Taslak halindeki rapor, 130'u aşkın ülke hükümetinin desteklediği ve 2000 dolayındaki bilim adamını ve hükümet temsilcisini kapsayan BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin 2 Nisan Pazartesi günü başlayacak toplantılarında ele alınacak.
Raporun nihai şekli, 6 Nisan’da Brüksel'de açıklanacak.
Rapora göre:
Nehir yatağı havzalarının, şiddetli ve tehlikeli akıntılara sahip kısımları yüzde 19'dan, 2070 yılında yüzde 34-36'ya çıkacak.
Batı Avrupa'da muhtemelen milyonlarca insan, sulak alanlarla iç içe yoksunluk içerisinde yaşayacak.
Küresel sıcaklık ortalamalarının hızla yükseleceği bir senaryonun gerçekleşmesi halinde 2080'lerde yılda fazladan 2.5 milyon kişi daha kıyı şeritlerindeki sellerden etkilenecek.
Çeşitli senaryolara göre 2070'lerde akarsu potansiyelleri Avrupa'nın Akdeniz kısmında yüzde 20-50 arasında düşerken, Kuzey ve Doğu Avrupa kısımlarında yüzde 15-30 arasında artacak.
Alp buzullarının küçük olanları ortadan kalkacak, büyükleri 2050 itibariyle yüzde 30-70 arasında eriyecek.
Akdeniz'e yönelik turizm yazın düşerken, ilkbahar ve sonbaharda artacak.
Asya ve kutuplar
Asya'da birçok ülkede açlık sorunu olacak.
Asya'da 2020 yılında su sıkıntısı çeken kişi sayısı 1.2 milyar kişiye kadar yükselebilecek.
Ada devletlerde genellikle kıyılara inşa edilen uluslararası havaalanları ve yollar su altında kalabilecek.
Kuzey kutbundaki deniz buzulları 2100'e kadar yüzde 22-33 arasında azalacak, Antarktika'da ise tamamen ortadan kalkabilecek.
Deniz dışı alanlardaki buzullarda önemli incelme olacak ve bu, yeryüzündeki deniz seviyesini yükseltecek.
2100 yılına kadar deniz seviyesindeki yükselmenin 18-59 santimetre arasında olabileceği tahmin ediliyor.
Şu anda 500 bin kilometre kare olan Himalaya buzul alanı, 2030'da 100 bin kilometre kareye kadar gerileyebilecek.YorumlarYorum Sayısı: 42
25 Eylül 2007, 10:26Yazan: Melis GökerRadikal Gazetesi'nin haberine göre;
BM'nin küresel ısınmayla ilgili en üst düzey toplantısında konuşan Erdoğan, küresel ısınmadan en çok etkilenenlerin en az sera gazı salan ülkeler olmasındaki adaletsizliğe dikkat çekti. Başbakan, Türkiye'nin özel durumu tanınırsa, Kyoto'ya olumlu baktığını söyledi. Bush panele katılmadı.
Haberin devamını okumak için...
16 Ağustos 2007, 11:43Yazan: Melis GökerNASA'da görev yapan James Hansen'in küresel ısınmanın olası sonuçlarını ve özellikle de deniz suyu seviyesi üzerindeki etkilerini anlatarak kentlerimizin içerisinde bulunduğu tehlikeye dikkat çeken makalesi Arkitera.com'da.
Deniz seviyesi şu anda da makul bir düzeyde yükseliyor. Son on yılda 3 santimetre yükseldi, bu da geçen yüzyıldaki ortalama yükselme oranının iki katı. Denizin 20. yy’daki yükselme hızı ise daha önceki yüzyıllardan fazla ve bunun önemli bir sebebi insan faaliyetleri. Okyanuslardaki su sıcaklığının artışı sebebiyle oluşan su seviyesindeki yükselmenin sebebi %50 oranında küresel ısınma. Bu yükselmeyi eriyen buzul dağları oluşturuyor.
Haberin devamını okumak için...
6 Temmuz 2007, 19:18Yazan: Zeynep Güneyİlkokuldayken iklimlerin bir takım resimler ve yazılarla anlatıldığı duvara asılı tabloları hatırlarsınız. Hani şu hemen altlarına paltolarımızı astığımız, “sonbahar, kış, ilkbahar, yaz” sırasıyla giden tablolar. Çocuklara daha anlamlı gelsin, belki de kendi hayatlarıyla bağlantı kursunlar diye mevsimler bu tabloda belirli senaryolar içerisinde anlatılırdı. Örneğin, kış mevsiminde bir oturma odası sergilenirdi. Bu odada baba gazete okurken, mutfağın aralık kapısından gözüken anne çay yapar, oğluyla-kızıyla yaşayan dede de huzur içerisinde torununa kitap okur (biz de o yaşta o torunla kendimizi özdeşleştirirdik), adının Sarman olduğunu tahmin ettiğim bir kedi de yünle oynardı. O esnada da pencereden dışarıda yağan kar gösterilirdi. Hava soğuk olmalı ki şömine de yanıyor olurdu.
İklimler değişiyor. Artık kışın o pencerede gördüğümüz kar yağmıyor ya da tam aksine, gündelik hayatı engelleyecek kadar çok yağıp felaketlere yol açıyor. Yazlar aşırı sıcak geçerken, iki iklim arasındaki geçiş kendini hissettirmiyor. Sonbahar ve ilkbahar yok oldu, dolayısıyla da bitki örtüsü yanlış bir döngü içerisine girdi.
Peki ne oldu da böyle oldu?..
Gülin Şenol'un hazırladığı Gündem Dosyası: Küresel Isınma
5 Haziran 2007, 15:22Yazan: Zeynep AlpayWikipedia'dan alıntıyla "1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı'nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi."
Her sene başka bir ülke Dünya Çevre Günü'ne ev sahipliği yapıyor.
Liste şöyle:
World Environment Day 2006 Algiers, Algeria
World Environment Day 2005 San Francisco, USA
World Environment Day 2004 Barcelona, Spain
World Environment Day 2003 Beirut, Lebanon
World Environment Day 2002 Shenzhen, People's Republic of China
World Environment Day 2001 Torino, Italy and Havana, Cuba
World Environment day 2000 Adelaide, Australia
2007'nin etkinlik sahibi ise Norveç'in Tromsø kenti. Tema, haberde de belirtildiği gibi "Sıcak Konu: Eriyen Buz". Buradan yapılan sergiler, yayınlanan raporlara ve fotoğraflar ulaşabilirsiniz.
World Environment Day 2007, Tromsø, Norveç
5 Haziran 2007, 14:16Yazan: Zeynep Güney"Dünya Çevre Günü bugün çeşitli etkinliklerle kutlanacak. BM, 2007 Çevre Günü'nün temasını "Eriyen buz: Sıcak bir konu" olarak belirledi."
Kutuplardaki buz tabakaları ısıyı uzaya yansıtarak gezegeni serinletiyormuş. Ancak buz tabakalarının erimesiyle küresel ısınma hızlanacak ve erime dünya çapında hissedilecek.
Bugün Milliyet'te yayınlanan habere ulaşmak için; En sıcak konu: Buz
2007 Dünya Çevre Günü'nüz kutlu olsun!
25 Mayıs 2007, 18:18Yazan: Derya KaradağKüresel ısınmayı önlemenin yollarından bazıları, burada derlenmiş.
15 Mayıs 2007, 11:51Yazan: Melis GökerMerhabalar, Küresel ısınmayla ilgili son yapılan araştırmalarda önümüzdeki 50 yıl içerisinde küresel ısınma nedeniyle dünyadaki her 7 kişiden birinin yani yaklaşık bir milyon kişinin göç etmek zorunda kalacağı tespit edildi. "İngiliz insani yardım kuruluşu Christian Aid, yayımladığı raporda, 2050 yılına kadar en az 1 milyar insanın yani dünyadaki yedi kişiden birinin, küresel ısınmanın sonuçları yüzünden göç edeceği uyarısında bulundu. Küresel ısınmanın yol açacağı çatışmalar ve mevcut doğal felaketlerin bir sonucu olarak 2050 yılına kadar en az 1 milyar insanın evlerini terk etmesinin beklendiğini belirten kuruluş, 21. yüzyılda hızla artan göç dalgasına dikkat çekerek, “Çatışmalar, doğal felaketlerle barajlar ve madenler gibi büyük kalkınma projeleri yüzünden evlerini terk eden insanların sayısı şimdi bile şaşırtıcı bir artış eğilimindedir” açıklamasını yaptı" Haberin devamını okumak için...
28 Nisan 2007, 12:52Yazan: mrtksize projede başarılar burak bey ;) umarım projeniz çokça değişmeden küresel ısınmaya muhalif olabilir :)
değişim..kötü değildir ki. eğerki altında sırf değiştirtmek isteğiyle bir hareket yoksa sadece daha iyiye atılmaya çalışılan bir adımdır..Umarım projeniz dahada iyiye doğru gelişerek tüm beklentileri fazlasıyla karşılayacak bir kimlikte tamamlanır.Amaç bağcıyı dövmek değil dimi:)
26 Nisan 2007, 17:23Yazan: mrtkiyi olur umarım :)
25 Nisan 2007, 15:43Yazan: Gökçe ArasDünyanın en büyük ikinci buz kütlesi olan Grönland'da, küresel ısınma yüzünden buzullar eriyince eskiden anakaraya bağlı olan bir kara parçası ada haline geldi.
Bütün yorumları forumda okuyun!







