Konutta Siyahın Asaleti

Melbourne'ün dışındaki kırsallarda, "Studio Four" tarafından tasarlanan konut projesi, karartılmış ahşap cephesi ve eğime oturan terasları ile dikkat çekiyor.

Mornington Yarımadası üzerinde, bir golf sahasının zemininde konumlanan “Ridge Road Residence”, hafif eğimli bir arazi üzerine, Avusturalya’ya özgü çay ağacının yanı başına inşa edilmiş.

Bölgedeki diğer evler tarafından benimsenen yükseltilmiş podyum anlayışına karşı çıkan “Studio Four”, bunun yerine arazinin eğimi ile uyumlu, farklı kotlar üzerine oturtulmuş bir yapı tasarlamış. Arazinin en alçak seviyesine oturtulan teraslar, hakim rüzgarın etkisinden korunmak adına yeşil ile çevrelenmiş.

Açık plan şeklinde tasarlanan oturma ve yemek odası, ahşap kiriş ve kolonlar tarafından bir küp şeklinde çevrelenen teraslardan birine açılıyor. Odanın iki kat yüksekliğindeki pencereleri, yanı başındaki çay ağacının görüntüsünü çerçevelemek adına odanın diğer kenarındaki duvara kadar uzanıyor.

Yapının mimarları “Biz, sığınma, muhafaza ve konfor ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan, nitelikli bir mekan yaratmaya çalıştık,” diyor ve devam ediyor “Tasarımı yaparken en çok, ölçek, oran ve ışığın değişen niteliklerini en iyi şekilde yakalamaya ve arazinin topoğrafyası ve çevre peyzaj ile yapı arasında somut bir bağlantı, bütünlük kurabilmeye çalıştık.”

Mutfak, çamaşır odasını gizleyen, mat, siyah panellerin önünde, oturma odasının arka tarafı boyunca uzanıyor. İçerisinde banyo bulunduran yatak odası ise yapının öbür ucunda yer alıyor ve üst kotlara doğru genişliyor.

Beton döşeme ve kalın duvarlar ısıyı tutmaya yardımcı olurken, gün ışığından maksimum ölçüde yararlanmak için tüm pencereler tavana kadar uzatılmış. Cephede yer alan cam yüzeyler yapıyı çevreleyen peyzajı yansıtmak adına koyu renkli seçilmiş ve yapının dışı, siyah boyalı ahşap ile kaplanmış. Yapının mimarları “Abartısız, ölçülü formlar; naif detaylar; sade, gösterişsiz renkler ve malzeme kullanarak yapı ve tasarımı değil de doğayı vurgulamaya çalıştık,” diyor.

Proje Hakkında

Arazi Bağlamı

Çevredeki bitki örtüsü içerisinde, ondan ayrışan bir konut görüntüsünden daha fazlasını elde etmek oldukça zordur. Projede yapıyı doğal çevresi ile bütünleştirebilmek, peyzaj ile harmanlayabilmek adına malzeme olarak siyah ahşap kaplama ve koyu, yansıtıcı camlar seçildi.

Yapının ön cephesi, karatılmış ahşap bir yüzey ve bu yüzeyin üzerine girişi tanımlamak adına açılmış bir delikten oluşuyor. Yoldan bakıldığında, görünmeyen alt kotların da etkisiyle, konutun büyüklüğü aldatıcı bir şekilde olduğundan da mütevazi bir hal alıyor. Çevre peyzajdan faydalanmak, onun ile samimi bir ilişki kurabilmek için yapı mevcut bitki örtüsünün içine, alçalan araziye uyumlu bir şekilde oturtuluyor.

Kavramsal Çerçeve

Konut projesinin gerçekleştirildiği arazi, Mornington Yarımadası’ndaki Moonah Golf Sahasının içerisinde konumlanıyor. Programın temel ve mütevazi gereksinimleri, eğim ve bir çay ağacı ile karakterize olan arazi koşulları ile bütünleşince, tasarım, çevre peyzaj ile değişen düzeylerde etkileşen, sade bir konut formunun içindeki aile yaşamının temel ritüellerinin bir keşfi haline geldi.

Eğimli topoğrafyayı hiçe sayıp, açık alanların en yüksek zemin kotunda düzenlenen bir podyum üzerine oturtulduğu çevredeki diğer konutların aksine bu konut projesinde, yapının var olan eğimle birlikte aktığı ve en düşük kotta yer alan bir dizi teras ile sonlanan çok daha hassas bir tasarım stratejisi benimsendi. En alçak kota oturtulmuş bu teraslar, yapının aşağıda yer alan golf sahasına karşı mahremiyetini korurken, çevrede yer alan doğal peyzaj da bu terasları hakim ve sert rüzgarın etkisinde koruyor.

Etkileşimin değişen düzeyleri ve peyzaj ile kurulan bağlantı; son derece gerçek ve hissedilebilir olmasının yanı sıra çay ağacının oranını tam olarak yakalayan iki kat yüksekliğindeki, çerçevelenmiş bir resim izlenimi veren pencerelerden; alçak kotlara yerleştirilmiş teraslar sayesinde sağlanan doğrudan ve samimi ilişkiye kadar, tasarım yaklaşımını en iyi şekilde yansıtıyor.

Program Çözümlemesi

Sığınma, muhafaza ve konfor ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan, nitelikli bir mekan yaratmaya çalıştık. Tasarımı yaparken en çok, ölçek, oran ve ışığın değişen niteliklerini en iyi şekilde yakalamaya ve arazinin topoğrafyası ve çevre peyzaj ile yapı arasında somut bir bağlantı, bütünlük kurabilmeye çalıştık. Konutun kullanıcıları, yapı aracılığıyla, çevredeki peyzajı, değişen oranlarda, doğrudan veya dolaylı olarak deneyimleme imkanına sahip olmalarının yanı sıra konutun aşağısında yer alan golf sahasına karşı yeterli mahremiyetlerini de koruyorlar.

Yapının formuna şekil veren unsurlardan biri de konutun içerisindeki ortak ve özel alanları ayırma isteğiydi.

Mutfak, yemek ve yaşam alanları, hafif kot farkları, şömine, depolama elamanları gibi unsurlar ile ayrışan tek ve esnek bir mekan yaratmak adına birlikte çözüldü. Ayrıcı bu unsurlar sayesinde açık planın avantajlarından faydalanırken kullanıcıların ihtiyaç duyduğu sınırlı mahremiyet de sağlanmış oldu.

Mutfağın arkasında yer alan mat siyah paneller, açık planın sakin, sade niteliklerini korurken, tuvalet, kiler, çamaşır odası gibi hacimleri gizleyerek gereken işlevselliği de sağlamış oluyor.

Maliyet

Bizim asıl meydan okumamız, müşterimizin sınırlı bütçesi ile arazi ve konumun gerekliliklerine doğrudan cevap veren, özel bir mimari çözümün başarı ile gerçekleştirilebileceğini kanıtlamaktı. Biz bu konutu tasarlayarak mekanın anlamını yakalamanın yanı sıra sınırlı bir bütçe ile etkin bir çözüm sunulabileceğini kanıtladık. Abartısız, ölçülü formlar; naif detaylar; sade, gösterişsiz renkler ve malzeme kullanarak yapı ve tasarımı değil de doğayı vurgulamaya çalıştık.

Sürdürülebilirlik

Projenin hem formu hem detaylarında, sürdürülebilir tasarımın özü, gereksiz olanın yokluğunun keşfinden yola çıkıldı.

Yapının birincil malzemesi olarak yenilenebilir ahşap seçildi. Hem iç mekanda hem dış mekanda kullanılan ahşap, üretimi için gereken düşük enerji ihtiyacı ile bütünleşen doğal estetik özellikleri sayesinde yapının çevreye olumsuz etkilerini önemli ölçüde azaltıyor.

Tasarım doğal zemin hattının doğusunda ve en düşük düzeyinde konumlanıyor. Betonarme levha döşeme ve blok duvarlar, yüksek termal bir kütle sağlayarak kuzey ve batıda yer alan büyük cam yüzeyleri dengelemeye olanak sağlıyorlar. Üst kotlar, yüksek oranda izolasyon uygulanmış ahşap konstrüksiyonla destekleniyor.

Batıda golf sahası manzarasına sahip olan yapının pencere ve kapılarında, peyzaj ile güçlü bir bağlantıya olanak sağlarken, yapının bütünlüğünden taviz vermemek adına yüksek performanslı çift cam kullanıldı. Yapının yanında yer alan çay ağacı, iç mekandaki yaşam alanları için güneş kontrolü sağlayarak, pencerelerin konumlandırılmasında etken bir unsur olarak değerlendirildi. Doğal havalandırmaya imkan sağlayabilmek için büyük çoğunluğu açılabilen pencereler, günışığından maksimum oranda faydalanabilmek adına tavana yüksekliğine kadar uzatıldı.

Tüm bu tasarım prensipleri, sürdürülebilir tasarım yaklaşımını tamamlamak adına yer altı su deposu, su tasarruflu armatürler, organik malzemeler gibi unsurlarla bütünleştirildi. Evin tamamlanmasını takiben ise araziye, bölgeye özgü bitki türleri ekilerek yeniden düzenleme yapıldı.

Etiketler

Bir yanıt yazın