+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Yüzde 40'lık peşinat 'konut satma' demek!

16 Haziran 2011, 09:42
  defa okundu.

BDDK'nın konut satışlarında peşinat oranını yüzde 40'a çıkaracağı söylentileri, gayrimenkul sektöründe şimdiden sarsıntı yarattı.

Sektöre göre böyle bir artış 'harakiri' anlamına geliyor. Konutta peşinat oranının yüzde 25'in üzerine çıkmasının satışları direkt etkileyeceğini öne süren sektör temsilcilerine göre böyle bir durumda satışlar bıçak gibi kesilecek. En az yüzde 50'lik bir düşüş bekleniyor.

MORTGAGE YOK, BALON DA
"Türkiye'de mortgage yok, o yüzden sektörde balon da yok" diyen Sinpaş GYO'nun İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, "Cari açığa fayda ya da zarar getirmeyen bir sektöre BDDK kafayı taktı' yorumu yapıyor.

Ekonomiyi soğutma önlemleri çerçevesinde, konut satışlarında kredilendirme oranının yüzde 75'i geçmemesi, yani peşinatın minimum yüzde 25 olması yönündeki karara uyum sağlamaya çalışan markalı konut üreticileri, alınması muhtemel yeni tedbirlerin korkusunu yaşıyor. Bloomberg HT'de yer verilen kulis haberine göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) gayrimenkul kredilerinde özkaynak kullanım oranını yüzde 25'ten 40'a kademeli olarak çıkarabileceği konuşulurken, sektör temsilcileri de kara kara düşünüyor.

Konut satışlarında peşinat oranının yüzde 40'a yükseltilmesi için "Böyle bir şey harakiri olur" diyen Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, yüzde 25'in üzerine çıkılmasının bile satışlarda düşüşe neden olacağına işaret etti. Yüzde 25 peşinat-yüzde 75 kredi şeklindeki ödeme planının uluslararası bir denge olduğunu, bunu kabul ettiklerini ifade eden Elmas, "Tüketici zaten mümkün olduğu kadar az kredi kullanmak istiyor. Bunun için çabalıyor. Ancak, çoğu zaman peşinatı bile vadelendiriyoruz. Peşinatı yüzde 40'a çıkarmak, bize, 'Konut satmayın' demek. Ruhsat vermesinler, konut yapmayalım bari" şeklinde konuştu.

"TESLİMATTA SIKINTI YAŞANIR"
Konut sektörünün krediyle döndüğünü, ekonomiyi soğutmak için sektörü durdurmanın çözüm olmadığını ifade eden Elmas, şunları söyledi: "Kredi hacmi darken, şu düşünce doğru değil. Bu müdahaleler istihdamı azaltır. Piyasa çok ciddi daralır. Sektöre kriz yaşatılabilir. Satışların en az yüzde 50'si gider. Çünkü yüzde 80-85'lik kısmı krediyle satıyoruz. Yüzde 25'lik peşinat bile ikiye, üçe bölünüyor."

Elmas, konut müşterisinin genellikle 2545 yaş arası kitleden oluştuğunu hatırlatarak, "30-35 yaş ortalamasıyla gidiyoruz. O yaşta insanların çok birikimi olmuyor. Satışlar bıçak gibi kesilir" dedi. Bu durumda teslimat sorunu çıkacağını vurgulayan Elmas, "İşler durma noktasına gelir. O zaman, özellikle ucuz konutlarda, teslim sıkıntısı olur. Sektörü, tüketim sektörü değil ki... Kalıcı bir değer ortaya çıkıyor" diye konuştu.

"KAYITDIŞI İŞLEM BAŞLAR, BANKA GARANTİSİ BİTER"
Işık Gökkaya GYODER Başkanı
"Bu uygulama gerçekleşirse piyasa ciddi anlamda tedirgin olur ve sıkıntı çekilir. Herkes kendi satış yöntemlerine döner. Kredi oranı düştüğü gibi, banka aradan çıkınca kayıtdışı devreye girer. Konut kredisiyle alınan konut otomatik olarak sisteme giriyor. Diğer türlü tapu harcı, vergiler gibi konularda miktar düşük gösterilebilir. Bir taraftan da finansmana bağlı garanti sistemi var. Bankalar kredi verdikleri projenin biteceğine dair garantör oluyor aslında. Tüketici açısından da iyi olmaz. Kredi hacmi yüzde 50-60 düşer."

"2. ELDE SORUN YOK, PROJELERİN SİSTEMİ ÇÖKER"
Can Fuat Gürlesel EKONOMİST
"Türkiye'de konut için ortalama 55 bin-60 bin TL civarı banka kredisi alınıyor. Vade de genelde 5-10 yıl arasında. Alınan evin ortalama fiyatı da 250 bin lira kadar oluyor. Zaten kişinin 100 bin-150 bin TL'lik birikimi oluyor. Dolayısıyla ikinci el satışlarda vatandaşın yüzde 40'lık orandan etkileneceğini düşünmüyorum. Ama markalı konut satışlarında işler farklı. Çünkü burada finansmanı üreticilerin yaptığı formüller var. Bu durum, onların satış sistemini bozar. Konut satışlarında yüzde 15-20 gerileme gözlenebilir."

"CARİ AÇIĞA ETKİMİZ YOK AMA BDDK KAFAYI TAKTI"
Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, bütün gün bu konuyu tartıştıklarını vurgulayarak, "Türkiye'de mortgage yok. O yüzden sektörde balon da yok. Cari açığa fayda ya da zarar getirmeyen bir sektöre BDDK kafayı taktı" dedi. 'KENDİ MODELİMİZİ ÜRETİRİZ' Konut kredisi hacmi yükselmeye başlayınca 'patlar' korkusuyla bu çabanın oluştuğunu kaydeden Çelik, "Sektör yeni yeni kendini toparlıyor. 2008'den beri zaten büyümedi; bu yıl da büyütmeyecekler" diye konuştu. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vedat Akgiray'ın riskli bulduğunu açıklamasına karşın "Kredisiz, kendimizce modeller üretip vadeli satacağız. Bunun cezası da yok" diyen Çelik, şöyle devam etti: "Şartlar bu hale gelirse kayıtdışına kaçış olacak. Tavsiyem, BDDK'nın konut sektörü temsilcileriyle görüşerek karar alması."

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler