Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Ankara AKM’nin Yeni Yüzü

Tarih: 10 Ekim 2007


Türk Serbest Mimarlar Derneği, Ankara’daki, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu, Ankara Garı ve Adliye Sarayı arasında kalan alan üzerinde yapılması düşünülen yeni kültür kompleksiyle ilgili açıklamada bulundu:

"Anbahaber Dergisinin son sayısında Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan bir protokol ile gerçekleştirilmesi planlanan Türk Tarih ve Kültür Parkı’nın ön proje bilgisayar simülasyonları yayınlanmıştır. Konu parkın gerçekleştirilmesi için 2302 sayılı Atatürk Kültür Merkezi Kurulması hakkındaki kanun gereği inşa edilmiş olan mevcut AKM Müze ve sergi yapısı yıkılacak ve yarışma ile elde edilmiş projeleri 2001 yılından beri inşaat ihalesine hazır olarak bekleyen Başkent’in büyük eksiği, uluslararası standartlara uygun opera, tiyatro ve gösteri merkezini içeren Ankara Kongre ve Kültür Merkezi projesi iptal edilecektir. 876.000 metrekare büyüklüğündeki hipodrom alanının 1/8 olan 100.000 metrekare alan kaplayan bu yapıların yok edilerek Başkent’in kültürel yüzünün de yok edilmesini kabul etmek olası değildir.



Türk Tarih ve Kültür Parkı’nın mimari projeleri eski Güzel Sanatlar Genel Müdürü Mehmet Özel’in koordinatörlüğü ile Azerbaycanlı Mimar Feraz Manevi’ye yaptırılmıştır. Ortaya çıkan mimariyi adlandırmak gerekirse 1900’lü yıllarda moda olan 'revivalist (tekrar canlandırmacı)' ve 'eklektik (kendine uygun gelen çeşitli üsluplarda mimari elemanların kullanılması)' denilebilir. Bu mimari sistem ülkemizde 2002 yılı sonrası 'ulusal mimari' adı verilerek 'dinsel – ideolojik' anlamda kullanılmaya başlandı. Şekilcilikten ileri gidemeyen bu ideolojik mimari sistemin örnekleri Sivas’taki kubbeli Adliye Sarayı, Keçiören ve Esenboğa yolu çevresindeki çeşitli konut yapılarının mimarisinde ve son yıllarda inşa edilen birçok yapıda görülmektedir. Serbest Mimarlar Derneği’nin bu konuda açtığı fotoğraf sergisi Keçiören Belediye Başkanlığı tarafından yasa dışı yöntemlerle kapattırılmıştır.

Atatürk Kültür Merkezi’nin yeni yüzünü böyle bir mimari mi oluşturacaktır? Cumhuriyetin ve laikliğin kurucusu Türk Silahlı Kuvvetleri böyle bir mimari ile mi temsil edilecektir?



Güzel sanatlar içinde ideolojik açıdan en yavaş gelişen sanat mimarlık sanatı. İdeolojik anlamlı yapıların yapılmaya başlanması, o ideolojinin toplumda yerleşmişliğinin işaretidir. Bu yapılara Türk mimarisi, Ulusal Mimarimiz gözüyle bakmak yanıltıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ideolojisi çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak, her alanda çağdaş ürünler vererek gelişmektir.

Bu konuda izlenecek tek yol, bugüne kadar başarı ile uygulanan 'Ulusal Yarışma' sistemidir. Bu konu ile ilgili protokolde belirtildiği gibi 'Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk İlke ve İnkılapları’nı genç nesillere anlatacak' bir proje için tüm Türk mimarlarına yaratıcılıklarını ortaya koyma şansı verilmelidir. Yöntem bir seçicinin uygun gördüğü bir mimara iş vermek olmamalı, tüm Türk mimarlarının yaratıcı güçlerine şans tanınmalıdır.

Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü nedeniyle 1980’de çıkarılan 2302 sayılı Atatürk Kültür Merkezi Kurulması Hakkında Kanun, büyük Atatürk’ün başlattığı kültür ve sanat devriminin devamını öngören çok önemli bir kanundur. Bu kanunla Sıhhiye'deki Adliye Sarayı’ndan başlayan ve Hipodrom alanına kadar uzanan yeşil alan, bu alan içinde kültür yapıları (Müze – Sergi Yapısı, C.S.O. Konser Salonu, Ankara Kongre ve Kültür Merkezi (Opera, Tiyatro, Kongre ve Gösteri Merkezi) planlanması öngörülmüş, böylece Ankara’nın tüm medeni başkentlerde, Başkent’in 'akciğeri' niteliğindeki bir yeşil alana ve Ankara’yı Kültür Başkenti yapacak kültür tesislerine kavuşturulması öngörülmüştür.

Bu konudaki gelişmeler yavaş olmuş, kültür tesislerinin projeleri yarışmalar yapılarak elde edilmiş, C.S.O. yapısının inşaatına başlanmış, hipodrom alanı peyzaj projesi yaptırılmış, Ankara Kongre ve Kültür Merkezi yapısı Opera bölümünün uygulama projeleri 2001 yılında inşaat ihalesine hazır hale getirilmiştir. Ancak 2002 yılından sonra tüm yapılanlar iptal edilmiş, Operanın C.S.O. yapısına ilavesi, kültür yapılarının Adliye Sarayı ile Gar yapısı arasına yapılması gibi olanaksız çözümler ile günler geçirilmiştir ve geçirilmektedir. Yeşil Alanlar konusunda da kanuna uyulmamış, Gençlik Parkı tekrar yapılar ile doldurularak planlanmış, 19 Mayıs Stadyumu alanındaki kaçak yapıların yıkılarak bu alanın yeşil dinlenme alanı haline getirilmesi yerine buraya da 10.000 kişilik kapalı spor salonu inşası öngörülmüştür. AKM Alanı 4. Bölgesi’nde de Konser Salonlarının önüne 5.000 kişilik yeni bir kapalı spor salonu yaptırılacaktır.

Özetle; Büyük Önder Atatürk’ün 100. Doğum Yılı nedeniyle çıkarılmış olan 2302 sayılı yasanın ruhuna aykırı uygulamalar yapılarak, Ankara Atatürk’ün düşlediği Kültür Başkenti niteliğinden uzaklaşmakta, planlanan kültür tesisleri iptal edilmekte, 'Atatürk İlke ve İnkılaplarını genç nesillere anlatacak' yapılar, bir zamanlar Sovyetler Birliği’nde moda olan eklektik - revivalist stilde, bir Azeri mimar tarafından tasarlanmaktadır.

Serbest Mimarlar Derneği olarak Atatürk Kültür Merkezi Kurulması hakkındaki kanuna uyulmasını, AKM alanlarında planlanmış olan tüm kültür yapılarını inşa edilmesini ve böylece Ankara'nın Kültür Başkenti olmasının önlenmemesini, Türk Tarih ve Kültür Parkı’nın yarışmaya çıkarılarak, çağdaş medeniyet seviyesine yaraşır bir projenin uygulanmasını Cumhuriyetimizin ve Başkentimizin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşması için 'Olmaz ise olmaz' şartı olarak görmekteyiz."Konuyla İlgili LinklerTakipYorumlarYorum Sayısı: 22

7 Şubat 2008, 12:56Yazan: galantusSayın Nimet Aydın'la çalıştığım dönemde, aynı alan için Melih Gökçek bizden de bir öneri istemişti.. Nimet Bey, bu tasarımın elde edilmesi için, bir yarışmanın çok daha doğru olacağını vurgulamıştı ilk önce.. Yarışma fikrini çok aceleleri olduğu gerekçesiyle reddediyorlardı o dönemde.. Biz de kendisine mevcut yapıların korunmasını, hatta A.K.M'nin önünde uzanan aksın, istenen tarih müzesiyle ilişkilendirilmesini, bu sayede alanın oluşturulmasındaki makro kararlara sadık kalınmış olacağını ve bölgenin kültür ve sanat bölgesi işlevinin eksiltilmesinin bir anlamı olmadığını iletmiştik.. Ayrıca mevcut kültür merkezi yapısının çok yakın bir dönemde elde edilmiş, bir tasarım ürünü olduğunu ve onun alanda bir simge öğe olarak yeterince baskın olduğunu belirtmiştik. Zira her zaman olduğu gibi yine bir "simge" arayışındaydılar.. Ancak bazen niyetler başından belli olunca, hiçbir öneri anlamlı değildir dinleyen için.. Buradan sonrası Nimet Aydın ve ekibinden bağımsız olarak o gün içimden geçenlerdir: bence bu "türk tarihi müzesi" ile niyet üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Ve görüyorum ki bağcı bu öneriyle dayağı yemiş çoktan.. Yukarıda gördüğümüz öneri gerçekleşirse, herhalde 5 yıl içinde A.K.M'nin işlevini yerine getiremediği daha yüksek sesle dile getirilir. Zira Ankara'da ki benzer örneklerinin tamamı gibi eminim bu yapılar da belediyenin "reyting arttırıcı" yöntemleriyle dolup taşarlarken, A.K.M bugünkünden bile daha fazla yalnız bırakılacaktır..

