1. Ödül, OYAK Çimento Tasarım Yarışması, Profesyonel Kategori

Proje Metni:

Pli1

“Kimi iletişimler anlamlamayı, düzeni, apaçıklığı gerektirirler. Harflerden başlayarak trafik yol işaretlemesine varıncaya dek, pratik bir yararlılığı olan her iletişim böyledir. Bunlar tek bir yolda anlaşılmalıdır; ne yanlış anlama, ne de kişisel yorum olmamalıdır. Başka durumlarda ise, tersine, bildirişim değeri, anlamlamalarının bitip tükenmek bilmeyen zenginliği araştırılır. Sanatsal iletişimler ve estetiksel etki böyledir.” Eco, U. (1992)

1. Tasarım temel fikrini “kendin yap / do it yourself” (DIY) kavramı eleştirisi üzerine kurgular. Bu tür yaklaşımlar özneyi edilgen bir tüketici pozisyonundan, çevresini şekillendirebilme, üretime katılım bağlamında aktif bir üretici ve dönüştürücü pozisyonuna sokması bağlamında olumlu bulunabilir. Ancak özne burada genellikle bir takım “parlak” fikirlerin sadece bir icracısı/uygulayıcısı olmanın ötesine geçememektedir. Burada tasarım fikri bir “puzzle”ın parçaları gibi verilidir. Öznenin buradaki failliği ise son ürünü önceden verilmiş parçaları doğrusal bir şekilde bir araya getirip tahayyül edilmiş ürünü /nesneyi hatasız olarak üretmektir. Burada öznenin yorumu, tikelliği, hayal gücü tasarıma minimum düzeyde dahil olmaktadır. Bu bağlamda Econun bahsettiği bağlamda bir tür “kapalılık”a doğru meyillenir.

Bu bağlamda tasarım fikri ile amaçlanan fail öznenin farklı türden yorumlarına izin veren, onun hayalgücünün, kişisel birikimlerinin ve tikelliğinin ürünle/nesneyle bütünleşmesine potansiyel oluşturan ve böylece tek yönlü bir anlamlandırma/anlam dayatma durumundan farklı olarak, ürün ile deneyimleyicisi arasında karşılıklı olarak birbirini var eden, Schonün tarifiyle yansımalı (reflexive) bir pratiğe olanak sağlayan, maksimum düzensizlikle bağdaşabilir, minimum bir düzen oluşturabilmektir.

2. Tasarım fikri için tetikleyici olan ikinci unsur ise biri konvansiyonel diğeri ise görece yeni sayılabilecek betona dair halihazırda kullanılan iki teknik gösterilebilir. Birincisi boşluklu bir kumaş malzemeye çimentonun emdirilmesi ve farklı türden nesnelerin üzerine serilip priz almasını sağladıktan sonra ters yüz edilmesiyle kurgulanan teknik. İkincisi görece yeni gelişmekte olan ve uygulama alanı daha çok inşaat, askeri ve endüstriyel alanla sınırlı kalmış, ancak çok daha fazla potansiyeli olan “beton kumaş”ın, formu belirlendikten sonra ıslatılıp priz almasına dayanan yenilikçi bir tekniktir. Bu iki teknikte de ortak olan; kolektif imgeye katı, stabil, ağır bir malzeme olarak kazınmış betonun, bu imgeye zıt bir şekilde kıvrılabilen, bükülebilen, ön görülemeyen şekillere deforme olabilme potansiyeline sahip akışkan ve esnek bir malzeme olarak olanaklar alanını genişletmesi, çatlatmasıdır.

