Mimarlar Odası’nın her iki yılda bir düzenlediği ve bu yıl XI. dönemi gerçekleştirilen Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nde Seçici Kurul çalışmalarını tamamladı. Bu dönem, 128 mimarın, 134 eser ve 169 pano ile yaptığı katılımlar değerlendirmeye alındı.Atilla Yücel başkanlığında, Abdi Güzer, Tülin Hadi, Cengiz Kabaoğlu ve Uğur Tarhan’dan oluşan Seçici Kurul, “Büyük Ödül” (Sinan Ödülü), “Mimarlığa Katkı Dalı Başarı Ödülleri” ve “Anma Programı” için ödüle değer görülen isimleri ve Yapı, Proje ve Fikir Sunumu dallarındaki ödül adaylarını belirledi. Ödül sahipleri ise, 18 Nisan 2008 tarihinde saat 19:00’da Ankara’da, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılacak törende açıklanacak.
Ödüller ve ödül adayları şöyle belirlendi:
Büyük Ödül (Sinan Ödülü): Ziya Tanalı
Anma Programı: Seyfi Arkan
Mimarlığa Katkı Dalı Başarı Ödülleri: Mimarlar Derneği 1927, Jale Erzen
Mimarlığa Katkı Dalı Başarı Ödülleri Seçici Kurul Özel Ödülü: Mualla Eyüboğlu Anhegger
Yapı Dalı Ödül Adayları
- Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi, İstanbul / Fahrettin Ayanlar
- İpekyol Tekstil Fabrikası, Edirne / Emre Arolat
- Teni Evleri, Bodrum - Muğla / Hamdi Erdoğan
- Ö Evi, Bodrum - Muğla / Kerem Erginoğlu, Hasan Çalışlar, Jurg Weber
- Ontur Otel, İzmir / Umut İnan, Efe İnan
- Olive Park Evleri - Ece Evi, Urla - İzmir / Metin Kılıç, Dürrin Süer
- Teskomb Hizmet Binası, Ankara / Mehmet Soylu, Mete Öz
- DMC Ankara / Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, Murat Tabanlıoğlu
- ESKİM Boya Yönetim Binası Yenilemesi, Eskişehir / Cem Üçer, Tunga Çağlayan
- ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Yurtları, Güzelyurt - KKTC / Semra Teber Yener
Yapı Dalı Çevre Ödülü Adayları
- Atabay Sokak Dönüşümü, İstanbul / Bünyamin Derman, Tanju Özelgin, Fırat Gülmez
- Bursa Uzun Çarşı Üst Örtüsü / Şenol Şimşek
Yapı Dalı Koruma - Yaşatma Ödül Adayları
- Vehbi Koç Vakfı İtalyan Hastanesi, İstanbul / Fahrettin Ayanlar
- Osmanlı Devlet Arşivleri Binası (Hazine-i Evrak), İstanbul / Acar Avunduk
Proje Dalı Ödül Adayları
- Çeşme 7800, İzmir / Emre Arolat
- Raif Dinçkök Kültür Merkezi, Yalova / Emre Arolat
- Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı, İstanbul / Emre Arolat, Gonca Çırakoğlu
- Kükürtlü Dericiler Bölgesi Kentsel Dönüşümü, Bursa / Emre Arolat, Kerem Piker
- Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi Ek Binası, Manisa / Ali Cem Aslantaş
- Tripoli Park ve Konferans Merkezi, Libya / Hakan Dalokay
- T.C. Berlin Büyükelçiliği Kançılarya Binası, Almanya / Bünyamin Derman, Ali Hızıroğlu
- Turkcell Ar-Ge Binası, Gebze, İstanbul / Kerem Erginoğlu, Hasan Çalışlar
- Eko Yapı, İstanbul / Hayzuran Hasol, Doğan Hasol, Ayşe Hasol Erktin, Cem Yapça
- Terracity Alışveriş Merkezi ve Konut Kompleksi, Antalya / Enis Öncüoğlu, Önder Kaya, Cem Altınöz, Cumhur Keskinok
- Bodrum Ortakent'te Hastane, Muğla / Esin Tercan, Erdal Özyurt, Ahmet Tercan
- Trabzon Tenis Kulübü / Ayhan Usta
Fikir Sunumu Dalı Ödül Adayları
- Kent Göçebeleri / Boğaçhan Dündaralp
- Cihangir'in Çocukları / Seda Bildik Erdoğmuş, Esra Carus Gülaydın
- Toplama Ev / Hakkı Yırtıcı, İlke Tekin, Gürsu Altunkaya
Ödül kazanan projelerin sergisi, önce ödül törenini izleyen 18 - 19 Nisan 2008 tarihlerinde yine ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde, ardından 25 Nisan - 02 Mayıs 2008 tarihleri arasında Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde izlenebilir. Serginin programı ise şöyle:
Ulusal Mimarlık Sergisi Yurtiçi ve Yurtdışı Programı
Mayıs 2008
Ulusal Mimarlık Ödülleri Retrospektifi 1988-2006
Tarih: 06 - 30 Mayıs 2008
(Memphis, Tennessee - ABD)
XI. Ulusal Mimarlık Sergisi, 2008
Tarih: 26 Mayıs - 26 Haziran 2008
(İstanbul)
Ekim 2008
XI. Ulusal Mimarlık Sergisi, 2008
Tarih: 06 - 12 Ekim 2008
İzmirKonuyla İlgili Linkler
- Arkiv'de Urla Olive Park Evleri - Ece Evi
- Arkiv'de TESKOMB Merkez Binası
- Arkiv'de Çeşme 7800
- Arkiv'de ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü 2. Etap Yurtlar
- Arkiv'de "Ö" Evi
- Arkiv'de İpekyol Tekstil Fabrikası
- Arkiv'de Ontur Otel
- Arkiv'de Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Davetli Yarışma Projesi
- Arkiv'de Bursa Kükürtlü Dericiler Bölgesi Kentsel Dönüşüm Projesi
- Arkiv'de Seyfi Arkan
- Arkiv'de Ziya Tanalı
- Arkiv'de Emre Arolat
- Arkiv'de Kerem Erginoğlu
- Arkiv'de Hasan Çalışlar
- Arkiv'de Umut İnan
- Arkiv'de Metin Kılıç
- Arkiv'de Dürrin Süer
- Arkiv'de Ayhan Usta
- Arkiv'de Boğaçhan Dündaralp
- Arkiv'de Ayşe Hasol Erktin
- Arkiv'de Enis Öncüoğlu
- Arkiv'de Murat Tabanlıoğlu
- Arkiv'de Melkan Gürsel Tabanlıoğlu
- Arkiv'de Ayşe Hayzuran Hasol
- Arkiv'de Doğan Hasol
- Arkiv'de Erdal Özyurt
- Arkiv'de Ahmet Tercan
- Arkiv'de Semra Teber
- Arkiv'de Bünyamin Derman
- Arkiv'de Mete Öz
- Arkiv'de Mehmet Soylu
- Arkiv'de Seda Bildik Erdoğmuş
- Arkiv'de Önder Kaya
- Arkiv'de Cem Altınöz
5 Mayıs 2008, 20:56Yazan: brokoli"ulusal mimarlık sergisi" mi ? yoksa "mimarlar odası dostlar alışverişte görsün" sergisi mi ???
Evet malesef yukarıdaki başlığı atmak zorundayım. Mimarlar odası herzamanki gibi ne yeni mezununa ne de üyesine fayda sağlamak yerine kuralcı - yasakçı zihniyetiyle başvuruların yaklaşık %50 sini elemiştir. Gerekçesi ise vize ve ruhsat şartları....Halbuki kendileri de gayet iyi bilirler ki ülkemiz kamu kurumlarında bu tür şartlar aranmaz ve uygulamalar yapılır.....üstelik üniversiteler de bu kurumlara dahildir...ve kaçak yapı üretmezler.....gecekondu yapmazlar.....etik öğretinin yuvalarıdırlar......ileride belki de mimarlar odasında görev alacak öğrencilerini yetiştirirler !!!!!.....
