Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO, tehlike altındaki yerlerin bulunduğu dünya mirası listesini genişletti. 39 ülkeden 45 farklı yer için başvuruda bulunulan listeye, Ekvador'daki Galapagos adaları ve Senegal'deki Niokolo Koba Parkı dahil edildi. Nesli tükenmekte olan pek çok hayvan türünü barındıran Galapagos adaları artık dünya mirası listesinde.
Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde toplanan UNESCO Dünya Mirası Komitesi, 830 farklı yeri içeren listeye Ekvador'a bağlı takımadaları da ekledi.
Komite, son 15 yılda turizmin yüzde 100 den fazla arttığı adaların, yoğun göç ve insan müdahalesi sebebiyle tehlike altında olmasını gözönünde bulundurdu.
Listeye eklenen bir diğer yer ise Senegal'deki Niokolo-Koba Ulusal Parkı.
Şempanze, aslan, antilop gibi kara hayvanlarının yanısıra, pek çok sürüngenin bulunduğu park, doğal afetler ve yağmalama sebebiyle tehlike altındaki yerler listesinde yer alıyor.
UNESCO,1972 yılından bu yana hazırladığı dünya mirası listesini, savaş, turizm, çarpık yapılaşma ve ihmal nedeniyle tehlike altında olan yapı ve alanları gözden geçirerek oluşturuyor.YorumlarYorum Sayısı: 29
10 Ağustos 2007, 11:14Yazan: fernandoaçıkcası mevzuatı tam birebir bilmiyorum ama kendi gözlerimle gördüklerimi anlatayım. kapsamlı bir restorasyon yok. parça parça hatta ön cephenin üçtebirini bile parça parça restore ediliyor ve çalışanların tamamı teknik personel. bizdeki gibi tamamının götürü bedel bir kapatılıp restore edildğini görmedim
8 Ağustos 2007, 13:12Yazan: günRestorasyon uygulamalarının iyi olduğu ülkelerde restorasyon ihalelerinin yapıldığı mevzuatın nasıl olduğunu bilen var mı? Bu tür özel bir kanun ya da yönetmelikleri var mı? Biliyorsanız, cevaplarsanız, sevinirim...
29 Haziran 2007, 11:30Yazan: Gökçe ArasUNESCO Dünya Mirası Komitesi, dünya mirası listesini dün güncelledi. Sydney Opera Evi'de Dünya Miras Listesi'nde. Diğer yapıları ve alanları bu haberden okuyabilirsiniz.
28 Haziran 2007, 20:13Yazan: Barış Altanöncelikle yapıyı şu anki haliyle dondurabilmeyi hedef alan projeler üretmeliyiz.
Bu konuda çok haklısınız. Bu yaklaşıma en çok ihtiyacımız olan yerlerden biri de İstanbul Surları. Tüm dünyada artık surlar, arkeolojik alanlar, büyük oranda yapısal bütünlüğü kaybetmiş yapılar için önerilem çözümler öncelikle sağlamlaştırmayı amaçlıyor. Yani söylemiş olduğunuz gibi eserin bugünkü haliyle dondurulması ve daha fazla yıpranmasına engel olunması. Ama biz, İstanbul Surları gibi, onlarca katmanı, yapım tekniğini, onarımı içeren bir yapıya, "olsa olsa böyledir" şeklinde bir öngörüden hareketle müdahale ediyoruz. Bu türden müdahalelerin durumu ortada.
ihale yasası ya da isteklilerin art niyetleri ya da para kazanma hırsları bu işin yanlızca bir parçası.
Tabi ki sorunumuz genel koruma anlayışı ya da kültürü eksikliği ama böyle bir toplumsal bilinci, anlayışı veya kültürü oluşturmanın çok zor ve uzun yıllar alacağı düşünülürse, kanunların daha bilimsel, daha sıkı, minimum boşluk içeren, ihaleyi alanı değil kültürel mirası kollayan şekilde düzenlenmesi, en azından işin bir boyutunun doğru olmasını sağlayacaktır.
28 Haziran 2007, 11:49Yazan:<








