Honorable Mention, eVolo 2019 Skyscraper Competition

Honorable Mention, eVolo 2019 Skyscraper Competition

eVolo Magazine tarafından düzenlenen gökdelen yarışmasında, Kalebodur, PIN Architects, İTÜ Molekülerbiyoloji ve Genetik Bölümü'nden iki doktora öğrencisinin ortak çalışması mansiyon ödülüne layık görüldü.

Kalebodur, PIN Architects, İTÜ Molekülerbiyoloji ve Genetik Bölümü’nden iki doktora öğrencisinin birlikte hayata geçirdiği proje; malzeme biliminden moleküler biyolojiye uzanan multidisiplinler işbirlikler çerçevesinde gerçekleştirildi. Bu kapsamda, sürdürülebilir ve patentli bir Kale yapı malzemesinin, biyoteknolojide kullanılan çağdaş metotlar ile yaşayan bir malzemeye dönüştürülmesi hedeflendi.

Proje Raporu

İnsanlık kaliteli yaşam koşullarını hak ediyor; buna bağlı olarak günümüzde düşünürler, bilim adamları, ‘maker’lar, mimarlar, genç girişimciler, tasarımcılar ve şehir plancıları teknolojiyi kullanarak multidisipliner işbirliği içerisinde koşulları daha iyi hale getirmeye daha çok odaklanıyorlar.

Mimarlar yaşadıkları dönemin koşullarından etkilenirler; bu etkileşim ise gelişimi beraberinde getirir. Günümüz koşulları ve bulunduğumuz çevre bizi araştırmaya ve gelişmeye zorlar. Amaç kaynakları tüketip daha fazla yapı üretmektense, REUSE-REPAIR-RESILIENCE konularına odaklanmak olmalı.

Recombinant araştırması, yaratıcı fikirlerin multidisipliner işbirliği sayesinde bilimsel araştırmalar ve deneylerle desteklenmesi özüne dayanmaktadır. Farklı dallardan (mimarlık ve tasarım, moleküler biyoloji ve genetik, malzeme bilimi ve kimya mühendisliği, işletme ve stratejik yönetim) araştırmacı ve tasarımcılardan oluşan bir takım ile her daldan farklı fikirleri birleştirerek yenilikçi çözüm ve ürünler hem teoride hem laboratuar ortamında deneylerle araştırıldı. Projenin birincil amacı gelecek için ileri sürülen bilimsel bir teoriyi günümüz teknolojisi ile araştırıp bir çözüm ortaya koymak oldu.

Recombinant projesi, mevcut beton binaların, bio-kimyasal yöntemler ile doğal yaşam çevrelerine dönüştürülmesi sürecidir. Dönüşüm, ‘geopolymer’ köpüğü olarak adlandırılan patentli yapı malzemesinin, kodları laboratuar ortamında kurgulanmış bakteri ile birleştirilmesinin ardından beton yüzeylere üç boyutlu baskı ile enjekte edilmesiyle başlar. ‘Geopolymer’ esaslı karışım, beton yüzeyleri insan sağlığıyla uyumlu habitata dönüştürürken, genleşerek kullanılabilir hacmi artırır. Recombinant, yeni oluşturduğu sistemle kendini bulunduğu çevreye adapte eder ve çevresiyle gelişmeye devam ederken bitkisel gelişime uygun yüzeyler oluşturur.

Etiketler

Bir yanıt yazın