+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

David Harvey'i artık okumayacak mısınız

Kaynak: Taraf
11 Haziran 2012, 10:08
  defa okundu.

Ertan Altan'ın 11 Haziran 2012 günü Taraf Gazetesi'nde yayınlanan yazısı.

İngiliz coğrafyacı, siyasal iktisatçı, sosyal kuramcı ve aktivist David Harvey, Bilgi Üniversitesi Santral Kampusu'nda "Kapitalizmin Krizi ve Kentsel Mücadele" başlıklı bir konferans verdi. Harvey'nin İstanbul ve Ankara'da çeşitli yerlerde vereceği konferanslarına Bilgi Üniversitesi'nden başlayacak olması İstanbul'da küçük çaplı bir krize neden oldu.

Marksist bir soysal bilimci olan Harvey, toplumsal mücadelelere verdiği destekle kentsel dönüşüm sorunlarının yaşandığı kalkınmakta olan ülkelerde tanınan bir akademisyen. Birçok kitabı Türkçeye çevrilen Harvey, kentsel dönüşümün son yıllarda hız kazandığı Türkiye'de de dönüşüme çeşitli gerekçelerle karşı çıkanlar için önemli bir referans kaynağı. Krizin nedeni Harvey'nin Bilgi Üniversitesi'nde konuşma yapacak olması. Bazı sol çevrelerden mimarlar ve şehir plancılarının oluşturduğu şehircilik hareketleri Harvey'e Bilgi Üniversitesi'ne gelmemesi için bir mektup yolladı. Mektupta, Bilgi Üniversitesi'nin soylulaştırmadan yana olduğu, sendika karşıtlığı yaptığı, küresel sermayeyle bağlantıları bulunduğu(!), ifade özgürlüğünü engellediği (Galiba üniversite yönetiminin porno film krizindeki tutumunu kastediyorlar) iddia ediliyor.

Harvey'nin geçen cumartesi Bilgi Üniversitesi'nde konuşma yaptığı için ciddiye almadığı anlaşılan mektup, kentsel dönüşüm ve Bilgi Üniversitesi ilişkisi konusunda ucuz çarpıtmalarla dolu. Mektupta Bilgi Üniversitesi'nin üç kampusunun da "soylulaştırma baskısı" altındaki işçi sınıfı mahallelerinde olduğu belirtilerek, bu bölgelerdeki kentsel dönüşümün üniversite eliyle yapıldığı izlenimi yaratılıyor. Oysa mektubu kaleme alanlar da biliyor ki bu kampuslar daha ortada kentsel dönüşümün lafı bile yokken, üniversiteyi kuranların çok farklı bir yaklaşımının sonucu olarak şimdi bulundukları yerlerde açılmıştı. Amaç soylulaştırmak değil akademik alanı yoksulların arasına taşımaktı.

Harvey'nin konuşma yaptığı Santral Kampusu için de, bir yığın laf kalabalığı arasında ahlaksızca bir illüzyon yapılıyor. Harvey'e ahlak dersi verilen mektupta Santral Kampusu'nun "bir zamanlar endüstri alanı olan şimdi ise farklı sermaye gruplarının ağır saldırısı altında bulunan Haliç havzasının sonunda bulunduğu" belirtilerek belediyenin bu bölgelerdeki yıkımları ve düzenlemeleri sayılıyor. Peki, Bilgi Üniversitesi'nin bütün bunlarla ilişkisi... Okulun suçu ağırmış, şöyle deniyor: "Santral Kampusu sadece coğrafi olarak bu büyük kentsel rantın ortasında yer almıyor, ayrıca sosyolojik açıdan bakarsak, üniversitenin çoğunlukla üst-sınıf olan öğrenci profili (burslu okuyanların dışındakilerin ödedikleri aylık üniversite ücreti, aylık asgari ücretin neredeyse üç katı) soylulaştırılmış alanın gerçek ve potansiyel müşterilerini oluşturuyor."

Yani deniyor ki soylulaştırılan yerlerin potansiyel müşterileri bu okulun öğrencileri olacak. Peki, okulun dönüşüm ve yıkımlarla bir ilişkisi var mı? Hepiniz uluslararası sermayeye bağlı değil misiniz? Zaten kökten ilişkiniz var. Harvey'nin gelmemesi için yazılan ve kentsel dönüşümden Bilgi Üniversitesi'nin sorumlu tutulduğu mektupta okulun haksız yıkımlarla ilişkisi böylece ispatlanmış oluyor.

Gösterdiğiniz delilleri yeterli bulmamış olacak ki Harvey gelip Bilgi Üniversitesi'nin kentsel rantın tam ortasında bulunan Santral Kampusu'nda konuştu. Peki, şimdi ne yapacaksınız? Harvey'nin kitaplarını bir daha evinize sokmayacak mısınız? Yapabileceğinize inanıyorum. "Ne mutlu size bu yaman solculuk ile..."

***

ŞEHİR FISILTILARI

● Yeni Çamlıca anteni için proje çizen mimar Ahmet Vefik Alp'in Erdoğan'ın Çamlıca Camii için ön almaya çalıştığı konuşuluyormuş.

● İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın Piyer Loti'nin adının değiştirilmesi önerisiyle ilgili sorulara verdiği cevaplardan bu teklife hiç sıcak bakmadığı anlaşılıyormuş.

***

YENİ İSTANBUL ANSİKLOPEDİSİ

CİHANGİR CAMİİ

Kanuni'nin küçük yaşta ölen oğlu için yaptırdığı cami bugün İstanbul'un göbeğinde Boğaz manzarasının en iyi seyredilebileceği kamuya açık yerdir. Küçük bahçesine yerleştirilen banklara oturup Sarayburnu'ndan Üsküdar ve Kadıköy'e uzanan manzaraya bakabilirisiniz. Bahçesinde alkollü içki içmediğiniz takdirde size karışan olmaz. Günün her saati bahçeyi kullanabilirsiniz.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler