+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Yarımayla Yapanlar Buluşuyor 2017 - 1. Oturum

4 Nisan 2017, 12:12
  defa okundu.

Yarımayla Yapanlar Buluşuyor 2017'de, 2016 yarışmalarını kazananların yaptığı sunumlara yer verildi. Her bir sunum için ayrılan 10 dakikalık sürede, proje sahipleri kısaca projelerinden ve süreçte gelinen aşamadan bahsetti.

Yarımayla Yapanlar Buluşuyor 2017 - 1. Oturum

Ömer Yılmaz'ın, toplantının akışı hakkında kısaca bilgi verdiği açılış konuşmasının ardından, 2016 yılında açılan yarışmaların kazanan projelerinin sunumlarına geçildi.

Sivas Kızılırmak Köprüsü Ulusal Mimari Proje Yarışması:


Toplantının ilk sunumunu yapan İlker Fatih Özorhon, yarışmada kendileri için ana meselenin "kenti üniversiteye nasıl bağlayacakları" meselesi olduğunu söyledi. Kenti gelenek, üniversiteyi ise gelecek olarak ele aldıklarını belirten Özorhon, projelerini "geleneği geleceğe bağlayan bir yapı" olarak kavramsallaştırdıklarından bahsetti. Çok gözlü köprülerden yola çıkarak bugünün teknolojisiyle neler yapabileceklerini araştırdıklarını anlatan Özorhon, kentsel simge arayışının ve strüktürü görünür kılma isteğinin tasarımda öne çıktığından söz etti. Sürece dair ise; kesin projelerin teslim edildiği, uygulama projelerinin ise teslim aşamasında olduğu haberini verdi.

Sivas Kızılırmak ve Çevresi Fikir Projesi Yarışması:


Toplantı, Sivas Kızılırmak ve Çevresi Fikir Projesi Yarışması’nda 1.lik ödülü alan projenin sunumuyla devam etti. Sunumu yapan Can Kubin, yarışmaya açılan proje alanının Sivas’ın kaldırabileceğinin ötesinde bir genişliğe sahip olduğundan bahsederek söze başladı. Sivas şehrinin makro formunun kötü ve odakları arasındaki ilişkinin zayıf olduğundan söz eden Kubin, kendi tasarımlarındaki temel amacın mesafelerin değerlendirilmesi ve parçaların entegre edilmesi olduğunu belirtti. Şehrin ileride oluşabilecek ihtiyaçlarının şimdiden tariflenmesinin mümkün olmadığını ve buna istinaden esnek bir kurgu yarattıklarını söyleyen Kubin; Kızılırmak’ı dağınık odakları bir araya getirecek bir koridor haline getirmeyi amaçladıklarını ekledi.

Çaycuma Belediyesi Çaycuma Spor Merkezi Mimari Proje Yarışması:


Yarışmada birinci olan projelerinin sunumunu yapan Cenk Çeşmeli, küçük bir programı olan spor merkezi için çok sayıda projenin yarışmaya katıldığını söyleyerek söze başladı. Cenk Çeşmeli; kapalı havuz, fitness, destek birimler ve idari birim olmak üzere 4 temel öğeden oluşan yapıda hem Filyos Irmağı ile hem de park alanıyla ilişki kurmayı amaçladıklarını; yapının içinde kimi zaman açık kimi zaman kapalı alanlardan geçerek alanları birbirine bağlayan bir koşu parkuru oluşturduklarını söyledi. Çeşmeli, iş verenin talebi doğrultusunda, bölgede üretilebilen ve kolay uygulanabilen malzemelere yöneldiklerinden söz etti. Hala maliyeti düşürme çabasının devam ettiğini, malzemelerde ve taşıyıcı sistemde değişiklikler yapıldığını söyleyen Çeşmeli, binanın temelinin 2017 yılında atılmasının beklendiğini belirtti.

Beylikdüzü Belediyesi Yaşam Vadisi Uluslararası Fikir Projesi Yarışması:


Ömer Selçuk Baz sunumuna Beylikdüzü’nü, son 15-20 yılda gelişmiş, fragmantasyonlardan oluşan bir kolaj şehre benzeterek başladı. Yarışmanın iyi tanımlanmış bir yarışma alanı ve iyi bir dökümantasyonu olduğundan söz eden Baz, tasarım problemini “parçalardan oluşan bir dokunun içinden geçen vadinin nasıl kurtarılabileceği” olarak ele aldıklarını söyledi. “Bu parçaları birbirine diken bir sistem olabilir mi?” sorusunu sorduklarını belirten Baz, denize doğru akan bir örüntü kurguladıklarından bahsetti.

Caferağa Spor ve Kültür Merkezi Mimari Proje Yarışması:


Deniz Dokgöz, yoğun yapılaşmış, zayıf yaya ve çevre ilişkilerine sahip bir alanda açılan yarışmada, şartnamenin tasarıma kılavuz olduğunu belirtti. Tasarımlarının kente kamusallık kazandırabilecek açık alanlar üretmek peşinde olduğunu vurgulayan Dokgöz; kente yeni bir meydan kazandıracak bir yapı tasarlamaya çalıştıklarını söyledi. Kesit üzerinden ilerlediklerini belirten Dokgöz, fonksiyonları mümkün olduğu kadar yerin altında çözerek gabariyi düşük tuttuklarını vurguladı. 

Bornova Çocuk Dünyası Mimari Proje Yarışması:


Görkem Rabia Kanat, Bornova Çocuk Dünyası projesi ile ilgili yaptığı sunuma, programı bir çocuk müzesi olarak ele aldıklarını anlatarak başladı. Dışarıdan bakıldığında yalın, sade ve gizemli bir yapı; içeride ise karnaval benzeri cümbüşlü bir ortam yaratmak istediklerini söyleyen Evkaya, belediye ile yaptıkları görüşmeler sonrası sergi salonunun tasarımını da üstlendiklerinden söz etti. Çocuk müzelerinde, yetişkinler için tasarlanan müzelerden farklı olarak, bilginin kendisinin çocuk tarafından üretilmesinin beklendiğini söyleyen Evkaya, proje sürecinde bir psikolog, bir çocuk gelişim uzmanı ve bir müze tasarımcısıyla beraber çalıştıklarını belirtti. Çocuklar için tasarlanan 6 sergi ünitesinde sürdürülebilirlik teması üzerinde çalıştıklarını vurguladı.

İnegöl Belediyesi Hizmet Binası:


Yapıyı, yoğun bir yeşil dokunun içine, yeşil dokuyu tamamen koruyarak yerleştirme kararı aldıklarını söyleyerek sunumuna başlayan Hakan Demirel, araziyi kentin yaşayabileceği bir alan olarak düşündüklerini ekledi. Demirel, belediye binasının yanında; kafelerin, kent meydanının ve kreşin de olması istenen programda, sert zeminle yeşil dokunun nasıl ilişkileneceğine baktıklarını belirtti. Yapıları şeffaf tüplerle birbirlerine bağladıklarını söyleyen Demirel, turnikelerden geçmeden, dışarıdan kullanılabilecek sosyal mekanların tasarıma dahil olduğundan bahsetti. Demirel, 2 meydan arasındaki çok amaçlı salon için şeffaf ve kapanıp açılabilen bir cephe tasarladıklarından söz etti.

Kırşehir Gezegenevi ve Kültürparkı Mimari Proje Yarışması:


Kırşehir Gezegenevi ve Kültürparkı projesini Zeynep Canan sevindik sundu. Farklı işlevlerin birbirleriyle ilişkisine dair bir çözüm önerdiklerini belirten Zeynep Canan Sevindik; mistik, spritüel ve gizemli bir his yaratmayı amaçladıklarını söyledi. Yapının tek katlı ve sade olduğundan bahseden Sevindik, yapının Ahilik kültürüne göndermede bulunduğunu da ekledi. Uygulama projesi aşamasında, projenin hemen bitişiğindeki cami boyutları büyütüldüğü için kendilerinin küçülmek zorunda kaldığından söz eden Sevindik, programda da değişiklikler olduğunu, planetaryum yerine bilim merkezi istendiğini ve yapıya otopark eklendiğini belirtti. Sevindik, yapının uygulama projelerini mayıs ayında teslim edecekleri haberini verdi.

Şehitkamil Belediyesi Sanat Merkezi Ulusal Mimari Fikir Projesi Yarışması:


Görkem Rabia Kanat, sunumuna, Yarışmayla Yapanlar Buluşuyor sunumlarında daha çok kadın mimar görmeyi arzu ettiğini belirterek ve “Kadınlar olarak, biz de varız.” diyerek başladı. Gaziantep’in kalbindeki projenin, halihazırda otopark olarak kullanılan bir yapı üzerine tasarlandığını anlatan Kanat, “avludan hayat bulma” konseptiyle yola çıktıklarını ve günlük hayata sanatı entegre etmeye çalıştıklarını söyledi. İdareyle yapılan görüşmeler sırasında projede bazı değişiklikler olduğunu sözlerine ekledi.

Adana – Seyhan Sucuzade Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanında Kent Meydanı ve Çevresi Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması:


Söz konusu yarışmanın kentsel tasarım yarışması gibi göründüğünü, fakat mimari ölçeğe kadar indiğini belirterek söze başlayan Hatice Büşra Al Özdilek, var olan dokunun ve belleğin mümkün olduğu kadar korunmasına çalıştıklarından bahsetti. Mevcut durumun tekrar tekrar eskizlerini çizerek çalıştıklarından bahseden Özdilek, mevcut izleri koruyan ve eskiyle birlikte eriyen bir dil oluşturmaya çabaladıklarını vurguladı. Özdilek, kendine yetebilen kent parçaları olan “süper adalar” üzerinden projeyi kurguladıklarını anlattı. Sabit çeperlere ve esnek iç alanlara sahip adalarla, yaygın bir yeşil alan ve meydan dokusunu kente entegre etmeye çalıştıklarından söz etti.

Çaycuma Belediyesi Çaycuma Bilim Merkezi Mimari Proje Yarışması:


Çaycuma ölçeğinin farkında olarak, bilim gibi evrensel bir kavramı yerele getirmeye çalıştıklarını söyleyen Soner Akçam, sosyal ve kamusal alanlar üreterek gerisini kullanıcıya bırakmaktan yana olduklarından söz etti. Arazide var olan yeşil alanlara müdahale etmeyip, aksine bu alanları artırmaya çalıştıklarını söyleyen Akçam, ütopik olmak yerine uygulanabilir bir tasarım geliştirdiklerini vurguladı. Yapının esnetilebilir ve dönüştürülebilir olmasına önem verdiklerini söyleyen Akçam, ileride yapılmasını öngördükleri planetaryum için de gelişme alanı tasarladıklarını belirtti.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması:


Sunumu yapan Burak Pelenk, proje alanının boş bir alanın ortasında olması nedeniyle çevresel verilerden çok fazla yararlanamadıklarını belirtti. Metrekaresi oldukça fazla olan yapıyı “korkutucu olmayan” parçalara böldüklerini ve bu parçaları bir koridor etrafında düzenlediklerini söyleyen Pelenk, yapının manzaraya bakan ön tarafında daha geçirgen, arka tarafta ise daha kapalı cepheler tasarladıklarından söz etti.

Efeler Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması:


İbrahim Eyüp konuşmasına “kentin alana söyledikleri”, “yapının çevreyle ilişkisi” ve “alanın sorunları” başlıkları altında, 3 önemli konu üzerine yoğunlaştıklarını belirterek başladı. Kentin doğu-batı ve kuzey-güney akslarının kesişiminde yer alan arazide yapılması planlanan binanın, diğer odak noktalarıyla bağlantı kurup kuramayacağını sorduklarını belirtti. Aydın’ın çok sıcak bir şehir olduğunu ve gölgelik alanların önem kazandığını söyleyen Eyüp, tasarımda da mümkün olduğunca gölgede kalan teraslar ve yürüme yolları elde etmeye yöneldiklerinden bahsetti. Bunun için yapıyı parçalayarak yırtıklar oluşturduklarını, geri çekilmeler, arkadlı yollar ve teraslar kullandıklarını söyledi. Komşu yapılarla yükseklik ilişkisine dikkat ettiklerini vurgulayan Eyüp, bölgeye hakim olan mahalle hissiyatını yakalamak istediklerini söyledi. Eyüp, uygulama projelerinin bitmekte olduğu; fakat arsanın mülkiyet sorunlarının çözüme kavuşmadığı haberini verdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Entegrasyon Merkezi ve Yakın Çevresinin Düzenlenmesi Ulusal Mimari Proje Yarışması:


Tasarıma; boyutları, araziyi ve doğru yerleşimi anlamaya çalışarak başladıklarını söyleyen Oknur Çalışkan, projeyi üst ölçekteki bazı sorunların çözümü olarak görüp göremeyeceklerini sorduklarını söyledi. Parçalı alternatifler denediklerini söyleyen Çalışkan, nasıl bir aks sistemi oturtabileceklerini ve ilişkileri nasıl daha kompakt hale getirebileceklerini araştırdıklarını anlattı. Bir buçuk aylık bir sürenin bir ayının denemelerle geçtiğini anlatan Çalışkan, bir noktadan sonra içlerine sinen seçenekten devam ettiklerini söyledi.

Bornova Evka 3 Sosyal Merkez ve Aktarma İstayonu Mimari Proje Çalışması:


"Hızlı ve sürekli bir şeylere yetişmeye çalışan" metropol insanını tarif ederek söze başlayan Sıddık Güvendi, projeyi de metropol insanı için tasarladıklarını söyledi. Güvendi, karşılarına çıkan problemleri olabildiğince basit yollarla çözmeye çalıştıklarını belirtti. Sosyal alanları üst kota alıp ziyaretçileri oraya çekme çabasını gerçekçi bulmadıklarını, bunun yerine sosyal alanlardan bazılarını yerin altına, aktarma istasyonlarının olduğu kota alarak “ayak bağı” yapmayı planladıklarını söyledi. Neredeyse kapısız bir proje tasarladıklarını söyleyen Güvendi, yapının lineer ve yarı açık bir sokak etrafında organize olduğundan bahsetti. Güvendi, jüri ile yapılan revizyon toplantılarının devam ettiği haberini verdi.

Bandırma Tasarım Parkı Yarışması:


Bandırmanın, hem ekolojik hem sosyal açıdan önemini vurgulayarak konuşmasına başlayan Meliz Akyol; önemli bir ulaşım aksı ve turizm koridoru üzerindeki ilçenin limanla olan ilişkisi ve doğal kaynakları açısından da dikkat çekici olduğundan bahsetti. Bandırma’nın önemli bir değişim / dönüşüm sürecinde olduğunu belirten Kol, tasarlanacak parkın yerel ölçekte Bandırma’nın eko-politiğini nasıl yeniden çerçeveleyebileceğini araştırdıklarını söyledi. Global ölçekte ise, insan ve çevreyi bir araya getirecek yeni ilişkiler aradıklarının altını çizdi. Katılımcı tasarım perspektifinden ele alınan bir tasarım enstitüsü hayal ettiklerini söyleyen Meliz Akyol, hem kentin parka hem de parkın kente etkisi olması gerektiğinden bahsetti. Meliz Akyol, 20. yüzyılın kullanılmayan enerji sahalarını 21. yüzyılın yaşayan ve üreten sahalarına çevirmeye çalıştıklarından bahsederek sunumunu tamamladı. 

2016 Yarışmalarına Karşılaştırmalı Bakış:



Yarışmayla Yap projesi ekibinden Elif Demiroğlu, 2016 yılında açılmış olan tüm yarışmaları süre, yönetmelik, katılım, ödül miktarı ve jüri yapılanması gibi başlıklar altında hem kendi aralarında hem de 2000-2017 yılı arasında açılmış olan tüm yarışmalar ile karşılaştıran istatistiksel bir sunum yaptı. Yarışmayla Yap projesi kapsamında, yarışmalara dair elde edilen verilerlen düzenlenen veritabanı üzerinden oluşturulan sunumda, 2000 yılından bugüne yarışma sayısının yükselen bir grafiğe sahip olduğunu belirten Demiroğlu yarışma açan kurumlar arasında belediyelerin öne çıktığını söyledi. Yarışmaların yarısından fazlasının yılın ilk üç ayında ilan edildiğini belirten Demiroğlu ortalama soru sayısı, ödül miktarı ve katılım sayıları ile ilgili de bilgi verdi. Yarışmaların etkileşim değerleri ile sona eren sunumda arkitera.com üzerinden haber okuma, paylaşım ve yorum sayılarını inceleyen Demiroğlu yorum ve paylaşım sayılarının yarışma sonuçlandı haberlerinde, okuma sayılarının ise yarışma ilanı haberlerinde öne çıktığını belirtti.
Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler