+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Herkesin Önce Terk Edip Sonra Unuttuğu Bir Bölgenin Şimdiki Sesi "Damı Nefes Tutar" Diyor

26 Aralık 2011, 16:44
  defa okundu.

23 Aralık 2011 tarihinde Kalebodur sponsorluğunda düzenlenen ARKİV Buluşmaları'nın 15. durağı 2011 yılındaki Arkiparc Gayrimenkul Ödülü'nün sahibi Argos in Cappadocia Butik Otel Kompleksi oldu.

Herkesin Önce Terk Edip Sonra Unuttuğu Bir Bölgenin Şimdiki Sesi "Damı Nefes Tutar" Diyor

Aslı Özbay önderliğindeki Buluşma'ya İstanbul Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Oğuz Öztuzcu, İSMD Başkan Yardımcısı Kerem Erginoğlu, İSMD Yönetim Kurulu Üyeleri'nden Ayhan Ertuğrul ve Acar Avunduk, İSMD Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Cem Sorguç, Aydan Volkan, Cem Yücel, Cem Erözü, Cemal Mutlu, Tekeli – Sisa Mimarlık'tan Dilgün Saklar ve Münevver Antczak, Kale'den Pelin Özgen, Sinem Bilir ve Şebnem Birol, Arkitera Mimarlık Merkezi'nden Ömer Yılmaz, Emine Merdim Yılmaz ve Selin Biçer katıldı.

ARKİV Buluşmaları'nda bu kez farklı bir tanıtım tarzı seçildi, Özbay'ın anlatımıyla proje ve çevresi gezildi.

Emine Merdim Yılmaz'ın buluşmaları kısaca tanıttığı bir konuşma ile toplantı başladı. Daha sonra projede yaklaşık 1,5 yıldır bulunan Aslı Özbay'ın sunumuyla devam etti. Sunumda Özbay projenin teknik sürecini görseller eşliğinde anlattı.


Uçhisar (Fotoğraf: Murat Gülyaz)

Nevşehir'in Uçhisar bölgesinin ayrıcalıklı ve yüksek bir konumu olduğunu ifade eden Özbay, köyün 80 kilometreye uzanan bir ufuk çizgisine sahip olduğunu ve Erciyes Dağı'nın açık bir havada tüm platoyu domine eden etkin bir figür olarak görüldüğünü dile getirdi.


Argos in Cappadocia Butik Otel Kompleksi

Aslı Özbay, balon fotoğrafları üzerinden projenin mekanlarını anlatırken eski köyden ve bir bölge simgesi olarak tanımladığı Uçhisar Kalesi'nden de bahsetti. Uçhisar'ın tarihi köyünün, Kaleyi güneybatı ve güneydoğuda çevreleyen bir yerleşke olduğuna değindi.

1960'lı yıllarda devletin sahiplenmemesi nedeniyle bu bölge afet alanı ilan edilmiş. Özbay'a göre afet alanı olarak değerlendirme nedeni kayaların oluşturduğu tehlikeden değil, bölge halkının düz ayak ve daha konforlu konutlarda barınma talebi nedeniyle ortaya çıkmış. Bu baskı sonunda siyasette yansımasını bulmuş ve 1966'da otelin bulunduğu alanla birlikte köyün tamamı afet bölgesine dahil edilmiş.

Afet bölgesinde bedelsiz arsa ve uygun koşullarda yapı kredisi verildiğini anlatan Özbay, artık eski köyde çok az köylünün yaşadığını anlattı. Köylülerin çoğu evlerini terk edip daha düz alanlara sahip yukarı kısımlara taşınmışlar. Ne yazık ki yeni barınma alanlarında kullanılmak üzere kimileri, eski konutlarındaki taşları sökmüşler.

Aslı Özbay, Uçhisar'ın aslında mütevazi bir köy olduğundan ve çok az sayıda "konak" denebilecek özgün yapı olduğundan bahsederek, otelin bugün konak adı altında tanımlanan yapılarının daha ziyade işletme politikasıyla ilgili olduğundan bahsetti ve kronolojik olarak 4 aşamada tamamlanan otelin yapım öyküsünü anlattı. Manastır Konak (1997 – 2000), Tünelli Konak (2000 – 2004), Vasil Konak (2002 - 2007) ve Gemil Konak (2007 – 2009).


1940'larda Uçhisar


1990'ların başında Uçhisar (Fotoğraf: Murat Gülyaz)

Özbay, yapılan restorasyon ve re-konstrüksiyon çalışmalarını anlatırken, köyü 1940'larda ve 1990'ların başında gösteren fotoğraflarla bugünkü durumu karşılaştıran görseller kullandı ve Argos otelin oluşturduğu kentsel canlandırmanın ölçeğine dikkat çekti.

Aydan Volkan burada bulunan özgün evlerin ilk yapım tarihlerini sordu. Aslı Özbay ise ilk tarihlerin kesin olarak bilinmesinin zor olduğunu çünkü, bölgede karbon testi vb deneylerle belirlenmiş akademik sonuçların bulunmadığını anlattı. Buna rağmen hassas rölövelerin yaşam mekanı tespitlerinde çok işe yaradığını, mekanların belirgin karakterleri olduğunu ve bu sayede işlevlerinin ve zaman zaman tarihlerinin anlaşıldığını belirtti. Ayrıca Uçhisar'la ilgili yeterli akademik çalışma olmadığını da sözlerine ekledi.

Projeyle ilgili ilginç noktalardan biri, ilk etapta yapılan temizlik çalışmaları sırasında, çöken bir yol duvarının altından yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenen bir manastır kilisesi (sonradan kervansaray ve bezirhane) mekanının bulunmuş oluşuydu. İçinden 6 bin kamyon molozun boşaltıldığı kaya-oyma mekanın içinden çıkan ve herkesin unuttuğu bu kilise/bezirhane mekanı bugün toplantılar, konserler vb sosyal ve kültürel etkinlikler için kullanılıyor.


Turgut Cansever eskizi

Projenin başka bir büyüleyici detayı ise Turgut Cansever'in bu projede uzun yıllar boyunca, tasarımcı olarak değil ama danışman olarak yer almasıydı. Cansever, proje süresince eskizler yapıp tashihler vermiş. Aslı Özbay, Cansever'in yaptığı eskizlerden ve yapılardaki bazı ince detaylardan yola çıkarak, Turgut Cansever'in tarihi dokuya saygı, özgün dokunun yanında geride durma ve zanaata öncelik verme gibi yaklaşımların, sonuç üründe belirgin olarak etkili olduğunu anlattı. Yapılarda gözlenen ince nüansların işaret ettiği "eski-yeni" ayrımının algılanabilmesi için, bölge mimarisinin iyi tanınması gerektiğini vurguladı. 15 yıla yayılan restorasyon sürecinde çok sayıda mimar ve retoratör görev almış. İlk yıllarda Feyza Cansever, Ayşe Orbay ve Sevim Aslan gibi isimler projelendirme süreçlerinde yer alırken, daha sonra Turgut Cansever bürosunda yetişen mimar Serkan Bayram, 8 yıl süreyle emek vermiş. Projenin sahibi Gökşin Ilıcalı'nın da hem tasarım hem de yapım süreçlerinde önemli etkisi olduğunu vurgulayan Özbay, Argos özelinde, alışılmış süreçlerden farklı olarak daha "anonim" bir tasarım ve uygulama yöntemi gerçekleştiğini anlattı. Argos'da restore edilen mekanların özgün izlerini korumaya ve değiştirmemeye özen gösterilmiş ve rölöve izlerine sadık kalınmış. Bazı mekanların hangi işleve sahip olduğunu günümüzde de anlatmak amacıyla bu mekanların özgün izleri silinmemiş ya da değiştirilmemiş.


Turgut Cansever eskizi

Projeyle ilgili yüz güldüren başka bir detay ise Turgut Cansever'in de yüreklendirmesi sayesinde zanaate ve ustaların katılımına çok önem verilmiş olması. Proje çok uzun sürmüş ve bu süreçte çok sayıda eleman yetiştirilmiş. Ustalar bulunup eğitilmiş.

Aslı Özbay'a göre Gökşin Ilıcalı, sıradışı bir işveren. Turgut Cansever'in de bu durumu farkettiğine ve Ilıcalı ile karşılıklı saygı ve sevgiye dayalı bir ilişki geliştirebilmiş olduklarına inandığını söyleyen Özbay, bu nedenle Ilıcalı ve Cansever ikilisinin uzun yıllar birlikte çalışabildiklerini düşündüğünü söyledi.


Planlar

Alanda ne zaman bir moloz yığıntı temizlense, altından çıkan sürpriz buluntular sayesinde proje her seferinde değişikliğe uğrayarak sürmüş. Projenin bazı bölümlerinde (3. etaptaki odalarda olduğu gibi) amorf biçimli özgün kayaoyma zemin katların üzerlerine dik açılı planlar oturtulmuş. Aslı Özbay, oteldeki 40 odadan her birinin farklı bir karakteri olduğunu belirtti.

Odalarda, özgün köy evlerinde olduğu gibi kemer ve hezen (ahşap kirişlemeli) tavanlar bulunuyor. Bölgenin özgün bir yapı elemanı olan "kaburgalı tonozlar" çok sık kullanılmış. Odaların banyolarında fayans / seramik yerine traverten kullanılmış. Mekanların içi ise gayet sade bir tarzda döşenmiş. Kayanın nem aldığı ya da dayanımsız olduğu durumlarda odalar tonozlarla desteklenmiş.

Projede otel odalarının 4 tanesinde iç mekan havuzları bulunuyor. Yörenin alışık olmadığı bu durum nedeniyle bu odalarda fazladan bir havalandırma ve nem sorunu ortaya çıkmış. Bu nedenle Özbay projeyi bir tür Ar-Ge alanı olarak tanımladı ve kayaoyma mekanların havalandırma çözümlerinin en çok uğraştıkları konulardan biri olduğunu anlattı.

Projenin bir bölgesinde ise geleneksel tarzda tarım yapılan platformlarda oluşturulan "sekiler" var ve burada meyve ağaçları, organik sebze bahçeleri bulunuyor.

Aslı Özbay, Ankara'ya göre burada daha keyifle çalıştığını belirtti. Anlattığı projelendirme ve yapım sürecinin kendisinin içinde bulunduğu bir döneme ait olmadığını ancak takdir ettiği ve sonuçlarını beğendiği bu sürecin izinden gitmekte olduklarını vurguladı. Koruma işinin hassas bir konu olduğunu söyleyen Özbay "... Neyi nereye yakıştıdığınız, bilgiyi nasıl koruduğunuz, dengeleri nasıl kurduğunuz çok önemli" dedi.

Özbay'ın bu cümleri bu projede yapılmış her şeyi özetler nitelikte oldu.

ARKİV Buluşmaları Hakkında

Kapalı oturumlar halinde düzenlenen Buluşmalar'da her oturumda farklı bir proje geziliyor ve tartışılıyor.

Buluşmaların kaydedildiği videolar, ARKİV'de ilgili projelerin başlıkları altında yayınlanıyor.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!

7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler