
Zorlu'nun Zincirlikuyu'daki arazisi için açılan proje yarışmasında ipi iki Türk mimar Arolat ve Tabanlıoğlu göğüsledi. Hazırlanan yeni projede bina sayısı 6'dan 4'e indirilirken, hafriyat işini de Mak-Yol üstlendi.
İstanbul Zincirlikuyu'daki eski Karayolu arazisini 800 milyon dolara alan Zorlu Grubu'nun proje yarışmasında ipi Türk mimarlar Emre Arolat ve Murat Tabanlıoğlu göğüsledi. Finala kalan 4 mimarlık bürosu arasından Arolat ve Tabanlıoğlu'nun projelerini beğenen Zorlu Grubu'nun patronu Ahmet Zorlu'nun iki şirkete birden görev verdiği öğrenildi. Yeniden masaya oturan ve Zorlu'nun istekleri doğrultusunda birtakım eklemeler yapan iki mimarlık grubunun ortak bir büro kiralayarak çalışmaları için özel bir ekip oluşturacakları konuşuluyor. Bu arada daha önce Ahmet Zorlu'nun proje çerçevesinde "25-28 katlı 5-6 bina olacak" açıklamalarına karşın yeni projede bina sayısı 4'e çekildi. Yaklaşık 600 bin metrekare alan üzerinde yapılacak olan Zorlu Center'in 2010 yılında tamamlanması bekleniyor.
Dört Bina Olacak
Projenin yüksekliği konusundaki en önemli kıstası varlığı korunacak olan Zincirlikuyu'daki Karayolları binası oluşturuyor. 4 binanın yüksekliğinin Karayolları binasını geçmemesi gerekiyor. Ancak arazide aşağıya doğru kot farkı bulunduğu için binaların yüksekliğinin 100 metre civarında yani yaklaşık 25'er katlı olması söz konusu. Proje kapsamında Zincirlikuyu'nda rezidans, otel, ofis, alışveriş merkezleri ve yaşlılara özel yaşam alanları bulunacak. Edinilen bilgiye göre İstanbul III. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na yine dört proje gönderilecek. Zincirlikuyu'ya İstanbul'un simgesi olacak bir proje gerçekleştirmek istediğini sık sık dile getiren Ahmet Zorlu'nun sırf bu amaçla Amerika'dan Uzakdoğu'ya kadar bir çok ülkeyi gezerek binaları dolaştığı ve bu anlamdaki bilgisini artırmaya çalıştığı biliniyordu.
Hafriyat Mak-Yol'un
17 Ocak 2008'de 132 bin 36 sayılı karar ile Beşiktaş Belediyesi'nden ruhsatı alan Zorlu Gayrimenkul, ihalenin ilk bölümü olan hafriyat işini İstanbul'daki Mövenpick Otel'in işletmeciliğini de üstlenen Adnan Çebi'nin şirketi Mak-Yol İnşaat'a verdi. Yaklaşık 1.5 ay önce hızlı bir şekilde hafriyata başlayan Mak-Yol İnşaat, 9 ay içinde ilk fazı tamamlayacak. İlk bölümde hafriyat yapılacak, kazıklar çakılacak ve ishale hattı döşenecek. Ardından da Zorlu Gayrimenkul önce kaba inşaat, ardından da ince inşaat için yeniden ihaleye çıkacak.
Yarışta dört mimarlık grubu finale kalmıştı
Zorlu Grubu tarafından açılan proje yarışmasına ilk önce dünyaca ünlü 14 mimarlık bürosu katıldı. Yapılan incelemeler sonunda yabancılar elenirken yerlilerden oluşan 4 grup finale kaldı. Cafer Bozkurt- Mete Arat-Cem Arat Ortaklığı, Emre Arolat Architects, Han Tümertekin- Hashim Sarkis-George Hargreaves Ortaklığı ve Tabanlıoğlu Mimarlık finale kalan gruplar arasında yer aldı. Son elemede ise Zorlu Grubu'nun patronu, Emre Arolat ve Murat Tabanlıoğlu'nun projelerini çok beğendi. Birinden birini seçmek yerine işi iki mimarlık şirketine birden verdi. Ardından da Arolat ve Tabanlıoğlu'ndan ortak bir çalışma istedi. Piyasada mimarların pek birlikte çalışmaya alışık olmadığı ancak bu proje için ikna oldukları da konuşuluyor.
Dava sürdüğü için proje gizleniyor
Uzun süren bir yarışmanın ardından iki mimarlık grubuna proje için onay veren Zorlu Grubu, Şehir Plancıları Odası, İnşaat Mühendisleri Odası ve Mimarlar Odası'nın açtığı davalar sürdüğü için projeyi sır gibi gizliyor. İşi hızlandırmak için hafriyatta davanın bitmesini beklemeyen Zorlu Gayrimenkul'un bundan sonra projesi ile birlikte Koruma Kurulu'na giderek onay alması gerekiyor.
'Hafriyat için beklenmeliydi'
Zorlu Gayrimenkul'ün hafriyata başlamasını Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Eyüp Muhcu, 'yanlış bir adım' olarak değerlendirdi. Muhcu, "Bunun için yetki belediyede. Ancak dava konusu olan bir arazi var ortada. Bu nedenle geriye dönüşü zorlaştıracak çalışmalara izin verilmemesi gerekiyor. Halen davada bilirkişi raporunu hazırlamış değil. Yani süreç devam ediyor" dedi.Konuyla İlgili Linkler
TakipYorumlarYorum Sayısı: 11819 Eylül 2008, 18:29Yazan: Gül KeskinZorlu Center Yarışması'nda ön elemeyi geçen büroların projeleri Arkitera Yarışma Projeleri bölümünde yayınlandı. Yarışmaya davet edilen tüm ekiplere, projelerinin yayınlanması için çağrıda bulunuldu, ancak bazı müelliflerden Zorlu Yapı Yatırım AŞ ile gerçekleştirilen "gizlilik sözleşmesi" kapsamında projelerini yayınlatamayacakları yönünde yanıt alındı.
Projeleri incelemek için tıklayın.
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/competitionproject/zorlucenter/caferbozkurt.jpg)
[SIZE=1]Cafer Bozkurt Mimarlık ve asp Architekten Konsorsiyumu[/SIZE]
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/competitionproject/zorlucenter/mariobotta.jpg)
[SIZE=1]Mario Botta Architetto[/SIZE]
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/competitionproject/zorlucenter/urasdilekci.jpg)
[SIZE=1]Coop Himmelb(l)au ve uras+dilekci architects Konsorsiyumu
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/competitionproject/zorlucenter/era.jpg)
ERA Şehircilik Mimarlık
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/competitionproject/zorlucenter/gregoretti.jpg)
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/competitionproject/zorlucenter/gregotti.jpg)
Gregotti Associati International spa ve ARUP Konsorsiyumu[/SIZE]
3 Eylül 2008, 10:50Yazan: AZMİ AÇIKDİL50 yıl söz ettirecek anıtsal yapı ,
İş veren olarak, çok güzel bir temenni ve bekleyiş.
İstanbul’un düğüm noktalarının birinde 50 değil daha uzun yıllar değer ve görüntüsünü kaybetmeyecek bir proje. Bu projeyi yaparken insanın elleri titrer veya titremeli, kaç mimara nasip olur böyle bir proje ? İşveren bir gruba değil iki önem verdiği gruba bunu vermiş. Bekleyişi lafta değil.
Forumda ki görsellere baktım buna göz ucu ile bakma denilebilir. Heyecan duysaydım araştırır daha derinlemesine incelerdim.
Geniş balkonlar, yeşillik sarılmış balkon korkulukları, imza Arolat. Demek ki çok katlı blokları da Tabanlıoğlu projelendirecek. İş kopmuş. Anıtın bir parçası orada diğer parçası burada birleştirilecek. Anıt olur mu ? şüpheli. Logo belki.
Haddim değil bu eleştiriyi yapmak .
Ancak bu ikilinin burada başka imaj sergilemeleri gerekir. Yaptıklarından eklemeler doğru bir yaklaşım değil. Belki onlar için bir dönüm noktası olmalı. Picasso’da, Dali’de klasik resimden sürrealizme gelmişler.
Yani çalışmaları uğraş vermeleri gerekir. Bu, uzun soluklu bir maraton demektir. Bekleyelim.
Birinci gelen yorgun maratoncunun stada girişinde; seyirciler pür dikkat koca olimpik stat sessiz bir bekleyiş içinde, maratoncunun ayak sesleri duyulacak. Hiç kimse nefes dahi almıyor. Maratoncunun yorgun kalp atışlarına seyircilerin heyecan kalp atışlarının karıştığı bir anda maratoncu giriyor. Stat ayakta, eller havada, sessizlik coşku olmuş. Maratoncu son turunu atıyor, kimse oturmuyor yerine, çıldırmış koca bir stat, stat mı çıldırmış maratoncu da çıldırmış baksanıza nasıl koşuyor.
Her proje yeni bir başlangıçdır.
3 Eylül 2008, 00:51Yazan: lennyzorlu grubunu tebrik etmek lazım.mimari anlamda bir nebze bilinçliler.en azından zorlu grubunun danışmanlarını.mimari bir yapı için yarışma açmak güzel. ancak bu kısımdan sonrası mimarinin anlamının ve elde etmenin, buna giden yolun yanlış anlaşılmış olması. zorlu grubu için çok büyük bir fırsat bu proje.büyümek,dünyada daha fazla söz sahibi olmak isteyen bir kurum için. kağıt kadar ince lcd yada katlanan plazma televizyon yapmaya eşdeğer bir tanıtım bir güç gösterisine dönüşebilcek bir fırsat. ama bu fırsat tepiliyor galiba. belki o televizyonlar yapılamayacak güney koreden ithal edilcek burda kaplanacak. o zaman bina da güney koreden gelsin.tamam ordan gelmesin.en azından onu orda yapan adamdan gelsin. tamam gözümüzde büyütmeyelim. tabanlıoğlunun maslaktaki 37. yada 56. projesi bilmiorm. aslında bir bakıma kurumun stratejisinin,hedeflerinin mekansal yansıması olmalı.yeni açılımlar kazandırmak beyaz eşyada,ürünlerde,diğer sektörlerde yeni ufuklar aramak.eğer firma bunları istiyorsa iyi düşünmeli. bunu yansıtmalı. görünen bunu gösyermiyor.binayı elde etmeye giden yolda inşa etmek veya sonrasını düşünmek kadar önemli. uluslararsı serbest katılımlı ama iki kademeli bir yarışmada olabilirdi.bu mimarlığımızı öldürmek diil. burda arayış içinde, samimi,yeni kavramlara,insan algılarını değiştirmeye yöenlik bir proje uygulanması. bir herzog de meuron,mecanoo yada rem koolhaas ın bir binası.bu hayranlık değil.bu büronun samimiyetine,arayışlarına inanmak.böyle bir binayı gezmek bile 4 yıl dan çok daha fazlasını katar bir ögrenciye.ve topluma.
1 Eylül 2008, 22:08Yazan: idiotectArkadaşlar projeleri görmeden, planlarını incelemeden ve alt metinlerini okumadan yorum yapıyorsunuz. Bu git gide arkitera forum da hastalık haline geliyor söyleyeyim. Ben bu yarışmanın başından sonuna kadar sürece şahit olmuş ve katılan bütün projeleri planlarına kadar incelemiş birisi olarak seçilen projenin oldukça kaliteli bir proje olduğunu söyleyebilirim. Zorlu grubunun işe biraz karıştığı doğrudur fakat bu konuda da sizi daha gerçekçi olmaya davet ediyorum. Araziye 800.000.000 milyon avro ödeyeceksin, belki o kadar olmasada büyük bir meblağ ilk yapım maliyetiyle karşı karşıyasınız, bu durumda siz hiç bişeye karışmaz da bütün işi mimaramı teslim ederdiniz? Bence bunu bir düşünmekte fayda var. Ayrıca bu yarışmada seçilebilecek en iyi projenin seçildiğine inanıyorum. Açıkçası ben bu eleştirileri bana yönelttiğinizi düşünmemiştim. Projeleri görmediğimi nereden çıkardınız ? Bizzat yarışma sürecinin her bölümünde bulundum. Hem yarışmaya katılan bir grupla beraber çalışma hem de diğer projeleri inceleme fırsatım oldu. Sizin tahmininiz aksine projelerden bihaber bir şekilde sadece eleştiri olsun diye yazmadım ilk mesajımı. Yani eylül ayından beri sıkı bir şekilde tüm gelişmeleri takip ediyorum. Demek istediğim bu yarışmaya katılan projelerin sadece mimari anlamda rekabet etmediğidir. Zorlu grubunun bu süreçteki keyfi tutumlarıda ortadadır. Böyle bir yarışmanın sonucunu mimari olarak eleştirmek beğenmek beğenmemek herkesin hakkı ancak bence asıl eleştirilmesi gereken yarışma sürecinde Zorlu grubunun duruşu ve Anıtlar Kurulunun (bence göstermelik bir şekilde) seçici bir kurula dönüşmesidir. Bu yarışmanın sonucunu politik bir başarı olarak yorumlamamı olumsuz bir eleştiri olarak görmemeniz gerek, bu bence meslek hayatının ciddi bir parçası ve bunda üzülecek yada sinirlenecek birşey yok. Bu eleştiri kazanan projeye kesinlikle bir itham niteliğinde de değil. Durumu özetlersek başta finalist sayısı 4+1 idi. Daha sonra Zorlu grubu Emre Arolat ve Murat Tabanlıoğlu'ndan ortak bir proje talep etti ve onlarda kabul ettiler! Daha sonra finalist sayısı 4'e düştü ve yeni bir final ortamı yaratıldı. Bu sürece bakıldığında sizce zaten kazanan başta belli değilmiydi? Son virajda böyle suni bir ortama ne gerek vardı ? Ortak proje talep edildikten sonra yarışma mantığı zaten terkedilmişti.
1 Eylül 2008, 18:15Yazan: Simla Sunay Ozdemirİstanbul’a kazandırmak istediğimiz 'kendisinden 50 yıl söz ettirecek anıtsal yapı' Mimarlık tarihini değiştirecek bir proje gibi durmuyor. Katların arasına tıkıştırılmış o yeşillikler ise binayı affettirmiyor. O bodur ağaçlara fena takıldım ben ya, pek ayrık duruyor binadan. Bitkiler daha bina yapılmadan proje üstünde işkence çekmeye başlamış gibi görünüyor. Türkiye o bahsi geçen elli yılda daha önemli şeyler konuşacak merak etmeyin. Hayat zengin için de fakir için de o perspektiflerde çizilenlerden öyle farklı ki... Estetik anlamını değiştirdi. Bilmiyorum, uzaya yapılsın bu binlar ya, daha iyi olmaz mı? İstanbul'da, hiçbir toplumsal düşünce içermeyen(pardon alışveriş en büyük toplumsal eylem unuttum), mimarı ünlü eden, sahibini zengin eden, halkı da madara eden binalardan bunalmış durumdayım. Affedin. Aptal olmadığımız için de ikinci kere affedin. Anıtsal yapı nedir biz biliyoruz.
1 Eylül 2008, 15:37Yazan: cvr_architectProjelerin kendisi ile ilgili olmadığı açık. Hiç katılmasam da bunları söylemek için projeleri bilmek, görmek gerekmez. Buda sizin bakış açınız. Saygı duyuyorum.
1 Eylül 2008, 15:34Yazan: cvr_architectKesinlikle gerekir.
1 Eylül 2008, 14:40Yazan: Omer YilmazProjelerin kendisi ile ilgili olmadığı açık. Hiç katılmasam da bunları söylemek için projeleri bilmek, görmek gerekmez.
1 Eylül 2008, 14:34Yazan: cvr_architectTüm olup bitenlerden sonra gerçekten çok şaşırtıcı bir sonuç! Zorlu'nun özel olarak görevlendirdiği iki yarışmacı grubun hazırlamış olduğu ortak projenin onaylanacağını hiç kimse tahmin edemezdi herhalde... Buna rağmen diğer yarışmacılara ayıp olmasın diye sürecin bu şekilde sonlandırılması ise ayrı bir komedi. Yarışmaya katılan, finale kalan ve kazanan tüm projelerde emek veren herkesi tebrik ederim ancak bu projenin birinci olması bence mimari değil politik bir başarıdır. Bu cümleler ne anlama geliyor? Bana anladığınızı söyleyebilir misiniz? Bu tespitler sizin projenize yapılsa ne düşünürdünüz? (Bu arada ne EAA ne de Tabanlıoğlu Mimarlık' la herhangi bir ilişkim yoktur.)
1 Eylül 2008, 14:17Yazan: Omer YilmazArkadaşlar projeleri görmeden, planlarını incelemeden ve alt metinlerini okumadan yorum yapıyorsunuz. Bu git gide arkitera forum da hastalık haline geliyor söyleyeyim. Ben bu yarışmanın başından sonuna kadar sürece şahit olmuş ve katılan bütün projeleri planlarına kadar incelemiş birisi olarak seçilen projenin oldukça kaliteli bir proje olduğunu söyleyebilirim. Zorlu grubunun işe biraz karıştığı doğrudur fakat bu konuda da sizi daha gerçekçi olmaya davet ediyorum. Araziye 800.000.000 milyon avro ödeyeceksin, belki o kadar olmasada büyük bir meblağ ilk yapım maliyetiyle karşı karşıyasınız, bu durumda siz hiç bişeye karışmaz da bütün işi mimaramı teslim ederdiniz? Bence bunu bir düşünmekte fayda var. Ayrıca bu yarışmada seçilebilecek en iyi projenin seçildiğine inanıyorum. Yukarıdaki son tartışmada söz söylemek için projeleri görmek mi gerekliydi? Projeler üzerine bir söz mü söylendi de araya bu şekilde girdiniz gerçekten anlamadım.
Bütün yorumları forumda okuyun!










