
Semra ve Özcan Uygur'un CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları Projesi
İlk kez 23 Eylül 1980 yılında çıkarılan 2302 sayılı yasa ile tanımlanan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) alanı, son 4 - 5 yıldır farklı projelerle gündeme taşınıyor. Alanın 1980 yılında kültür, sanat ve rekreasyon alanı olarak belirlenmesi ve koruma altına alınmasının ardından, belirtilen fonksiyonlara uygun düzenlemelerin yapılması için ilk adım, 1981 yılında Bayındırlık Bakanlığı tarafından açılan Atatürk Kültür Merkezi yarışması ile atıldı.
Beş ayrı bölgeden oluşan alanın; kültür ve sanat yapıları için ayrılan 1. bölgesine (Eski Hipodrom Alanı) yönelik açılan bu yarışma sonucunda, Filiz Erkan ve Coşkun Erkal’ın ortaklaşa geliştirdiği proje birinci seçilerek bugünkü Atatürk Kültür Merkezi Binası, 1987 yılında hizmete girdi.
AKM yasasında, diğer dört bölge ise şu fonksiyonlarla tanımlanıyordu:
- İkinci Bölge: Spor ve Rekreasyon Alanı (19 Mayıs Stadyumu ve Atatürk Kapalı Spor Salonu'nun bulunduğu alan)
- Üçüncü Bölge: Rekreasyon Alanı (Gençlik Parkı Alanı)
- Dördüncü Bölge: Sanat ve Kültür Alanı
- Beşinci Bölge: Müzeler Alanı (Ulus Meydanı - Gençlik Parkı Arası)
AKM CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları Alanı Haritayı büyüt
1992 yılında, Milli Komite tarafından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Konser Salonu’nun dördüncü bölgede yapılmasına yönelik alınan kararın ardından, mevcut Konser Salonu ile Ankara Adliyesi’nin arasında, hal olarak kullanılan; Atatürk ve Talatpaşa Bulvarları’yla sınırlandırılan, 4. bölgeye yönelik “AKM CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları” yarışmaya açıldı; alanın bütünü konser salonu yapılmak için ayrıldı.
AKM Nazım Planı’nda mevcut binaların (Konser Salonu, Selim Sırrı Tancan Spor Salonu ve 1992’de yıkım kararı çıkan Eski Cer Atölyeleri, Tren Bakım Hangarları) korunması kararı benimsendi. Yine 1995’te Milli Komite tarafından bu yapıların korunup çağdaş sanatlar müzesi yapılması kararı alındı.
AKM CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları Yarışması'nda Birincilik Ödülü’nü kazanan Semra ve Özcan Uygur ortaklaşa projesinin 4. bölgedeki inşasına başlandı, yine Komite kararıyla Çağdaş Sanatlar Müzesi Güzel Sanatlar Galerisi Projesi’nin için de aynı ekip yetkilendirildi.
2005 yılındaki Milli Komite’nin 17. toplantısında Ankara Adliyesi’ne ek bina yapılmasına, 18. toplantıda ise ek bina yapılacak arazinin, Eski Milli Güvenlik Mahkemesi binasının önündeki Adliye’ye ait olan otopark alanı olmasına karar verildi. Bu kararın ardından ise yasayla belirlenmiş olan Adliye arazisinin sınırı, yapılan 1/5000’lik ve 1/1000’lik imar planlarında genişletilerek demiryoluna kadar uzatıldı.

AKM 4. Bölgesi: CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları Arazisinin Değişen Sınırı
Sınırın demiryoluna kadar uzatılmasıyla; hem AKM yasayla hem de Milli Komite kararıyla belirlenmiş olan, aynı zamanda CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları Yarışması şartnamesinde de belirtilen sınır değiştirilmiş oldu. Konuyla ilgili müellif konumundaki mimarlar Semra ve Özcan Uygur’un İdari Mahkeme’ye taşıdığı dava halen devam ediyor.
Ek Adliye binası ile ilgili pek çok yasal çelişkinin yanı sıra, proje sınırının değiştirilmesi ile; mevcut topografik özellikler nedeniyle, Konser Salonu’nun otopark giriş - çıkışı ve Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin araç giriş- çıkışlarının sağlanabildiği tek noktanın da kapanması söz konusu.
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Semra Uygur; “Biz, Adalet Bakanlığı’nın Adliye yapılarını yapan Yapım İşleri Kurumu’nun ve Bayındırlık Bakanlığı’nın Milli Komite’yi kandırdığını düşünüyoruz. Ağır bir itham kabul etseler de bunu onlara da söyledik ve bu iddialarımızla mahkemeye gittik. Mahkeme sürecinde, imar planı değişiklerinin yapılıp onaylanmasının ardından, Büyükşehir Belediyesi araziyi parsellere ayırmaya başladı. Bunula ilgili olaak da Belediye’ye itiraz dilekçemizi sunduk, fakat iki aylık yasal süre geçmiş olmasına rağmen, henüz bir cevap alamadık.” açıklamasında bulundu.
Temeli, 1995 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından atılan projeye yeterli ödenek sağlanmadığı için 1997 – 2005 yılları arasında inşaatın durduğunu belirten Uygur, şu anda %70’i tamamlanmış olan Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin inşaatının da aynı problem yüzünden beklediğinin altını çizdi.
Başkentte bir sürü alışveriş merkezi yapıldığını, kültür yapılarına ise yatırım yapılmadığını vurgulayan Uygur; boş arazilere yönelik bu uygulamaları, ileride kültür yapısı yapma kara alındığında boş arazi yok denerek uygulamanın yapılamaması için şimdiden bir alt yapı hazırlığı şeklinde yorumladığını söyledi.
AKM alanındaki, Ankara Garı ve Adliye Sarayı arasında kalan bölge üzerinde yapılması düşünülen yeni kültür kompleksi projesi de geçtiğimiz günlerde Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından yapılan açıklama ile gündeme taşınmıştı.Konuyla İlgili Linkler
- Ankara AKM'nin Yeni Yüzü
- Atatürk Kültür Merkezi Alanları Çağdaş Anlayışla Ele Alınmalıdır
- Arkiv'de AKM CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları
- Arkiv'de Ankara Adliye Sarayı
- Arkiv'de Ankara Kongre ve Kültür Merkezi Mimari Proje Yarışması
TakipYorumlarYorum Sayısı: 227 Şubat 2008, 12:56Yazan: galantusSayın Nimet Aydın'la çalıştığım dönemde, aynı alan için Melih Gökçek bizden de bir öneri istemişti.. Nimet Bey, bu tasarımın elde edilmesi için, bir yarışmanın çok daha doğru olacağını vurgulamıştı ilk önce.. Yarışma fikrini çok aceleleri olduğu gerekçesiyle reddediyorlardı o dönemde.. Biz de kendisine mevcut yapıların korunmasını, hatta A.K.M'nin önünde uzanan aksın, istenen tarih müzesiyle ilişkilendirilmesini, bu sayede alanın oluşturulmasındaki makro kararlara sadık kalınmış olacağını ve bölgenin kültür ve sanat bölgesi işlevinin eksiltilmesinin bir anlamı olmadığını iletmiştik.. Ayrıca mevcut kültür merkezi yapısının çok yakın bir dönemde elde edilmiş, bir tasarım ürünü olduğunu ve onun alanda bir simge öğe olarak yeterince baskın olduğunu belirtmiştik. Zira her zaman olduğu gibi yine bir "simge" arayışındaydılar.. Ancak bazen niyetler başından belli olunca, hiçbir öneri anlamlı değildir dinleyen için.. Buradan sonrası Nimet Aydın ve ekibinden bağımsız olarak o gün içimden geçenlerdir: bence bu "türk tarihi müzesi" ile niyet üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Ve görüyorum ki bağcı bu öneriyle dayağı yemiş çoktan.. Yukarıda gördüğümüz öneri gerçekleşirse, herhalde 5 yıl içinde A.K.M'nin işlevini yerine getiremediği daha yüksek sesle dile getirilir. Zira Ankara'da ki benzer örneklerinin tamamı gibi eminim bu yapılar da belediyenin "reyting arttırıcı" yöntemleriyle dolup taşarlarken, A.K.M bugünkünden bile daha fazla yalnız bırakılacaktır..
6 Şubat 2008, 11:49Yazan: cagribeyÇok fena, bu proje "buraya böyle bir yapı yapılmamalı" örneğidir. Oryantalizm denen illetten kurtulalım diye çok uğraştık kurtulduk, artık fesli ve bıyıklı hatırlanmıyoruz yurt dışında, artık cnn de Pakistan Afganistan ve Türkiye arsında benzerlikler konuşuluyor, bizde nasıl olurda iyice onlara benzeyelim diye uğraşıyoruz gün geçtikçe. Gün geliyor Medine camisinin aynısını yaptırıyoruz, evlerimizin cephelerini arapça yazılarla süslüyor, kocaman nazar boncukları konduruyor bunlara bakıp bakıp mutlu oluyoruz. Mimar Sinan'ı unuttuk. Cahillikmi, art niyetmi, yoksa yozlaşma mı, ben bir yanıt bulamadım.
4 Şubat 2008, 16:52Yazan: RedRapsodyAKP genel merkeziyle mimari üslüp açısından benzerliği dikkat çekici. Birileri şunun çok farkında, bir dönemde iz bırakmak istiyorsanız mimari ürünlerinizde sizi hatırlatacak çizgileri bırakmanız gerekir. Bu siyasi düşüncenin mimari üslüp olarak benimsemeye çalıştığı üslüp bu. 2. Cumhuriyet dönemi mimari akımından sonra Cumhuriyetimiz 80 dejenerasyonun içinde çırpınıp durdu, devrimin felsefesi sarsılırken , bu mimarlığına da yansıdı. Kimliksiz kalan , sahipsiz mimarlığı 'karşı devrimciler' sahiplendi. Şimdi meydan onlara kaldı, meydanı onlara bıraktık. Yaparlar, karşısına geçip gerine gerine de açılış yaparlar.
22 Ekim 2007, 11:08Yazan: rana ögütAzeri mimarın proje ile ilgili elimizdeki çalışmalarına bakılırsa Kültür Merkezi kavramından uzak, çocuk aktivite merkezi havasında bir yapı görüyorum. Yapılan ürün kumdan kaleleri andırıyor. Bir süredir Bakü'de yaşayan bir insan olarak mimarın buradaki mimarinin etkisinde kaldığını bile söyleyemeyeceğim. Burada taş işçiliği çok ileri düzeyde ve mimariye önem veriliyor. Kendi ülkemizden olmayan birinin Selçuklu yada Osmanlı Dönemi Mimarisi'ne göndermeler yapmaya çalışması kendi tasarımını yaratması açıdından zorlayıcı olabilir, ki bu proje de bunun iyi bir örneği. Oysa Bakü'de şehir merkezinde Zaha Hadid tarafından yapılan projede ne Bakü'de çok rastladığımız Rus etkisi geniş meydanları ne de ağır taş işçiliği olan kemerli kapıları görüyoruz. Zaha Hadit Bakünün mimarisinden alıntılaryapmayarak çok ters bir iş mi yaptı sizce? Bence Hayır. Çünkü ben Zaha Hadit'in kültür merkezi projesindeyim ve insanların bu projenin dış duvarlara asılı afişlerine nasıl hayran hayran baktıklarını biliyorum. Bakü'de hiç olmayan bir bina inşa ediliyor ve kültür merkezi şehrin kültürünü değiştiriyor. Geçmişi tekrarlamak doğru yapıldığı sürece iyidir, ancak yenilik getirmek herkesin ufkunu genişletir. Bence Türkiye'de de mimari açıdan ufuklar genişlemeli.
20 Ekim 2007,Yazan: hasantİnsanlık ve uygarlık tarihinde,dogma'ya ve doğa'ya karşı,özgür ve bilimsel düşüncenin ilkkez ortaya çıktığı bu topraklardan (Anadolu'dan) sayısız uygarlık gelip geçmiş.
Kendi çağlarının mimarlıklarını ( mimarlık ve yapı kültürlerini ) özgün ve kişilikli olarak binlerce yıl sonraya,günümüze yansıtacak kadar akılcı ve öncü.
2000'li yıllarda ve Cumhuriyetin başkentinde yapılmaya öykünülen projelere bakın.! Yerel yönetimin kültürel düzeyine'de.!
19 Ekim 2007, 15:39Yazan: Gül KeskinAKM alanı üzerinde yapılması düşünülen yeni kültür kompleksi ile ilgili mimari çevrelerden gelen tepkiler sürüyor. Ortaya çıkan tepkilerin en önemli ortak noktası, kentin çekim merkezi konumunda olan bu gibi önemli yapıların tasarlanma sürecinde izlenen yöntem.
Yeni Kültür Kompleksi’nin tasarımcısı Feraz Manevi’nin, kendi ülkesindeki uygulamalara baktığımızda bir başka çelişki ile karşı karşıya kalıyoruz...
Konuyla ilgili haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/10/19/manset02.jpg)
Yeni Kültür Kompleksi - Farez Manevi
![[image]](http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/10/19/manset03.jpg)
Haydar Aliyev Kültür Merkezi - Zaha Hadid
17 Ekim 2007, 13:02Yazan: Gül KeskinTemeli, 1995 yılında atılan fakat yeterli ödenek sağlanmadığı için bugüne kadar tamamlanamayan CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları projesi, bu kez de Ankara Adliyesi'ne yapılacak ek binanın arazi sınırlarına taşması ile gündemde. Ek Adliye binası ile ilgili pek çok yasal çelişki bulunmasının yanı sıra, proje sınırının değiştirilmesi ile; mevcut topografik özellikler nedeniyle, Konser Salonu’nun otopark giriş - çıkışı ve Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin araç giriş - çıkışlarının sağlanabildiği tek noktanın da kapanması söz konusu.
Konuyla ilgili müellif mimarlardan Semra Uygur'un görüşlerinin de yer aldığı haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
13 Ekim 2007, 16:25Yazan: 22422Evet yarışma olmalı.
Mimar Milletvekilleri:
Zeki Ergezen (AKP, Bitlis)
Kutbettin Arzu (AKP, Diyarbakır)
Azize Sibel Gönül (AKP, Kocaeli)
Mustafa Demir (AKP, Samsun)
Safiye Seymenoğlu (AKP, Trabzon)
Fehmi Murat Sönmez (CHP, Eskişehir)
Ali Topuz (CHP, İstanbul)
Hikmet Erenkaya (CHP, Kocaeli)
Derdimizi anlatabileceğimiz meslektaşlarımıza ulaşmak lazım.
11 Ekim 2007, 15:54Yazan: Omer YilmazAnkara AKM Alanları için uluslararası, iki kademeli ve açık bir proje yarışması düzenlensin. İskenderiye Kütüphanesi ve Büyük Mısır Müzesi yarışmaları gibi...
11 Ekim 2007, 15:48Yazan: Omer YilmazEvet epeydir bu konular konuşuluyor. 8-10 ay kadar önce Ankara'da bulunduğum bir sırada AKM Alanı için bir "Kurtuluş Savaşı Müzesi"nden bahsediliyordu. Bu yapının mimarı olarak da Japonya'daki Expo 2005 Türkiye Pavyonu'nun mimarı Hilmi Şenalp'in adı geçiyordu. Ama karşımıza bir anda bambaşka bir tablo ile Azeri olduğu söylenen ama hakkında adı da dahil olmak üzere başkaca da bilgimizin bulunmadığı bir mimar çıktı.
Bütün yorumları forumda okuyun!