6 Şubat 2008, 11:49Yazan: cagribeyÇok fena, bu proje "buraya böyle bir yapı yapılmamalı" örneğidir. Oryantalizm denen illetten kurtulalım diye çok uğraştık kurtulduk, artık fesli ve bıyıklı hatırlanmıyoruz yurt dışında, artık cnn de Pakistan Afganistan ve Türkiye arsında benzerlikler konuşuluyor, bizde nasıl olurda iyice onlara benzeyelim diye uğraşıyoruz gün geçtikçe. Gün geliyor Medine camisinin aynısını yaptırıyoruz, evlerimizin cephelerini arapça yazılarla süslüyor, kocaman nazar boncukları konduruyor bunlara bakıp bakıp mutlu oluyoruz. Mimar Sinan'ı unuttuk. Cahillikmi, art niyetmi, yoksa yozlaşma mı, ben bir yanıt bulamadım.

4 Şubat 2008, 16:52Yazan: RedRapsodyAKP genel merkeziyle mimari üslüp açısından benzerliği dikkat çekici. Birileri şunun çok farkında, bir dönemde iz bırakmak istiyorsanız mimari ürünlerinizde sizi hatırlatacak çizgileri bırakmanız gerekir. Bu siyasi düşüncenin mimari üslüp olarak benimsemeye çalıştığı üslüp bu. 2. Cumhuriyet dönemi mimari akımından sonra Cumhuriyetimiz 80 dejenerasyonun içinde çırpınıp durdu, devrimin felsefesi sarsılırken , bu mimarlığına da yansıdı. Kimliksiz kalan , sahipsiz mimarlığı 'karşı devrimciler' sahiplendi. Şimdi meydan onlara kaldı, meydanı onlara bıraktık. Yaparlar, karşısına geçip gerine gerine de açılış yaparlar.

22 Ekim 2007, 11:08Yazan: rana ögütAzeri mimarın proje ile ilgili elimizdeki çalışmalarına bakılırsa Kültür Merkezi kavramından uzak, çocuk aktivite merkezi havasında bir yapı görüyorum. Yapılan ürün kumdan kaleleri andırıyor. Bir süredir Bakü'de yaşayan bir insan olarak mimarın buradaki mimarinin etkisinde kaldığını bile söyleyemeyeceğim. Burada taş işçiliği çok ileri düzeyde ve mimariye önem veriliyor. Kendi ülkemizden olmayan birinin Selçuklu yada Osmanlı Dönemi Mimarisi'ne göndermeler yapmaya çalışması kendi tasarımını yaratması açıdından zorlayıcı olabilir, ki bu proje de bunun iyi bir örneği. Oysa Bakü'de şehir merkezinde Zaha Hadid tarafından yapılan projede ne Bakü'de çok rastladığımız Rus etkisi geniş meydanları ne de ağır taş işçiliği olan kemerli kapıları görüyoruz. Zaha Hadit Bakünün mimarisinden alıntılaryapmayarak çok ters bir iş mi yaptı sizce? Bence Hayır. Çünkü ben Zaha Hadit'in kültür merkezi projesindeyim ve insanların bu projenin dış duvarlara asılı afişlerine nasıl hayran hayran baktıklarını biliyorum. Bakü'de hiç olmayan bir bina inşa ediliyor ve kültür merkezi şehrin kültürünü değiştiriyor. Geçmişi tekrarlamak doğru yapıldığı sürece iyidir, ancak yenilik getirmek herkesin ufkunu genişletir. Bence Türkiye'de de mimari açıdan ufuklar genişlemeli.

20 Ekim 2007,Yazan: hasantİnsanlık ve uygarlık tarihinde,dogma'ya ve doğa'ya karşı,özgür ve bilimsel düşüncenin ilkkez ortaya çıktığı bu topraklardan (Anadolu'dan) sayısız uygarlık gelip geçmiş.

Kendi çağlarının mimarlıklarını ( mimarlık ve yapı kültürlerini ) özgün ve kişilikli olarak binlerce yıl sonraya,günümüze yansıtacak kadar akılcı ve öncü.

2000'li yıllarda ve Cumhuriyetin başkentinde yapılmaya öykünülen projelere bakın.! Yerel yönetimin kültürel düzeyine'de.!

19 Ekim 2007, 15:39Yazan: Gül KeskinAKM alanı üzerinde yapılması düşünülen yeni kültür kompleksi ile ilgili mimari çevrelerden gelen tepkiler sürüyor. Ortaya çıkan tepkilerin en önemli ortak noktası, kentin çekim merkezi konumunda olan bu gibi önemli yapıların tasarlanma sürecinde izlenen yöntem.

Yeni Kültür Kompleksi’nin tasarımcısı Feraz Manevi’nin, kendi ülkesindeki uygulamalara baktığımızda bir başka çelişki ile karşı karşıya kalıyoruz...

Konuyla ilgili haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

[image]

Yeni Kültür Kompleksi - Farez Manevi

[image]

Haydar Aliyev Kültür Merkezi - Zaha Hadid

17 Ekim 2007, 13:02Yazan: Gül KeskinTemeli, 1995 yılında atılan fakat yeterli ödenek sağlanmadığı için bugüne kadar tamamlanamayan CSO Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları projesi, bu kez de Ankara Adliyesi'ne yapılacak ek binanın arazi sınırlarına taşması ile gündemde. Ek Adliye binası ile ilgili pek çok yasal çelişki bulunmasının yanı sıra, proje sınırının değiştirilmesi ile; mevcut topografik özellikler nedeniyle, Konser Salonu’nun otopark giriş - çıkışı ve Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin araç giriş - çıkışlarının sağlanabildiği tek noktanın da kapanması söz konusu.

Konuyla ilgili müellif mimarlardan Semra Uygur'un görüşlerinin de yer aldığı haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

13 Ekim 2007, 16:25Yazan: 22422Evet yarışma olmalı.


Mimar Milletvekilleri:

Zeki Ergezen (AKP, Bitlis)
Kutbettin Arzu (AKP, Diyarbakır)
Azize Sibel Gönül (AKP, Kocaeli)
Mustafa Demir (AKP, Samsun)
Safiye Seymenoğlu (AKP, Trabzon)
Fehmi Murat Sönmez (CHP, Eskişehir)
Ali Topuz (CHP, İstanbul)
Hikmet Erenkaya (CHP, Kocaeli)

Derdimizi anlatabileceğimiz meslektaşlarımıza ulaşmak lazım.

11 Ekim 2007, 15:54Yazan: Omer YilmazAnkara AKM Alanları için uluslararası, iki kademeli ve açık bir proje yarışması düzenlensin. İskenderiye Kütüphanesi ve Büyük Mısır Müzesi yarışmaları gibi...

11 Ekim 2007, 15:48Yazan: Omer YilmazEvet epeydir bu konular konuşuluyor. 8-10 ay kadar önce Ankara'da bulunduğum bir sırada AKM Alanı için bir "Kurtuluş Savaşı Müzesi"nden bahsediliyordu. Bu yapının mimarı olarak da Japonya'daki Expo 2005 Türkiye Pavyonu'nun mimarı Hilmi Şenalp'in adı geçiyordu. Ama karşımıza bir anda bambaşka bir tablo ile Azeri olduğu söylenen ama hakkında adı da dahil olmak üzere başkaca da bilgimizin bulunmadığı bir mimar çıktı.

Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Ağustos 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
        1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı