1. Mansiyon, Efeler Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması

PROJE AÇIKLAMA RAPORLARI

MİMARİ / PEYZAJ BÜTÜNLEŞİK RAPORU

Öneri, yerel yönetim programının tüm etkileşim ve ofis işlevlerini çift koridorlu net bir kurgu ile yalın bir kütlede bir araya getirir. Yapı, İzmir Bulvarı’na paralel biçimde, doğu – batı doğrultusunda, Garaj Caddesi tarafına doğru kendisini geriye çekerek alana yerleşir. Bu yapısal konsantrasyon sayesinde oldukça merkezi bir konumda, kentin en önemli arterlerinden biri üzerinde, değerli bir kamusal alan oluşur. Kütle önünde kurgulanan çerçeve saçak, bu kamusal alanı tanımlayarak etkisini güçlendirilir. Yeni kentsel boşluk, ‘meydan’ ve ‘iç bahçe’ olmak üzere iki ayrı zemin seviyesiyle çeşitlenir ve programın farklı birimlerine erişim olanağı sunar. Kent zemini seviyesi (meydan seviyesi), İzmir Bulvarı yönünden belediyenin ofis birimlerinin genel kullanımına, sergi, kütüphane gibi bağımsız birimlerinin özel kullanımına ve Garaj Caddesi yönünden de protokol kullanımına olanak verir. Bir amfi kurgusu ile üst seviyeyle ilişkilenen iç bahçe ise etrafındaki sosyal / kültürel program birimleri ile beslenir. Kafeterya, kreş gibi tamamlayıcı program birimleriyle birlikte meclis salonu ve fuayesi de iç bahçeyi besler. İç bahçe kentliye, kentin koşuşturmacasından yalıtılmış, su ve bitkisel peyzaj ögelerinin de kullanıldığı dingin bir ortam sunar. Meydan seviyesi ise ana arter üzerindeki toplu taşım durakları, ve saçak boyunca önerilen dükkan / büfe işlevleriyle canlanır.

Yapı zemin kotunda, kuzeydeki kent merkezinden İzmir Bulvarı’na akan iki sokak aksının sürekliliğini sağlamak için yırtılır. Kuzeyden eklemlenen sokakların da besleyerek zenginleştirdiği kamusal alan kullanımının olgunlaşması ve çevresel entegrasyonunun sağlanması için [1] yapının batısındaki akaryakıt istasyonunun yakın gelecekte kaldırılması, [2] yapının doğusundaki mülkiyeti belediyeye ait parselin yapılaşma şartlarının yeniden ele alınarak yer üstünde az yoğunluklu bir yeraltı kullanımına dönüştürülmesi (yer altı katlı otoparkı gibi), [3] İzmir Bulvarı’nın karşısına geçen üst geçidin kaldırılarak trafik akışını yavaşlatacak, hemzemin bir yaya geçidi çözümüne gidilmesini öneriyoruz. Batıdaki akaryakıt istasyonunun kaldırılması kentsel mekanın kalitesini ve erişilebilirliğini artıracak, doğudaki parselin yer üstü yoğunluğunun azaltılması yerel yönetim yapısının kütlesel etkisini artıracak, yaya geçidi önerisi ise ana arteri yavaşlatarak, zamanla bir şehirlerarası yol karakterinden sıyrılıp bir kent içi bulvar haline gelmesini sağlayacaktır.

Alan kullanımındaki konsantrasyon tercihi sayesinde bulvar aksındaki yoğun ağaç dokusu takviye edilerek korunabiliyor. Bu sayede ana arterin yeni kamusal alana yapacağı olumsuz etkiler (gürültü, kirlilik, vs.) yeşil bir bariyerle minimuma indiriliyor. Güçlendirilen bu yeşil aks ile bulvar kenarındaki yürüyüş deneyimi doğru ölçeğini buluyor. Yapı yakın çevresinde ve iç bahçede uygulanacak bitkisel peyzaj stratejisi, yerel iklime ve floraya uygun, bakım maliyetleri ve su kullanımları düşük yerel bitkilerin kullanımı doğrultusunda öngörüldü. Bu kamusal açık alanların zemin kaplamalarında ise ebatlı doğal taş, reçine katkılı dökme kırma doğal taş karışımı gibi sert malzemelerin yanı sıra, serbest çakıl, ağaç kabuğu rendesi, gibi yumuşak malzemelerin de kullanılması düşünüldü.

Birbiri içine dokunmuşçasına konumlandırılmış 3 farklı yüzey yaratan sıralı kompozit (çelik / tekstil) gergi birimlerinden oluşan bir ‘tül’ cidar sistemi, ofis bloğunun güney cephesini kaplar. Yapıya çelik bir taşıyıcı kafesle bağlanan bu cidarlar, ofislerde ışık ve ısı kontrolü sağlamanın yanı sıra günün her saatinde ve farklı ışık değerlerinde değişen algısıyla oldukça kararlı ne keskin olan kütlesel etkiyi kırar, dinamik ve biraz da muğlak bir görsellik yaratır. Bu cephe sisteminin esnekliği, verimliliği, modülasyon olasılıkları ve kullanıcı kontrolünde adapte edilebilirliği irdelenecektir.

Yapının kompakt çözümü, verimli işlevsel dağılımı ve coğrafik yönlenme kararları yapıda ciddi oranda işletme maliyeti avantajı sağlayacaktır. Bununla birlikte yapı, uygulama safhasında kendi kendine yetebilirlik kriterleri açısından irdelenip idare tarafından tercih edilmesi halinde güneş enerjisinden faydalanma, mikroklimatizasyon, yağmur suyu toplama rejimi, su ve katı atık dönüşümü gibi sistemlerle entegre edilerek enerji ve çevresel etki performansı artırılabilir.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir