+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Yapı Eylemi

Kaynak: Evrensel
17 Kasım 2014, 08:39
  defa okundu.

İnsan, toprak-su-havadan oluşan doğal çevrenin içinde korunağını- barınağını oluşturmaya giriştiğinde yapı eylemi başladı. Yaşam biçimine- kültürüne göre gereksinimleri geliştikçe yapı eylemi de gelişti.

Yapı, en karmaşık yapım nesnesidir. Eski çağlardan günümüze geldikçe, yapım işi için bir uzmanlar zinciri gerekir oldu. Bu zincirin başında toplumun gereksinimlerinin doğru saptanması vardır. Ardından yerleşimi tasarlayacak olanlar, kent tasarımcıları gelir.

Kentin tasarımı çok boyutlu, çok çeşitli araştırmaya dayanacaktır. Tasarım için gerekli veriler, ülke planlamasından, buna bağlı bölge planlamasından gelecektir. Ancak bundan sonra Yapının tasarlamasını yapacak mimarlık işi gelmelidir.
Kısacası yapı, doğru kent tasarımıyla oluşturulmuş yerleşme içinde ona ayrılmış yere, ona uyumlu biçimde oturmalıdır.
Bu günün Mimarı, binlerce yılın birikimiyle oluşan kültürün bilincinde, doğaya, çevreye, kamuya, insana saygılı olmak zorundadır. Çağdaşı yaratacaktır... Doğayı bozarak, yok ederek, kamudan çalarak mimarlık yapılmaz. Bunları yapanlar, mimarlığı bir yana bırakın, insanlığa yakışmayanlardır. Etik olmayanda estetik aranmaz...

Mimar, elbette işverenin isteklerinden yola çıkar. Yukarıda açıklamağa çalıştığım etik içinde, sağlam, insancıl kültür alt yapısına oturan çözümünü sunar. Çözümünün onayından sonra gereken uzmanlarla çalışmaya başlar. Onlarla birlikte en doğru, en sağlıklı gereci, en doğru yapım yöntemini belirler.

Bütün bunları eski çağlarda bir kişi yapabilirdi. O günlerin yapı bilgisi tek kişide toplanabilirdi. Mimarların yetişmeleri de bunu sağlayacak biçimdeydi.

Eskil (antik) çağda kamu yapılarında en çok kullanılan gereç, kalıcılığından ötürü taş idi... Eskil çağın mimarları genellikle taşçılıktan yetişirlerdi. Çağının Sinan'ı Hermogenes, taşçı ustasıydı her şeyden önce. Osmanlı mimarları ise, yapı alanının her dalında (taşçılık, dülgerlik, marangozluk, metal işleri vb.) yeterince çalışıp, ustalarından "icazet" ( bitirme belgesi-diploma) almak zorundaydılar. Önce küçük bir onarım işi verilirdi kendilerine. Başarısına göre işi büyütülürdü.
Bu gün bunlara olanak yok elbette.

Bu günün mimarı, her alan için bir başka uzmanla çalışmak durumundadır. Başarısı buna bağlıdır. Bu uzmanların başında, yapının ayakta durmasını sağlayacak inşaat mühendisi gelir. Onun da en az mimar ölçüsünce kültürümüzün bilincinde olması gerekir. (Ahşap yapılarımızın geçmişte taşıyıcı yüzeylerle gerçekleştirildiğini bilecek denli... Çağdaş yöntemlerle tanış- biliş olması zorunludur.) Sonra temiz su, pis su uzmanı, ısıtma- soğutma uzmanı, yalıtım uzmanı, ses, ışık uzmanı, elektrik uzmanı, bahçe mimarı gelecektir. (sürecek)

Reklam

Etiketler


Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler