Tarih: 18 Ekim 2007 Kaynak: Cumhuriyet
Tarihi dokusunu korumak için adeta "seferberlik" halinde olan Kars'ta kenti bezeyen "Baltık mimarisi " örneÄŸi eski taÅŸ binalar da artık apartman uÄŸruna yıkılmıyorlar. Çünkü, aynı seferberlik kapsamında "kültür varlığı" olarak koruma altına alınan yaklaşık 300 yapıdan restore edilenler bile var. DeÄŸiÅŸik iÅŸlevlerle "yaÅŸatılarak korunan" lar her geçen yıl çoÄŸalıyorlar.
Ülkenin ekonomik olarak en zor durumdaki il merkezlerinden biri olmasına raÄŸmen, "imar rantı" nın çekiciliÄŸine karşı "kimlikli geliÅŸme" adına direnen kentteki "devlet" e ait kimi projelerde ise bunun tam tersi bir duyarsızlık sergileniyor.
ÖrneÄŸin, havaalanındaki yenilenmekte olan pistin inÅŸaatına "mıcır" saÄŸlamak için parçalanan vadi, üzerinde "14 bin yıl" öncesine ait resimlerin olduÄŸu "koruma altındaki" tarihi kayalıkları barındırıyor.
Kentin en eski anıtsal yapılarından "12 Havariler Kilisesi" ile Osmanlı mirası "Evliya Camisi" ndeki restorasyon çalışmalarında da tarihsel özgünlüÄŸü yok eden uygulamalar Erzurum Koruma Kurulu tarafından "inceleme" ye alındı.
'SİT' İçinde Mıcır Üretimi
Havaalanının pist yenileme inÅŸaatı nedeniyle bir yıla yakın bir süredir uçuÅŸlara kapanması, kentte giderek yoÄŸunlaÅŸan ulusal ve uluslararası kültür etkinliklerini de olumsuz etkiledi. Denebilir ki Kars sadece iklim olarak deÄŸil, kültür ve turizm açısından da son yılların en "kurak" geçen yazını yaÅŸamış oldu.
Geçen yıl her gün üç tarifeli uçuÅŸla gerçekleÅŸen hava ulaşımındaki bu uzun duraksama, ekonomik ve sosyal yaÅŸama da olumsuz etki ederken, aynı inÅŸaatla tarih öncesi kalıntılara da zarar verildi.
Kente 5 km'deki Borluk Vadisi'nde, 10 ila 14 bin yıl önce yaÅŸamış insanlara ait kaya üstü resimler var. Vadinin mıcır için parçalandığını gören ÇEKÜL Kars Temsilcisi Cengiz Şıklı , tahribatı ilgililere bildirmesine raÄŸmen kimse oralı olmadı.
DoÄŸu Anadolu arkeolojisinin uzmanı Prof. Dr. Oktay Belli 'nin ifadesiyle "insanlığın en eski sanat ürünleri" olan kaya üstü resimlerin korumaya alınmış vadisi, pist inÅŸaatının malzeme ÅŸantiyesine dönüÅŸtürüldü.
Ataköy (MaÄŸaracık) ve Azat köyleri arasında 15 km. uzanan kültür vadisinin "SİT" ilan edildiÄŸini anımsatan Cengiz Şıklı diyor ki: "Asıl yapılması gereken, yenilenen havaalanıyla daha da canlanacak turizm adına da burayı korumak ve kültürel yaÅŸama kazandırmak iken, sanki baÅŸka yer bulunamazmış gibi inÅŸaat malzemesi için parçalamak nasıl bir anlayıştır?"
Evliya Camisi Kalmadı
Kars'taki bir diÄŸer kaygı yaratan uygulama da tarihi yapıların restorasyonunda gözlenen tahribatlar.
Sultan III. Murat döneminde Kars Kalesi onarılırken bir medrese ve bir hamamla birlikte 1579'da yapılan Evliya Camisi, minaresi dışında artık tümüyle "baÅŸka" bir yapı.
Adını, Anadolu erenlerinden Horasanlı Hasan-ı Harakani 'nin aynı yerdeki türbesinden alan; eski ahÅŸap iÅŸçiliÄŸi ve çini sanatının özgün örnekleriyle bezeli cami, 1996'da "yenileme" adına yıkılarak adeta "arabesk" bir mimariyle inÅŸa edilmiÅŸti.
Åžimdi de öteden beri bahçesinde bulunan "NakÅŸibendi" mezarlarının cami kapsamına alındığı yeni bir "onarım" (!)la özgünlüÄŸünü tamamen yitiriyor...
Kiliseye Çivi Çakıldı
Evliya Camisi'nin komÅŸusu konumundaki ünlü "12 Havariler Kilisesi" nin restorasyonunda ise özellikle kültürel simgeler hemen hiç gözetilmiyor.
Ermeni Kralı Abas döneminde (929-953) yapılan, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde cami olarak kullanılan, 19. yüzyıl sonlarındaki Rus iÅŸgalinde yeniden kiliseye dönüÅŸtürülen ve daha sonra da mimarisinden ötürü "Kümbet Camii" adıyla anılan kiliseyi kültür ve sanat merkezi iÅŸleviyle yaÅŸatmak isteyen Kars Belediyesi yıllardır yanıt alamıyor.
Aynı zamanda Tarihi Kentler BirliÄŸi kurucularından ve encümen üyesi olan Belediye BaÅŸkanı Naif AlibeyoÄŸlu Å







