Eşdeğer Mansiyon, Troya Müzesi Serbest Katılımlı, Tek Aşamalı, Ulusal Mimari Proje Yarışması

Mimari proje raporu:

Genel Yaklaşım
Antik Troya (Wilusa) kentinin MÖ 3500 yıllarından ortaçağa kadar yayılım gösterdiği akropol/kale ve aşağı kent yerleşiminin hemen doğu sınırında, günümüzdeki Tevfikiye Köyü’nün güney sınırında yer alan Troya Müzesi arkeolojik alanlar ve köy ile ilişkisi, arazi yapısı, iklimsel veriler, Troya Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı ve Koruma Amaçlı İmar Planı gibi üst ölçekli karar verileri ışığında biçimlendi.

Troya Arkeolojik Alanı’na araç girişinin sınırlandırılacağı, araçların müze alanında bırakılarak ziyaretçilerin öncelikle müzeye yönlendirilip bilgilendirildikten ve çeşitli tecrübeler yaşatıldıktan sonra arkeolojik alanı ziyaret edecekleri öngörüldü. Arazinin kuzeydoğu köşesine konumlandırılan otopark ve servis platformu araçların ulaştığı son nokta olarak planlandı. Araçlarını terk eden ziyaretçilerin müzeye yönlendirileceği ve müzeden arkeolojik alana ulaşımı sağlaycak iki aks planlamanın ana hatlarını oluşturdu ve Truva’ya ulaşan aks ana sirkülasyon hattı olarak müze planlamasının omurgasını oluşturdu.

Biçimleniş
Troya-Çanakkale yolunun yer yer birkaç metre alt kotundan başlayarak güneydeki ağaçlık alanlara hafif bir eğimle ulaşan arazi kesitinin yatayda simetrisi ile oluşturulan yeni bir topografya müze yapısının kapalı ve yarı açık alanlarını örten bir kabuk olarak tasarlandı. Oluşturulan bu kabuk kuzeydoğudan gelen hâkim rüzgârı önleyerek yapı ile ağaçlık alanlar arasındaki açık alanların çeşitli aktivitelerde kullanılmasını kolaylaştırdı. Batıda Troya arkeolojik alanı ve kuzeyde köy yönünde arazinin özgün kotları ile birleşen üst örtü yapının bu yönlerden hafif eğimli bir yüzey olarak algılanmasını sağladı. Yapı kabuğu doğuda Çanakkale yolu yönüne ve güneyde ağaçlık alanlara bakan yüzeylerde oluşan ara kesitler ile yapısal bir algı oluşturdu.

Planlama ve Dolaşım
Oluşturulan yeni topografyanın kuzeydoğu köşesinden güneydoğuya uzanan yarık yapının ana giriş aksını oluşturarak genel ve daha özel kullanım alanlarını ikiye ayırdı. Kuzeydoğuda otopark alanından başlayan ve güneydoğu yönünde gridal bir sistemle dikilmiş zeytinliklerin doğrultusundaki bu aksın yapının ana omurgasını oluşturan aks ile kesiştiği yüzeyler iki birimin girişlerini oluşturdu.

Giriş aksının doğusundaki hacimlerde Araştırma ve Eğitim Merkezi, Yönetim, Depolama Alanları’nın yer üstü birimleri (Eser Kabul, Giriş, Eser Yükleme Boşaltma Platformları, Paket Açma ve Paketleme Birimleri, Eser Nakliye Deposu, Atık Mazleme ve Yeniden Dönüşüm Odası) ve Teknik ve Servis Alanları’nın yerüstü birimleri (İletişim ve Otomasyon Merkezi, Teknisyen Odaları, Bilgi İşlem Odası, Personel Soyunma Odaları, Personel Dinlenme Odaları, Personel Kafeteryası, Marangozhane, Demir, Elektrik, Tesisat, Onarım Atölyeleri) konumlandırıldı. Bu bölümün araştırma, eğitim ve yönetim birimlerine giriş aksından ulaşılırken; teknik mekânlara ulaşım, eser ve mal giriş-çıkışı doğu yönündeki park alanından sağlandı.

Giriş aksının batısında kalan hacimler ise bütün müze ziyaretçilerinin kullanacağı genel mekânlara ayrıldı. Giriş aksından başlayarak kısmen yapı içinde ve kısmen yapı dışında devam eden; Troya arkeolojik alanının ağaçlıklı yolu ile birleşen ana aks her iki yanında yer alan birimlerle müze yapısının ana omurgasını oluşturdu. Giriş ve karşılama bölümünden sonra sırasıyla restoran, konferans ve seminer birimleri, geçici sergi, sürekli sergi, satış ve etkinlik alanlarına ulaşımı sağlayarak batı yönünde bir çıkış ile müze ziyaretçilerinin çeşitli deneyimler sonrası Troya’ya ulaşacağı kesintisiz bir aks oluştu.

Müze birimlerinden bağımsız kullanım olanağı sunabilmek için Dinlenme ve Servis Alanları (Yeme İçme, Oturma, Çocuk Oyun Alanları) girişin hemen yanında konumlandırıldı. Müzenin çekirdeğini oluşturan sürekli sergiye ulaşmadan önce zihinsel bir geçiş niteliği oluşturan konferans ve seminer birimleri ile geçici sergi birimi yerleştirildi. Sürekli sergi birimi ise ana aks kotundan daha alt bir kota alındı ve ana aks sergi biriminden geçen bir köprüye dönüşmüş oldu.

Sergi-konferans alanlarını fiziksel olarak ayrı kılmak adına; arazi eğiminin de imkân vermesi ile satış ve etkinlik alanları giriş kotundan daha üstte, yapının batı köşesinde konumlandırıldı. Satış birimleri ile ilişkisi gözetilerek Troya El Sanatları Pazarı çıkış aksının çevresinde konumlandırıldı.

Sürekli sergi alanının iki yanında oluşturulan avlular kapalı mekânlar ile güneydeki açık alanlar arasında bir geçiş bölgesi yarattı. Sürekli ve geçici sergi arasındaki avlu bu mekanların kullanacağı bir Sergi Avlusu olarak, batı yönündeki avlu ise etkinlik birimlerinin kullanacağı atölye ve aktivite avlusu olarak tasarlandı.

Kabuk Tasarımı ve Aydınlatma
Yapı örtüsünü oluşturan yüzey topografya ile buluştuğu kuzey ve batı kenarları ile en yüksek noktası olan güneydoğu köşesi arasında bir geçiş oluşturan gridal bir doku olarak tasarlandı. ‘Yer’in kendi karakteri olan yeşil örtü, yapının belirginleşmeye başladığı köşeye doğru yapısal bir karakter kazanmaya başladı. Yeşil doku içinde beliren beyaz yüzeyler (beyaz beton) güneydoğu köşesine doğru yoğunlaşmakta ve süreklileşmektedir.

Yeşil ve beyaz yüzeyler dışında, iç mekânlarda aydınlatma sağlayabilmek; avluların ışık ve hava almalarını sağlayabilmek amacıyla üst örtüde delikler açıldı. Avlu üstündeki delikler açık bırakılırken, mekânlar üzerindeki delikler homojen aydınlatmaya imkan veren yarı saydam cam elemanlar olarak tasarlandı.

<!– @page { margin: 2cm } P { margin-bottom: 0.21cm } A:link { so-language: zxx }

Etiketler

Bir yanıt yazın