3. “Özerk bir biçimde kıvrılan formlardan bahsetmek yerine, bir eğrisellik stili değil, bir mantık oluşturmak önemlidir. Bu projelerin biçimsel benzerlikleri, tikel olumsallıklar karşısında deforme olabilme esnekliklerinden ve becerilerinden kaynaklanıyor. Bu yayında mimarlar ve kuramcılar tarafından farklı şekillerde sorulan soru şu: Mimarlık, dışsal tikelliklerin kendi içine kıvrıldığı karmaşık bir sistem olarak yapılandırılabilir mi?” Lynn, G. (2013)

Bu bağlamda tasarım, sabit, sınırlanmış, tarifli bir sonuç ürün önermek yerine sürece kullanıcının kendi yorumunu ve hayalgücünü katabileceği bir ortam/ araç (medium) tarifleme niyeti taşır. Beton ve kumaşın çatkısının potansiyellerini araştırır. Oldukça basit ve herkesin kolayca üretebileceği bir kartezyen uzamla; betonun katlanması, esnemesi, kıvrılması, bükülmesi, eğilmesi, kesilmesi, yırtılması vb. pratiklere olanak sağlayabilecek şekilde akışkanlığı sabitlemek ve hareketi dondurmak için bir mekanizma oluşturulmaya çalışılmıştır. Burada form ve fonksiyon ilişkisi olumsaldır. Kullanıcıların, gündelik nesneleri taklit etmekten çok onları yeniden tahayyül etmesi beklenir. Bu bağlamda tasarım azami sayıda kesit elde edebilme ilkesiyle biçimlenmiştir.

1.”Pli tabanlı kelimelerin birçoğu- örnek vermek gerekirse, folded (kıvrılmış), pliant (esnek), supple (bükülgen), flexible (değişebilir), plaited (örme), pleated (pilili), pliccating (katlama), complicated(karışık), complex(karmaşık) ve multiplicitous (çoğulcu)- yoğun bağlantılara dair yeni beliren kentsel duyarlılığı tanımlamak üzere kullanılabilirler (plexsus).” Lynn, G. (2013).

2. Üretim/tasarım süreci, konvansiyonel beton kalıp tekniklerinden farklı olarak; tasarımcı ile nesne arasındaki mesafeyi indirgemeye yöneliktir. Bu bağlamda kullanıcı sürekli olarak kalıp/sabitleme uzayı ile temas halindedir, burada mekân doldurulacak bir boşluk olarak ele alınmaz. Uzam içinde düşünmekten çok uzamla düşünmek esastır. Elde edilen ürünlerin ise benzer pratikler uygulansa dahi tekrar edilebilmesinin oldukça zor olduğu; bu bağlamda ürünlerin biçimlenmeleri tek sefere özgü olduğu söylenebilir.

3. Paftalardaki diğer alıntılar: “Bükülgen, burkulan, kıvrılan formlar sebepsiz değiller, aksine kültürel ve bağlamsal güçleri içselleştirmeye çalışan formun içindeki yoğun bir eğrisel mantıktan kaynaklanıyorlar. Bu durumda olaylar ideal formlar yerine tikel formlarla yakından ilişkili hale geliyorlar. Bu tür değişken formlar farklılık gösteren güçlerin basit birer temsili değiller, aksine çevreleri tarafından deforme ediliyorlar.”, “Edmund Husserlin tanımına göre kesinliksiz geometriler indirgenemeyen ancak hassas geometrilerdir. Bu geometriler kesinlik içinde belirlenebilirler. Ancak ortalama nokta ve ölçülere indirgenemezler. Kesinliksiz geometriler bu açıdan çoğu zaman sadece şekilsel olarak görülürler. Kesin geometrilerden farklı olarak, kesinliksiz geometrik bir biçimi konumlandırdığı kendi özgül bağlamının dışında aynı şekilde tekrar etmek anlamsızdır. Bu açıdan kesinliksiz geometriler kolaylıkla tercüme edilemezler.” Lynn, G. (2013).

Referanslar:

Eco, U. (1992). Açık Yapıt. (Y. Şahan, Çev.) İstanbul: Kabalcı Yayınları.
Lynn, G. (1993). Architectural Curvilinearity: The Folded, the Pliant and the Supple. Folding in Architecture. pp 8-15.
Lynn, G. (2013) Mimari Eğrisellik: Kıvrılmış, Esnek, Bükülgen. Yeni Bir Günden İnşa Etmek İçinde. A. Krista Sykes. (G. Akyürek, Çev.). İstanbul: Küre Yayınları
Schön. D.A. The Reflective Practitioner: How Professionals Think in Action. The Journal of Continuing Higher Education. 34(3). pp. 29–30

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir