+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
Zorlu Center'ın Yükselişine Arkitera Merceği

Zorlu Center'ın Yükselişine Arkitera Merceği

19 Eylül 2011, 12:23
  defa okundu.

Arkitera Mimarlık Merkezi adına Uğur Ceylan, Zorlu Center inşaatının son halini ve İstanbul Bienali'nde sponsor olduğu "İsimsiz" (Pasaport) bölümünü fotoğrafladı.

İstanbul'a değer katma motivasyonu ile Zorlu Grubu tarafından hayata geçirilen bir proje olan Zorlu Center'ın inşaatı tüm hızıyla devam ediyor.

İstanbul Boğazı'nı gören, Zincirlikuyu'daki 100 dönümlük devlet arazisini alarak başlanan projenin ilk basamağı Haziran-Kasım 2007 tarihleri arasında "Zorlu Center Mimarlık ve Kentsel Tasarım Yarışması" olmuş, yerli ve yabancı toplam 117 firma başvuruda bulunmuş ve yarışmayı Emre Arolat Mimarlık - Tabanlıoğlu Mimarlık Ortak Girişim Grubu kazanmıştı.

Süreç sonunda projenin uygulamasına Emre Arolat Mimarlık damgasını vurdu.

Zorlu Center projesi 5 farklı fonksiyonu bir araya getiren bir karma proje. Bünyesinde yapılması planlanan yaklaşık 50.000 m², 3.050 kişi kapasiteli Performans Sanatları Merkezi projenin önemli bir parçası olarak nitelendiriliyor. Raffles Istanbul ve yüzlerce dünya markasının, gurme restoranların yer alacağı alışveriş merkezi de Zorlu Center'in bir diğer bölümü.

Kule Rezidans'ları ve her evin kendine ait bahçe ve teraslarının bulunduğu Teras Ev'leri ile proje genelinin bütünleşik bir parçası olarak planlanan ve 20.000 metrekarelik A tipi ofisler de proje yer alan yaşam alanları.

(Temel Veriler) Sayılarla Zorlu Center

Arazi Alanı: 102.000 m²

Toplam İnşaat Alanı: 615.885 m²

Yeşil Alan: 120.000 m²

Sağladığı İstihdam: 4000 kişi

Mağaza Sayısı: 200 (yaklaşık)

Restoran Sayısı: 15 (yaklaşık)

Performans Sanatları Merkezi Kapasitesi: 3.140 kişi

Rezidans Sayısı: 600 (yaklaşık)

Zorlu Center, tamamlanmadan pek çok önemli ödülün sahibi oldu. İlk ödül 2008'de gerçekleştirilen "Cityscape Dubai Architectural Awards" yarışmasında jüri özel ödüllerinden "Master Planning" (En İyi Planlanmış Proje) ödülü oldu.

Bu ödülü; "International Property Awards" (Uluslararası Gayrimenkul Ödülleri) kapsamında düzenlenen, "Europe and Africa Property Awards 2009" (Avrupa ve Afrika Gayrimenkul Ödülleri 2009) yarışmasında kazandığımız ödül izledi. Zorlu Center projesi bu ödülün ardından, "Commercial Architecture Award" (Ticari Mimarlık Ödülü) dalında Avrupa birinciliği ödülünün sahibi oldu.

Zorlu Centre'dan Sanata Destek

Zorlu Center, 17 Eylül - 13 Kasım tarihleri arasında İKSV tarafından düzenlenecek 12. İstanbul Bienali'nde "İsimsiz" (Pasaport) temalı sergiye sponsor oldu.

Bienalde İsimsiz (Soyutlama), "İsimsiz" (Ross), "İsimsiz" (Pasaport), İsimsiz (Tarih), "İsimsiz" (Ateşli Silahla Ölüm) olarak farklı temalar altında düzenlenecek beş karma sergiye ek olarak, bu meselelerle ilgili tartışmaları daha da ileriye taşıyacak 50'den fazla kişisel sergi de yer alıyor.

Zorlu Center sponsorluğunda gerçekleştirilecek "İsimsiz" (Pasaport) bölümü Gonzalez-Torrez'in yüzlerce bağlanmış kitapçıktan oluşturduğu "İsimsiz" (Pasaport #II) eserinden esinleniyor. Bu eser, her biri fırtınalı bir gökyüzünde süzülen kuş imgesiyle süslenmiş çok sayıda kitapçığın üst üste durduğu bir desteden oluşuyor. Çalışma elle tutulabilir bir pasaport kadar, seyahat ve yabancılık gibi soyut kavramlara da değiniyor. Bu pasaport, sahibinin cinsiyetini, yaşını, adresini ya da vatandaşlık bilgilerini içermiyor. Bir hükümet tarafından verilmiş bir pasaport yerine insanlığı ve evrenselliği simgeliyor. Burada sanatçı belgelemenin kısıtlarının ötesinde sınırsızlık olduğunu vurguluyor. "İsimsiz" (Pasaport #II) ulusal ve toğlumsal kimliklerin hiçbir zaman sabit olmadığından bahsediyor.

Sue Williamson'ın 30 Yıl Boyunca Kalbinin Üstünde (1990) başlıklı çalışması uyruk kullanılarak kimlik okuma kavramına dikkat çekiyor. Apartheid kanunlarına göre Güney Afrikalı siyahların, fotoğraflarını ve şahsi bilgilerini içeren, istihdam durumlarını da belirten kimlik belgelerini her an yanlarında taşıması gerekiyordu. Bu belge, bir kişinin yaşamı boyunca ceketinin iç cebinde taşıdığı, kelimenin tam anlamıyla kalbine en yakın şeydi. Williamson burada bu kimlik belgesinden sayfaların fotoğraflarını kullanarak bir adamın portresini oluşturuyor. Bu kayıtlar, onun "gerçek" kimliği yerine geçiyor.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!
maksyapı / 31 Ocak 2012, 15:18
ülkemizin dünya capında bir projeye sahip olması ne güzel...
 
Fırat Seymen / 20 Eylül 2011, 09:15
Kütle!
 
ugur ceylan / 20 Eylül 2011, 02:11
şu sıralar herkes tarihi yarım adanın silüetini konuşuyor. Kimse bahsetmesede bana göre zorlu center, boğazın ve özelliklede boğaz köprüsünün silüetini bozuyor. Denize o kadar yakınlıkta böylesine büyük ve yüksek binalara izin verilmemeli.
 
 
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler