Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi
MIMARLIK HARITASI

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

“Her eleştirildiğinde vazgeçtim diyemezsin”

Tarih: 3 Mayıs 2007 Yazan: Zeynep Güney - Arkitera.com


Her hafta, Salı ve Cuma günleri Kuşdili Çayırı’nda kurulan Salı Pazarı, Kadıköy’de büyük bir alanı kaplıyor. Anıtlar Kurulu tarafından 2002 yılında Doğal Sit Alanı ilan edilen Kuşdili Çayırı çevresinde trafiğin tıkanmasına neden olan ve ardında büyük bir çöplük bırakan pazar için, Hakan Kıran Mimarlık Ofisi’nin hazırladığı proje tartışmalara neden oldu. Arkitera Forum’da da sürdürülen tartışmalar üzerine, projenin mimarı Hakan Kıran’la Salı Pazarı Projesi ve diğer çalışmaları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. “Benim için insanların bilgilenmesi çok önemli” diyen Kıran, eleştirilere açık olduğunu vurguluyor ve şunları söylüyor; “Herkes aynı görüşte olacak diye bir şey yok. Karşı çıkmalara rağmen mimar doğru yolda gittiğine inanıyorsa, işini yapıp bitirmekle mükelleftir. Yoksa farklılıklar ortaya çıkamaz. Her eleştirildiğinde vazgeçtim diyemezsin.”

Zeynep Güney: Hakan Bey genel olarak kendinizi ve çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Hakan Kıran:
1980 yılında Akademi’ye girdim. Akademi’de mimarlık eğitimimi devam ettirirken birçok hocanın yanında çalıştım. Akademi’den sonra restorasyonda ihtisas yaptım.

1990 yılından itibaren kendi şirketimde mimari tasarım – konsept tasarım ve inşaat alanında çalışmalarımız sürüyor.

Paris’te bir ofis açtık, son 3 – 4 yıldan beri yurtdışında çalışıyoruz. Orada da şu anda bir restorasyon işini tamamlamak üzereyiz. Restorasyon ve yeni eklentilerle beraber, şehrin tam merkezinde bir yapı adasını yeniden düzenledik.



ZG: Salı Pazarı projenizden bahseder misiniz?

HK:
Salı Pazarı yaklaşık 45.000 m²’lik bir alan. Salı Pazarı ve çevresinin aynı zamanda diğer adı Kuşdili Çayırı’dır. Kuşdili Çayırı’nın adı, eskiden kuşların getirilip bırakıldığı bir kanarya canlandırma, konuşturma merkezi olarak kullanılmasından geliyor. Kuşdili Çayırı, isminden de anlaşıldığı gibi bir çayır. Bazı yerlerde burada çok eskiden ağaçlar olduğu söyleniyor, bizim incelediğimiz hiç bir veride burada eskiden çok büyük bir ağaçlık alan olduğuna ilişkin bir bilgi yok. Onun dışında Papaz Çayırı var. Papaz Çayırı da stadyumun yeri. Şu anda otoyolun, istasyonun, bina adalarının olduğu yerler hep çayırmış. Zaman içerisinde Kuşdili Çayırı hep aktivite alanı olarak kullanılmış. O bölgedeki çayırlar, panayır, şenlik gibi bir aktivitelerle insanların birleşme, eğlence, kültür alanı olarak hizmet vermiş. 1970’li yıllardan itibaren, insanların ürünlerini getirip sattığı bir merkez olarak kullanılmış ve zamanla tamamen Pazar alanına dönüşmüş. Çevresine stadyum, yollar yapılmış, o apartman yapılan yerler iskana açılmış. Burası da sahipsiz olmasından ötürü pazar yeri fonksiyonunu kendi kendine yapıştırmış ve betonlaşmış. Hatta pazar yeri fonksiyonu o alanla da sınırlı kalmamış; Kadıköy iskelesine kadar, Altıyol’un aralarına kadar, Bahariye’ye kadar, diğer tarafta Yoğurtçu Parkı’na kadar birleşen tüm alanları pazarlar kaplamış yıllarca. Bugün de öyle. Salı ve Cuma günleri kurulan pazar bir sınırlama olmadığı için Kadıköy’ün her yerine yayılıyor. Akabinde araçların gelişmesiyle ve artmasıyla otopark fonksiyonu da ortaya çıkıyor. Dolayısıyla çevreye sosyal açıdan verdiği zarar çok büyük. Çünkü çok fazla sınırlandırılmamış, sistematize edilmemiş, bildikleri gibi çalışan iki tane grup var; pazarcılar ve otoparkçılar. Dolayısıyla, zaman içerisinde orada kendi sistemlerini kurmuşlar. Basından takip ediyorsunuzdur, sık sık kapkaç ve kavga olaylarının yaşandığı, hava karardıktan sonra geçilemeyen, riskli bir bölge haline geldi burası. Bu yüzden çevre zamanla çöküntüye uğramış.

Zamanında o bölgede birkaç restorasyon yapmıştım. O bölgedeki Vişne Sokak, Çilek Sokak diye adlandırılan sokaklar, tarihi yapılarla şekillenmiştir ve bugün kurtarılabilir bir doku oluşturmaktadırlar. Oysa pazar yeri, o sokaklara kadar olan bütün alanların çökmesine neden oldu. Fiyat anlamında da çökmüştü, çünkü değer kalmamış bu anlattığım nedenlerden dolayı.

En önemlisi, Kurbağalı Dere’nin temizliğine çok büyük paralar harcanmış yıllardan beri. Fakat oraya gittiğinizde kokudan yaklaşamazsınız. Kurbağalı Dere’nin yanında Reşit Paşa Köşkü’nün restitüsyon projesini çizmiştik. Çok uzakta olmasına rağmen koku ve pislik oraya kadar gelirdi. Ben hep, bir türlü arıtma tesisi yapılamadığı için bu kadar kirli diye bilirdim. Sonra bu işe girince öğrendim ki, yukarıda kolektörler varmış ve bu pislik pazardan kaynaklanıyormuş. Çünkü binlerce insan pazardan sonra çöpünü dereye atıyor. Pazarcılar ellerinde kalanı Kurbağalı Dere’ye boca edip gidiyorlar. Atılanlar dere dibinde çökme yaparak, çürümüş. Salı ve Cuma, haftada iki gün üst üste pazar yapıldıkça dere kendisini temizleyemiyor.

Bütün bunlara baktığımızda, o bölgenin kullanımı çok büyük bir alanı etkiliyor. Şehircilik açısından da bakarsanız Kadıköy’deki problem sadece Salı Pazarı’yla sınırlı değil. Aslında önemli bir merkez olması gereken, insanların bir üst klasmanda yaşaması gereken Kadıköy’de, sahil kısmının da çöküntü alanı haline geldiğini görüyoruz. Eminönü’nün eski haline benzer şekilde, işportacılarından büfecilerine kadar, buluşup görüşenlerinden, araba mezarlığına kadar her türlü kilitlenme Kadıköy’ün sahilini sarmış durumda. Denizin kenarında, Tarihi Yarımada’ya bakan bu kadar önemli bir semtte kaç tane marka restoran, kafe veya mağaza var? Hiçbiri yok, neden yok? Bunları sorgulamamız lazım.

Şehircilik anlamında yaptığınız iş tetikleyici olmalı. Öyle noktaları düzeltirsiniz ki bir çok farklı noktaya etkisi olur. Bence, Salı Pazarı alanında yapılacak doğru bir konsept o ara yollarla birlikte, tarihi dokunun olduğu Çilek Sokakların, Vişne Sokakların olduğu bölgeden başlayarak Kadıköy’ün sahilini de dönüştürme projesinin bir parçasıdır.

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın.Konuyla İlgili LinklerYorumlarYorum Sayısı: 65

9 Nisan 2008, 23:18Yazan: Omer YilmazGiderek daha çetrefilli bir hal alıyor bu iş... Henüz Hakan Kıran tarafından burası için hazırlanan projeyi ayrıntıları ile görme fırsatımız bile olmadan bir başka durumla karşı karşıyayız. Kıssadan hisse: [/FONT] Bugün bir görüşmede New York'taki The Municipal Art Society of New York'un kentte ne kadar etkin olabildiğini konuştuk; daha iki saat önce. Bilenler bilir Urban Center Kitapçısı vardır. İşte o kitapçının bulunduğu binada bir küçük galeri (30 bilemedin 50 m2) ve MAS da bulunuyor. Küçücük bir kurum yani. New York ise bizim odacıların meşhuuur "emperyalist" takıntılarının herhalde merkezi olsa gerek. İşte koca New York'ta 600 milyon dolarlık bir projenin, belediye başkanı Bloomberg arkasında olduğu halde The Municipal Art Society of New York tarafından kent ve kentli yararına olmadığı iddia edilerek, yapılan kampanyalarla engellenebildiğini konuştuk. [FONT=Trebuchet MS] Kadıköy'de Salı Pazarı'nın bulunduğu söz konusu yer kente nasıl ve ne olarak kazandırılmalı? Bu konu üzerine kafa yoranımız yok. Hem de yakın çevrede onlarca tanıdık mimarlık ofisi varken. Buna Arkitera Mimarlık Merkezi olarak biz de dahiliz.

9 Nisan 2008, 19:16Yazan: AZMİ AÇIKDİLHaberi bugün okudum daha önce ki yorumlara baktım.Beğenen de var ,olmasın diyen de iktidarın istediğini yaptırması mümkün nitekim kurul değişmiş proje onay almış.Rant var yoktan ziyade bu projeyi tartışalım.Şehircilik.çevre,bölge halkı ,İstanbul, bütün bunları ele alırsak ben yaptım olduya getirilemez böyle bir proje.Bu 17.07.07 tarihli Sy.Yılmaz'ın dediği gibi (ancak tamamına katılmıyorum.Kimse ,saydığınız isimler de dahil workshop çalışması yapmaz,o tarihli mesajınıza cevap geldimi bilmiyorum). Böyle bir projeyi bir heyet inceleyebilir.Bana göre, projeyi tenkid etmek belki haddim değil ama uygun değil.Pazarın şimdi ki organik yapısı dururken insanın başını döndürecek (küp filminde ki gibi)kapalı bir plan.Bir de kule, gülü yok demişler!

9 Nisan 2008, 14:07Yazan: Burcu KarabasSit alanlarındaki değişikliklere karar veren koruma kurullarının kararlarıyla, Tayyip Erdoğan'ın oğullarına ait arsaya bir kalemde 4.5 trilyon kazandırmasının ardından, bu kez de Kadıköy'de yeni bir oyun tezgaha kondu. Daha önce bu alanın korunması ve yeşillendirilmesi kararını alan kurulun başkanı görevden alınarak başka bir başkan atanması ve kurul toplantısına Kadıköy Belediyesi'nin üyesinin katılmaması sonucunda koruma alanı imara açıldı.

Haberin devamı için tıklayın.

28 Eylül 2007, 11:23Yazan: Zeynep Güneyİhalesini Taş Yapı ve Emrullah Turanlı’nın kurduğu Salı Pazarı isimli şirketin kazandığı, tasarımını Hakan Kıran'ın hazırladığı Salı Pazarı Projesi, 18 Temmuz 2007 Çarşamba günü Koruma Kurulu'nda onaylandı. Konu hakkında görüşlerini aldığımız Mimarlar Odası Anadolu Yakası Şube Başkanı Arif Atılgan; 1/5000, 1/1000'lik planların ve hazırlanan projenin kurulda bir arada onaylanmasını eleştirerek, Koruma Kurulu kadrosunun değişmesinden sonra projeye onay verildiğine dikkat çekiyor.

Kurul Üyelerinin Değişmesiyle Gelen Onay

17 Temmuz 2007, 16:26Yazan: Omer YilmazKonu kurulda sanıyorum. Gündemden düşmemesi bizlere bağlı. Kadıköy Belediyesi eğer "ben buraya mimarlarla beraber karar vermek istiyorum" diyebilirse, belediyeden alınacak bir destekle burası için alternatifler geliştirmek olası. Ama Kadıköy Belediyesi'nin bu tavrı göstermesi önemli ilk aşamada. Ersen Gürsel, Cafer Bozkurt gibi Selami Öztürk ile görüşebilecek Kadıköy'lü mimarlar aracılığıyla, Kadıköy'de bulunan mimarların da desteği ile (ki herhalde İstanbul'daki önemli ofislerin üçte biri eder bu.) belki bir workshop yapılabilir. Biz Arkitera Mimarlık Merkezi olarak bu işin organizasyonunda elimizden gelen desteği veririz.

17 Temmuz 2007, 16:18Yazan: nccbakıyorum gündemden düştü bu konu...
nasılsa secim sonrası tekrar gündemimize bomba gibi düşer, Kurul onayladı insaat başlıyor diye...

25 Haziran 2007, 16:19Yazan: nccElbette seçimlerin yaklaştığı şu günlerde özellikle seçim bölgesi ve seçmenlere yönelik bir çok çıkış yapılacak bu ve benzeri konularda...
ancak bir nokta aklıma takıldı.
Selami Öztürk A. Müfit Gürtuna döneminde hazırlanan ve desteklediklerini belirttiği bir projeden bahsediyor.
Acaba bu proje hakkında bilgisi olan var mı?

25 Haziran 2007, 16:16Yazan: ncc25 Haziran 2007 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'ün bir ropörtajı...
Bilginize...

22 Mayıs 2007, 15:44Yazan: OnorioAklim Arkitera'da yayinlanan bir baska habere gitmis olmali.... Detaylarini veya ne kadar dogru oldugunu bilemem, ama gorunen o ki projede yap-islet-sistemi kullanilacak gibi.

GAZETE KADIKÖY
Türkiye'nin Mimarlık Yayını - Salı Pazarı’nda Yepyeni Bir Kadıköy Doğuyor

Salı Pazarı projesi istihdamda da önemli ölçüde katkı sağlayacak. Yaklaşık 10 bin kişiye yeni iş imkanı sunacak olan proje, 50 milyon dolara mal olurken büyükşehir kiralama müddeti olan 30 yılın ilk 10 yılında cirodan yüzde 3, sonraki 20 yılda ise yüzde 17,5 oranında pay alacak...

22 Mayıs 2007, 10:24Yazan: nccSoylesiden anladigim kadariyla projenin tum maliyeti yatirimci (Tasyapi) tarafindan karsilaniyor, ve yap-islet-devret yontemiyle ilk 10 yil Belediye dusuk gelir aliyor, sonra gelir payi artiriliyor. Dolayisiyla halktan pek para cikmayacak gibi, eger yanlis anlamiyorsam.

bunca detaylı bir yorumu söyleşinin neresinden çıkardınız acaba?
alıntıyla gösterirseniz sevinirim...

Bütün yorumları forumda okuyun!
ARTISTA
Takvim
<<Ekim 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31    
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı

LEVENT LOFT BAHCE