Ancak yarışma jüri üyeliklerinin bile garip yöntemlerle oluşturulduğu bu kurum zaten sınıfta kalmıştır..(daha önce hiç yarışmaya girmeyen, tek varlığı odadaki aktifliği ya da akademik kimliği olan, ya da şehrin ileri gelenlerinden olup da mimarlıktan haberdar olmayan kişilerin seçilmesi)
Ulusal mimarlık ödülleri sergisi daha önceki yıllarda yorum yapabilen, insiyatifini pozitif olarak kullanan bir yarışma idi....Zaten ülkemizde mesleği ile gerçekten uğraşanlar bilirler ki tasarımdan uygulamaya geçen süreçte yapı üretmek adeta bir MUCİZEDİR....Kanımca mucize eseri üretilen elenen 70 projeye gösterdiği acımasız tavırdan dolayı Mimarlar odasını kınamaktan başka bir yol bulamıyorum....
Söz konusu sergide aynı şartlarda bu sergiye katılmış olmasına rağmen bu yıl aynı statüdeki bir çok projenin elenmesi de hukuki açıdan ele alınması gereken bir durumdur... Enteresan başka bir konu da yurt dışı projeleridir !!! (yurt dışı çalışmaları için bu şartların gerekli olmadığı ibaresidir)....
Sonuçta Somali'de ya da adını bilmediğimiz bir muz cumhuriyetinde yapılmış olan projeniz geçerli olabilir '!!!!! Ancak yurt içinde saygın kurumlarda tasarlanıp uygulanan projeler itina ile elenir......
Bu durumda yegane önerim bu yarışma ya da serginin adının yukarıdaki gibi (başlık) değiştirilmesi olacaktır.
4 Mayıs 2008, 23:18Yazan: architect9Bu hususta yorum yapmak istemiyordum ama kısa ve öz düşüncemi söylemeden'de yapamayacağım.''Odanın saygınlığını yitirttiler''
4 Mayıs 2008, 22:27Yazan: Omer YilmazNe demek istediğinizi anlamadım ama artık sıkıldım. Oda meselesi benim içi kapandı. Yeterince yazdım bu konuda, yaptıkları pislikleri yeterince anlattım. Anlatmadıklarım da var. Korkunç pislikler. Odayı dönüştürebilmek için bir deneme de yaptık. Olmadı. Bu denemeyi bizlere yapılan tüm uyarılara reğmen, başımıza bu pisliklerin geleceği bize söylendiği halde yaptık. Olmadı da ne oldu? Mimarlık ortamı bu odaya desteğini gösterdi. Kim ne derse desin, ne kadar pozitif politikadan bahsederse bahsetsin artık bitti. Bu forum başlığı Ulusal Mimarlık Ödülleri ile ilgili. Son yıllarda mimarlık ortamına Arkitera Mimarlık Merkezi kadar katkı sağlayan başka bir kurum var mı? Bana sorarsanız yok. Peki neden Mimarlığa Katkı Ödülü Arkitera'ya verilmedi, verilmiyor? Çünkü yöneticilerin asıl derdi kendi iktidarlarını sürekli korumak. Arkitera da bu iktidara son 5 yıldır tehdit oluşturduğu için Arkitera'ya asla ödül yok. Bırakın Arkitera Mimarlık Merkezi'ni ödüllendirmeyi Arkimeet, Arkiv projeleri kendi başlarına mimarlığa katkı ödülünü alacak projeler. Eğer biz odacı dünyası ile politik ilişki içinde olmayı, doğruları söylemek yerine pozisyon korumayı, statükoyu tercih etmiş olsaydık bugüne kadar ödülü çoktan almıştık. Peki o zaman bu ödüle, bu odaya neden değer vermeliyim. Lütfen artık bana cevap vermeyin, yeni tartışmalar yaratmayın ki gerçekten uzaklaşmak istediğim bu pis ortamdan uzaklaşayım.
4 Mayıs 2008, 21:51Yazan: RedRapsody Arkitera bunun içinde yok. Ve ben kişisel olarak yinelemek istiyorum: Mimarlar Odası artık çöptür. Ulusal mimarlığımız da...
4 Mayıs 2008, 18:19Yazan: Omer YilmazArkitera'nın Mimarlar Odası meselesi gündemde olduğunda nasıl bir platform olduğunu gördüm. Ortama katkı koymayan da biziz futbol stadyumu seviyesinden kurtulamayan da. E buyrun bir sonraki genel kurul için siz daha seviyeli ve ortama daha katkı koyan çalışmalarınızı yapın. Arkitera bunun içinde yok. Ve ben kişisel olarak yinelemek istiyorum: Mimarlar Odası artık çöptür.
4 Mayıs 2008, 13:37Yazan: sept[SIZE=3]Sayın Özbay’ın üslup hakkında söylediklerine katılıyorum, “konuyu önemsiz hale getirmek” kısmı dışında. Akıp giden forum mesajları arasında bazı ölçütlerin dışına taşan ifadeleri eleştirmek konuyu önemsiz hale getirmez, tersine konuyu önemsiz hale getirebilecek düzeysizliğin önüne geçer diye düşünüyorum.[/SIZE] [SIZE=3]Neyse…[/SIZE] [SIZE=3]Serbest mimar olmadığım için sergi-ödül yönetmeliğinin yukarıda tartışılan maddesi üzerinde kesin bir yargıyla yorum yapmam çok doğru olmayabilir ancak bir kurumun kendi koyduğu kurallarına uymayan üyelerinin ürünlerine ödül vermesi ya da sergilemesi zincirinde bir hata olduğunu söylemek için galiba serbest mimar olmaya gerek yok. [/SIZE] [SIZE=3]Sorun şuradan kaynaklanıyor: Eğer kuralın doğru olduğunu savunuyorsanız o zaman yönetmeliği onaylamanız gerekir yok eğer kuralın yanlış olduğunu düşünüyorsanız bu kuralı yönetmeliğe karşı çıkarak değiştiremezsiniz. O zaman kuralı hedef alın, yönetmeliği değil. [/SIZE] [SIZE=3]Madalyonun öbür yüzüne bakarsak, mesleki denetim ya da ruhsatlandırma sisteminin tüm Türkiye’de aynı şekilde işlememesi yeni yönetmelikle yeni bir adaletsizliğin kapısını açıyor ve zaten şu an birçok şubenin çeşitli kurumlarında ya da mimarlar arasında bu sorun tartışılıyor.[/SIZE] [SIZE=3]Bu aşamada yapılması gereken şey “kahrolsun mimarlar odası” , “yönetim istifa” gibi futbol stadyumlarını hatırlatan tezahüratlar değil adaletsizliği en aza indirecek formüller üzerine düşünmek, tartışmak ve bir sonraki genel kurula güçlü bir şekilde bu öneriyi getirmektir.[/SIZE] [SIZE=3]Arkitera ve benzeri platformlar da bu tip hazırlıklar için ideal ortamlardır diye düşünüyorum…[/SIZE]
3 Mayıs 2008, 23:16Yazan: RedRapsodyKişiler yüzünden kurumlar yıpranıyor. Bu yıpratma politikaları sonucunda mesleklerin itibarları yerlerde geziyor. Kuruma yüklenmekle, kurumu temsil eden geçici görevlilere yüklemek arasındaki ayrımı yababilecek düzeyde olduğumuzu düşünüyorum. Yoksa yıprattığınız koltuğa birgün siz oturursunuz, aşınmış kumaştan çıkan kıymıklar canınızı acıtır... Bunu yüce devletimizin her kademesinde yaşıyoruz şu günlerde. Ulusal mimarlık ödüllerinde oda denetimleri yüzünden elenenler ' Projemiz oda onayından geçseydi kesin ödül alırdık demeye başladı.' Büyük prestij kaybı böyle bir yarışma için. Bu denetim ve yapısal sorunlar çözülmezse iş iyice zıvanadan çıkacak.
3 Mayıs 2008, 16:55Yazan: Aslı Özbaykısaca genel kurul'a ait iki izlenim aktarmak istiyorum: ilki, "ÇED yemek" diye, her söz alan delegenin ağız alışkanlığıyla kullandığı garip bir tabirdi... şubelerde "atanmış" çevresel etki değerlendirmesi komisyonunun uygun bulmadığı projeler için kullanılan oda tabiri olarak yerleşmiş besbelli! aynı "mesleki denetim" değil de VİZE demeyi tercih etmek gibi. gökhan avcıoğlu'nun bodrum'da yaptığı bir konut projesi, ÇED YEDİĞİ için sergiden elenmiş mesela. gerekçelerini çok merak ediyorum. ikincisi, neredeyse konuyla ilgili söz alan tüm delegelerin, sergi katılımlarını değil de ödülü önemsiyor oluşuydu. herkes elenenlerin özellikle ödül alamayacak olmaları nedeniyle mutlu gibiydi. ödüllerde sıkça adını duyduğumuz mimarlar için "bizim şişman kediler" benzetmesi bile yapıldı :) oda hukukunu tamamlamamış ürünlerin sadece sergilenebileceği, ama ödül almayabileceği kimsenin aklından bile geçmiyordu. çünkü bu konu bir sergi gibi değil, yarışma gibi algılanıyordu. genel kurul tutanaklarını alıp yayımlamak lazım. 2008'de odayı yönetenlerin olayları nasıl kavradığını, nasıl tartıştığını tespit etmek açısından önemli bir belge olacak.
3 Mayıs 2008, 16:32Yazan: Aslı Özbayuslup, bir konuya katkı koymanın önemli koşullarından biri. bir şeyi "nasıl" söylediğiniz, "ne" söylemeye çalıştığınızın anlaşılmasındaki en etkili (ya da etkisiz) araç haline gelebilir. tartışmaya değer olduğu da su götürmez elbette... ama ulusal sergi ve ödüllerindeki rezaleti tartışırken, bambaşka bir eksene kayıp da konuyu önemsiz hale getirmeyi anlamak kolay değil. ben oda'nın ve başka meslek örgütlenmelerinin de hem gereğine hem önemine inanıyorum. yönetimlerin saçmalıyor oluşu ve daha doğru politikaların -bugün için- sağlanamayışı, geçmişi, gelenekleri, birikimleri olan sosyal mekanizmaların yok sayılmasını gerektirmez. aynı sergi-ödül projesindeki durum gibi: oda'nın açıklamasından "resmen" öğrendik ki 35 ürün/50 pano elenmiş. yönetim, yapılan işi "hukukun üstünlüğüne bağlılık" yaklaşımıyla açıklamaya kalkışıyor. bahsettikleri hukuk sanki "mesleki denetimi" sağlayan, mimarların hakkını koruyan, ADİL bir sürecin aracısıymış gibi demagoji yapıyorlar. mimarlık üretenlerin uymasını bekledikleri (saçmalıklarla dolu) 2005 tarihli SMM yönetmeliğini hareket noktası kabul ediyor, üyeler üzerinde kullanmayı pek benimsedikleri demir yumruk politikalarını, oda'nın düzgün işleyen her alanına sirayet ettiriyorlar. bu arada oda'nın yayın organı MİMARLIK dergisi de 3 maymunu oynayıp, bir tür "resmi gazete" hüviyetini korumayı sürdürüyor. olan biteni görmezden geliyor, karşı görüşleri yayımlamıyor ve giderek kendini küçültüyor. bu süreçler tabii ki değişecek, düzelecek... ama kolay değil, uzun zaman ve ısrarlı çaba gerektiriyor.
2 Mayıs 2008, 12:34Yazan: septDoğru, haklısınız... Ortama katkı yapmanız gerekli değil. Ortamda her türden insan bulunabilir... "Doğru, haklısınız..." : Burada size hak verdiğimi belirtiyorum. "Ortama katkı yapmanız gerekli değil." : Bu benim değil, bir önceki mesajda sizin sarfettiğiniz ifadeden çıkan anlam. (Eğer yanlış anladıysam düzeltmenizi rica ederim.) "Ortamda her türden insan bulunabilir..." : Bu içinde olumlu ya da olumsuz bir yargı taşımayan genel bir söz. Gördüğünüz gibi içine bana ait herhangi bir yargı katmadan bu üçü arka arkaya okunduğunda benim seviyem (olumlu ya da olumsuz anlamda) değil başka bir şey ortaya çıkıyor...
Bütün yorumları forumda okuyun!







