Arkitera.com

Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
VITRA THERM

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Kent Yorum: İki kurgu, iki Beşiktaş

Tarih: 21 Mayıs 2007 Kaynak: Birgün Yazan: Murat Cemal Yalçıntan
Senaryo 1:
Gerçekleşmektedir...

Beşiktaş meydanına ilk indiğim yıl olan 1983'ten bugüne hep izbe hatırladığım eski Tekel binasının yerine 7 yıldızlı bir otel inşa ediliyor! Emsallerini düşününce yakın çevresi kontrollü yarı kamusal görünen ama aslında özel olan bir alana dönüşüyor. Önündeki çay bahçesi yılların Adnan'ı ile birlikte yitiyor! Kaymakamlık tarafında kültürel amaçlı ve çoğunlukla öğrenciler ve Beşiktaşlılar tarafından kullanılan yapılar, bu kesimin artık yanından geçemeyeceği fiyatları sergileyen restoranlara, barlara dönüşüyor! Her Beşiktaşlı genç erkeğin askerliğini yapmak istediği Deniz Müzesi, Beşiktaş'taki işlevini tamamladığını açıklıyor ve 7 yıldızlı otelin çeşitli uzantıları için kullanılmak üzere otele satılıyor! Otobüs durakları zaten Kabataş'a taşınmış olan aktarma merkezi özelliğini yitirdiklerinden işlevsiz kalıyor ve yanındaki meydanla birlikte Kanyon tipi bir alışveriş merkezi yapılmak üzere özelleştiriliyor! Kadıköy vapur iskelesi 7 yıldızlı otele yanaşan yatlara ayrılıyor! Devletin koca Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin elinde kalan yarım bina, bir şekilde diğer yarısını ele geçiren özel Bahçeşehir Üniversitesi'ne tahsis ediliyor! Taşıt yolları yeraltına alındığından bu yeniden düzenleme alanı ile organik olarak birleşen yüzyılların koca çınarı Beşiktaş Çarşı dönüşüm alanı ilan ediliyor; fiyatlar üçe katlanıyor, kullanıcı profili tamamen değişiyor! Öğrenciler görünmez oluyor, balıkçılar çarşısı kalkıyor, Hasbi ve diğerleri taşınıyor, Çarşı yok oluyor, İnönü Stadı tamamen buzlu viski yudumlana-bilen localara dönüştürülüyor, tribünler artık hiç küfür etmiyor! Gerçekleşmeye başlayan bu kurgu, sermayenin kentinin kurgusudur ve içinde sıradan insanın yeri yoktur!

Senaryo 2:
Güçlü bir toplumsal muhalefet ile hâla gerçekleşebilir!

Bulunduğu yere inşa edilmesi zaten hata olan Tekel binası tamamen yıkılır ve temizlenir. İşlevini yitirmiş olan otobüs durakları kaldırılır, Deniz Müzesi kamuya açık bir toplum merkezine dönüştürülür, Kaymakamlık tarafı sunduğu kültür sanat faaliyetlerini artırarak sürdürür ve Dolmabahçe'ye geçiş oluşturarak müzeyi Beşiktaş'a taşır, yeraltına alınacak taşıt trafiği Çarşı'nın küçük esnafı ile oluşan bağı güçlendirir, Akaretler sıraevleri sanat atölyeleri olarak kullanılmak üzere Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne tahsis edilir, yeraltı geçişi sayesinde yayalaştırılan Kabataş-Beşiktaş muhteşem yürüyüş aksı boyunca bu atölyelerde üretilen sanat ürünleri sokak çalgıcıları, göstericileri ve kuklacıları eşliğinde sürekli sergilenir ve kavuştuğu yerde İstanbul'un belki de en büyük meydanı haline gelmiş Çarşı Meydanı ile kucaklaşarak yolcusunu çeşitli yönlere dağıtır. Mütevazı yenileme çalışmaları ile güçlendirilecek ve gü-zelleştirilecek Beşiktaş yapı stokunda yaşayan kullanıcı profili, sanatçılar ve ziyaretçi turistlerle çeşitlenir ama esas profil değişmez. Esnaf yerinde kalır, Kapalı her daim Çarşı'nındır, localar sınırlıdır. Şampiyonluklar Çarşı Meydanı'nda kutlanır. Üniversiteli aşklar Adnan'ın verdiği çay ile demlenir. Hasbi ve diğerleri rakı-balık sunmaya devam eder. Vapur sefası bakidir. Balık Pazarı yeşillikleriyle birlikte yerinde kalır. Çarşı Meydanı Beşiktaşlınındır, İstanbullu'nundur...

Gerçekleşme ihtimaline hayatımı adayabileceğim bu kurgu, insan merkezli bir kentin kurgusudur ve sermaye ile işi yoktur! Gücünü sıradan insandan, yaşayanlarından, öğrencilerinden ve Çarşı'dan alır!

Tekel binasının yerine 7 yıldızlı bir otelin yapılması Beşiktaş'ın sermayenin kentine doğru attığı geri dönülemez adımdır. Bu adımatılmamalı/attırılmamalıdır!