
Marmaray'ın Yenikapı ayağındaki çalışmaları sırasında İstanbul'un tarihini değiştirecek mimari kalıntılar bulundu.
Marmaray projesi kapsamında yürütülen kazıların Yenikapı ayağında İstanbul'un tarihini değiştirecek yaklaşık 8 bin yıllık mimari kalıntılar ortaya çıkarıldı. Arkeolojik kazılarda bir süre önce yeri tespit edilen ve yakın bir zamanda kazılmaya başlanan tarih öncesi yerleşim yerinin, tarihi yarımadanın en eski yaşam alanı olduğu belirlendi. M.Ö. 6200-5600 arasında tarihlendirilen alan için Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Yenikapı'da çıkan bu tarih öncesi yerleşim, İstanbul'un tarihi açısından çok önemlidir ve olduğu gibi korunmalıdır" dedi.
"Çok Önemli Bir Keşif"
Yenikapı kazısının başkanlığını yürüten İstanbul Arkeoloji Müzeleri Başkanı İsmail Karamut da bulunan kalıntıların tarih açısından çok önemli bir keşif olduğunu, İstanbul'un tarihi yazılırken aralarda kalan ciddi bir boşluğu tamamlayacağını belirtti. Yenikapı kazılarında incelemelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı Prehistorya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ise konuyla ilgili olarak, "Burada, bir kentin belleği ortaya çıkarılıyor. İstanbul dünya üzerinde tarihi en az bilinen metropol. Oysa böylesi büyük kentin tarihini Roma döneminden başlatmak zaten yanlıştı. Burası aynı zamanda bugün uygarlığın temellerinin atıldığı Geç Neolitik Çağ (M.Ö. 5400- 4750) halklarının da Asya ve Avrupa arasındaki önemli bölgelerinden biri" dedi.
YorumlarYorum Sayısı: 9
15 Şubat 2008, 10:38Yazan: falmarindiSevgili Jetmimar, Bir konuya açıklık getirmek isterim. Kazılarda bulunan eserler ve buluntulara envanter numaraları veriliyor ayrılıyor fotoğraflanıyor. Ama gömülenler eserler değil. Bütünlenemeyecek durumda olan kırık keramik parçaları. Bu gömü işlemi de belirli bir sistematik çerçevesinde belgelenerek yapılıyor. Bu parçaların bir kısmı ise etüdlük malzeme olarak müze depolarında saklanıyor. Ayrıca bu tip kazılarda çalışmış bir mimar olarak söyleyebilirim ki her türlü zemin, kuyu, kanal, duvar, döşeme, kazık ve buluntu oldukça hassas bir şekilde arkeolojik ve mimari olarak belgeleniyor. Mimari çizimlere oda onayı alınıyor ve ilerleyen çalışmalar ilgili kurul kararlarına göre şekillendiriliyor. Bilindiği gibi Yenikapı Theodosius Limanı Kurtarma Kazısı'nda 20'den fazla batık gemi bulundu. Bu gemiler de uzman ekipler tarafından milim milim denilebilecek kadar detaylı ve hassas bir belgeleme ile belgeleniyor. İstanbul Limanı Dediğin gibi bütün buluntuları sergilemek mümkün değil ama bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Zaten 2010 yılında faaliyete geçmesi planlanan hatların açılışınn 2011 e sarkması da bu sebepten. Fakat neyin, nasıl yapılacağına dair tam bir bilgim yok. Bu konuda bilgi verebilecek olan varsa çok sevinirim. :A
14 Şubat 2008, 23:38Yazan: jetmimarMarmaray projesi kapsamında Yenikapı bölgesinde yapılmakta olan arkeolojik kazılardan elde edilen tarihi eserler bu bölgede yapılacak olan bir müzede sergilenecektir. Bu müze istasyon binaları ile de bağlantılı olacaktır. En son planlanan bu idi sanırım bir değişiklik olmamıştır. Atinada yapılan çalışmalardan proje yetkilileri haberdardır. Hatta bahsedilen metro hattına gezi düzenlemişlerdir. Tabi bahsedilen müzede bütün eserler sergilenemeyecektir. Peki bulunan bu eserlerin sergilenmeyecek olanları ne yapılacak şeklindeki bir soruya "halen yapılmakta olduğu gibi, envanter vb. numaraları verilmiş çuvallar içerisinde, topluca geri gömülmektedir" diye yanıt verebilirim. Peki bu eserlerin hangilerinin sergilenip sergilenmeyeceğine kim karar veriyor şeklindeki bir soruya da "müzeler müdürlüğü ile irtabata geçebilirsiniz" şeklinde yanıt verebilirim. Çünkü bu kazı çalışmaları müzeler müdürlüğü denetiminde devam etmektedir.
14 Şubat 2008, 14:06Yazan: falmarindiMerhabalar. İstanbul genelinde Marmaray boğaz tüp geçiş projesi ve Taksim-Yenikapı Metro hattı için çeşitli kazılar yapılmakta. Yenikapıda bulunan kazı ise bu iki projenin aktarma istasyonu olacak bir noktada iki farklı şirketin kazıları yürüttüğü bir bölge. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü Başkanlığında gerçekleştirilen kazı, Arkeolog Metin Gökçay yönetimi, arkeolog ve mimarların gözetiminde titizlikle sürdürül








