Beyoğlu’nda her şey satılık!

EMEK Sineması'nın da içerisinde bulunduğu Cercle D'Orient binasının satışı ile gündeme gelen Beyoğlu'nda aslında tüm ilçe satılığa çıkarılmış durumda. Tokatlıyan Han, Danişment Geçidi, Alkazar Sineması, Elhamra... Tarlabaşı...

Sanatçı ve soL yazarı Orhan Aydın, İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginliği açısından en önemli ilçelerden biri olan Beyoğlu’nun tamamen satılığa çıkartılması ile ilgili dün önemli bir yazı kaleme aldı. Misbah Emlak ve… başlıklı yazısında Aydın, Beyoğlu’nda satılığa çıkartılan tarihi yapılar konusunda önemli bilgiler paylaştı.

Aydın, satılığa çıkartılan yapıların fotoğraflarını da facebook hesabında paylaştı.

Aydın’ın dünkü yazısını paylaştığı fotoğraflar ile birlikte tekrar yayınlıyoruz:

Misbah Emlak ve…
“Beyoğlu’nda yabancı sermaye gruplarının olması gerekiyor. Buradan alacakları ilhamla geleceği tasarlayanlar bu gruplar olacaklardır.”

Bu sözler Belediye Başkanı’na ait.

Adam oturtulmuş koltuğa, tüm ilçeyi ‘babalar gibi’ satıyor.

Nasıl olsa Beyoğlu’nun, taşı-toprağı altın.

Para eden ne varsa elden çıkarmaya çalışıyor.

Bizler buz dağının görülen yüzü (AKM, Emek) ilgilenirken, adam el altından tüm ilçeyi pazarlıyor.

‘Beyoğlu’nu Koruma Amaçlı İmar Planı’ adıyla yapılan ve yürürlüğe giren düzenleme sayesinde, tutana aşk olsun!

Hanlar, apartmanlar, okullar, kiliseler, sinemalar, tiyatrolar her şey satılık!

Vakıflar Müdürlüğü’nün malı olarak bilinen Mis Sokağı’nın köşesindeki Vakıf Gökçek İş Hanı, Çalık Grubuna verilmiş!

Yıkıp yerine otel dikme isteği olan Çalık, binada işlerini sürdüren esnafa ’31 Aralık son gün’ diyerek ‘tahliye’ bildirimleri yolladı. Açılan davalarla itiraz edildi ve ‘şimdilik’ işlem durduruldu. Ama kimselere sormadan bu en merkezi yerdeki bina, Çalık’a peşkeş çekilmiş oldu. Hukuk savaşını kimin kazanacağını tahmin etmeye gerek bile yok!

İstiklal Caddesi’nin en merkezi yerindeki Refia Övüç K.T.Ö Olgunlaşma Enstitüsü ve yine Caddenin paralelindeki Taksim Ticaret Lisesi de satılıklar listesinde!

Bu binaların ikisi de kamu malları ve hizmetlerine devam ediyorlar.

Alkazar yıllardır kapalı.

Sahipleri artık yıldırılmış durumda. Kültür hayatımıza tiyatro ve sinema salonu olarak hizmet vermiş bu bina yok pahasına el değiştirmek üzere.

‘Alkazar Apart’ İstiklal Caddesi’ne pek yakışacak!

Tokatlıyan Han için teklif üstüne teklif alınıyor. İçerde barınan esnaf, yoğun kira baskısı ve yaptırımlarla yıldırılıp, binanın boşaltılması için her tür madrabazlık yapılıyor.

Bu bina bölgenin en önemli tarihsel ve kültürel dokusu olarak bilinen yapısıdır. Tokatlıyan’ın Pera Palas değerinde bir otele dönüştürülmesi kimlerin çıkarına olacaktır?

Danişment Geçidinin açıldığı avlu, bu avluyu çevreleyen tüm yapılar projelendirildi. “Butik otelin çevrelediği küçük bir alış-veriş alanı” diye tanımlanan yerin tahliye edilmesi için bildirimlerin başlatılması yakındır.

Elhamra, bin yıllık bir güzelliktir.

Yıllarca tiyatro ve sinema salonu olarak kullanılan bu büyülü mekân şimdilerde gece kulübü olarak çalışıyor.

Mekânın göğe doğru uzanan bir ‘eğlence merkezi’ olması an meselesi.

Tünel’de dillere destan bir başka bina Narmanlı Han, ‘antik otel’ yapmak için paketleniyor!

Bir zamanlar Galata bankerlerine, Cumhuriyet sonrası yayıncılara, ressam ve edebiyatçılara ev sahipliği yapan bu kültürel kalıta değer biçmek bile olanaksız iken, şimdi haraç-mezat satılacak.

Bu yapı, kültür ve sanat alanı olarak ilan edilip, içinde atölyelerinin, sergi salonlarının, kitapçıların, yayıncıların olduğu bir alan olarak düzenlenmesi ve kamu yararına kullanıma açılması gerekirken, ‘antik otel’ oluyor.

Oysa ‘göçmüş kediler bahçesi’ gibi onlarca kediye ev sahipliği de yapan ve şimdilerde noter olarak işlev gören avludaki o şirin bina, olağanüstü bir oda tiyatrosu olabilirdi!

2007 yılında yıkıma ve talana açtıkları Tarlabaşı’nda bu güne kadar onlarca ev yerle bir edildi. Mahalleden iş makinaları horultuları, yıkım sesleri ile toz-duman yükseliyor.

İnsanlar gerektiğinde zorla ‘kapı dışarı’ ediliyorlar.

Bölgedeki tüm vakıf malları, azınlıklara ait yapılar, üç kilise, yeşil alanlar, parklar, çeşmeler, güzelim Levanten yapılar şimdi Çalık Grubunun malı.

Bir butik otel ve AVM çılgınlığıdır gidiyor.

Durdurabilen beri gelsin!

Başkan, “Beyoğlu turizmin atar damarı olacak” dedikçe satışlar hızlanıyor, pazarlıklar çoğalıyor.

Bugün Beyoğlu’na gözünü dikmeyen sermaye grubu yok gibi.

Tünel-Kuledibi ve çevresinde, Cihangir-Çukurcuma bölgesinde eli çantalı insanlar, koruma ordularıyla sokak sokak ‘mal alımı’ yapıyorlar.

Aynı çete kılıklı yaratıkların geçtiğimiz aylarda Sütlüce ve Ok Meydanı çevresini talan ettikleri, tarihsel dokuya sahip onlarca binayı satın aldıkları biliniyor.

Bu insanların Belediye ile mahalleler arasında mekik dokudukları gözleniyor!

Bedrettin Mahallesi dönüşüm projesi, Perşembe Pazarı, Tophane ve Şişhane bölgesi yenileme projeleri, Galataport, Park Otel, Gümüşsuyu yenileme projeleri ise iştah kabartıyor.

Anlayacağınız Belediye Başkanlığı Emlak Ofisi gibi çalışıyor!

Masa-sandalye toplayarak sermaye gruplarına yer açan A. Misbah Demircan, elbette kendine verilen görevi yapıyor.

Başbakan ne derse o!

Taksim trafiğini yer altına almaya hazırlanan Büyükşehir Belediyesi de öyle.

Mahkeme kararı nedeniyle yıkamadıkları AKM için yatıp-kalkıp bize küfür eden bu akıl, Gezi Parkı’na AVM yapma hazırlığında.

Proje hazır.

CHP Büyükşehir Meclis üyelerinin itirazlarına karşın, ‘Taksim Kışlasını İhya Projesi’, ‘Meydanı Yayalaştırma’ projesinin içine yedirilecek!

Oradaki güzelim ıhlamur ağaçları kesilecek ve kışla görünümlü AVM Taksim’in göbeğine dikilecek.

Meydan ölecek.

1 Mayıs Meydanı olarak söke söke geri alınan Taksim Meydanı, tüm etkinliklere kapatılacak.

Görüldüğü gibi 2. Cumhuriyet, talan politikalarını en gözde alanlarda, kültürel ve tarihsel dokuları tahrip ederek ve varımızı yoğumuzu hiç kimseye
danışmadan, yargı kararlarına, koruma kurulları kararlarına, halkın gösterdiği dirençlere inat; uluslararası sermaye guruplarına güzelleyerek ‘babalar gibi’ satmaya devam ediyor.

Sırada ormanlar, sahiller, köyler, ovalar ve dağlar var.

Bakan açıkladı, “2B yasası son halini aldı, ilgili komisyonda görüşülüp karara bağlanacak.”

Talan, içimizdeki düşman olarak büyüyüp hayatlarımızı kuşatmaya ve birarada yaşama kültürü üstüne tuz-biber ekmeye son hızıyla devam ediyor.

Ya biz, ne yapıyoruz?

Etiketler

Bir yanıt yazın