüzde çeşitli sergi ve etkinliklere ev sahipliği yapan Pera Müzesi oldukça yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahipken Katolik Ermeni Kilisesi’nin müdavim bir cemaati yahut düzenli icra edilen ayinleri dahi yoktur. Ancak tarihi 18.yy’a uzanan, geçirdiği yangınlara rağmen bugüne kadar gelebilmiş Osmanlı Dönemi duvarlarına ve ahşap işçiliğine sahip kilise, bulunduğu bölgede belgelenebilen en eski Osmanlı dönemi yapı unsurlarına sahip yapıdır.

Odakule ise Arkitekt 362 (1976) dergisinde yayınlanan proje bilgilerine göre geniş sergi salonları gibi kültürel etkinlik mekanlarını barındırması gerekirken yerine zemin katında alışveriş mekanlarının yer aldığı, çok katlı, çevre ile ilişkisi kesilmiş soğuk bir yapıya dönüşmüştür.

Tarafımızca yapılan bütün bu analizlerin ışığında; Pera Müzesi, Odakule ve Katolik Ermeni Kilisesi’ni ”Bağlayıcı Vitrin” aracılığı ile Odakule Pasajı ortak paydasında birleştirmek, yarışma alanını bir sergi kompleksine dönüştürmek ana fikrimizi oluşturmaktadır.

2. PASAJ VE ÇEVRE ALGISI / SEKANS:

Odakule yapısının 1970 tarihli hem vaziyet planında hem perspektif çizimlerinde görüldüğü üzere İstiklal Caddesi cephesi ve Meşrutiyet Caddesi cephesine karşı gösterilen tutumun yanı sıra kilise yapısına karşı atılan çizgilerde en az diğerleri kadar baskındır.

Yarışma alanına getirilen öneride de bu hassasiyetin devam ettirilmesi ve geliştirilmesi esas amaçlardan biri olarak kabul edilmiştir.

Bu kapsamda:

a.İstiklal Caddesi girişindeki Kuşlar heykelinin bulunduğu duvar ve ön terası amfi-rampaya çevrilerek kilise cephesinin ve terasının hem görsellik hem de erişebilirlik açısından daha fazla ön plana çıkartılması amaçlanmıştır.

b.Göktaşı Heykeli, İstiklal Caddesi cephesinde doğu duvarına taşınarak kilise silueti daha belirginleştirilmesi ve pasaj giriş-çıkışının rahatlatılması amaçlanmıştır.

c.Ofis bloğu girişinin yan duvarına alınan Kuşlar Heykeli ile pasaj hattı üzerinde hem insanların güçlü iletişim kurmaları hem de ofis yapısının giriş-çıkışının daha baskın belirtilmesi amaçlanmıştır.

d.Eski Tepebaşı Tiyatrosu ile cephe cepheye denk düşen Meşrutiyet Caddesi girişinde yaratılan bilet kiosku ise bahsi geçen işlevlerinin dışında dönemin kültürel atmosferine de atıfta bulunan bir simge olması amaçlanmıştır.

3. DESTEK FONKSİYONLAR:

İstiklal Caddesi üzerinde yer alan birçok pasaj mekanının, ek işlevler ya da bir takım mekansal genişlemeler-daralmalar ile canlılığının sürekliliği sağlanmaya çalışıldığı tarafımızca analiz edilmiştir.

Oturma, bekleme, yeme-içme, izleme alanları oluşturulurken, pasajların avlulu ya da arkadlı yapısı bu mekanları özelleştirmiştir. Çiçek Pasajı ya da Hacopulo Pasajı bu mekanlara iki örnek olabilir.

Günümüzde salt bir geçit işlevi ile hizmet eden Odakule Pasajının daralan, genişleyen, caddelere ya da manzaraya açılan mekansal potansiyeli var olsa da yine de tekdüze bir geçiş mekanı olmaktan uzaklaşamamıştır. Dolayısıyla destek fonksiyonlar bu sebeple düşünülmüştür.

İstiklal Caddesi cephesinde yaratılan Amfi-Rampa, toplanma-izleme-sirkülasyon işlevlerini sağlarken Meşrutiyet Caddesi cephesindeki Kiosk ise sergi-tiyatro oyunu bilet satışı işlevi altında güvenliği sağlayıcı kütle rolüne bürünmektedir.

Bir cevap yazın