+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
Yoksa Ticari Yapılar Birer "Mutluluk" Fabrikası mı?

Yoksa Ticari Yapılar Birer "Mutluluk" Fabrikası mı?

7 Şubat 2012, 15:46
  defa okundu.

VitrA ve Türk Serbest Mimarlar Derneği'nin işbirliğiyle gerçekleştirilen VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi projesinin ilk sergisi, 7 Şubat-17 Mart 2012 tarihleri arasında, Feyziye Mektepleri Vakfı'na ait Galeri Işık Teşvikiye'de izlenebiliyor.

6 Şubat 2012 tarihinde sergi mekanında TSMD Başkanı Yeşim Hatırlı, Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkanı Hüsamettin Onanç ve Küratör Saitali Köknar'ın sergiyi anlatan konuşmaları ve kokteyl eşliğinde ön açılışı yapıldı.

Küratörlüğünü Saitali Köknar'ın ve Koordinatörlüğünü Pelin Derviş'in yaptığı "Mutluluk Fabrikaları", ticari yapıları, binalar olmadan anlamaya çalışan bir mimarlık sergisi. Sergi, alışveriş merkezi (AVM) ve ofis binalarının kendine değil, şekillenmelerine sebep olan ilişkilere ve yarattıkları deneyimlere odaklanıyor. Vitrin mankeni, alışveriş sepeti, barkod gibi ticari unsurları da içine alarak, çoğunlukla tüketim odaklı gündelik hayatımıza ilişkin manzarayı açığa çıkarmayı hedefliyor.

Çağdaş mimarlıkta bellek oluşturulmasına katkıda bulunmayı hedefleyen VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi projesi kapsamında sergi, panel ve yayınlar gerçekleştiriliyor. Mimarlık ve tasarım alanlarında uzmanlaşmış pek çok profesyonel, akademisyen ve öğrencinin, yapılardan yola çıkarak üretim yapmasına olanak tanıyan bir platform sunan projeyle ilgili bilgilere vitracagdasmimarlikdizisi.com adresinden ulaşılabiliyor.

Serginin grafik tasarımları Didem Ateş Mendi tarafından gerçekleştirildi.

Sergideki işler, kitap ve serginin oyun kartları tanıtıldı.

Ticari Yapılar Üzerine Bir Sergi

VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi Sunar: Mutluluk Fabrikaları adlı sergi, başta alışveriş merkezleri ve ofis binaları olmak üzere, her gün milyonlarca insanın saatlerini geçirdiği ticari yapılardaki gündelik hayatı ve son 10 yıldaki dönüşümü ele alıyor. 2000 yılından bu yana üretilmiş ticari yapılardan oluşan bir seçkiye yer veren kitap ise sergiyle eşzamanlı olarak yayımlanıyor.

Sergide, ticari yapıları çevreleyen konular, 16 bölüm altında 14 mimari ekibin katılımıyla inceleniyor. Projeye araştırmacı kimlikleriyle katılan ekipler, ticari yapıları çevreleyen verileri yorumlayarak "Muhteşem Makinalar ve Sıradan Yaşamları, "Umut Tarlaları "Bu Şehirde Sanal Reklam Uygulaması Vardır","Dikkat Kaygan Zemin" ve "Çalışmasam" gibi ilgi uyandıran isimleriyle, ziyaretçileri etkileşime açık popüler bir sergiye davet ediyor. Bölümler aynı zamanda MONO Mimari Tasarımlar'dan Ahmet Önder ve Nehir Gümüşlü tarafından tasarlanan ve serginin taşınıp saklanmasına da yarayan, özel sandıkların içine yerleştirilerek sergileniyor.

Sergiyi meydana getiren ekip, Ticari Yapılar Üzerine Bir Sergi'nin içeriğini şu şekilde anlatıyor;

"Yaşadığımız çağ arzularımızın programlanıp yönlendirilebildiği, memnuniyetimizin nabzının tutulduğu, niyetlerimizin rakamlara vurulduğu, iç dünyalarımızın istatistiklere dönüştürülerek ölçülebilir olduğuna ikna edildiğimiz bir çağ. Mutluluğun mal sahibi olmaya bu derece endekslendiği ortamda, alınıp satılabilir bir şeye dönüşmesi kaçınılmaz olabilir. Geriye, mutluluğun el değiştirdiği, planlandığı, yönlendirilip yönetildiği, üretilip dağıtıldığı mutluluk fabrikalarını, ofisleri, sergileme yapılarını, alışveriş merkezlerini inşa etmek kalıyor.

Peki, bu önermeler ne kadar gerçek? Sorgulamaya ticari yapıları oluşturan ilişkileri anlayarak, onları biçimlendiren sebepleri inceleyerek başlayabiliriz. Belki bu sebep ve ilişkiler üzerine düşünerek ticari yapıları bu sefer yönlendirilmiş değil, kendimize has arzularımızla biçimlendirilmiş hale dönüştürebiliriz. Kendi ticari yapılarımızı üreterek, mutluluğumuz ve iç dünyalarımız hakkında yeniden söz sahibi olabiliriz.

Ticari yapılar, bir yandan üzerinde yükseldikleri kentin tarihine tanıklık ederken; diğer yandan tarihte iz bırakıyor... Sergide gezerken; bilinen ilk pazaryerinden günümüze ticari yapıların evrimini gözlemliyor, bu yapıların gelecekte nasıl kullanılacağına dair öngörüleri izliyoruz. Ayrıca, ülke tarihindeki önemli dönemlerin, devrin özelliklerini yansıtan yapılar üzerinden okunmasına da şahit oluyoruz."

Ticari yapıların kentle kurduğu ilişkiyi sorgulayan yerleştirmeler, söz konusu yapıların yoğunluk değişimini inceleyerek, kent içindeki hareketlerini açığa çıkartıyor, ulaşım ağlarıyla olan ilişkilerini irdeliyor ve AVM / ofis yatırımlarının karlılığını sorguluyor.

Serginin, teknolojik gelişim, ticari yapılar ve tüketim alışkanlıkları arasındaki etkileşimi irdeleyen bölümleri üretim araçlarından tüketim araçlarına geçişi ve üretimle tüketimin kesiştiği alanları görünür kılıyor.

Bireylerin ticari yapılarla, ticari yapıların da bireylerle kurduğu ilişki; bazı bölümlerde kamusallık tartışması ekseninde ele alınıyor. Ticari mekan deneyimlerinin işitsel ve görsel planda sergilendiği yerleştirmeler, kişilerin kamusal alandaki rollerini sorguluyor. Mutluluk kavramıyla tüketimin ilişkisinin karşılaştırıldığı bölümler, serginin başlığına dolaysız bir göndermede bulunuyor.

Ticari Yapılarla İlgili Bunları Biliyor muydunuz?

Günümüzden 3.000 yıl önce dünyanın bilinen en önemli ticaret merkezlerinden biri, şimdi Kayseri ili sınırları içinde kalan Kaniş Karum.

2011 yılında İstanbul'da, 2'si Anadolu Yakası'nda olmak üzere toplam 18 AVM açıldı.

Türkiye'de yürüyen merdiven ilk kez Ankara'da kullanıldı.

Perpa'nın içindeki yolların toplam uzunluğu 38 km.

Türkiye'nin ilk alışveriş merkezi Galleria'yı, ilk açıldığı ay 1 milyon kişi ziyaret etti.

İstanbul'un popüler bir AVM'sini bir cumartesi günü ortalama 80 bin kişi ziyaret ediyor.

İstanbul'daki AVM'lerin toplam vitrin alanı yaklaşık 200.000 m2. Bu alan, 40 futbol sahasına eşit ve 11 tam günde gezilebiliyor.

2011 yılı itibarıyle, İstanbul'da trafiğe kayıtlı toplam araç sayısı 15.724.940.

Çalışan bir İstanbullu ortalama ömrünün 1,5 yılını işe gidip dönmek için trafikte geçiriyor.

Bir markete "hiper"market denebilmesi için, en az 40.000 çeşit ürüne sahip olması gerekiyor.

Türkiye'deki aktif kredi kartı sayısı 49.508.731.

Ülkemizdeki ilk reklam ajansı, Osmanlı döneminde David Samanon, Jac Hulli ve Ernest Hoffer tarafından 1909'da "İlanat Reklam Acentesi" adıyla kuruldu.

1920'lere kadar, devlet kurumlarında cumartesileri de tam gün çalışılıyordu.

2010 tarihli Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanunu Taslağı Tasarısı'nda, yapılarda konumlanacak sanat galerilerinin alanlarına dair yapılan nümerik düzenlemeler otopark düzenlemeleriyle aynı madde içinde yer alıyor.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!

7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler